confessions

altayhan

Bira  · 22 Ocak 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 342
  2. takipçi 7
  3. puan 5615

türkiye'de sol iktidar olma ihtimali

jakoben
1923'den bu yana en fazla ihtimal olduğu dönemdeyiz ama chp, hdp falan değil.gidişat o yönde çünkü kurtuluş orada.neden? artan dış borçların ödenemeyecek noktaya gelmesi,tek kurtuluşun ulusal bir biçimde tüm borçları reddetmeye kalkışmaktan çaresinin kalmayacak olması çünkü borç ve geri ödeme endeksi tutarsızlaşıyor gittikçe borcu borç ile ödeme işi de sıçıp sıvazlayacak.savaş politikaları yüzünden demografik yapının bozulması ve bu gidişatın ileride karışıklı çıkarma ihtimali bu sebeple şok içinde olacak insanların tutunacak toplumsal örgütlenme arayışına girecek olması.(bu kaçınılmaz) ekranlarda gördüğümüz insanların olağan üstü salak ve bazılarının kasıtlı vatan hainliğini meşrulaştırıcı tavırlar takınıyor olması.örnek vermek gerekirse; afrin operasyonunda elli küsür şehit verdik ama şimdi orada benim inşaat firmam ihale aldı diyen adamlar. buna muhalefet olmaya kalktığında vatan haini ilan edildiğin bir düzen yürümez.asıl vatan hainliği ise ülkenin geleceği olan gençliğin kafasını boşaltıp habire beton sektörüne kalifiye yetiştirmektir.bugün eğer eğitim politikaları ve şirketlerin yatırımları bilime yapılsaydı,afrine girilmeyecek,oradan kar elde edilmek zorunda kalınmayacaktı. yani vatan hainliği afrine girmeyi eleştirmek değil, ülkemizi kalkındırabilmek için başka ülkelere savaş açmak konumuna getirmektir.tekeline aldığın ekonominin anasını sik,sonra eleştireni vatan haini pkk'lı ilan et.ölen senin çocuğun değil tabi.o pempe teskereli ya..tabii insanlarda salak değil, bunları görüyor.görmeyenler de görecek

yarın piyasaların duracak olma ihtimali

jakoben
muhtemelen sinek avlayacağız.reis anamızı siktin. allah kitap yapıştırıp çomarların gazını alıyorsun fakat o da bir yere kadar. ekmeğimizle oynamaya başladın artık. seri köz getir kardeşim misali dışarıdan borç soksan ne olacak ülkeye? milletini amına koyacağız diyen or*spu evladı yandaşlar o paraları sömekleyip inşaata harcayacak yine? ee bok yoluna uzun patikadan gitmekten ne farkı var bu işin reis? reis napıyorsun bir anlayak artık aq.bir allah kitap çekme de açıkla artık amacın ne ?

yarın piyasaların duracak olma ihtimali

jakoben
abi kimse mal vermiyor sikicem ya kırk yılın başında güzel para kazanabileceğimiz bir iş geldi cidden ülkeye de döviz girdisi yapacak bir iş yani iktidarın ağzına bal çalacak cinsten fakat gel gör ki yurt içindeki satıcı ürün veremiyor sabahtan beri sekiz tel görüşmesi yaptım abi bizde mağduruz fabrikalar satışı durdurdu diyor reis tüm hayatımı zaten siktin bir kere hakikaten para kazanacaktık onu da kursak kanseri ettin bravo

yazarların darbe günü bulundukları yerler

sophos
Orta avrupa gezisinde, Budapeşte'de macar gecesindeydim. Halk danslarını izliyor ve palinka içiyorduk. Rehber "darbe olmuş" diyince ilk şaka yaptı sandık sonra gerçek olduğunu anladık. Bizim için eğlence bitti. İçimizde bir sevinç oluştu t*ayyip gidiyor diye sonra fetönün yaptığını öğrenince yeniden üzüldük, aynı bok sonuçta (islam vs islam). Ertesi gün otelde televizyonda trt'yi bulduk, t*ayyip konuşuyordu sevinsek mi üzülsek mi bilemedik. sonuçta gezimizi tamamladık. Eve dönerken otobüsteki ekranda türk kanallarında kendi askerlerini döven "muhteşem, demokratik, cesur halkımızı" izledik.

