hulusi akar

jakoben
bu herif benim 18 ay askerlik yapan bir arkadaşımın komutanıydı eskiden. sene bilmem kaç.tabii o zamanlar world leader in the ass hole on the general falan değil tabi rütbesi. adam askerden döndü bavulu kapının önüne attı aç pleysteyşını geliyorum diyerek banyoya gitti. şimdi askerden yeni geldiği içinde aç ve geliyorum gibi sözcüklerin aynı cümle içinde kullanılması tedirgin etmedi değil. neyse. herif götüne bir pijama çekti oturdu aldı joystiği eline takım seçerken ilk kurduğu cümle ''oğlum cumhuriyetin başı büyük belada'' idi. iki yada üç sıfır kazandı diye hatırlıyorum. güzel oyundu.tıpkı cumhuriyet gibi :(

savaşçı dizisi

jakoben
bugün zor bir gündü. önce maltepe'ye imamoğlu geldi. gittik. tabi onu görmeye değil de diğer küçük siyasi gençlik gruplarıyla kaynaşmaya.sonra eve geçtim bir ara. internete bir baktım kılıçdaroğlu'na saldırı.hop çektim komünist parkasını kızıl peçeyi gittim halkın başına dikilmeye. artık faşistler mi saldırır polis bölücü soyludan emir alır ateş mi açar ne bok olacağı malum belli değil diye ekiplerin başında rahat pozisyonunda asker dikildim. bu ne sikime dikiliyor diye baktılar sağ olsunlar militanlığım paçamdan aktığı için gelip ne arıyon lan burada diye sormadılar. anlamışlardır herhalde bir bok yapmaya kalkan olursa kan çıkacağını. halkı sokakta bulmadık aq. sonra çoğunluk dağılınca eve geldim iki duble rakı koydum kılıçdaroğlu'nun başına gelen büyük bir mesaj olduğu için kendisini tasvip etmesem de temsil ettiği kitle benim kitlem, benim yaşantı biçimime aşağı yukarı yakın topluluk.taktım kafaya. neyse. tv'de de bu dizi oynuyor. adamlar ben izlerken ateş ediyorlardı. haluk, gardaşım dayan yetiştimler falan..gülüyorum aq bunlar niye böyle abartılı rol yapıyorlar falan diye. sonra üşüme tuttu tir tir titremeye başladım. faşistlerle taşak geçenleri cezalandırma tanrısı iş başında aq. girdim yatağa çektim yorganı kafama kadar. bir saat uyudum. uyandım salona geçtim. mezelerim büzüşmüş rakının yanında gömdüğüm elmalar falan kararmış ama adamlar hala ateş ediyorlardı. niye? şaosıjsdjıoşaosd neden siktiğimin televizyonunda bu kadar fazla ateş eden adam var aq? bu nasıl bir propaganda lan? bunlara haftanın her günü maruz kalan adamların topluma karışmasına müsaade edilmesi suç değil mi?

yazarların cüzdanlarında taşıdığı garip nesneler

pencere
yıllar önce sevdiğim kadınla 2. el buzdolabı satan bir dükkana gitmiştik. çok mutlu da geçirdiğimiz günlerden biriydi. o gün dükkan sahibinin kartvizitini almış cüzdanıma koymuştum. artık o kentten 600 km uzakta yaşıyorum. 2 yıldan da fazla oldu bu olay üzerine. fakat hala bu nesneyi cüzdanımdan atamıyorum. ayıp değil ya, böyle işte.

utancımı anlatıyorum

pencere
hüzünlü bir rıfat ılgaz şiiridir.

ölüm hiç özenilecek şey değil
sevgilim ölümün güzeli yok
bir çirkin oluyor insan görme
sevmeyi düşünmeyi unutuyor
ölecek misin ya bir meydanda öl
ya da dağ başında kavgan için

böyle yatakta miskince ölme
önce ellerden başlıyor ölmek
hiç yarım kalmış bardak gördün mü
kurulmuş kol saati komodinin üstünde
kitap gördün mü az önce okunmuş
görmedin değil mi ben çok gördüm
bu yüzden ölemiyorum kolay kolay

hem ölmek de nerden aklıma geliyor
insanlar uzayda dolaşırken
bütün ilaçları içiyorum yarım kalmasın diye
bütün kitapları okuyup bitiriyorum
boyuna kuruyorum saatimi
getirdiğin portakalları yiyorum

sana beğendirmek zorundayım kendimi
bilmiyorsun direnmek zorundayım
utanırım karşında ölmekten
yaşıyorum böyle daha iyi

mig

sophos
mikoyan i gureviç'in kısaltması (Микоя́н и Гуре́вич)
sscb döneminde kurulmuş, ikinci dünya savaşı sırasında sscb'nin ilk başarılı jetlerini, şu an ise rusya'nın askeri uçaklarını üreten firma. diğer büyük firma ise (bkz:suhoy) (ing. sukhoi)
ismini kurucuları Artyom Mikoyan ile Mihail Gureviç'in soyadlarının kısaltmasından alır. mikoyan ermeni, gureviç ise yahudidir.
(bkz:mikoyan kardeşler)

gecenin şiiri

pencere
erenköyü'nde bahar

cânan aramızda bir adındı,
şîrin gibi hüsn ü âna unvan,
bir sahile hem şerefti hem şan,
çok kerre hayâlimizde cânan
bir şi'ri hatırlatan kadındı.

