confessions

di gora bave tenim

Yazar  · 18 Eylül 2017 Pazartesi

  1. toplam giri 265
  2. takipçi 12
  3. puan 4518

piri reis üniversitesi'nin izmir marşı'nı söylemesi

the spook
Mezuniyet töreninde olan ve sonucunda Milli Eğitim Bakanı Yılmaz'ın töreni terk ettiği olaydır. Terk ettikten sonra da bütün salonda, ''Mustafa Kemal'in askerleriyiz'' sloganı atılmış. Ülkede ayda 1 olsa da güzel şeyler oluyor sanırım. Halkın kafası şaşırtıcı biçimde çalışmaya başlasa da, Atatürk'ü duyunca rahatsız olan herifleri başımıza getirmese keşke. ''Ama bu sonsuza kadar sürmeyecektir'' diye daha önce demiştim zaten. Bir gün yükselelim, işte o zaman tıpkı çomarların yaptığı gibi bütün bize muhalefet kitleyi dellendireceğim. Her 3 kelimemden birisi Atatürk, diğer ikisi de mustafa ve kemal olacak.

ücretsiz kıraathaneler

ofelia
"O kadar işsiz var orda burda aylak aylak dolaşmasınlar sonra sokaklar fazla kalabalık oluyor en azından bedava kek falan da olunca da gelip otururlar" diye düşünülen mükemmel proje. Halk böyle oldukça bedava kek fazla bile...
1

her şeyden uzaklaşmak istemek

her boka muhalefet
Sevdiklerimden , sevmediklerimden , ailemden , yaşadığım yerden , görevlerimden , toplumdan kısacası her şeyden uzaklaşmak istiyorum. Nereye ne şekilde gideceğimin hiçbir önemi yok. Sadece uzaklaşmak , ruhumu dinlemek istiyorum. Senelerdir uyuduğum yataktan farklı bir yatakta uyumak , yıllardır gördüğüm artık bana değişik duygular hissettiren o yüzler yerine farklı yüzler görmek istiyorum. Saatlerce gökyüzüne bakmak , hayaller kurmak istiyorum. İnsanları beni tanımadığı bir yerde bir başkasıyla saatlerce konuşmak ona yaşadığım onca boktan şeyi anlatmak istiyorum. Hiç önemsemeyeceğini bildiğim halde bunu yapmak istiyorum. Okulu , dersleri veya iş düşüncesini tamamen bırakmak istiyorum. Gelecek kaygılarını bir süreliğine de olsa unutmak , hayatımı bir süre de olsa gerçekten yaşamak istiyorum. Çok şey istiyorum ben ..
1

alkollü kadına tecavüz eden polis

zehir
25 Yıl Ceza İstenmiş. 25 Yıl O Kadının Ömrünün Geri Kalan Kısmındaki Psikolojini Düzeltir mi ? Bu Adamlara Ömür Boyu Yağsız Kazık Sokma Cezası da Verseniz O Kadının Mahvolan Yaşamını Düzeltmez. Bu Problemin Farklı Bir Çözümü Olmalı Bir İnsanı Polis Yapmadan Önce Düzgün Eğitim (Bakın Öğretim Demiyorum Eğitim Çocuklara verilen Türden Davranış Biçimlerinden, Genel Olarak Doğru ve Yanlışları Öğretmekten. Çünkü Eğitim Denilince Bizde Akla İlk Gelen Üniversitedeki Öğretim Algılanıyor) Verilip Suça Eğiliminin İncelenmesi Gerekli. Yazık Ya İnsanlığımdan Utandım

bu milletin elinden dini alınmalıdır

ickial
böyle bir seyin gercekten olmasini isteyip de sonra kendinize laik sistemi destekliyoruz, bidi bidi laik genclik falan demeyin. komik oluyor cunku. affedersiniz de milletin neyi yasadigindan kime ne? olay milletin inanci degil devletin dinden arinamiyor olmasi. (bkz:#120915)'in dedigi gibi kurumlara tasinmasin yeter. ben bir muslumanim. ne kadar yasarim yasamam orasi beni baglar ama oyleyim, cikip da biri benim bu din vicdan ozgurlugumu kisitlayamaz.