israil

frantz fanon
bir yahudi devleti fikri olarak kendi değil de bugün temsil ettiği şeyler, bugünkü hali -er ya da geç- yıkılacak. adı ve bayrağı da değişebilir.
yahudilerin de kendi devletini kurmaları haklarıydı (ki ukkth çerçevesinde bu işe sscb de çanak tutmuştur maalesef). bölgenin en yapay ve en zararlı devetlerinden biri olarak kurulmasa daha iyiydi. ama olan oldu (ki bunun 1900lerden itibaren engellenmesi lazımdı. özellikle 1905 isyanından itibaren yahudi göçü ve koooperatif örgütleri engellenmeliydi)
şu saatten sonra israili yok etme savındaki fkö ve hamas gibi kaba milliyetçi yaklaşımlar saçmadır. ki, sanki israil, abd, ingiltere, isviçre vb yok olsa düzen değişecek. yok olacaksa isviçre yok olsun, tüm bankalar orda. swh

israil yönetimini, 1967 sınırlarına geri çekip efendi efendi yaşamayı öğretecek, "seçilmiş millet" zırvasını, militarizmi, ikiyüzlüğü bıraktıracak bir şeyler geliştirilmeli.

gerici orospu evladı ile yaşadığım akbede

jakoben
yarımda kalkacak olan şehirler arası otobüsün servisine yetişmek üzere koştururken kız arkadaşımın kısa şortundan fırlayan seksi bacakların, yol üzerinde bulunan nargile kafedeki gerici or*spu evladının gözüne ilişmesi üzerine kafasına,masasındaki ice tea'yi döküp akabinde yanındaki magandaların önünde tekme tokat dövmem ile sonuçlanmış hadisedir.olay sonrası yanındaki iki magandadan diğerine nazaran daha cesur olanının da bana durumun yanlış anlaşılma olduğunu samimiyetle içten ifade etmeye çalışırken tam suratının ortasına tükürdüm.çünkü sıkıldım.o da beklediğim üzere anası sikilmiş göt lalesi gibi kaldı.işte kemalizmin gücü budur.sosyalizm heyo diye dolanıyorum ama yöntem kanıma işlemiş amına çakayım.gericiyi ezersen sesi bile çıkamaz.başka türlü hiç bir şey yapamazsın.iki tane delikanlı görüntüsünden taviz vermemekte ısrarcı giyime sahip elemanın yanında eşek gibi tokatladım o.*** ç.***nu.adamın anasını sikerler.gerici olduklarını nereden anladın'ı sorarsanız diyaloğa girdim.dört saniye falan sürdü.böyle.alayına böyle.şimdi osura osura uyuyacağım.bysss
3

nejdet sançar

dokuzkoydenkovulanadam
Nihâl Atsız'ın kardeşi Nejdet Sançar 1 Mayıs 1910'da İstanbul'da dünyaya geldi. Soyadlarının aynı olmamasının sebebi, 1934 yılında soyadı kanunu çıktığı zaman Nejdet Sançar'ın askerlik görevinde bulunmasından ötürü birbirleriyle haberleşemedikleri için farklı soyadlar tescil ettirmeleridir.

Nejdet Sançar'ın hayatı ağabeyi Nihâl Atsız ile birçok yönden benzerlik gösterir. O da bir edebiyat öğretmeniydi; 3 Mayıs 1944 sonrasında tabutluklarda ve zındanlarda en ağır işkenceleri çekti, Türkçülük Davası'nda yargılandı. Sançar Beğ, Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği ile Türk Ocakları'nda görev yaptıktan sonra (Atsız Ata'nın genel başkanlığında İstanbul'da kurulan fakat sonradan merkezi Ankara'ya nakledilerek adı Türkiye Milliyetçiler Birliği'ne çevrilen) Türkçüler Derneği'nin genel başkanlığını devraldı…

Nejdet Sançar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunudur. Askerlikten sonra Sivas Öğretmen okuluna edebiyat öğretmeni olarak tâyin edilmiş fakat zamanın Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'i karşılama törenine katılmadığı gerekçesi ile bu görevden alınmış ve Balıkesir Lisesi'ne atanmıştır.

