confessions

frantz fanon

rom  · 14 Haziran 2017 Çarşamba

  1. toplam giri 391
  2. takipçi 12
  3. puan 6653

Selahattin demirtaş

frantz fanon
Kısa ve uzun vadeli sonuçları -bence- çok belirsiz ve faydası tartışmalı bir taktiği savunuyor.
Bugün chp-iyi parti'ye taviz vermek uzun vadede kendi hareketlerinin prestijini sarsabilir. Zaten metropollerde gerek duygusal gerekse eylemsel olarak düzene enterge olmuş olan hdp kitlesini daha da düzene, konformizme çekebilir ve demokratik özerklik falan da böylece kimsenin umrunda olmaz. belki de hdp olarak bunu istiyorlar, sessiz sakin bir sosyal demokrat burjuva partisi olmak istiyorlar. Eskiden olsa, başka birisi böyle bir "tatava yapma" taktiğini ortaya atsa ne faşistliğini bırakırlardı ne de ajanlığını... belki de ulusal hareketin burjuvasının çıkarları artık taviz vermeyi hatta dükkanı kapatmayı emrediyordur. herhangi bir şey söylemek henüz erken tabi. ama görünen o ki kürt hareketi kürt milliyetçiliğine yazgılıdır ve bunu aşmak istiyor mu, tartışılır. Dersim'de maçoğlu'na karşılar, batı'da chp-iyipten yanalar; gözümüzün önünde 'milli çıkarlar' şekilleniyor. 'milli çıkarları' temel almak da milliyetciliği ve kendi burjuvanı temel almaktır. türk solunun bazı ümitsiz kesimleri de peşinden sürüklensin dursun.

amerikan siyaseti

frantz fanon
muhafazakar - özgürlükçü ikileminde kutuplaştırıcı bir şov olarak yapılıyor. incir çekirdeğini doldurmayacak konularda kameralar önünde kavgalar çıkıyor, kampüslerde millet birbirine sövüyor. biz de emin adımlarla oraya doğru gidiyoruz sanırım.

amerikan demokratları

frantz fanon
amerikan cehapesidir.
dünyanın en büyük troll ordusunun bunlara ait olduğunu düşünüyorum. birini linç etmeye kalktılar mı bırakmazlar. ekşi sözlükte bile işi gücü trump'a sövmek olan ''yazarlar'' var ne hikmetse. amerika bitti ekşiye bile dadandılar. Milo Yianopoulos var mesela bunların belalısıdır. buna taktılar. açın ekşi başlığını, sürekli ona söven bir troll var orada.

her erkeğin adam olmak için feminist bir kadına ihtiyacı var

frantz fanon
naif bir sözdür diyelim. niyet okumayacağım.
pek de uzak olmayan bir geçmişe kadar ben de feminizmi çok matah bir şey sanıyordum.
feminizm erkeği adam falan etmez onu bitirir. ki zaten kendilerinin dediği gibi amaçları budur.
feministler, erkek-kadın eşitliğini değil, kadın egemenliğini savunurlar. bu yolun sonu kadın diktatörlüğüne çıkabilir çünkü sorununu erkeklik olarak görürler. kadına yönelik zulmü patriyarka diye bir şeye bağlar. bu patiryarka öyle bir şey ki onun düzeninde erkekler kadınlara kıyasla 8 kat çok öldürülürler, 9 kat daha çok intihar ederler, ortalama olarak 5 yıl daha az yaşarlar, daha çok zorbalığa maruz kalırlar, aynı suçu işleseler de kadına kıyasla daha ağır cezalar alırlar ve daha çok idam alırlar. ama kadın yine de dezavantajlı bir cinsiyet olarak lanse edilir. mantıken; erkek diktatörlüğü yani patriyarka denen bi sistemde erkeklerin kadınlara kıyasla daha iyi yaşam standartlarında olması gerekmiyor muydu. erkeğe mahkum olmak başka bir şeydir ama mazlum olmak başka bir şeydir. yani kadının mahkumiyet koşulları erkeğin özgürlük koşullarından daha konforludur ve belki bunun için kadınlar özgürlüğe feministlerin ve solcuların istediği kadar düşkün değildirler. çünkü özgürlük alınınca erkeğin başına ne geliyorsa kadının da başına gelebiliyor.

