confessions

altayhan

Bira  · 22 Ocak 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 327
  2. takipçi 7
  3. puan 5351

15 temmuz 2016 darbe girişimi

frantz fanon
abd yanlısı bir girişimdi ama rteciler, ulusalcılar ve rusya boşa çıkardı. arkasından da rte fırsat bu fırsat, "allahın lutfu" deyip kendi darbesini yaptı: ohal sayesinde khklarla yönetmeye basladı. yüz binlerce kişiyi devletten attı ama bir sürü kendi -eski- cemaatcisine de aslında dokunmadı ve laf da ettirmedi hala da dokunmuyor. yaygara koparıldı, akp - mhp dısındakine bir ifade özgürlüğü, eylem özgürlüğü pek kalmadı. korkunun, ihbarcılığın içinde devleti büyük oranda ele gecirip başkan oldu.

türban

her boka muhalefet
Giyen kişilerin hiçbirine yakıştırmadığım , dayatma.
Ancak hepsinde ''ben kendi isteğimle kapandım.'' kafası var ya yarıyor beni. Kapananların çoğu 13-14 yaşlarında olmakla beraber , tamamen ailesinden ya da çevresinden gördüğünce hareket ediyor. Dikkat etmenizi öneririm ki kapalı bir kızın annesi de %60-70 kapalı oluyor. O olmuyorsa ablası oluyor. Ayrıca kardeşleri de onun kapanmasıyla kapanıyor. Yani tamamen ortama uyum sağlama ...

din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri

frantz fanon
-bizim zamanımızda- elini sıcak sudan soğuk suya koymayacak, ılık götlü kimselerdi. bugün de böyle olduğunu tahmin edebiliyorum. belli bir ahlaki çerçeve -ve genel islam bilgisi- veriyorlardı ama yöneticilikte, insan hakları konusunda, çocuk-öğrenci psikolojisinde ve krizi yönetmede tırttılar ve menfaatçiydiler. yani kendi alanı dışındaki alanlarda geriydiler ve isteksizdiler. bilmesi zorunlu olan şeyleri bilmiyorlardı, yapılması zorunlu olan şeyleri yapmıyorlardı. (dolayısıyla o ahlaki vurguyla da celişiyorlardı) ama bunların dersi zorunluydu. hatta kendi alanını bile bilmezlerdi, ben laf arasında arkadaşlara pagan olduğumu söylemiştim (ergenlik işte), hocam frantz pagan'mış dedi bi arkadaş, hoca diyor ki ''pagan ne?) ki örgütlü cahilliğin henüz -o kadar- prim yapmadığı bi devrdi bu. şimdki durumu düşünemiyorum bile.

öğretmenlik

frantz fanon
tamam, güzeldir, kutsal meslektir de şimdi geriye bakınca -şimdiki aklım o gün olsa- pek çoğunun da -öğretmeninden müdürüne- ağzının payını veririm, insanlık dersi veririm diyorum.
kızları -nasıl olsa yaşları küçük diye- taciz eden sosyal bilgisi öğretmeni mi ararsın, tanzimat öncesi dinci mi ararsın, müdürün odasının camına iki üç kez zıpladık diye kafamızı birbirine çarpıştıran müdür yardımcısı mı dersin amk sanki cinayet işledik ya.
yaşa devlis, yaşa liseli anarşist faaliyet. yakın amk okullarını ya. swh

laik sözlük adminlerinin çalışmaması

jakoben
pekala,perspektif değiştirelim,
ben sizin burada yazdığınız hiç bir şeye şu yüzden katılmıyorum ;burası mustafa kemal'in militan yuvasıdır bence.en azından militarize edebilecek fikirlerin döndüğü tek ortamdır.ben bu alana çekilmeyi bildiğin cepheleşme olarak görüyorum. protest bir duruşu var. ülke gittikçe boka batıyor ve altındaki bir çok sebebi sezdiğinizi biliyorum.dolayısıyla yaratıcılık aramak saçma bu süreçte.diğer sözlükleri de bok götürüyor.çok mu seviyorsunuz maç-kim ne giymiş-transfer-en seftiğim film kitap gibi muhabbetleri.gidin abicim kafanız alıyorsa bu boş şeyleri gidin.diğer sözlükler çöp.en azından popüler olanları.bildiğin çöp.am koklamak için birbirini ezen mal sürüleri kaynıyor.zaten bu çözülme bekleniyordu bu ortamlarda.ülkede adam mı kaldı? girin bakın,ben şimdi bakıyorum;