Balıkesir Lisesi'nde görevine devam ederken Türkçülük – Turancılık adı altında Mayıs 1944'de başlayan ve Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Ankara Konservatuarı Direktörü Orhan Şaik Gökyay, Hikmet Tanyu, Türk Tarihi Profesörü Zeki Velidi Togan, Reha Oğuz Türkkan gibi Türkçülerin de bulunduğu davada tutuklanmış ve Sıkıyönetim Mahkemesi'nde yapılan duruşmalar neticesinde 14 aya mahkûm olmuştur. Bu arada Askeri Yargıtay, Türkçüler hakkındaki kararı esastan bozmuş, yani Nejdet Sançar o zamanlar “Tabutluk” tabir edilen hücrede 14 ay boşuna yatmıştı.

Nejdet Sançar, 1960 yılında 16 yaşındaki oğlu Afşin'i kaybetmesi üzerine felç geçirmiş, Afşin için 1962 yılında Yeni İstanbul gazetesinde “Türk Gençliği Nasıl Olmalıdır?” konulu ödüllü bir yarışma düzenlemiş, bu yarışma daha sonra ki yıllarda da devam etmiştir. Afşın'ın ölümü üzerine amcası Hüseyin Nihal Atsız, Afşın'a Ağıt başlıklı duygusal bir şiir yazmıştır.

1960 yılında tek evladı, 15 yaşındaki oğlu Afşın'ı kaybedince üzüntüden felç geçirdi ve uzun tedavilerden sonra ancak kısmen iyileşebildi. Türkçü dergilerde çok sayıda makalesi yayınlandı, ayrıca “Türklük Sevgisi”, “Irkımızın Kahramanları”, “Tarihte – Türk İtalyan Savaşları”, “Afşın'a Mektuplar” ve “İsmet İnönü İle Hesaplaşma” adlarını taşıyan beş tane kitabı vardır. Sançar Beğ'in de ömrü aynen ağabeyi Atsız Ata gibi tabutluklara, zındanlara, işkencelere, mahkemelere, sürgünlere, baskılara ve mahrumiyetlere göğüs gererek Türkçülük yolunda uğraş vermekle geçti…

Hayatını Türklüğe adamış bu büyük Türkçü, 1975 yılının 22 Şubat günü, Atalarının önünde yağız yere diz vurmak için Uçmağa vardı.

Nejdet Sançar'ın öldüğü gün daktilosunda, daha geniş basımını için hazırlamakta olduğu “Tarihte Türk-İtalyan Savaşları” isimli eserinin ikinci basımı için hazırladığı bir sayfa takılı bulunmaktaydı.

1. Tarihte Türk – İtalyan Savaşları
2. Irkımızın Kahramanları
3. Türklük Sevgisi
4. Afşın'a Mektuplar
5. Gizli Komünist Belgeleri
6. Kızıl Cennet Masalı
7. Türkçülük Üzerine Makaleler
8. İsmet İnönü ile Hesaplaşma

1944 Türkçülük Davalarında, mahkeme heyetine karşı yaptığı savunmanın son cümlesinde haykırdığı gibi: “Türk soyu sağ olsun!”
1

burberry

sophos
geçtiğimiz yıl, 37,8 milyon dolarlık ürününü 'ucuza satılmaması', 'yanlış insanlara satılmaması' için yakarak imha eden marka. haber linki

(kapitalizmde emeğin ya da insanlığın bir önemi olmadığını, tek önemli şeyin para ve kar olduğunu bir kez daha gördük.)

başkurtistan

sophos
rusya federasyonu'na bağlı özerk türk cumhuriyeti.
başkenti ufa'dır. ülkenin ismi türkçe kökenlidir ve ''baş kurt ülkesi'' gibi bir anlamına gelmektedir.
dilleri tatarcaya benzeyen bir türk dilir.
ülkenin başkurtça ismi Башҡортостан - Başqortostan, rusça ismi Башкортостан (Başkortostan)dır. %38.6'sı müslüman, %26.7'si ortodokstur.

ülke hakkında bilgisi olmayan cahiller, ismini ''başkürdistan'' şeklinde yazıp kürt devleti olduğunu iddia ederler.

