confessions

altayhan

Yazar  · 22 Ocak 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 114
  2. takipçi 4
  3. puan 2003

nelson mandela

sophos
saygı duyulacak kişilerden;
Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk siyahi başkanı.
Güney afrika'da sömürgeciler tarafından siyahilere yapılan ayrımlara son veren kişidir.
Apartheid denilen ırkçı harekete karşı savaşmıştır.

hayatı:
Tembu (Thembu) kabilesinde, kabile şefinin oğlu olarak doğan Mandela, Fort Hare Üniversitesi ve Witwatersrand Üniversitesi'nde hukuk eğitimi gördü. Johannesburg'un ilçelerinde yaşarken sömürgecilik karşıtı hareketi benimsedi ve ANC'ye katılarak bu partinin gençlik kolunun kurucu üyesi oldu. Ulusal Parti, Apartheid'ı 1948'de uyguladığında, ANC'nin 1952'deki Başkaldırı Mücadelesi (Defiance Campaign)'nde göze çarptı ve Halk Kongresinde buna bağlı olarak Transvaal ANC koluna başkan olarak seçildi. Avukat olarak çalışırken sürekli olarak kışkırtıcı aktivitelerden ve 1956'dan 1961'e kadar süren İhanet Duruşmaları'ndan dolayı tutuklandı.
Güney Afrika Komünist Partisi ile iş birliği yaparak 1961'de, sonradan devlet hedeflerine saldıracak olan militan Umkhonto we Sizwe (MK) örgütünü kurdu. 1962'de tutuklandı ve hükumeti alaşağı etmek için komplo kurmak ve sabotaj etmekten dolayı ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mandela cezasını önce Robben Adası'nda daha sonra Pollsmoor Hapishanesinde çekti. Bu esnada salıverilmesi için 1990'da yani 27 yıl sonra onay verilecek uluslararası bir kampanya düzenlendi. Hapishaneden çıktıktan sonra ANC başkanı olan Mandela otobiyografisini yazdı ve başkan F.W. de Klerk ile 1994'de tüm halkın katıldığı ve ANC'nin büyük çoğunlukla kazandığı bir seçimin kurulması Apartheid'ın sona erdirilmesi için görüşmelere sebep oldu. Devlet Başkanı olarak yeni bir anayasa oluşturdu ve toprak reformu, yoksullukla mücadele ve sağlığın iyileştirilmesi gibi politikaları uygularken Doğruluk ve Uzlaşma Komisyonu'nu geçmişte yaşanan insan hakları ihlalini araştırması için oluşturdu. Uluslararası olarak Libya ve Birleşik Krallık arasında olan Lockerbie Faciası görüşmeleri sırasında arabulucu olarak rol oynadı. İkinci bir seçime katılmayı reddetti ve yerine seçimle yardımcısı Thabo Mheki geçti. Mandela daha sonra ulusal lider olarak hayır işlerinde yer aldı ve daha çok yoksullukla ve AIDS ile mücadele etti.

başarıları:
Mandela, anti-sömürgeci ve anti-apartheid görüşü ile uluslararası beğeni topladı ve 1993'deki Nobel Barış Ödülü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanlığı Özgürlük Madalyası ve Sovyet Lenin Nişanı da dahil olmak üzere 250'nin üzerinde ödül kazandı. Güney Afrika'da "Ulusun Babası" olarak görülür.

ubuntu felsefesi

sophos
afrika'da, insanların birbirlerine bağlılık ve ilişkilerine odaklanan etik ya da hümanist bir felsefedir. Sözcük Güney Afrika'daki Bantu dilleri'nden gelmektedir.
ubuntu adlı işletim sistemi adını bu felsefeden alır.
bu felsefe, "Ben, ben olduğum için sen, sensin" sloganı üzerinde şekil alır.

hikayesi:
afrika'da çalışan bir antropolog, bir kabilenin çocuklarına oyun oynamayı önerir ve ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülünün o meyveleri yemek olacağını söyler.
onlara "hadi, şimdi başlayın birinci olan ödülü alacak" der.
o anda bütün çocuklar el ele tutuşur, koşup ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu yanıtı verirler; bu “ubuntu” dur. nasıl olurda diğerleri mutsuz iken birimiz o ödülü yiyebilir ki?

