confessions

jakoben

βετεράνος♛  · 25 Mayıs 2017 Perşembe

  1. toplam giri 1279
  2. takipçi 40
  3. puan 24932

atatürk ilkeleri

jakoben
şu gün yaşasaydın hayatının hatasını yaptığını anlardı paşa. gerçekleştirmek istediği ilkeler kurduğu düzen ile çelişiyor. tabii o zamanlarda çok zor bir durumdan ayağa kalkmış ve gericiliğin mal olduğu boklardan ders almış bir halkın içinden burjuva çıkarttığı için o zamanın burjuva sınıfında sadece yiyeyim yatayımcılık yoktu. olamazdı. çünkü kalkınmak zorundaydı ülke.olamazdı çünkü paşa götlerini keserdi. insanlar ödedikleri bedelin geri dönüşünü istiyordu.taze bir savaş.. yani mutlu ve mesut olmak. o vaktin burjuvası bunu nitekim başarmıştır da. eski fotoğraflara bakınca az,öz zekasının kalitesi giyimine yansımış karman çorman olmayan bir halk, sovyet tarzı fabrikalar, erdeme sahip bir burjuva. bu durum paşa ölene kadar sürdü. sonra bitti. geri kalan tarih talana dönüştü. ilkelerine bakınca sosyalist bir düzende o ilkelerin daha net var olabileceğine emin oluyor insan. başka çıkışı yok ülkenin. fakat bıkmıyor bu halk, takım elbiselerinin içinde insanlık erdeminin zerre kırıntısını taşımayan para göz adamlara saygıda kusur etmemekten. artık bu ülkenin halkını ileri taşımak isteyen bir burjuva yok. onunla alay eden, elindeki tüm kitle iletişim organlarından tam gaz propaganda ile onu cehalete mahkum edip sömüren bir burjuva var. ne yazık ki paşa kurduğu düzenin güvencesi konusunda haksız çıktı. cumhuriyet ebediyen var olamadı.yitip gitti. sokaklar güvensiz, insanlar kokuşmuş, kapitalizm ölmüş. bunları tüm sorumluları son dönem burjuvalarıdır. akp ile vaktinde karları için ittifak edip, şu sıralar her haber sitesinde görüldüğü üzere, bir bir birikimlerine kayyum atanan asalaklardır. tabi ki de sizi eninde sonunda siktir edeceklerdi. dedi solcular vaktinde, etmeyin, eylemeyin diye...

yanlış millet

jakoben
bir rus yarbayı tarafından dile getirildiği iddia edilen söz; ''Kanaatimce Mustafa Kemal Atatürk, yanlış bir milleti kurtardı.'' işin felsefi kısmı kesinlikle doğrudur. mustafa kemal paşa türk milletini bir bütün olarak hayata tuttururken türk'ün özüne güvenmiştir. sırf kanı türk diye kurtardı kısmı işin edebiyatı ,zırvasıdır. türk'ün kurtuluşu, yeni dünya'da söz ve hak sahibi olabilecek potansiyel barındırdığı için kendisine lütfedilen güzelliktir. dünya'ya baktığımız zaman burjuva yükselişlerinde idare tamamen yüksek sınıflı ailelere geçtiği için rus yarbay bu cümleyi kurarken dünya'ya bakış açısını da belli etmektedir. buradan bakınca, muhtemelen sovyet bir yarbaydır bu adam.. sonuçta kürt milletini de kurtarsa idaresi altında bir millet olacak, farklı bir düzen ile dirayeti yine yüksek bir ülke kurabilecektir. burjuvanın bakış açısını ifade eden bir cümledir yarbayın kurduğu. bir millet seç, kurtar ve yönet. hak etmiyor mustafa kemal paşayı bu millet.