özgürlük

frantz fanon
illüzyondur.
hafta içi maddi ve manevi sömürüye maruz kalınır, hafta sonu da cluba gidilir, sonra özgürüm, bireyim diye gezilir. böyle yüzbinler, belki de milyonlar vardır. halbuki ne özgürlüğü alasen; yılda kaç kez denize giriyorsun, türkiye'nin hangi şehrini gördün, kitap okumaya, dünya sinemasını anlamaya - 6 ayda 1 kez marvel comicslerden çakma kahraman filmlerine gitmek sayılmaz- gücün ve sabrın kalır mı. ama özgürüm, ailem yok, aşiretim yok bu şeye benziyor; ''p*ç olmak güzel bişey aslında hiç akraban yok'' diyor ya vizonteledeki. tamam geleneksel yapı da madalyonun başka bir tutsak tarafı ama sen de bunu -az veya komple kırdın diye- özgür değilsin be. mutlu da değilsin.

bedelli askerlik

zeybek
özellikle son yıllarda çokça tartışılan zamazingo. bir yanda hainlik diyenler bir yanda işim gücüm var param var diyenler.

olayı askerliğini yedek subay olarak terör bölgesinde birebir çalışmış bir admin olarak anlatayım size.

zorunlu askerlik şanlı osmanlı'da büyük toprak kayıpları olana kadar yoktu. şöyle ki biliyorsunuz mısır valisi kavalalı bile utanmasa istanbul'u alıp osmanlı'yıı bitirecekti. yani hal böyle olunca osmanlı'da yamulmuyorsam askerlik görevi vatani görev olarak kanunlaştı çünkü tımar bozulmuş eyalet askerleri diye tabir edebileceğimiz askerler kendi eyaletlerinin bağımsızlığı için vs vs. uzar gider.

porfesyonel, disiplinli bir ordu şart. ama bedelli yapanları da hor görmemek lazım. herkes parası var diye yapmıyor bu naneyi. benim kendi tercihimdi gitmek istesem tecil eder paşa paşa bedelli yapardım. gerek duymadım. çünkü hiçbir yerde para verip edinemeyeceğim deneyimi yaşadım. ordu millet olarak bir kavmin ahvadıyız bu açık. hiçbir şeyle övünemesek bile askeri teknik taktikle övünebiliriz.

neyse, ben develete millete daha faydalıyım o yüzden bedelli yapıyorum diyenlere sadece bedelli askerlik yaptıkları için saygı duyuyorum. yoksa devlete ve millete hiçbir katkıları yok. bu adamlar atom parçalamıyor, üretim olmayan yan sanayi ülkesinde develete ve millete dünya çapında ivme kazandıran bir şey yapamıyorsak kusura bakmayalım bir sike yaramıyoruzdur. bunlar gerzek avunması. açıkça şu belirtilmeli ki parayı verip düdüğü çalacağım. dipnot: ben de bir sike yaramıyorum.

şu algıyı da tamamen silin sayın yazarlar. askere giden kısa yahut uzun dönem erler patates soymuyor. be avradını siktiklerim ülkeyi karadeniz fıkrası mı sanıyorsunuz yahu. askerlik deyince akla gelen direkt savaş mı oluyor yani verelim elinize hk33e'leri gidin çarpışın. bu mantık tamamen aptalca. asker disiplin temeli 2000 yıl öncesine dayanan bir olgu. üniforma isim değişti ama ruh aynıdır. orada yapacağın en ufak bir görev dahi bir orduyu müşkül durumdan kurtarır. bunu da basit her yerde anlatılan bir anonimle size aktarayım. bir çivi bir nalı, bir nal bir atı... şeysinde olduğu gibi.

benim askerlikle ilgisi net görüşüm de şudur. muayene yaşı gelen er kişi, şubede yoklamasını yapsın. isteyen yaşı geldiğinde askere gitsin, istemeyen de gerekli belgeleri doldurup askere gitmesin bedel de ödemesin. eyyorlamam bu kadar.

15 temmuz 2016 darbe girişimi

frantz fanon
abd yanlısı bir girişimdi ama rteciler, ulusalcılar ve rusya boşa çıkardı. arkasından da rte fırsat bu fırsat, "allahın lutfu" deyip kendi darbesini yaptı: ohal sayesinde khklarla yönetmeye basladı. yüz binlerce kişiyi devletten attı ama bir sürü kendi -eski- cemaatcisine de aslında dokunmadı ve laf da ettirmedi hala da dokunmuyor. yaygara koparıldı, akp - mhp dısındakine bir ifade özgürlüğü, eylem özgürlüğü pek kalmadı. korkunun, ihbarcılığın içinde devleti büyük oranda ele gecirip başkan oldu.