desmond tutu, ubuntu'yu şöyle açıklar:
ubuntu'ya inanan bir insan diğerlerine açıktır, diğerlerine olumludur, diğerleri iyi ve yetenekli olduğunda tehdit altında hissetmez, onun daha büyük bir bütünün parçası olduğunu bilmekten gelen bir özgüveni vardır ve diğerleri aşağılandığında, küçük düştüğünde, zülüme uğradığında ya da ezildiğinde kendini de aşağılanmış hisseder."

on iki hayvan takvimi

abSolute
Eski Türk boylarının kullandığı bir takvimdir. Bu takvimde güneş yılı esas alınmakla birlikte aylar kameridir. Zaman 60'lık bir kuşakta beş döneme ayrılır ve 12 yıllık bu dönemlere "müçel" denir. Her dönem 12 hayvan adını taşıyan dilimlere bölünmüştür. Bu hayvanlar sıçgan (sıçan), ud (öküz), kaplan, tafışkan (tavşan), balık ya da lu (kertenkele), ılan (yılan), yunt (at), koy (koyun), beçin (maymun), tagut (tavuk), it (köpek), ve tonguzdur (domuz).
(bkz:on iki hayvan yılı takvimi)

öğle yemeği

franz
Öğle arasında aç karnı doyurmak için yemek yenilen öğün.

Az önce çıktım işten, yemek yiyecek bir yer bakınıyorum. Ankara burası. Bir halk ekmek standında 'erkekler bölümü' ve 'kadınlar bölümü' diye iki kısım var ve sırada olanlardan biri de çıkıp demiyor ki 'aga bu iş nedir böyle?' Diye. Adamlar bildiğiniz halka açık, cadde üstünde, ulu orta yerde kıçı kırık büfenin önünde haremlik selamlık yapmış.

İnsanların bir şeyleri yönetme hevesi gerçekten inanılmaz.

İşte şimdi şöyle laik, karma bir mekan arıyorum yemek yenilecek. Yemeğime başlamadan önce de üç kere gençliğe hitabeyi okuyacağım sonunda da laiklik deyip huzuru bulmaya çalışacağım.

Atatürk cumhuriyetçiliğimize zeval vermesin (laiklik).

emir timur

romacumhurbaskani
Timur, Maveraünnehirli Türk kökenli veya Türkleşmiş Moğol olan komutan ve hükümdar. Timur İmparatorluğu'nun kurucusudur.
Doğum tarihi: 8 Nisan 1336, Şehr-i-Sebz, Özbekistan
Ölüm tarihi ve yeri: 18 Şubat 1405, Otrar
Defin tarihi ve yeri: Gur-i Emir, Semerkand İlçesi, Özbekistan
Torunlar: Uluğ Bey, Halil Sultan, Muhammad Mirza, Baysungur, DAHA FAZLA
Ebeveynler: Taraghay, Tekina Mohbegim

bugün ölüm yıldönümü ruhu şad olsun.

http://www.haberturk.com/kultur-sanat/haber/1329159-timurun-torunlari-caycilik-yapiyor Bu Linkte'de Günümüz torunları var.

nazlı ılıcak

deist imam
Bugün müeebbet hapis cezası almış eski gazeteci. Adalet bir gün herkese lazım olacak derken işte bunu kastediyoduk. Adil bir mahkeme olmadığını söylüyolar fakat kendileri başlattılar bu adaletsizliği. Kısacası ne ekersen onu biçersin.

ahmet altan

deist imam
Bugün müebbet alan bir başka eski gazeteci. Nazlı ılıcak ile beraber müebbet almasının gerçek sebebi davadaki konular olmayabilir fakat suçsuz insanları bu iktidar ve fetoyla birlikte içeri attıranlar da bu insanlardır. Ne ekersen onu biçersin lafının nazlı ılıcak ile vücut bulmuş halidir ahmet altan.

kavimler göçü

sophos
Asya hunları'nın parçalanmasından sonra Aral Gölü çevresinde toplanan hun boyları, orta asya'daki çin baskısı ve kuraklık yüzünden 4. Yüzyıl'ın ortalarından itibaren batıya doğru göç etmişlerdir. Karadeniz'in kuzeyine hareket eden türklerin ostrogot, vizigot, gepit ve vandal kavimlerine baskı yapması, Roma'ya kadar uzanan geniş bir bölgede göç dalgalarına
Neden olmuştur. 375 yılında meydana gelen bu olaya kavimler göçü adı verilmiştir.