zeytin dalı

jakoben
ölen askerlerden bir tanesinin eşi evlenirken birlikte fotoğraf çektirdikleri yerlere tekrar gidip tek başına aynı pozları vermiş.vatansever bir çocukmuş ancak kör ve ahmak bir sevgi bu.hatta bu sevgi değil, sadakat.vatana sadıklar fakat vatan,ona sadık olmayanların kontrolüne geçince,o sadakatin tavrının değişmesi gerekiyor.tabi türkçü gençlere o potansiyel düşünce sistemini vermiyorlar. çünkü onlar genç,atletik ve güçlüler, ne olursa olsun karlarımızı koruyabilirler. iyi ki ülkeyi onların bakış açısıyla sevmiyorum, ölen çocukta üst düzey bir asker, yani ihtilal örgütlemek varken, ülkeyi soymaktan cebini sökmüş hainlerin emir ve vatan propagandasıyla bende birilerinin cebine oradan para girecek diye gaza gelir silahı kuşanıp giderdim oraya.

devrimci şiir yazmak için gerekenler

jakoben
devrim fikri benimsemiş biri olarak her zaman basit bulduğum iştir şiir. sebahattin ali'nin şarkılaştırılmış şiirlerinden tut cemal süreyya'ya kadar hiç beğenemem. hayatımda bir tane şiir sevdim, o da faşist beyinsiz atsız'a ait mutlak seveceksin beni. onun sebebi de şiiri romanının içinde gerçekten devrimci bir tavrı ifade ediyor. tabi at kafası yazarken bunu fark etmemiştir kesinlikle, yoksa kalemiyle müdahale ederdi.şiirler devrimi anlatamaz o yüzden sevemiyorum galiba. devrim gelince sokaktaki kediye beslediğin ilgi, onlara bakışların bile tümden değişeceği için. o kedilere şuan ki bakış açını oluşturan etkenlerin yok olup devrim ile birlikte bambaşka bir hal alacağı için ve sadece işin kedi kısmı bile böyleyken devrimle ilgili ancak roman okunur.ha, devrimci romanı okuyupta yukarıdaki arkadaş gibi taşşak geçecek adamda tanımıyorum. adamı , can evinden vururlar. sefillerden başlayabilirsiniz
6

polder

jakoben
şiarı ''halkın polisi''olmak olan polislik mesleğinin cumhuriyetçi ahlaka sahip olduğu döneme ait bir dernek.açılımı polis derneği.

yayınladıkları ''Tüm Ulusumuza'' bildirisi;
“Polis halkla organik bir birlik oluşturur. Hizmet etmekte olduğu toplumdan ayrı değil fakat onun bir parçasıdır. Polis; anayasal ve demokratik hakların kullanılmasının önünde bir engel, öğrencilerle küskün, toplantı ve gösterilere gereksiz müdahale eden, yurttaşlara kötü davranan bir örgüt değildir. Bu duruma çevrilmesine hiçbir zaman hiçbir çevrenin gücü yetmeyecektir. Tüm yurttaşlara eşit, yansız, ayırt etmeksizin ve incelikle davranmak polis yönetiminin temel politikası olmalıdır. Şurası unutulmamalıdır ki; halkın polise ve yasalara karşı tutumunun oluşmasında en önemli etmen polisin kendisidir. Kolluk hizmetleriyle ve ülkenin sorunlarıyla ilgili tüm görevlileri, yurttaşları ve kuruluşları güncel konuya eğilmeye ve yandaş olmaya davet ediyoruz”

1978 yılı faşist saldırıların çok yoğun olduğu bir senedir. Toplu öldürmeler, aydın ve önder kişilere dönük suikastlar, kitlelere dönük faşist saldırılar birbirini izler. Pol-Der bu gidişata karşı toplumu uyarmaya çalışır. Bunun üzerine Pol-Der'in yaptığı bir açıklama şöyledir:

“Her gün halka ihanetin yeni bir örneğini veren faşizmin, halkın dostlarını, aydınları, düşünürleri, namuslu insanları, güzeli, düşünenleri hedef almaları rastlantı değildir. Amaç toplum katmanları arasında yılgınlık yaratmaktır. Pol-Der olarak azgınlaşan faşizm karşısında tüm namusluları, halkın dostlarını yüreği insanlar ve insanlık için çarpanları birliğe ve dayanışmaya demokratik yoldan mücadeleye çağırıyoruz”

düzen tarafından karşılarına pol-bir isimli bir örgütlenme çıkartılmıştır.''polis birliği'' halkın polislerine karşı devletin köpekleri pardon, devletin polisleri ilkesini şiar edinmişlerdir. aralarında da takışmalar olmuş, fiziki bir çok saldırıya maruz kalmış, sürülmeler yaşamıştır halkın polisleri.evet bir zamanlar polislik göt delikliği değildi. cumhuriyetin ilkelerine bağlı, halkının top yekün varlığını herşeyin üstünde tutan. halkın devlet için değil, devletin halk için var olduğunun bilincinde adamlardı. zaten sağ sol çatışmalarında da faşist polislerin gazabından solcu gençleri kaçırırlardı.bir mayıs işçi bayramlarında bildiri yayınlarlardı. hey fucking gidi günler hey..kenan evren darbesi ile dağıtılmışlardır.

türkiye'de cinsiyet eşitliği

jakoben
bakın işte bu, silahlı çatışma sebebidir. kim bu amına soktuğumun köpeği? lan istiklalini öle dirile kazanmış bir halktan, kadınları köle olmaktansa birey olabilmenin yollarını tırnakla kazımış bu halktan, kime sordun ki sen, amına soktuğumun köpeği, bu kararı verirken? orospu çocuğu gerici köpeklerinin ahlak anlayışını benimsemeyeceğim. ibnenin evini öğreneceksin girerken içeri sıkacaksın kafasına, gelmekte olan şeriatı en az beş sene geriletirsin. net.

solcular hangi partiye oy verir sorunsalı

jakoben
partisiz sosyalistler bir gerçeklik var edemeyeceği için gerçek sosyalist falan olamıyorlar.mesela gerçek solcu efendidir diye söyleye söyleye de sol görüşü yeri geldiğinde de ilke ve prensiplerini savunmak adına militarize olmak zorunda kalacağından ''solculuk'' söyleminin içini boşalttıklarından ötürü şimdi gericilerin yarrağına yatırıldı halk.çünkü karşısında bir blok yok. saçma. sosyalist olabilmek için o düzeni kurabilmek lazım.o düzeni kurmak partilileşmekten geçiyor. chp sol partisi değildir. görüyoruz kimleri aday yaptığını. bunlar apaçık şeyler fakat okuma yapılmadığı için geri dönüş alınca halk solcular bizi aşağılıyor diyor ve evet hdp kürtçü bir partidir. sosyalizm ilkelerini kendi pratik anlayışı doğrultusunda güncele uyarlayan bir sürü parti var. solcu, sosyalistlere oy verir.bir mücadele biçiminde kendinizi var etmekten kaçınırsanız bu düzen hayatınızın sonuna kadar böyle devam eder. meyhaneye gittiğinizde köpek gibi mülteci çalıştırıyor olup bizde vaktinde çok denedik olmadı,bu millet böyle, yapacak bir şey yok gibilerinden size konuşan hayattan umudunu kesmekten ayyaşlıkla berduşluk arasında git gel yaşayan yaşlı takımı gibi, aynı edebiyatın bayrağını ortalama bir altmış yıl sonra, o sofralara siz taşırsınız.

halkla röportaj yapmak

jakoben
bir çok örneğinde cehaletlerinin hali,komedi videolarının kurgularında bir araya gelmekten öte bir şey ifade etmeyen saçma sapan eylem. insanlara mikrofon uzatmak eylemi o insanın birey olduğuna, bir bilinci olduğuna dair bir mutabakata varıldığı ön görüsüyle yapılabilir ancak.. fakat yemek, sıçmak ve uyumaktan başka hayattan bir bok anlamayan göt deliklerine mikrofon uzatıp bir de ülkenin gidişatı hakkında fikirlerinin sorulması cehaletin çapını ortaya koyuyor.bu skala, o mikrofonu uzatırken amacını kendine soramayan emekçiden o işi ona veren kuruma kadar uzanıyor. bom bok bir cehaletin ortasındayım gerçekten boğuluyorum aq. sanırım böyle böyle terörist olunuyor.