din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri

frantz fanon
-bizim zamanımızda- elini sıcak sudan soğuk suya koymayacak, ılık götlü kimselerdi. bugün de böyle olduğunu tahmin edebiliyorum. belli bir ahlaki çerçeve -ve genel islam bilgisi- veriyorlardı ama yöneticilikte, insan hakları konusunda, çocuk-öğrenci psikolojisinde ve krizi yönetmede tırttılar ve menfaatçiydiler. yani kendi alanı dışındaki alanlarda geriydiler ve isteksizdiler. bilmesi zorunlu olan şeyleri bilmiyorlardı, yapılması zorunlu olan şeyleri yapmıyorlardı. (dolayısıyla o ahlaki vurguyla da celişiyorlardı) ama bunların dersi zorunluydu. hatta kendi alanını bile bilmezlerdi, ben laf arasında arkadaşlara pagan olduğumu söylemiştim (ergenlik işte), hocam frantz pagan'mış dedi bi arkadaş, hoca diyor ki ''pagan ne?) ki örgütlü cahilliğin henüz -o kadar- prim yapmadığı bi devrdi bu. şimdki durumu düşünemiyorum bile.

öğretmenlik

frantz fanon
tamam, güzeldir, kutsal meslektir de şimdi geriye bakınca -şimdiki aklım o gün olsa- pek çoğunun da -öğretmeninden müdürüne- ağzının payını veririm, insanlık dersi veririm diyorum.
kızları -nasıl olsa yaşları küçük diye- taciz eden sosyal bilgisi öğretmeni mi ararsın, tanzimat öncesi dinci mi ararsın, müdürün odasının camına iki üç kez zıpladık diye kafamızı birbirine çarpıştıran müdür yardımcısı mı dersin amk sanki cinayet işledik ya.
yaşa devlis, yaşa liseli anarşist faaliyet. yakın amk okullarını ya. swh

laik sözlük adminlerinin çalışmaması

jakoben
pekala,perspektif değiştirelim,
ben sizin burada yazdığınız hiç bir şeye şu yüzden katılmıyorum ;burası mustafa kemal'in militan yuvasıdır bence.en azından militarize edebilecek fikirlerin döndüğü tek ortamdır.ben bu alana çekilmeyi bildiğin cepheleşme olarak görüyorum. protest bir duruşu var. ülke gittikçe boka batıyor ve altındaki bir çok sebebi sezdiğinizi biliyorum.dolayısıyla yaratıcılık aramak saçma bu süreçte.diğer sözlükleri de bok götürüyor.çok mu seviyorsunuz maç-kim ne giymiş-transfer-en seftiğim film kitap gibi muhabbetleri.gidin abicim kafanız alıyorsa bu boş şeyleri gidin.diğer sözlükler çöp.en azından popüler olanları.bildiğin çöp.am koklamak için birbirini ezen mal sürüleri kaynıyor.zaten bu çözülme bekleniyordu bu ortamlarda.ülkede adam mı kaldı? girin bakın,ben şimdi bakıyorum;

ilk başlık; bbc'nin gizli milliyetiniz testi.okey? oralardaki mallara ne verirseniz onu konuşurlar.bir cacık olmaz onlardan.hep konuşurlar.boş boş.
1

tayland'ta mağarada mahsur kalan çocuklar

harflervekibrit
24 Haziran'da okul gezisi sebebiyle girdikleri mağarada sel sularının yükselmesiyle mahsur kalmış çocuklardır. 12 çocuk ve antrenörleri, 9 gün sonra sağ salim bulunmuştur. kurtarma çalışmaları sırasında bir dalgıç oksijensiz kalıp ölmüş. dalgıçların çamurlu suda kimi dalıp kimi yürüyerek 6 saatte ancak ulaştığı yerden çocukların salimen çıkarılması için profesyonel bir heyet oluşturulmuş. Şimdiye kadar 4 çocuk kurtarılmış, 2 ila 4 gün içinde diğerlerinin de çıkarılması planlanmış.
Bu çocukların akıbetinden saat saat haberdar olabilmemize karşın, Tekirdağ'daki tren kazasında kaç kişinin ve kimlerin öldüğünden, kazanın nereden kaynaklandığından haberdar olamıyoruz. Çünkü eğer bir yetkili ihmali filan söz konusuysa haysiyet gereği istifa filan etmek gerekebilir Allah muhafaza!

demokrasi

harflervekibrit
Bu başlıkta İsmail Hakkı Tonguç'un (bkz:köy enstitüleri) bu söyleminin bir kısmı yazılmış ama idam isteği ile de alakalı gördüğümden tekrar yazmak istedim: “Demokrasinin iki çeşidi vardır: Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı...
Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu, oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz de demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha...”