Sonuçları
- Germen kavimlerinin saldırıları sonucunda yıpranan Roma İmparatorluğu 395 yılında ikiye ayrılmış, batı roma imparatorluğu 476 yılında yıkılmıştır.
- Avrupa'nın etnik yapısı değişmiştir. Germen kavimlerinin Avrupa'nın değişik yerlerine yerleşerek yerli halkla kaynaşması sonucunda bugünkü ingiliz, fransız, ispanyol ve alman uluslarının temeli atılmıştır.
- Germen krallarının birbirleriyle savaşmaları sonucunda güçleri azalmış bu durum feodalite rejiminin doğmasına zemin hazırlamıştır.
- Avrupa'da kilise önem kazanmış hristiyanlık yayılmış ve skolastik düşünce egemen olmuştur.
- Kavimler göçü, ilk çağ'ın sonu ve orta çağ'ın başlangıcı kabul edilmiştir.
- Türkler, Avrupa hun devleti'ni kurmuşlardır.

laik sözlük

kemalisthatun
Çok şey atlattık, özellikle ben çok sorunlar yaşadım ve yaşattım ama sözlükten kopmadım. Hakaret yedim, iftiraya uğradım, haksızlığa uğradım ama gene de pes etmedim. Hayatım sözlükten ibaret değildi, şimdi de değil. Ama hayatımın, zamanımın çoğunluğunu bu sözlüğe adadım. Önemli bir yere koydum ve bir bağ kurdum. Az online olması, aktifliğin düşmesi gibi bir takım istisnalar birçok yazar gibi benim bu sözlüğe girmeme engel olmaz, olmayacak. Artık çekirdek bir aile olduk. Zamanla sözlüğün nitelik ve nicelik yönünden de düzeleceğine inancım var.

foça

zeybek
2007 yılının neredeyse tümünde bulunduğum, izmir'in en güzel ve turistik muhitlerin en izole kaldığı yer. kent merkezi kendini olabildiğince korumuştur.

küçük deniz ve büyük deniz olmak üzere iki koy arasında minimal ve butik bir ilçe. reha midilli caddesinde bulunan eski rum evinde ilk aşk filmi çekilmiştir. o mahalledeki evlerin bir çoğu tarihi dokusunu koruyor hala. 2009'da da ingiliz burnu'nda foça rock tatili adı altında 4 günlük bir festivale ev sahipliği yapmıştır.

bulunduğum o yıllarda kadınlar plajı athena tapınağı gibi birçok yerde itlik serserilik ve müzik yapmışlığım var.

şamanizmden gelen adetlerimiz

vaybanavaylarbana
Günlük yaşantımızda nedenini bilmediğimiz birçok davranış sergileriz. Gidenin arkasından su dökerek uğurlama, üç kez tahtaya vurmak gibi. Çoğumuz bu davranışları batıl inanç olarak adlandırırız. Ama bunlar, aslında binlerce yıldır yaşadığımız topraklarda sürdürülmüş Şaman gelenekleridir.

Türkler'in Şamanizm'den İslamiyet'e geçişi yüzyıllar öncesine dayansa da, günümüzde Şamanizm'den kalan birçok adet ve gelenekleri bulunuyor. Özellikle Asya da varlıklarını devam ettiren Türk toplumları kadim Türk öğretilerine halen sıkı sıkıya bağlı bulunup bunları İslamla sentezlemeyi başarmışlardır.

El Öpmek:
Şamanlarda kişiye alp veya bilge olduğunu göstermek için o kişinin eli öpülürdü. El öpmek hem saygının hemde biyat etmenin bir göstergesiydi. Örneğin yeni bir serdar obanın başına geçtiğinde obanın ileri gelenleri serdara biyat ettiklerini göstermek için özel bir törenle elini öperlerdi. Zaman içerisin de Türkler devlet kurmaya başladıkça bu geleneğin kaybolmayarak kurulan devletlerdede vücut bulduğu gözlemlenmektedir. Buna bir örnekte Osmanlı Devletinde padişah tahta ilk çıktığında gerçekleştirilen cülus törenleridir. Günümüzde de büyüklere saygı göstermek için el öpülür.

