confessions

frantz fanon

rom  · 14 Haziran 2017 Çarşamba

  1. toplam giri 350
  2. takipçi 12
  3. puan 6509

enemy at the gates

frantz fanon
estetik, güzel yönleri olan ama bütünlüklü bakınca içinde pek çok hata bulunan bir film.
o açıdan zamanın ruhunu ve o kentin kültürünü ve insanını tam anlamıyla yansıtmıyor ama abd kafasıyla (bir tür oryantalizm, sağdan soldan duyulanlar, karkatürleştirmeler) yansıtıyor.
filmdeki bazı sıkıntıları spoiler altında yazacağım
1) 2 kişiye 1 tüfek düşüyor, o sahne hikayedir arkadaşlar. 2)politruk (yani siyasi komiser ha) ''imana'' geliyor ''zengin ve fakir her toplumda olacaktır. yetenek zengini yetenek fakiri'' gibi abuk bir cümle kuruyor. herhalde marksistlerin ''herkesten yeteneğine göre herkese ihtiyacına göre'' vecizesini bilmiyor ama adam güya politruk işte 3) ''annem mahalledeki en iyi patatesi yapar'' tamamen avrupa kültürünü rusyaya taşıma gayesiyle uydurulan saçma sapan bi cümle. (borsch de, shi de patates ne amk

böyle bakınca çekmeseler bunu daha mı iyiydi acaba diyorsun. ama rusların bu konu üstüne çektikleri de bu film kadar olay olmuyor çünkü hollywood amk. bondarchuk'un stalingrad diye filmi varmış kaçımız izledik. kaçımız bondarchuk diye birini tanıdık. angolsakson kalkıp da sovyetleri çekmesin arkadaş, indiana jones oryantalizmi gibi oluyor çünkü, gitsin a bridge too far (savaş köprüleri) çeksin, alkışlayalım, çünkü adam o hayatın içinden gelmiş.

düzenler değişir ama fakir hep fakirdir

frantz fanon
fakirler niye hep fakir olsun. fakirliğin sonsuz olacağına sizi iman ettiren şey nedir. hiç bir yere ilerlemediğini, mevcut mülkiyet ilişkilerinin kıyamete kadar hep aynı olacağını, tarihin hep bir çember icinde döndüğünü -eskiden de aynı olduğunu- inanan bir mayalıdan veya romalıdan, ortacagdaki serften, padisahim cok yaşadan ne farkı var bu algının. artı değer sömürüsü, artı ürün sömürüsü niye ortadan kalkmasın. toprağa bağlı serflik, ağalık kalkmadı mı, antik kölelik kalkmadı mı. peki ücretli köleliğe olan imanınız niye. hayır çok memnunsanız savunun amk ama aleni bir sömürüyü kaldırmak, hem kendi vatandaşının hem zayıf ülkelerin gaspıyla çalısan düzeni müzeye koymak icin çabalamak daha erdemli olmaz mıydı acaba.

sinema

frantz fanon
abd hegemonyası altındadır. biraz başka ülkelerin imdbsini* karıştırıp, altın palmiye fln almış filmleri de izleyince neyden mahrum kaldığımızı görebiliyoruz.
*ama tabi imdbde en cok puan almış filmler, o ülkenin en iyi filmleridir diye bir şey yok.

pavyon

frantz fanon
ankara havası çalınan, bazısı slav bazısı türkiyeli kadınların iç anadolu ve roman müziğini seviyor taklidi yaptığı, bazen kavgaların çıktığı, karısıyla sorunlu bi ilişkisi olan tarım tüccarı, mirasyedi, doblocu vb kesimlerin takıldığı mekanlar. ya da bende öyle bi izlenim uyandırdı (behzat ç, ankaralı turgut, etrafımda gördüklerim, duyduklarım sağolsun).

feminist sözlük

frantz fanon
laik sözlükten de kötü günler yaşayan bir platform. bunun nedenlerinden biri -tahminimce- feminist olmayanı yazar yapmamalarıdır.
üye oldum, (üye olurken niye üye olmak istediğinizi yaziyorsunuz) fikirlerimi gizlemedim, şimdi güya "yazar adayı"yım ama ne başlık açabiliyorum ne entri girebiliyorum... madem yazdirmicaniz niye uye yaptiniz lan. kadınlar irrasyoneldir diyenlere hak vermeye başladım. swh. tam trollemelik, sivilceli abazan tayfa cok trolluyor diye belki temkinliler ama gel de trolleme simdi.. yazarım ama bisey yazamiyorum, bir de özgürlükçü geçinirler.

çeçenistan

frantz fanon
çeçenistan ismi bugün rusya federasyonu'nun içinde olan çeçen cumhuriyeti'nın türkçe'deki yaygın adıdır.
rusya'yı 1.çeçen savaşı'nda yenip 2.çeçen savaşı'nda yenilen (ve fiilen yok olan) devletin adı ise çeçen içkeriya cumhuriyetidir.
ç.i.ç. yok edilince, yerine (ayrılıkçı olmayan) çeçen cumhuriyeti kurulmuştur. enteresan olan şey şu ki bu ç.ç.'nin başına getirilen klan (kadirov ailesi) dönek çiç'çilerdendir (1.savaşta içkeriya tarafında yer almışlardı).
edit:imla
3

almancı

frantz fanon
artık türkiyeli değil ama tam anlamıyla almanyalı da olamayan (veya olmak istemeyen) bundan dolayı da belli bi bunalım yaşadığından şüphelendiğim bir kimliktir. ki bu kültürel yalnızlığı doğurur.
bu bunalımı aşmak içinse ya dombraya ve mhpye ya da yeni-sola (yani ulusları, cinsiyetleri vb kimlikleri reddetmeye) kaymaları -o açıdan- sürpriz değil.
2 /

bunlar ilginizi çekebilir