feminizm bunları görmemeyi tercih ediyor. bir sürü kanıtsız sözlerle çıkıyorlar karşımıza eski yunan'daki laf kalabalığı yaparak geçinen avare filozoflar, sofistler gibi... ve solu aratmayacak şekilde fırkalara bölünürler ki böylece bir şey de soramazsınız yani bakın sizinkiler şöyle şöyle saçmaladı diyemezsiniz. derseniz eğer ehm ben zaten o akımdan değilim, gerçek feminizm bu değil denilir çünkü bir programın yok, örgütün yok kafana göre eğip bük negzel... ama sürüklendiğin yer 3 aşağı 5 yukarı en postmoderninden, en yobazından bir radikal feminizm'dir yani meme açan femen'in yanıbaşı. mesela kadına diyorlar ki ''8 mart'ta erkekleri mitinglerde linç edenler vardı'' yanıtt diyor ki ''erkekler de dövüyor..'' böyle bir argüman.. diyor ki ''birinden bir hikaye duydum, adam tacizciymiş, ama 8 mart'a katılmış. erkekler böyle kendilerini aklıyor'' yani buna daha ne denilebilir ki. dedikoduyla siyaset yapıyor...
tüm kadınları dezavantajlı unsur yaptılar her yerde %40 kotayı savundular, yetmedi sendikalar disiplin kurullarına fiilen %60 kotayı koydu yani adam çıt dese sendikadan atılacak. niye kota olsun, niye tüm kadınları otomatik olarak dezavantajlı ilan ediyoruz. sendikacı, memur teyzelerin, akademisyen ablaların dezavantajlığını benim külahıma anlatsınlar. erkek siyasetçi yıllarca kastırsın kadın kıçını devirip yatsın sonra çok daha vasıfsız olduğu halde kotadan girsin. bunlar yanlış şeyler. şimdi açıkça konuşacağım solun ya salaklığından ya da popülizminden kaynaklı olarak solu da ele geçirdiler. ne idüğü belirsiz hizipsel sendikal kavgalara kadınlık alet edildi, pezevenkleri dövmek kadın düşmanlığı oldu... hdp'de zaten feminist dikta vardı, sendika.org da mor çıkıyor. artık bu sol iflah olmaz. bu mahalleden sosyalizm çıkmaz.
1

laik sözlük

frantz fanon
fransa cumhuriyeti'nin temel direklerinin dayandığı bir ilkeyi benimsemiş interaktif sözlük. fakat kendi yazar kitlesi bir şekilde sözlüğü terketmiş ve sözlük özgürlük çatısı altında her türlü pisliğe ev sahipliği yapar konuma gelmiştir. sözde cumhuriyetçi sözlük; cumhuriyet'in kestiği bourbon'ların, katlettiği vendeelilerin, alsas loren'den kovaladığı berlin piçlerinin yuvası haline gelmiştir.

ararat sözlük

frantz fanon
sunulan hiçbir yanlışın arkasında durmayan sözlük. şahsi fikrim bolşevik iktidarı isteyen sktrsin gitsin başka yerde kursun biz de kurtulalım. sbkp politikasını savunmamakla birlikte size sosyalizmi kurmakta başarılar diliyorum.hatta sesinizi daha gür çıkarın böyle sözlükte olmaz yasalar bazı şeylere müsade etmiyor.mudahaleye açık bir pozisyon yaratın ki soyunuzu kurutalım böyle kardeşlik türküleri ile olmuyor.
@şaumpyan sen de buraya layıksın demekki bize anlattığın kardeşlik türkülerinden dik baslililigindan eser göremedim.

alper taş

frantz fanon
rizeli, imam hatip terk bir ödp başkanı ve chp beyoğlu adayıdır.
aslında çok da sıradışı bir hayat hikayesi yok ama karadeniz komple sağcı sayan, kafasında bitiren yarı cahil kişilerin gözünde ilginç geliyor.
beyoğlu adayı olması ise chp'nin göz boyamasından başka bir şey değildir. seçilemeyecek çünkü, matematiğe aykırı. değil 30 yıl önce, 10 yıl önce bi kişi çıkıp alper bey'e veya geldiği dev-yol'dan bir aktiviste deseydi ki chp'den aday koyacağız, hem de genel başkanımızı ne derlerdi veya hangi sopayla kovarlardı acaba.