ilk başlık; bbc'nin gizli milliyetiniz testi.okey? oralardaki mallara ne verirseniz onu konuşurlar.bir cacık olmaz onlardan.hep konuşurlar.boş boş.
1

tayland'ta mağarada mahsur kalan çocuklar

harflervekibrit
24 Haziran'da okul gezisi sebebiyle girdikleri mağarada sel sularının yükselmesiyle mahsur kalmış çocuklardır. 12 çocuk ve antrenörleri, 9 gün sonra sağ salim bulunmuştur. kurtarma çalışmaları sırasında bir dalgıç oksijensiz kalıp ölmüş. dalgıçların çamurlu suda kimi dalıp kimi yürüyerek 6 saatte ancak ulaştığı yerden çocukların salimen çıkarılması için profesyonel bir heyet oluşturulmuş. Şimdiye kadar 4 çocuk kurtarılmış, 2 ila 4 gün içinde diğerlerinin de çıkarılması planlanmış.
Bu çocukların akıbetinden saat saat haberdar olabilmemize karşın, Tekirdağ'daki tren kazasında kaç kişinin ve kimlerin öldüğünden, kazanın nereden kaynaklandığından haberdar olamıyoruz. Çünkü eğer bir yetkili ihmali filan söz konusuysa haysiyet gereği istifa filan etmek gerekebilir Allah muhafaza!

demokrasi

harflervekibrit
Bu başlıkta İsmail Hakkı Tonguç'un (bkz:köy enstitüleri) bu söyleminin bir kısmı yazılmış ama idam isteği ile de alakalı gördüğümden tekrar yazmak istedim: “Demokrasinin iki çeşidi vardır: Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı...
Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu, oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz de demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha...”

ırkçılığın farklı bir boyutu

odin
Merhabalar;
Daha demin şöyle bir şeye rastladım sözlükte gezerken, "senin ataların çocuklara tecavüz edip, kundaktayken öldürmüyor muydu? Kendi kirli tarihinde boğul Türkiye" (tam olarak bu şekilde yazılmamış olabilir ama anlamı tam olarak buydu.)
Bu neyin altında yazıyordu onu da söyleyim size; "küçük eylül'ün cesedinin bulunması" başlık bu...
Bunun ata ile ne alakası var?
Bunu yazan Türklere ırkçı diyen birisi?
Arkadaşım avel misiniz ya? Kendinize gelin.
3

ırkçılığın farklı bir boyutu

jakoben
o arkadaş afedersin ermeni asdaasd. aklı dedelerinin katliamında kalmış.fakat bilmediğini sanmıyorum bu katliam karşılıklıydı.. yanlış hatırlamıyorsam eskiden de geliyordu sözlüğe.onun muhatabı doblosundan g3 ile bağlanıp facete pkklılara israilli ermeni diye küfür eden kitle.sen kale almayacaksın.
1

küçük eylül’ün cesedinin bulunması

jakoben
katil muhtemelen eylül'ü öldürmeden önce tecavüz etti.bu tecavüzün ayrıntılı anlatısını buraya yapardım fakat bir ailesi var sonuçta.siz hayal edin neler yapıldığını.sekiz yaşında bir kız.hayat nedir anlamadan belki, çok çok iki seksek oynayıp bir kez ip atladı ve kim sorsa hayatı bu gibi aktiviteleri barındıran ufak bir alan olarak anlatabilecek olan bir kız.bunu yapan cehalettir.bunu yapan gericiliktir.bunu yapan anadoludur.bunu yapan anadolu ahlakı ve bunu yapan şu haberde göreceğiniz suratı beş karış olan kanını siktiğiminin or*spu evlatlarının düzenidir.suratlara bakarsanız götten yemiş lalelere dönmüşler.çünkü akılları almıyor.çünkü basmıyor kafaları bu düzenin korkunç getirilerine hemde on yıllardır...ölmeyen her gerici öldürüyor.gericinin ölmediği her saniye yaşamı ablukaya alan tehlike büyüyor;
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kucuk-eylulden-cok-aci-haber-40881860