doğmuştu içimde tâ derinden
yıldızları mâvi bir semânın;
hazzıyla harâb idim edânın,
hâlâ mütehayyilim sadânın
gönlümde kalan akislerinden.

mevsim iyi, kâinât iyiydi;
yıldızlar o yanda, biz bu yanda,
hulyâ gibi hoş geçen zamanda
sandım ki güzelliğin cihanda
bir saltanatın güzelliğiydi.

istanbul'un öyledir bahârı;
bir aşk oluverdi âşinâlık...
aylarca hayâl içinde kaldık;
zannımca erenköyü'nde artık
görmez felek öyle bir bahârı.

yahya kemal beyatlı

aynı yıldız

pencere
cevat çapan çevirisiyle güzel bir yannis rıtsos şiiri

ıslanmış parlıyor damlar ay ışığında. kadınlar
şallarına sarınıyorlar. evlerine koşuyorlar saklanmak
için.
biraz daha oyalansalar eşikte, onları ağlarken yakalayacak
ay.

o adam her aynada, çıplaklığı içine kapatılmış
bir başka saydam kadın olmasından şüpheleniyor
- sen ne kadar uyandırmak istesen de onu, o uyanmayacak.
bir yıldızı koklayarak uyuya kalmış o kadın.

adamsa uyanık yatıyor koklayarak aynı yıldızı.

bir çelenk

pencere
cevat çapan çevirisiyle güzel bir yannis rıtsos şiiri

yapraklarla gizlenmişti yüzün.
birer birer kopardım yaprakları sana yaklaşmak için.
son yaprağı kopardığımda, sen gitmiştin. sonra
bir çelenk ördüm kopan yapraklardan. kimsem yoktu
verebileceğim. ben de çelengi alnıma yerleştirdim.

neredeyse eksiksiz

pencere
üzerine uzun uzun düşünülmesi gereken yannis ritross şiiridir.

biliyorsun, ölüm diye bir şey yok, diyor adam kadına.
biliyorum, evet, artık öldüğüme göre, diyor kadın.
iki gömleğin de ütülendi, çekmecede,
sadece küçücük bir gül benim özlediğim.

kılıçdaroğlu’nun dayak yemesi

pencere
kensilikle münferit bir vatandaş tepkisi değildir. çetesel ve organizel bir linçtir. kınıyorum.

sayın kılıçdaroğlu, en az akp'li politikacılar kadar çok eleştirdiğim bir siyasi liderdir. fakat, ülkemizin en çok oy alan ikinci lideri olarak gittiği her mekanda gerekli saygının gösterilmesi gereken bir şahsiyettir. görüntüleri izlemedim. 70 kusur bir insana, organize bir çete tarafından yapılan saldırıyı görmek beni haftalarca sürecek kadar büyük bir ruhsal buhrana sürükleyebilir. bu çirkin lince eminim bir çok akp'li seçmen de aynı hassaslıkla yaklaşmakta. bu kadarı da yapılmaz demekte.
erdoğan'ı, partisinin altını oyan bu çeteye karşı bir an evvel tadbir almaya davet ediyorum. akp umrumda falan değil, ülkemiz bu kadar çok günahı, çirkinliği ve yozlaşmayı hiç bir koşulda hakketmemekte.

kılıçdaroğlu’nun dayak yemesi

jakoben
bir videoda orospunun teki kılıçdaroğlu'nun saldırı esnasında sığındığı ev için ''yakın orayı'' diye götünü yırtıyordu. bunlar eğitilemez. bunların yaşamı bize tehdit olmaktan başka bir bok değil. yaşamlarının amacı da yok aq. bedavadan maaş almak ,yemek, sıçmak, namaz kılmak ve vakti gelince taksirat affı dileyip cennete çocuk sikmeye gitmek. çok basit bir algoritma ile bile bunlardan daha değerli canlılar olduğumuz bariz ortada. başka sözüm yok. bu cehaleti güçlendiren liberal özgürlükçü orospu evlatları götüne soksun vaziyeti. hah şimdi ötün bakalım ne var türbanda ne var onda bunda.. hadi ötün aq

incil okuduğu için birisine saldırmak

the spook
eğitimi gavur icadı olarak gören, öğrenmeyi ve araştırmayı reddeden rezil türkiye çoğunluğu tarafından yapılan ahlaksız eylemdir. Olayda ana kahraman benim, bizzat saldırıya uğrayan yani üstelik olay yeri de izmir swh. Hristiyan bile değilim ki üstelik olsam ne olacak? Faşist deha hitler'den tut, napolyon'a kadar tarihi tek tek araştıran bir insan olduğum için kendimle gurur duyuyorum, okumaya da devam edeceğim.
3

kılıçdaroğlu’nun dayak yemesi

the spook
ülkenin bölündüğünün fiiliyat olarak göstergesidir. Daha da hiç kimse milli birliktelik vb. terimlerden bahsetmeye kalkmasın. halka, Sadece bir cevap hakkınız var, ya ülkeyi chp, ya da ülkeyi pkk veya ışid yönetecek, hangisini seçersiniz? sorusunu yönelt. 2. şıkkı seçmezlerse canlı yayın açıp kafama sıkacağım.