confessions

di gora bave tenim

Rakı  · 18 Eylül 2017 Pazartesi

  1. toplam giri 294
  2. takipçi 18
  3. puan 4929

şeytan bunun neresinde

di gora bave tenim
aşık dertli tarafından yazılmış şiir. heavy metal grubu olan pentagram'ın coverladığı harika şiir. sözleri:

telli sazdır bunun adı
ne ayet dinler, ne kadı
bunu çalan anlar kendi
şeytan bunun neresinde? abdest alsan aldın demez
namaz kılsan kıldın demez
kadı gibi haram yemez
şeytan bunun neresinde? venedik'ten gelir teli
ardıç ağacından kolu
be allahın şaşkın kulu
şeytan bunun neresinde? ıçinde mi, dışında mı
burgusunun başında mı
göğsünün nakışında mı
şeytan bunun neresinde? dut ağacından teknesi
girişten bağlı perdesi
behey insanın teres'i
şeytan bunun neresinde? dertli gibi sarıksızdır
ayağı da çarıksızdır
boynuzu yok, kuyruksuzdur
şeytan bunun neresinde?

şehit

di gora bave tenim
sehit diyince aklıma hep aziz nesin'in şiiri geliyor.

utanıyorum Şehidim,
utanıyorum,
yemekten,
içmekten,
senin annen ağlarken
gülmekten utanıyorum!
sanma ki;
unutuyor,
unutturuyoruz.
Unutanları barındırmaktan utanıyorum.
SEN; vatan için bizim için şehit olurken,
Seni Görmezden Gelenlerden Utanıyorum

eskişehir'de uçak sorunsalı

di gora bave tenim
ulan jet sesi ile gurur duyacağınıza adamlar şikayet ediyor şaka gibi yemin ediyorum. adamlar sanki keyfi uçuş yapıyor. babam eskişehir'de görevliyken bizim lojmanlara saldırmışlardı "uçmayın lan siktiniz beynimizi" diye. ne zaman böyle şikayet görsem aklıma bu söz geliyor.."göklerini koruyamayan uluslar, yarınlarından asla emin olamazlar." mustafa kemal atatürk.

guns n' roses

di gora bave tenim
guns n' roses, 1985 yılında los Angeles, california'da kurulmuş abd'li bir rock müzik grubudur. axl rose, slash, izzy stradlin, duff mckagan, ve steven adler adlı grup üyeleri vardır. ilk çalışmalarında 20 milyona yakın satış ve çok sayı da ödül almış bir grup. zamanla efsane haline gelmiş bir grup olmuştur.çoğu filimlerde,oyunlarda,çizgi romanlarda konu olmuştur.

türkiye'de metal müzik

di gora bave tenim
türkiye'de metal müzik demek nedir?
türkiye'de herhangi biri "ne tür müzik dinliyorsun" diye sorduğunda cevabım "heavy metal,black metal,rock,punk" demeye çekinir hale geldik. hemen "sen satasint misin? neden ruh hastaları gibi kafa sallıyorsunuz? siz kedi kanı mı içiyorsunuz?" gibi sorular ile karşılaşıyoruz. neden bu ülkede müzik anlamında cahillik var? bu ülkede metal müzik adına çok çaba sarf eden gruplar vardı ve halen de var. örnek vermek gerkirse ilk akla gelen"pentagram". sizce pentagram türk heavy metal grubu olmasaydı yabancı bir grup olsaydı ne olurdu? durun ben söyleyeyim yüzbinlerce kişinin konserine gitmek için can attığı bir grup olurdu. vokali,gitaristleri,bateristi türkiye'de eşi benzeri bulunmayan kişiler. şimdi baktığımda hadise,heijan,alişan dinleyenler pentagram şarkılarının altına "yav amusuna goyam bunlar zatanist kedi kani içiyorlar allah islah etsin" gibi çok yoruma şahit oldum. tek pentagram değil nice metal gruplarımız rock gruplarımız heba oluyor acıyorum cidden.. heijan denen hadise denen şahıslar 100 milyona aşkın dinlenirken pentagram gibi 30 yıldır bu ülkede metal müzik yapan, sırf uzun saçlı diye gitaristleri halk tarafından dövülen ve o gitarist askerde dayak yediği adamlar için şehit olmuştur! bu kişilerden bahsediyoruz. önemli olan müziğin ritmine ayak uydurmak değil. sözlerine verdiği mesaja ayak uydurmaktır. müzik dinlemek budur işte.

türkiye'den umudu yitirmek

di gora bave tenim
Fazıl say güzel yazmış:

"Gençler, 
Türkiyeden ümidi kesenlere bir tavsiyem olacak
,”Önce memleket iyi yere varsın sonra biz de iyi oluruz” diye düşününler,
Hayır;
Önce kendiniz iyi yerlere varmak zorundasınız, 
emek ile, 
çalışarak, yaratıcılıkla, beyin ve ruhla..
İş size düşüyor, yok öyle kolaycılık...
En azından siz, iyinin memleketine önce bir varın.. Hiç bir seçim sonucu dünyanın sonu değildir, İyiden yana hayatlarınızı gözden geçirin, aynaya bakın, “ben ne yapabilirim?” diye kendinize sorun, 
ve asıl mücadeleye başlayın, 
kendinizi ilerletin..."

Ülkesine faydası olmayan adam umudunu yitiriyor.. komik.
2

atatürk'ü neden sevmezler

di gora bave tenim
Eğitimsizlik yüzünden böyle oluyor. Çoçuk dinimi yaşamak istiyorum diyip gidiyor dini tarikatlara ve orda cumhuriyet'e, atatürk'e hep işte ingiliz ajanı, mason, kafir, islam düşmanı diye empoze ediliyor. O saaten sonra sen dünyanın en iyi tarihcisini getir o adama tarih anlat o yine kafir der. Ha birde tarih kitapları ve tarihcilerin anlattıklarını okuyup düşman kesilen var. Adam hep tek düşünceyi savunan kitaplar okumuş ve araştırmış.
1

kuleli askeri lisesi

di gora bave tenim
mezunu olmaktan gurur duyduğum canım okulum. bizim kuleli'de sıradan bir lise ortamı ve arkadaşlığı yoktur. 14 yaşında askeri üniformayı giymek öyle kolay bir şey değil. askeri lise ortamını ve disiplinini aynı okuldan mezun olan ve subaylık yapan babamdan bilirim. kuleli'de okumak beş yılını geçirmek edindiğin kardeşliği,saygıyı ve disiplini başka yerde bulamazsın. o okulun kokusu,tarihi,muazzam görüntüsü anlatılmaz. her sabah üsteğmen eşliğinde, "biz atatürk gençleriyiz" marşını söylemek öyle gurur verici bir durum ki anlatılmaz. şuan okulun durumu mevcut kapatılmış bir halde duruyor. bu benim içimde çok büyük bir yara açtı açıkcası. okulumun bu duruma düşmesi "şanlı yuva kuleli" adına yakışmayacak bir hale getirdiler. çok üzülüyorum bu şanlı orduya..

top gun

di gora bave tenim
ah be maverick.. babamın tayini diyarbakır ana jet üssüne çıkmıştı. daha küçüğüm tabi. yeni gelen pilotlar eşliğinde top gun adlı filmi izleyeceklerdi. babamın arkadaşı yüzbaşı beni de götürdü. yaklaşık 14 pilot vardı. babamın yanında oturmuştum ve film başladı. filmi ağzım açık ve öyle farklı duygular ile izledim ki hayatımın dönüm noktası olmuştu.. filmden o kadar etkilendim ki babamı uzun süre tom cruise olarak görüyordum. babam uçuşa gitmeden önce hep elinden tutup onla giderdim o jeti görünce tuylerim diken diken olurdu.. o heycan, tutku, azim ile askeri liseye gittim lakin olanlar mağlum.. şuan üniversite 1. sınıftayım. ne zaman gökyüzüne baksam, bulutlara baksam aklıma bu müzik gelir:

ataol behramoğlu

di gora bave tenim

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği

insan saatlerce bakabilir gökyüzüne
denize saatlerce bakabilir, bir kuşa,
bir çocuğa
yaşamak yeryüzünde, onunla karışmaktır
kopmaz kökler salmaktır oraya

kucakladın mı sımsıkı kucaklayacaksın arkadaşını
kavgaya tüm kaslarınla, gövdenle, tutkunla gireceksin
ve uzandın mı bir kez sımsıcak kumlara
bir kum tanesi gibi, bir yaprak gibi, bir taş gibi dinleneceksin

insan bütün güzel müzikleri dinlemeli alabildiğine
hem de tüm benliği seslerle, ezgilerle dolarcasına

insan balıklama dalmalı içine hayatın
bir kayadan zümrüt bir denize dalarcasına

uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın

ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle
çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı
kanın karışmalı hayatın büyük dolaşımına
dolaşmalı damarlarında hayatın sonsuz taze kanı

yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara,göğe,bütün evrene karışırcasına
çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana


bunlar ilginizi çekebilir