türkiye'den umudu yitirmek

zjenerasyonu
umudumuzu yitirmek ile vazgeçmek arasında büyük bir fark var...

hepimiz türkiye üzerinde bir sorumululuk üzerinde yükümlüyüz



“Ey Türk gençliği!



Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

bizimle uğraştıklarını ve bunun için mücadele verdiklerini bugün def etsek yarın yenilerinin geleceğini biliyoruz...

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır.

ancak zaten bu mücadeleden haberdar ve hazırdık

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

üzerimize algı kurabileceklerini biliyoruz ki fiziksel olarak daha da güçlü olduklarını

Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Gösterdiğimiz onca mücadele ve tepkiye rağmen bu büyük mücadeleden önce her damarımıza bir darbe vurulmuş ve iişgal altında tutulmuş olabiliriz

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Düşmanımızı ve onun yandaşını biliyoruz bize yol göstermesi gereken hükümetin dahi düşman olduğunu biliyoruz

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

ne vaziyette olduklarının kendileri de biz de farkındayız

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ama bir gün bu mücadeleye atılmak mecburiyetinde kalırsak ne bizi ötekileştirenler karşımızda durabilir ne bu hıyanet içindeki hükümet umudunuzu yitirmeyin veya aramayın umut zaten sizsiniz biziz hep varız var olacağız..

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!



Mustafa Kemal Atatürk



20 Ekim 1927

türkiye'den umudu yitirmek

sophos
Al benden de o kadar...
Gerileyen bir ülkeyiz. islam ve faşizm geliyor yakında...
Ben de fırsat bulup Yurtdışına gitmek, orada yaşamak, çalışmak ve müslümanlara doyasıya saldırmak istiyorum çünkü nefret ediyorum onlardan ve ülkeyi soktukları bu halden. Bu muhafazakar milletle gelişme, ilerleme veya bir devrim olacabileceğine inanmıyorum.

türkiye'den umudu yitirmek

jakoben
bursa nutkundan ;

"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; 'Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.' diyecek.

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

kaldırın kafanızı.umut yoksa,örgüt var!

akp'nin chpli kesime yüzünü dönebilme ihtimali

jakoben
artık gücü tek elinde bulundurduğu için yapmasına olasılık verdiğim hamledir.bu düzeni insanları isyana sürüklemeden devam ettirmek istiyorsa chplileri el altından zengin etmeye başlaması olasıdır.zaten sıkışan ekonomide bir süre chpye çalışırsa akplilere götümle güleceğim.düşünsenize? gidip namaz kılıyor sarayın önünde chpliler falan voten hoyinu diye itekliyorlar akplileri? jaahahahah

liyakatın öneminde bugün

jakoben
mesliki gevşeklik ve disiplinsizlik ekolü hastane yönetim kademelerine göt oğlanlarının atanmalarının yanı sıra yine toplumun siyasal islami yönetimiyle ve bu rekabetsizliğin getirdiği gevşeklik ile alakalı.yani arkadaş bir şeyi unutmuş dalgınlığa kapılmışsa kendi bireysel uyuşukluğu, boka dönmüş iş çevresi ile ilişkilendirilebilir.sağlıkçı hata yapamaz.yapıyorsa ya yönetimiyle ya da olumsuz psikolojisiyle alakalıdır.zaten liyakatın değeri ''arkadaşım ömer'' derken ortaya çıkıyor.arkadaşım ise işini bilir midir? bu sistemin sağlam iş verdiği bütün insanları kafamda sorgularım ben.özellikle benim de hastanelerde başıma bir çok fiyasko gelmişken arkadaşımız ömer gibilerine de sorgulayarak bakıyorum malesef

ahı var

deist imam
Muharrem ince'nin efsane konuşmasının mottosu. Ben de buraya bir ahı var cümlesi bırakıyorum.