ırkçılığın farklı bir boyutu

odin
Merhabalar;
Daha demin şöyle bir şeye rastladım sözlükte gezerken, "senin ataların çocuklara tecavüz edip, kundaktayken öldürmüyor muydu? Kendi kirli tarihinde boğul Türkiye" (tam olarak bu şekilde yazılmamış olabilir ama anlamı tam olarak buydu.)
Bu neyin altında yazıyordu onu da söyleyim size; "küçük eylül'ün cesedinin bulunması" başlık bu...
Bunun ata ile ne alakası var?
Bunu yazan Türklere ırkçı diyen birisi?
Arkadaşım avel misiniz ya? Kendinize gelin.
3

ırkçılığın farklı bir boyutu

jakoben
o arkadaş afedersin ermeni asdaasd. aklı dedelerinin katliamında kalmış.fakat bilmediğini sanmıyorum bu katliam karşılıklıydı.. yanlış hatırlamıyorsam eskiden de geliyordu sözlüğe.onun muhatabı doblosundan g3 ile bağlanıp facete pkklılara israilli ermeni diye küfür eden kitle.sen kale almayacaksın.
1

küçük eylül’ün cesedinin bulunması

jakoben
katil muhtemelen eylül'ü öldürmeden önce tecavüz etti.bu tecavüzün ayrıntılı anlatısını buraya yapardım fakat bir ailesi var sonuçta.siz hayal edin neler yapıldığını.sekiz yaşında bir kız.hayat nedir anlamadan belki, çok çok iki seksek oynayıp bir kez ip atladı ve kim sorsa hayatı bu gibi aktiviteleri barındıran ufak bir alan olarak anlatabilecek olan bir kız.bunu yapan cehalettir.bunu yapan gericiliktir.bunu yapan anadoludur.bunu yapan anadolu ahlakı ve bunu yapan şu haberde göreceğiniz suratı beş karış olan kanını siktiğiminin or*spu evlatlarının düzenidir.suratlara bakarsanız götten yemiş lalelere dönmüşler.çünkü akılları almıyor.çünkü basmıyor kafaları bu düzenin korkunç getirilerine hemde on yıllardır...ölmeyen her gerici öldürüyor.gericinin ölmediği her saniye yaşamı ablukaya alan tehlike büyüyor;
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/kucuk-eylulden-cok-aci-haber-40881860

türkiye'den umudu yitirmek

zjenerasyonu
umudumuzu yitirmek ile vazgeçmek arasında büyük bir fark var...

hepimiz türkiye üzerinde bir sorumululuk üzerinde yükümlüyüz



“Ey Türk gençliği!



Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

bizimle uğraştıklarını ve bunun için mücadele verdiklerini bugün def etsek yarın yenilerinin geleceğini biliyoruz...

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni, bu hazineden, mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî, bedhahların olacaktır.

ancak zaten bu mücadeleden haberdar ve hazırdık

Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin!

üzerimize algı kurabileceklerini biliyoruz ki fiziksel olarak daha da güçlü olduklarını

Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.

Gösterdiğimiz onca mücadele ve tepkiye rağmen bu büyük mücadeleden önce her damarımıza bir darbe vurulmuş ve iişgal altında tutulmuş olabiliriz

Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Düşmanımızı ve onun yandaşını biliyoruz bize yol göstermesi gereken hükümetin dahi düşman olduğunu biliyoruz

Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.

ne vaziyette olduklarının kendileri de biz de farkındayız

Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr-u-zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

ama bir gün bu mücadeleye atılmak mecburiyetinde kalırsak ne bizi ötekileştirenler karşımızda durabilir ne bu hıyanet içindeki hükümet umudunuzu yitirmeyin veya aramayın umut zaten sizsiniz biziz hep varız var olacağız..

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır!

Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asîl kanda, mevcuttur!



Mustafa Kemal Atatürk



20 Ekim 1927

türkiye'den umudu yitirmek

sophos
Al benden de o kadar...
Gerileyen bir ülkeyiz. islam ve faşizm geliyor yakında...
Ben de fırsat bulup Yurtdışına gitmek, orada yaşamak, çalışmak ve müslümanlara doyasıya saldırmak istiyorum çünkü nefret ediyorum onlardan ve ülkeyi soktukları bu halden. Bu muhafazakar milletle gelişme, ilerleme veya bir devrim olacabileceğine inanmıyorum.

türkiye'den umudu yitirmek

jakoben
bursa nutkundan ;

"Türk Genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, "Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır" demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.

Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek; 'Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.' diyecek.

Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haksız ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, "ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir."

İşte benim anladığım Türk Genci ve Türk Gençliği!

kaldırın kafanızı.umut yoksa,örgüt var!

akp'nin chpli kesime yüzünü dönebilme ihtimali

jakoben
artık gücü tek elinde bulundurduğu için yapmasına olasılık verdiğim hamledir.bu düzeni insanları isyana sürüklemeden devam ettirmek istiyorsa chplileri el altından zengin etmeye başlaması olasıdır.zaten sıkışan ekonomide bir süre chpye çalışırsa akplilere götümle güleceğim.düşünsenize? gidip namaz kılıyor sarayın önünde chpliler falan voten hoyinu diye itekliyorlar akplileri? jaahahahah

liyakatın öneminde bugün

jakoben
mesliki gevşeklik ve disiplinsizlik ekolü hastane yönetim kademelerine göt oğlanlarının atanmalarının yanı sıra yine toplumun siyasal islami yönetimiyle ve bu rekabetsizliğin getirdiği gevşeklik ile alakalı.yani arkadaş bir şeyi unutmuş dalgınlığa kapılmışsa kendi bireysel uyuşukluğu, boka dönmüş iş çevresi ile ilişkilendirilebilir.sağlıkçı hata yapamaz.yapıyorsa ya yönetimiyle ya da olumsuz psikolojisiyle alakalıdır.zaten liyakatın değeri ''arkadaşım ömer'' derken ortaya çıkıyor.arkadaşım ise işini bilir midir? bu sistemin sağlam iş verdiği bütün insanları kafamda sorgularım ben.özellikle benim de hastanelerde başıma bir çok fiyasko gelmişken arkadaşımız ömer gibilerine de sorgulayarak bakıyorum malesef

tansu çiller

franz
Sanırım meral hanım kendisinden çok daha büyük bir figür ki, unutulmaya yüz tutmuş benliğini 'sansasyonel' olaylarla gün yüzüne çıkarmaya çalışıyor.

Yer miyiz?

%50.

tawantinsuyu

sophos
inka imparatorluğu'nun orijinal (keçuva dilindeki) adı.

"Dört bölge" anlamına geliyor: imparatorluk; kuzey bölgesi, güney bölgesi, doğu bölgesi ve batı bölgesi anlamlarına gelen "chincansuyu", "collasuyu", "antisuyu" ve "cuntinsuyu" adlarında dört bölgeden oluşuyormuş.

İnka adı ispanyollar tarafından verilmiş.

ülkede iç savaş çıkmasını isteyen kişilerin olması

jakoben
ülkede iç savaş başladı zaten.sadece psikolojik aşamasında.ülke ikiye bölündü bile.birbiri ile yaşamak istemeyen iki ayrı kesim oluşturuldu.tabi biri diğeri olmadan on sene hayatta kalamayacağını henüz bilmiyor fakat onlarda kendi bilecekleri iş.savaşı başlatan da bellidir.birileri savaş çıksın istiyor derken belli kesimin değerlerini hiç edip ülkede silahlı çatışmalara sebep olan ana kaynağa bakılmalıdır.siyasete oy verebilmek dışında zerre etkisi kalmayan vatandaşa değil.

ali koç'un akp reklamında boy göstermesi

jakoben
aslında tüm tüsiad'ın boy gösterdiği reklamdır.bir fenerbahçeli olarak özellikle basketbol maçlarında atılan mustafa kemal nidalarının yalan olduğunu biliyordum zaten.yine bir fenerbahçeli olarak bu takımın taraftarlığını bıraktığımı buradan bildiriyorum herkese.önce vatan.spor takımının anasının amına kadar yolu var.

hatta editi; bu adamın ve ailesinin ne olduğunu bildiğim halde sırf ekranlarda bunu açıkca beyan etmediği için gizliden gizliye sempati duymaya devam ettiğim içinde halktan özür dilerim.

edit;reklamın linki ekşi siklükte ilk sırada oradan bakabilirsiniz.