Tahtaya Vurmak:
İstenmeyen bir olay duyulduğunda tahtaya el ile tokmak gibi üç kere vurulması da, kötülükten korunmak, kötü ruhların duymasını önlemek amacına yönelik eski bir Şaman inanışıdır. Bazısı Amerikalılara da geçmiş adetlerdir. Geçerken Kuzey Buz Denizi'ndeki Bering Boğazını kullanmış olsa gerektir. Zira Amerikalılar da “knock on the wood” deyip 3 defa tahtaya vururlar.

Yeni Evlenen Kadınlara Kırmızı Kurdele Bağlama:
Loğusa kadınların başına bağlanan kırmızı kurdele Şaman döneminden günümüze kadar gelmiş bir adettir. Bu kurdelenin anneyi ve yeni doğan çocuğu, Albız denen şeytana karşı koruduğuna inanılır. Alevilikte mezarın başına bağlanan kırmızı kurdelenin de ölüye kötü ruhların musallat olmasını engellediğine inanılır. Gelinlere kırmızı kurdele bağlamak sanıldıgının aksine bekareti degil kötü ruh olan albastıyı kovması içindir.

Ay'ın Önemli Yeri:
Anadolu'da yeni ayın görünmesi sırasında yere diz çökerek niyaz edilmekte, gökyüzüne, aya ve toprağa bakarak dilekte bulunulmaktadır. Yeni ayın yeni umutlara ve yeni başlangıçlara vesile olacağı düşünülür. Bu olgu da Türklerin eski Gök tanrı inancından kaynaklanmaktadır.

Kurşun Dökme:
Kurşun Dökme de Şaman geleneklerinden kalan bir âdettir. Şamanlar bu ritüele “Kut Dökme” anlamına gelen “Kut Kuyma” adını vermişlerdi. İnsana musallat olan kötü ruhların olumsuz etkisini ortadan kaldırmaya yönelik olarak çok eski dönemlerde uygulanan sihir kökenli bir ritüeldi.

Nazar:
Anadolu'da halk arasında “nazar” olgusu çok yaygın bir inançtır. Bazı insanların olağandışı özellikleri olduğu ve bunların bakışlarının karşılarındaki kimselere rahatsızlık verdiğine, kötülük yaptığına inanılır. Bunun önüne geçmek için “nazar boncuğu”, “deve boncuğu”, “göz boncuğu” v.s. takılır. Nazar olgusu da eski Türk inançlarındandır.

Mezar Taşı:
Şaman ayin sırasında yardımcı ruhlarını kullanmaktadır. Ölülerin, ailenin vefat etmiş büyüklerinin, eski Şamanların ruhlarının, ormanın, suyun ve yerin yardımcı ruhlarının da Şaman'a yardım ettiği kabul edilir. Ölen büyüklerin ruhlarının çoğalması sonucu bu ruhların en kıdemlisinin ruhların başına geçeceğine ve bunun da diğerlerinin yardımı ile Şaman'a yol göstereceğine inanılır. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şaman'a gökyüzüne yapacağı yolculukta yardımcı olmaktadırlar. Toplumda ulu kabul edilen kişilerin ölümünden sonra ruhlarından medet ummak mezarları kutsamış ve bu yerler medet umulan yerler hâline gelmişlerdir. Günümüzde mezar, türbe, yatır ve benzeri yerlerin ziyareti ve bunlardan medet umulması da bu inanç sisteminin devamı olarak ortaya çıkmıştır Eski Türklerde mezarları gizleme geleneği yoktur, aksine özellikle büyüklerin özel mezarları yapılıp, üzerlerine bir yapı (bark) yapılmış, barkın iç duvarları ölünün yaşarken katıldığı savaş sahnelerini gösteren resimlerle süslenmiştir. Ayrıca mezarın veya mezar yapısının üstüne Balballar dikilmiş, sıradan kişilerin mezarlarına da, belirli olması için tümsek biçimi verilmiştir. Arap dünyasında mezar taşı yoktur. Ölünün toprakla bütünleşmesi ve zaman içinde kaybolması istenir. Kutsanması günahtır. Mezarlara taş dikilmesi ve bu taşın sanat eseri hâline getirilecek kadar süslenmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu'da görülmektedir.

Talih Kuşu Terimi:
Tanrıça Umay'ın simgesi kuştur ve bolluk bereket sembolüdür. Şamanlar yılın bazı kendilerine göre özel olduğunu düşündüğü günlerde tanrıdan bir istek veya dilekte bulunmak için kimselerin göremeyeceği dağlık ovalık ıssız alanlara istedikleri şeyin resmini toprağa çizerler veya taşlardan yaparlar üzerine de muhakkak bir kuş sembolü iliştirirlerdi. Günümüzde halk arasında hıdrellez zamanı insanların diledikleri eşyayı toprağa çizme veya taşlardan yapması da bu adeta dayanmaktadır.