Üniversite sınavlarında soruları çalarak haklarını yediğiniz gençlerin ahı var

tansu çiller

franz
Sanırım meral hanım kendisinden çok daha büyük bir figür ki, unutulmaya yüz tutmuş benliğini 'sansasyonel' olaylarla gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor.

Yer miyiz?

%50.

tawantinsuyu

sophos
inka imparatorluğu'nun orijinal (keçuva dilindeki) adı.

"Dört bölge" anlamına geliyor: imparatorluk; kuzey bölgesi, güney bölgesi, doğu bölgesi ve batı bölgesi anlamlarına gelen "chincansuyu", "collasuyu", "antisuyu" ve "cuntinsuyu" adlarında dört bölgeden oluşuyormuş.

İnka adı ispanyollar tarafından verilmiş.

ülkede iç savaş çıkmasını isteyen kişilerin olması

jakoben
ülkede iç savaş başladı zaten.sadece psikolojik aşamasında.ülke ikiye bölündü bile.birbiri ile yaşamak istemeyen iki ayrı kesim oluşturuldu.tabi biri diğeri olmadan on sene hayatta kalamayacağını henüz bilmiyor fakat onlarda kendi bilecekleri iş.savaşı başlatan da bellidir.birileri savaş çıksın istiyor derken belli kesimin değerlerini hiç edip ülkede silahlı çatışmalara sebep olan ana kaynağa bakılmalıdır.siyasete oy verebilmek dışında zerre etkisi kalmayan vatandaşa değil.

ali koç'un akp reklamında boy göstermesi

jakoben
aslında tüm tüsiad'ın boy gösterdiği reklamdır.bir fenerbahçeli olarak özellikle basketbol maçlarında atılan mustafa kemal nidalarının yalan olduğunu biliyordum zaten.yine bir fenerbahçeli olarak bu takımın taraftarlığını bıraktığımı buradan bildiriyorum herkese.önce vatan.spor takımının anasının amına kadar yolu var.

hatta editi; bu adamın ve ailesinin ne olduğunu bildiğim halde sırf ekranlarda bunu açıkca beyan etmediği için gizliden gizliye sempati duymaya devam ettiğim içinde halktan özür dilerim.

edit;reklamın linki ekşi siklükte ilk sırada oradan bakabilirsiniz.

ahmet faruk özdemir

jakoben
olabildiğince nazik ve korkutucu olmadan anlatmaya çalışacağım.sözde devlet büyükleri hep diyor ya böyle masum hümanistsiniz ama gücü bir elinize geçirseniz hepimizi kesersiniz gibilerinden.. mesela bu adamı keseriz.evet. sizlerde toplumun saygın kademelerinden böyle varlıkların yönlendirme ve söylemlerine maruz kalmak istemiyorsanız sizde kesmelisiniz.kesenlere arka çıkmalısınız.bu çok basit,anlaşılır ve makul.böyle insanlar acımasızca ayıklanmalıdır.
kişi;
https://w3.sdu.edu.tr/personel/00671/prof-dr-ahmet-faruk-ozdemir

söylemi;
https://twitter.com/kacsaatoldunet/status/1009312960320344064?s=12

simon bolivar

sophos
(d. 1783 - ö. 1830) Güney amerika'yı ispanyol sömürgesinden kurtaran kişi: el libertador.

George Washington ve Amerikan devrimi hayranıydı ve hayali ABD'yi model alan bir Birleşik Güney Amerika Cumhuriyeti kurmaktı.