haunteville house

jakoben
fransa'dan sürülen viktor hugo'nun on dört yıl boyunca kaldığı ev.
guernsy adası. rue du pre ile borgage caddesinin kesiştiği pedvin sokağına sapınca haunteville evlerinden birinde, strand caddesinin üstünden ve sol tarafında kalan castle limanına gelen fransız ticaret gemilerinin eşliğinde manş denizini seyrederken sefiller romanının ön sözüne şunları yazdı ;

Uygarlık çağının ortasında, yasalar ve gelenekler aracılığıyla, dünyayı yapay olarak cehenneme çeviren ve ilahi kaderi insanlık belasına bulaştıran toplumsal lanetlenme hali devam ettikçe, yüzyılın ilki insanın emeğinin sömürülmesinden dolayı aşağılanması, ikincisi kadının açlık yüzünden alçalması, üçüncüsü çocukların eğitimsizlik nedeniyle yeteneklerinin gelişmemesi olan üç temel sorunu çözülmedikçe, bazı bölgelerde toplumsal baskı devam ederken, daha geniş anlamda yeryüzünde cehalet ve yoksulluk hüküm sürdükçe, böyle kitaplar yararlı olmayı sürdüreceklerdir.
Hauteville-House, 1 Ocak 1862

hadi yine iyisiniz keratalar editi ; https://www.visitguernsey.com/see-and-do/things-to-do/victor-hugo-house-hauteville-house/

rembrant aydınlatması

jakoben
ideolojik bir söyleme evrilebilecek potansiyeli olan bir tür ressam tekniğinin ifade biçimi. liberalizmi tanımlayan kriterlere benziyor.gerçek özgürlüğü serbest piyasa ile ilişkilendirirken sadece belirli bir sınıfa bahşedeceğini anlatmamışlardı özal döneminde.biz sadece özgürlük söylemine baktık, sınıfımıza değil.

tkp seçim bürosuna saldırı

jakoben
genç akıllarda yeşeren faşizm olgusunun özelleştirmeler üzerindeki kar paydaşlığını korumaya yönelik bir silah olduğunun belirginleştiğinin bir kanıtı daha. ümmet, türkçülük, ülkücülük...hepsi aynı kapıya farklı yollardan çıkıyor senin fabrikan satılmasın, geleceğin ipotek edilmesin,çoluğun çocuğun yoksulluğun içinde çıkışsız bırakıldığında uyuşturucu satıp,bu uyuşturucuyu ülkeye sokup bundan kar edebilenlere dokunmayan adamlar senin çocuğunun kolunun kırılıp götüne sokulmasının emrini veremesin diye verilen bir mücadele var.bu belirginleşiyor. neye ,neden saldırdıklarını bile bilmeyenlerin, bir vakit-vakitsizce pala ile bok gibi parçalanması vicdanlarda da etki uyandırmaz.çünkü orospu çocukları, şehit bile olmuş olamazsınız. şehit vatanı için mücadele edenlere verilen bir onure etme söylemidir. ortada vatanda kalmadığına göre ve peşkeş çekenlere,onu bölüşemeyip birbirini yiyenlere hizmet ettiğinize göre, doğrudan bok yolu niyazileri olu verirsiniz. tehlikeli hareketler bunlar. kimsenin maşası olmayın aq. zira artık akil akıl arayıp, ince eleyip sık dokunacak zaman kalmadı valla keserler adamın götünü, cehaletine bakmaksızın.it oğlu itler

elalemin emeklisi vs bizim emeklimiz

jakoben
bir tane fotoğraf vardı, yaş ortalaması tanzim kuyruğunda bekleyenlerden daha üst seviyede yaklaşık 65-75 arası ve sağlıklı beslendiği her halinden belli olan bir tayfa, transatlantik gemisinin girişinde bavul sırası bekliyordu.altına da karşılaştırma olsun diye tanzimdeki dişi çürük, götü düşükleri koymuşlar.ayakta bile duramıyorlar.
0 /