Halı Kilim Desenleri:
Şaman'ın üzerine giydiği giysiye yılan, akrep, çıyan, kunduz gibi yabanî ve zararlı hayvan şekilleri çizilerek onların kaçırılacağına inanılırdı. Bugün Anadolu'da Türkmen köylerinde ve yaylalarda yaşayan yörüklerce dokunan halı, kilim gibi örgülerde de sıkça zararlı hayvan motifleri görülmektedir. Asırlar önce yaşamış Şaman atalarımızın giysilerinin izleri Anadolu da kilim motiflerinde yaşatılmaktadır.

Mevlit ve İlahiler:
Şamanlar ayinlerinde davul ve kopuz kullanmışlardır. Müziksiz bir ayin düşünülemez. Oysa İslam dininde Kur'an dışındaki dinî eserlerin müzikle okunması günahtır. Şaman geleneğinin devamı olarak Anadolu'da Hz. Muhammed'in, (S.A.V.) ve Hz. Ali'nin (R.A.) hayatları müzikle okunmaktadır. Mevlit ve İlâhiler sadece Anadolu'da uygulanan müzikli anlatımlardır.

Türbelere, Ağaçlara, Çalılara Bez ve Çaput Bağlamak:
Şamanizm inancında dilek dileme şekli. Küçük kumaş parçaları genel olarak ağaçlara çok önem verildiğinden ve yaşamın sembolü kabul edildiğinden ve yaşam üzerinde muazzam etkileri olduğu düşünüldüğünden, bunların dallarına bağlanır ve dileğin gerçekleşmesi beklenir. Günümüz Türkiye'sinde bu eski gelenek halen devam etmektedir. Temelinde ise doğadaki her varlığın bir ruhu olduğu inancı yatmaktadır.

Köpek Ulumasının Uğursuz Sayılması:
Şamanizm'de köpekler ruhun yaklaştığını uzaktan acı ulumayla haber verebilmektedir. Sıradan bir kişi bu ruhu görürse bu onun pek yakında öleceğine işaret sayılır. Anadolu'da günümüzde köpek uluması uğursuz sayılmaktadır. Köpeklerin bazı olayları önceden algıladıklarına ve bunu uluyarak anlattıklarına inanılır.

Gidenin Arkasından Su Dökmek:
Şaman kültüründeki suyun kutsallığı olgusunun doğurduğu adettir. Su berekettir, kutsaldır. “Su gibi çabuk dön, ak geri gel, ak çabuk, kazasız belasız git” demek için su dökülür gidenin arkasından. Ayrıca su içerken elle başı desteklemekte bir Şaman geleneği kalıntısıdır. Su içerken insanın aklı başından kaçmasın diye kafa elle tutulurmuş.

Mezarların Ayak Ucundaki Su Oyuğu:
Mezarların ayak ucunda bulunan küçük suluklar; ruhların susadıkları zaman kalkıp oradan su içmeleri inancına dayanır. Ayrıca kuşların, böceklerin o suluklardan su içmesinin, ölmüş kişinin ruhuna fayda edeceğine inanılır. Şaman kültüründe, ayinlerde kullanılan yardımcı ruhlar, kuş biçiminde tasvir edilmişlerdir. Kuş biçiminde düşünülen bu ruhlar Şamanlara, gökyüzüne yapacakları yolculukta yardımcı olmaktadır. Şöyle ki şamanizme göre Gök tengrinin tahtı ve uçmag göklerde arşın üzerindedir. Şamanların öldükten sonra ki tek arzuları bu tahta varıp uçmaga yani cennete girebilmektir. Bu yüzden de ruhlarının kuş şekline girip uçmasını arzu ederler. Ayrıca Şamanizm de ruhun nefeste taşındığına inanılır, o yüzden hapşuruğun hızıyla kişinin ruhu ağızdan çıkıvermesin diye hapşurana çok yaşa denilir.