Gerçekleştirdiği askeri başarılarla Kolombiya ve Panama 1819'da, Peru 1821'de Ekvador 1822'de ve Bolivya 1825 yılında İspanyol sömürgesi olmaktan kurtuldu. Bu altı ülkenin kurucusu sayılır kendisi.

1822 yılında kurmayı planladığı cumhuriyetin çatısı olacak federal yapı Büyük Kolombiya'nın fikri temellerini de atarak kurdu. Ne var ki Büyük Kolombiya Bolivar'ın ön gördüğü şekilde gelişmedi. Bu federal yapı kendi içerisinde özellikle askerler arasında derin fikir ayrılıklarına ev sahipliği yapıyordu. 1828 yılında ortak bir anayasa oluşturulması fikri de gerçekleşemedi.

vatan haini

zehir
Ordumuz Herhangi Bir pkklı, ypgli, deaşlı, ypjli, ve Diğer Gruplardan Teröristin Götüne Süngü Soktuğunda Ülkemiz İçinde Götüne Gemi Direği Girmişçesine Çığlık Atan Oros.u Evlatlarının Kısa Tanımıdır

ücretsiz kıraathaneler

jakoben
Millet kiraathanesinin her kesiminden beyinsizlestirilmis topluma reva gorulen aptalca projelerden farki buyuk.buyuk resim atolyesinin verilerine gore fasizm propagandasinin legal yuvalari olacak yerlerdir.ilk once aptal yap sonra halka kirdir.adamlarin secim vaatleri bile acik acik ic savas amina koyayim

piri reis üniversitesi'nin izmir marşı'nı söylemesi

the spook
Mezuniyet töreninde olan ve sonucunda Milli Eğitim Bakanı Yılmaz'ın töreni terk ettiği olaydır. Terk ettikten sonra da bütün salonda, ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' sloganı atılmış. Ülkede ayda 1 olsa da güzel şeyler oluyor sanırım. Halkın kafası şaşırtıcı biçimde çalışmaya başlasa da, Atatürk'ü duyunca rahatsız olan herifleri başımıza getirmese keşke. ''Ama bu sonsuza kadar sürmeyecektir'' diye daha önce demiştim zaten. Bir gün yükselelim, işte o zaman tıpkı çomarların yaptığı gibi bütün bize muhalefet kitleyi dellendireceğim. Her 3 kelimemden birisi Atatürk, diğer ikisi de mustafa ve kemal olacak.

ırkçı görünmemek için türk ırkını yermek

ickial
bu aralar moda olmuş olan durumdur. yav sen saf kan ya da değil bir şekilde türksün di mi sorana türküm, türkiyeliyim diyorsun. insanları sev ayırma zaten ama sırf ırkçı görünmemek için de sıçma kardeşim niye türkleri aşağılıyorsun salak mısın sen a*k?
dediğimden bi bok anlamayıp buraya akıl vermeye gelmesin kimse ne anlatmak istediğim açık. bir zamanlar sıkı bir türk milliyetçisiydim, hala öyleyim ama bunu başka ırkları aşağılayarak yapmıyorum. kanıma dokunuyor aq başka biri bok atsa diyecem tamam bu diyo mantıklı bi sebebi vardır kendince ama sen türksün be sen niye aşağılıyorsun kendini. ne biçim iş bu mk.

ne seçemediğin bir durum için övün ne de bu duruma hakaret et. dümdüz yaşa amk türk vatandaşıysan da nankörlük etme.
1

osmanlı'da evrim teorisi

romacumhurbaskani
OSMANLI'DA EVRİM TEORİSİ.
Osmanlı'da evrimi ilk defa gündeme getiren kişi Ahmed Midhat efendiydi (1844-1912).Dağarcık adlı derginin ikinci sayısında Veladet” (doğuş) adlı yazışında evrimi şöyle açıklıyordu.…Her tabakada o kadar hallere girdim ki, tarif değil isimlerini saymış olsam kamus (sözlük) kadar bir kitap olur. Nihayet dördüncü tabakada dahi nice yüz bin inkılaplar gördükten sonra aksamımı toplaya toplaya…meydana geldim.”

