reenkarnasyon

ickial
berrin türkoğlu'nun yaşanmış esrarengiz olaylar adlı kitabını okuduktan sonra gerçek olduğuna inandığım kavram. buna inanan insanlar ölen bedendeki ruhun tekrardan başka bir bedende dünyaya geleceğine inanır.

bahsedilen reenkarnasyon çok eski bir inançtır. bazı inançlara göre insan 2 veya 3 kez tekrar dirilir ve yeniden hayata başlar ancak bu olay sonrasında eski hayatına dair hiçbir şey hatırlamaz.

(bkz:ruhgöçü)

nurullah ankut

tarihsel maddeci
26 temmuz tarihli yazısında, pkk tarafından katledilen necmettin öğretmenden bahseden yurtsever...nurullah ankut

23 yaşındaki Necmettin Öğretmen'in, memleketine giderken yolunu kesip, arabasını yakıp, katledip cesedini dereye atmak
nasıl bir canavarlıktır yahu…
Nasıl bir anlayışın ürünüdür, bu insanlık dışı katliam…

http://kurtuluspartisi.org/1-30/

gereksiz insanlar

sorbuyukbaba
Benim hayatımda gördüğüm en gereksiz insanlar şu okullardaki öğrenci işlerinde duran insanlardır.
Senin olayın öğrenci belgesi vermek yani, neden bu profesör havası anlayamıyorum ki arkadaş.
Not: işini layıkı ile yapan insanları ayrı tutuyorum. Umarım benim hiç rastlamadığım yerlerde güzel insanlar bu işi güzel güzel icra ediyorlardır.

hatırladığında içini kara bulutlar sardıran şarkı sözleri

immortallydia
The wall on which the prophets wrote
Is cracking at the seams.
Upon the instruments of death
The sunlight brightly gleams.
When every man is torn apart
With nightmares and with dreams,
Will no one lay the laurel wreath
When silence drowns the screams.

Confusion will be my epitaph.
As i crawl a cracked and broken path
If we make it we can all sit back
And laugh.
But i fear tomorrow i'll be crying,
Yes i fear tomorrow i'll be crying.

Between the iron gates of fate,
The seeds of time were sown,
And watered by the deeds of those
Who know and who are known;
Knowledge is a deadly friend
When no one sets the rules.
The fate of all mankind i see
Is in the hands of fools.

Confusion will be my epitaph.
As i crawl a cracked and broken path
If we make it we can all sit back
And laugh.
But i fear tomorrow i'll be crying,
Yes i fear tomorrow i'll be crying.

King Crimson- Epitaph

Gece 3-6

ama bence
Uyanık olduğumda kendimi sokaklara atıp boş boş gezmemek için kendimi zor tuttuğum saatler. Yalnız yaşıyor olsam tutamazdım da gerçi

teslis

valonqar
hristiyan inancının bel kemiği de denen bir inançtır. yani bunu inanmayan bir kimse hristiyan olamaz. bununla beraber teslis inancını maide-116 gibi değerlendirirsek yanlış yapmış oluruz. teslis inancı tanrı'nın üç değişik formunu yansıtır. göksel babamız olan tanrı, onun insan suretine bürünmüş hali olan isa mesih ve kutsal bakire meryem'in de gebe kalmasını sağlayan ve herkesin içindeki doğru yol gösteren, bir nevi vicdan diyebileceğimiz kutsal ruh. bunu su gibi düşünün. suyun da 3 formu vardır; buz, su ve buhar.

teslis inancıyla ilgili eski ve yeni ahitte neler yazdığına gelirsek;
«ey yakub ve çağırdığım israil, beni dinle: ben o'yum; ilk benim, son da benim. evet, yerin temelini benim elim koydu ve gökleri sağ elim yaydı; ben onları çağırınca, birlikte dikilip dururlar.. bana yaklaşın, bunu dinleyin: başlangıçtan beri gizlice söylemedim, vaki olduğu zamandan beri ben oradayım; ve şimdi rab yehova (baba) ve onun ruhu (kutsal ruh) beni (söz) gönderdi.» (yaşeya 48:12,13-16)

«isa onlara yaklaşıp, “gökte ve yeryüzünde tüm yetki bana verilmiştir” dedi. “gidin bütün ulusları öğrencim yapın. onları baba, oğul ve kutsal ruh adıyla vaftiz edin. sizlere buyurduğum her şeyi tutmaları için kendilerini eğitin. bilesiniz ki tüm günler boyunca, çağ sona erişinceye dek sizlerle beraberim.”» (matta 28:18-20)

Laik itiraf

mergen
1 seneyi aşkındır ateistim. rahmetli dedem de dinine pek bağlı bir insandı. islamcıların 'gerçek islam bu değil' mottoları var ya hani, işte tam olarak onu yansıtan bir insandı. gerçekten karekteri itibariyle de çok güzel bir adamdı. aynı zamanda koyu da bir atatürkçü idi. neyse fazla uzatmayayım bu başka bir girinin konusu.

2 sene evvel yani ben daha dini yeni yeni sorgulamaya başlarken vefat etti. yanında olamadım çünkü o istanbul'da bense okul dolayısıyla samsun'daydım. ama vefat etmeden önce ki son konuşmamızda öldükten sonra her ayın ikinci cuması ona bir cüz kuran-ı kerim okumamı istedi. vefatından itibaren bu ritüeli bir kez olsun kaçırmadan yerine getiriyorum. biliyorum çok saçma. neresinden tutsanız elinizde kalır. ama hissediyorum. belki islam, belki hristiyanlık, belki de musevilik ya da sayamayacağımız kadar çok dinden biri doğrusudur. belki de benim inandığım üzere hepsi çöptür. fakat hangisi doğru olursa olsun. onun bana her ayın ikinci cuması yukarıdan tonton yanaklarıyla, ecevit bıyıklarıyla ve vakur duruşuyla gülümsediğini hissedebiliyorum.

nur içinde yat dede.