40 Sayısı:
Eski Türk inanışına göre ruh fizikî bedeni 40 gün sonra terk etmektedir. Türk destanlarında kırk sayısı çok yer alır ve kırk yiğitler, kırk kızlar epeyce geçer. Manas destanında olduğu gibi, Dede Korkut hikâyelerinde kırk yiğitler görülmektedir. Kırgız türeyiş efsanesinde de, Sağan Han'ın bir kızı ve otuz dokuz hizmetçisi ile kırk kız bir gölün kenarına giderek sudan gebe kalmışlardı. Oğuz'un verdiği şölende, diktirdiği sırıkların boyu kırk kulaç uzunluğunda idi. Hikâyelerde ve masallarda kırk gün ve kırk gece düğünler, kırk haremiler, kırk satır ve kırk katır çok geçer. Bazı ejderhalar vardır ki onlar yenilmez ve ölmezler, ancak bunların tılsımları bozulursa ölürler. Bu gibi ejderhaların kırk günlük bir uyku zamanı vardır. İşte bu zamanda ejderhanın yanına gidilir, üzerinden kırk tane kıl koparılır, ateşe atılarak yakılırsa ejderha da ölür. 40 sayısı da totemcilik döneminden kalma bir inanıştır. Semavi dinler dâhil tüm dinlerde 40 sembolizmasının görülmesi dinlerin evrim süreci konusunda fikir vermektedir. İslâmiyet'te ölümün ardından 40 gün geçtikten sonra Kur'an ve Mevlit okutma âdetlerinin, Musa'nın Tanrı'nın buyruklarını Tur dağında 40 gün 40 gecede almasının, Eski Mısır'da firavunun ölümünden kırk gün sonra cennete gidebilmek için bir boğa ile mücadele etmek zorunda kalmasının, Hıristiyanların paskalyaya 40 gün oruç tutarak hazırlanmasının, Ayasofya kilisesinin zemin katında 40 sütununun ve kubbesinde de 40 penceresi olmasının kökeninde Şaman veya totem gelenekleri bulunmaktadır. Bebek doğduktan 40 gün sonra bebeği “kırklama” eylemini de dahil edebiliriz.

http://www.kultbilgi.com/samanizmden-gelen-adetlerimiz/

kağan

sophos
ilk türk devletlerinde (islamiyet öncesi türk devletlerinde) devletin başı, hükümdar.

Kağan olabilmek için hükümdar ailesinden gelmek ve erkek olmak şartı vardı. Töreye göre hükümdar iki biçimde tespit edilirdi; 1. Kurultay tarafından seçilen 2.Baş hatunun en büyük oğlu.

kağan'ın görevleri:
Ülkeyi düşmanlardan korumak
Ülkede birlik ve barışı sağlayıp boyları bir arada toplamak
Töreyi kurallarını uygulamak
Halkı adaletli ve eşit yönetmek
Halkını giydirip doyurmak
Ordunu başında sefere gitmek
Devlet görevlilerini atamak
Savaşa ve barışa karar vermek
Toy düzenlemek
Yüksek mahkemeye başkanlık etmek
Savaşa ve barışa karar vermek
Elçileri göndermek ve kabul etmektir.

nagehan alçı

mel
Kocası Rasim Ozan Kütahyalı ile birlikte katıksız türk düşmanı bir liberal. Okuduğuma göre Twitter'da şehitlere ve gazi eşlerine hakaret de etmiş sanırım. Bunlar Türklüğe ve Türkiye'ye düşman olmak için abdci de olurlar, Kürtçü-Pkklı da olurlar, Fetöcü de olurlar, akpli de olurlar ve olmuşlardır da. Egedeki Yunan işgalindeki 18 adamız için "18 kecinin otladıgı kayalıklar icin savaşalım mı?" Diyecek kadar hainlerdir. Biz Yunan adalarını isgal etseydik bunlar çıkıp, " Türkiye Yunan adalarını isgal etmekte haksızdır, derhal Yunanistana iade etmelidir" derlerdi.

imam hatip lisesinde tekbir rezaleti

mutant
Evimin yanında imam hatip olması sebebiyle az önce duymuş olduğum rezalettir. Önceden sabah andimizi okur istiklal marşıyla haftayı bitirirdik.

Bu or*spu çocukları andımız tadında dua ediyorlar. Bitince de tekbir cekiyorlar. Sinirlenip cama çıkıp "or*spu cocuklari" diye bagirip içeri kaçtım. Ülke nerden nereye gelmiş.

bunlar ilginizi çekebilir