Yazılarında Lamarck'dan söz eden Ahmed Midhat efendi buna rağmen eserinde Darwin'in Doğal seçilim teorisinden söz etmiyor.İlk Türk romanı Taaşşuk-u Talat ve Fitnat yine ilk Türkçe sözlük Kamus-i Türki ve Şemsettin Sami bey'e ait insan adlı çeşitli eserlerinde çekinerek'de olsa evrimi anlatmakta. jeolojik ve arkeolojik kanıtlarla evrimden söz ediyorlardı.Fakat Şemsettin Sami beyin kitabında Darwin ve teorisinden söz edilmez.Kapatılan ikinci Darülfünun'un müdürü Hoca Tahsin efendi 1880 veya 1881'de yazdığı fakat öldükten sonra 1892'de yayınlanan Tarih-i Tekvin yahud Hilkat (varoluşun ve yaratılışın tarihi) adlı eserinde evrimden şu şekilde söz edilir.



“Tabiatın bağrında değişmez bir şey var mıdır? Bütün türler ve cinsler bir değişim ve daimi olgunlaşma halinde olduğu halde türlerin değişmezliğini iddia edenler, karşılaştırmak için yeterli derecede olmayan kısa bir süre varsaydıklarından dolayı aldanmışlardır” diyor.

Hoca Tahsin bu sözleri ile evrimin anlaşılması konusunda önemli bir bakış açısıydı

Hoca Tahsin efendi Darwin'le ilgili olarak “Darwin'in bu hususa dair ifadeleri her ne kadar kafi mertebede değilse de, mesleği (izlediği çizgi) varoluşu açıklamasına ve gerçeklik felsefesine uygun olmakla, olgunlaşacağından kesinlikle şüphe duyulmaz.”diyerek söz ediyordu.

Fakat yine doğal seçilim teorisinden söz edilmiyor.

Darwin ve doğal seçilimin söz edilmesi Ali Sedad Bey

Osmanlı doğal şeçimle ilk kez Ali Sedad beyin 1882'de yayınladığı kitapla tanıştı.fakat işin ilginç tarafı yayınladığı kitapta bu teori desteklenmiyor kanıtlanmaya çalışmıyor tam aksine bu teori red edilerek yanlış olduğu anlatılmayı çalışılıyor Ali Sedad bey daha çok mantık üzerine yazdığı kitaplarıyla tanınmıştır.Ayrıca ilk Osmanlı ilk termodinamik kitabınında yazarıdır.

1882'de yayınladğı Kavaid-i Tahavvülat fi Harekat-i Zerrat (parçacıkların hareketine ilişkin dönüşüm kuralları) adlı 192 sayfalık eseri Fizik ve Biyoloji tarihi bakımından oldukça önemli bir eserdir.Kitabın 163. ve 170. sayfalar arasında evrim'den söz ediliyor. Darwin'in evrim teorisini detaylı bir şekilde anlattıktan sonra evrim teorisini reddediyor.ve eleştirilerini sıralıyor.Ali Sedad bey, “Darwin'in bu konuda ortaya koyduğu kanıtların en önemlilerinden söz edeceğiz” dedikten sonra sonraki dört paragrafta doğal seçilim mekanizmasını bilimsel ve gayet anlaşılır bir dille okurlarına anlatıyor.canlıların sınırsızca çoğalmasını önleyen en önemli engel, “fıkdan-ı maişet”tir (geçim araçlarının kıtlığı) Bu nedenle, her türün bireyinin, nafakasını temin etmek ve varlığını sürdürebilmek için yürüttüğü bu mücadelede, kuvvetli olan zayıfa galip gelmekte ve bazı faydalı özelliklere sahip olanlar diğerlerinden daha fazla “muammer olmaktadırlar” (yaşamaktadırlar).