hüseyin nihal atsız

frantz fanon
eskiden bunun takipcilerinin olduğu bir forum sitesi vardı. ırkçılığın henüz bu kadar itin götüne sokulmadığı zamanlardı. bunlar da orada kürtlere, azınlıklara falan küfediyor ve kafatası ölçüyorlardı. evet bildiğin sik ölçer gibi kafatası ölçüyorlardı kafanın arkasında "türk kemiği" diye bi kemik varmış o bizde var mı yok mu muhabbeti yapıyorlardı hatta örnek olsun diye kendi fotograflarını atanlar vardı. aralarında askerler falan da vardı. militarizm revaçtaydı, ülkücülere ise çapulcu derlerdi sevmezlerdi. bir gün ülkücü bir kız selamı aleyki falan filan ülküdaşlarım kendime sevgili arıyorum tarzı bi konu açmıştı, ortalık yıkılmıstı. bu sitede banlananların profilinde "atıldı" diye yazardı. "çapulcu olduğu icin atılmıştır", "soysuz bir piç olduğu için atılmıştır" diyordu birine de "aptal olduğu icin atılmıştır" yazmışlar. dönemin en kanser en komik ortamlarından biriydi yani. admini "gökyeleli bozkurt" diye biriydi. daha sonra ekşi sozlukte de o nickte bir troll ortaya çıktı ama zannedersem aynı kişi değildi.
ekşi sözlük, bunlarla ve atsız'la öyle iyi taşak geçmişti ki... şimdi belki biraz da bunun etkisiyle takkiye yapıyorlar. o web sitesine de fetö provokasyonu diyorlar. zaten şu sağcılarda ne halt yeseler fetöye bağlamak moda oldu amk. fetö cakal da senin aklın yok mu niye oyuna geliyorsun.

ideoloji karmaşası

frantz fanon
şöyle enteresan bir kitap buldum. tüm ideolojileri tek tek anlatmış. https://turuz.com/book/title/Siyasi+Ideolojiler-Andrew+Heywood-Chev-K.Bayram-O.Tufekchi-H.Inac-2011-345s

"Yazar, uluslararası bir perspektifle, klasik 19. yüzyıl ideolojileri olan liberalizm, muhafazakârlık ve sosyalizmden, yakın zamanlarda doğan feminizm, ekolojik düşünce ve siyasî İslam gibi ideolojilere, her ideolojinin hem tarihsel gelişimini hem de onların siyasî hareketlere, siyasî partilere ve hükümetlere yapmış oldukları etkileri net bir şekilde ele alarak, okuyucuya siyasî ideolojiler hakkında geniş ve sistemli bir bilgi kaynağı sunuyor."

kapitalizm

frantz fanon
tam ve gercek kapitalizm oyle bir şey ki belediye sebze satarsa yok, sumerbank ayakkabı yaparsa yok, erkin baba gitarı kacak taşırsa yok, gümrük vergileri, kamu sektörü varsa yok. güney korenin kuruluşunda yok, keynes abdsinde ve paternalizmde, obamanın saglık sisteminde yok, israilin ben gurion devrinde yok, kibbutzlardan zaten hic yok.. serbest rekabet yoksa (yani emperyalizm caginda) yok, ithal ikame varsa orada da yok muhterem kardeşlerim.

-eh hocaefendi, buna kısaca bugün kapitalizm diye bir şey yok desene.
1

türkiye'nin kapitalist bir ülke olması

frantz fanon
tr kapitalisttir cünkü türkiye'de üretim araçlarının özel mülkiyeti esastır. ya ne olacağıdı.
kapitalizm (neo)liberalizmden ibaret değil ki.

vay şu tarihte döviz yasaktı, vay bu tarihte yabancü sigara satılmıyordu ve benzeri korumacı önlemler kapitalizme terstir dersek eğer dünyada kapitalist ülke diye bir şey kalmaz. 1929 krizinden sonra devletçiliği arttıran abd ve avrupa ülkeleri dahi kapitalist değildir deriz.

gerçek islam bu değil, gerçek sosyalizm bu değil, gerçek milliyetcilik bu değil muhabbeti gibi gerçek kapitalizm bu değil diyenler de var elbet. hadi siz gercegini gösterin; güney kore'de devlet ne yapmış; kapitalist oligarklarını cinayetler ve terörle sike sike vatansever yapmışlar mesela yani diktatorun devlet mudahelesi var.. nereye yatırım yapıp yspmayacaklarıni diktatör belirlemiş. şimdi o da gercek kapitalizm değildir, bonapartizmdir öyle mi. en az 1900lerden beri tekellerin at koşturduğu bi dünyada neyin serbestisinden bahsediliyor onu da anlamış değilim.
2
0 /