ahmet faruk özdemir

jakoben
olabildiğince nazik ve korkutucu olmadan anlatmaya çalışacağım.sözde devlet büyükleri hep diyor ya böyle masum hümanistsiniz ama gücü bir elinize geçirseniz hepimizi kesersiniz gibilerinden.. mesela bu adamı keseriz.evet. sizlerde toplumun saygın kademelerinden böyle varlıkların yönlendirme ve söylemlerine maruz kalmak istemiyorsanız sizde kesmelisiniz.kesenlere arka çıkmalısınız.bu çok basit,anlaşılır ve makul.böyle insanlar acımasızca ayıklanmalıdır.
kişi;
https://w3.sdu.edu.tr/personel/00671/prof-dr-ahmet-faruk-ozdemir

söylemi;
https://twitter.com/kacsaatoldunet/status/1009312960320344064?s=12

simon bolivar

sophos
(d. 1783 - ö. 1830) Güney amerika'yı ispanyol sömürgesinden kurtaran kişi: el libertador.

George Washington ve Amerikan devrimi hayranıydı ve hayali ABD'yi model alan bir Birleşik Güney Amerika Cumhuriyeti kurmaktı.

Gerçekleştirdiği askeri başarılarla Kolombiya ve Panama 1819'da, Peru 1821'de Ekvador 1822'de ve Bolivya 1825 yılında İspanyol sömürgesi olmaktan kurtuldu. Bu altı ülkenin kurucusu sayılır kendisi.

1822 yılında kurmayı planladığı cumhuriyetin çatısı olacak federal yapı Büyük Kolombiya'nın fikri temellerini de atarak kurdu. Ne var ki Büyük Kolombiya Bolivar'ın ön gördüğü şekilde gelişmedi. Bu federal yapı kendi içerisinde özellikle askerler arasında derin fikir ayrılıklarına ev sahipliği yapıyordu. 1828 yılında ortak bir anayasa oluşturulması fikri de gerçekleşemedi.

vatan haini

zehir
Ordumuz Herhangi Bir pkklı, ypgli, deaşlı, ypjli, ve Diğer Gruplardan Teröristin Götüne Süngü Soktuğunda Ülkemiz İçinde Götüne Gemi Direği Girmişçesine Çığlık Atan Oros.u Evlatlarının Kısa Tanımıdır

ücretsiz kıraathaneler

jakoben
Millet kiraathanesinin her kesiminden beyinsizlestirilmis topluma reva gorulen aptalca projelerden farki buyuk.buyuk resim atolyesinin verilerine gore fasizm propagandasinin legal yuvalari olacak yerlerdir.ilk once aptal yap sonra halka kirdir.adamlarin secim vaatleri bile acik acik ic savas amina koyayim

piri reis üniversitesi'nin izmir marşı'nı söylemesi

the spook
Mezuniyet töreninde olan ve sonucunda Milli Eğitim Bakanı Yılmaz'ın töreni terk ettiği olaydır. Terk ettikten sonra da bütün salonda, ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' sloganı atılmış. Ülkede ayda 1 olsa da güzel şeyler oluyor sanırım. Halkın kafası şaşırtıcı biçimde çalışmaya başlasa da, Atatürk'ü duyunca rahatsız olan herifleri başımıza getirmese keşke. ''Ama bu sonsuza kadar sürmeyecektir'' diye daha önce demiştim zaten. Bir gün yükselelim, işte o zaman tıpkı çomarların yaptığı gibi bütün bize muhalefet kitleyi dellendireceğim. Her 3 kelimemden birisi Atatürk, diğer ikisi de mustafa ve kemal olacak.

ırkçı görünmemek için türk ırkını yermek

ickial
bu aralar moda olmuş olan durumdur. yav sen saf kan ya da değil bir şekilde türksün di mi sorana türküm, türkiyeliyim diyorsun. insanları sev ayırma zaten ama sırf ırkçı görünmemek için de sıçma kardeşim niye türkleri aşağılıyorsun salak mısın sen a*k?
dediğimden bi bok anlamayıp buraya akıl vermeye gelmesin kimse ne anlatmak istediğim açık. bir zamanlar sıkı bir türk milliyetçisiydim, hala öyleyim ama bunu başka ırkları aşağılayarak yapmıyorum. kanıma dokunuyor aq başka biri bok atsa diyecem tamam bu diyo mantıklı bi sebebi vardır kendince ama sen türksün be sen niye aşağılıyorsun kendini. ne biçim iş bu mk.

ne seçemediğin bir durum için övün ne de bu duruma hakaret et. dümdüz yaşa amk türk vatandaşıysan da nankörlük etme.
1

bunlar ilginizi çekebilir