Ali Sedad bey “Darwin Mesleğinin (çizgisinin) Muhakemesi” başlıklı paragrafta ise iki büyük itirazı söz konusuydu.Bunlardan birincisi yine bir türün oluştuğu ile ilgili bir kanıt olmadığı ikincisi ise bir ara türün bulunmadığı

Ali Sedad bey burada ilginç bir retoriğe başvuruyor Darwin'i destekleyenlere “jeoloji tabakalarındaki bilimsel araştırmaların henüz yeterince yapılamamış olmasından dolayı ileride geçiş biçimlerinin bulunması muhtemel olduğu için, jeoloji biliminin bu aşamasında Darwin'in tezlerine itiraz olunamaz” diyen doğa bilimcilere



“Bu durumda jeolojinin bugünkü halinde Darwin'in mesleği kabul olunur şeylerden değildir diye ifade etmek daha münasiptir.”şeklinde cevap veriyor Ali Sedad bey Darwin'in türlerin oluşumunun çok yavaş işlediği ile geçiş biçimlerinin hızlı olduğu düşüncesinin çeliştiği görüşünde.

Ali Sedad evrim teorisine olan itirazlarını bitirdikten sonra Darwin'in insanın maymundan geldiğini söylemediğini, insan ve maymun'un diğer bir türden geldiği belirtiyor.İnsan ve Maymun içinde benzerlik değil farkılık olduğunu belirten Ali Sedad bey bu iki türün tamamen aynı ve benzer olsalar bile insanın konuşma özelliği ile maymunda ayrıldığını belirtiyordu.bu nedenle Lamarck ve Darwin'in düşüncelerinin yanlış olduğunu belirtiyordu.Ali Sedad bey Darwin'in Türlerin Kökeni kitabıdan 23 yıl sonra evrim teorisi doğal şeçilimiaçıklaması Darwin görüş açısı ile ilk kez Osmanlı okurlarına açıklaması süphesiz Biyolojik tarihimiz açısında ilginç ve bir o kadar önemli bir gerçektir.

27 mayıs

sophos
çomarlar twitter'da 27 mayıs diye etiket oluşturmuş, kuduruyorlar.
sizi de demokrasinizi de sizi de ayrı ayrı s....

imam hatipleri tekrar açan, imf'den ilk dış borcu alan, sanayinin içine sıçan, türkiye'yi küçük amerika yapacağız diyen, türkçe okunan ezanı arapçaya çeviren, yolsuzluk yapan, ülkemizi abd'nin köpeği yapan amerikancı ve islamcı adnan menderes şerefsizinin iktidardan gidişinin yıl dönümü kutlu olsun.

eğer cehennem varsa mekanı cehennem olsun.
2

madımak katliamı

jakoben
şu saate kadar boş geçen iş günümü o gün vefat eden sanatçıların eserlerini dinlemeye ve okumaya ayırdığım katliamdır.

edit;orada o gün öldürülen insanların bir tanesi kadar bile birikimi olmayan gerici hayvanların tek bahanesi tahrikti.tahrik saygı gerginlik sübyancılık bu nasıl bir hastalık?bu mu güzel amına koyayım

özgürlük heykeli

sophos
(İngilizce: Statue of Liberty) ABD'nin New York şehrindeki Liberty (Özgürlük) adası üzerinde yer alan, 1886 yılında fransa tarafından hediye edilmiş, bakırdan yapılmış, Abd'nin simgesi olan anıtsal heykel ve gözlem kulesi.

kaidesiyle birlikte 93 metre uzunluğundadır, yalnızca heykel 46 metredir (kaidesi: 47 metre) heykel o kadar büyük değildir, konduğu kaide onu büyük gösterir.
heykel sağ elinde bir meşale tutar ve sol elinde bir tablet bulunur. sol elinde bulunan tabletin üzerinde, Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'nin tarihi olan 4 Temmuz 1776 tarihi yazar.

amerikanlar bu heykele bakıp kendilerini özgür sanarlar oysa denek gibi yaşamaktadırlar.
neden özgür olmadıklarını buradan amerikan yazarın kaleminden okuyabilirsiniz.

bunlar ilginizi çekebilir