anime izleyen insan

jakoben
anime izleyen insan ne amına koyayım? tek ayak üstünde dururken tüketici haklarına hakaret eden insan gibi? açacağınız başlığı sınıflandıracağınız insanlığı s*keyim.nefret ediyorum böyle aptalca şeylerden.bende otuzbir çekerken teyzesinin fotoğrafı gözüne çarptığı için aniden ereksiyonu kaybeden insanlardanım.vasıfsızlıktan ölen herkes kendini bir yerde sınıflandırıyor ya da diğerleri olarak gördüğünü aşağılıyor.anime izleyen insan diye bir laf mı olur of delirecem aq.

cctv

anancı
açılımı, “kapalı devre televizyon” anlamına gelen “close circuit television” kavramından türetilmiş sistemdir. televizyon sisteminden farklı olarak cctv, bir merkezden geniş kullanıcı kitlesine yayın yapmak yerine belli bir alandaki görüntüyü izleme sistemi olarak tanımlanabilir. günümüzde cctv, genellikle güvenlik amaçlı kullanılmasının yanında trafik kontrolü, tehlikeli bölgelerin izlenmesinde de kullanılabilmektedir.

cctv sistemleri, kameranın kablo aracılığıyla televizyona ya da monitöre bağlanması ile oluşmaktadır. gelişmiş bir cctv sisteminde kamera ve monitörün yanı sıra lens, switch ve kayıt cihazı(dvr, nvr vb.) gibi parçalar da bulunabilir. kameraya harici olarak eklenebilecek bir mikrofon veya kameraların üzerinde bulunan dahili mikrofonlar aracılığıyla ses kaydı da mümkün olabilmektedir.

ahmet hamdi tanpınar

harflervekibrit
İroni ile mizah yapmanın kurucusu, bu sanatın başyapıtı olan saatleri ayarlama enstitüsü'nün de yazarıdır. Okuru genellikle huzurcular ve enstitücüler olarak ikiye ayrılır. Huzur'da çok daha derin bir doğu-batı fikri olsa da kendimi enstitücülere katıyorum. Tanpınar, önce kendiyle dibine kadar dalga geçip başkasıyla dalga geçme hakkını kaleminin hakkıyla kazanmış bir yazar, o kitapla.
Beş şehir'de de şöyle demiş: "bütün hilkat, geniş ve eşsiz kudretinde canı sıkılan bir tanrının kendi kendini eğlendirmek için icat ettiği bir oyundur. hayat nimetlerinin değişikliği içinde bize, yaratıcı işaretten kalan en büyük miras bu can sıkıntısıdır."
Şiirinin edebiyatı apayrı güzeldir. Bunu da yapabiliyorum, dahası, bunu da mükemmel yapıyorum, demiştir adeta. En sevdiğim şiirini şöyle bırakayım:
bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
Kaybetmek için erken, sevmek için çok geç

sevr antlaşması

the spook
10 Ağustos 1920 tarihinde, İtilaf ve Osmanlı arasında imzalanan, Türkiye'yi Karadeniz'e hapseden antlaşmadır. Bu antlaşmayı övenlere kulak asmayınız, onlar annelerini fransızlar'a gelin gönderme çabasındadırlar.

İmza atan devletler;
İttifak Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu. İtilaf Devletleri; Fransa, İtalya, Japonya, Birleşik Krallık. Diğer İtilaf Devletleri; Ermenistan, Belçika, Çekoslovakya, Yunanistan, Hicaz, Polonya, Portekiz, Romanya ve Yugoslavya


Özet olarak geçecek olursak;

zengin sözlük

jakoben
bu ne lan deyip girip genel olarak başlıklara bakmam ile bu ne lan deyip çıkmam bir oldu.reflekslerime yön veren kelimeleri bile değiştirememiş olan sözlüktür.ülke savaşta apolitik liberal kafalarıyla çılgınca ve bebecesine birbirilerine hikaye anlatıyorlar.başlıklar gerçekten hikaye.pamuk.kolay gelsin.çoğuda ekşi siklükten sıra bekleyen çomar tabi.müslümanda var.müslüman var.evet.

ümit yılbar

deist imam
Aklıma mustafa kemal'in savaş meydanında bir sanatçıyla yaşadığı ve müjdat gezen'in de mustafam kemalim isimli oyunda sergilediği bir olayı getiren müzisyen.

Mustafa kemal bir gün cephede dolaşırken gözüne bir hat sanatı ilişiyor. "Kim yaptı bunu?" Diyor. "Hattat bir arkadaşımız var efendim, macit. İstanbullu, o yaptı" diyorlar. "Çağırın gelsin" diyor. Çağırıyorlar, geliyor macit. "Buyurun komutanım" diyor.
-sen mi yaptın bunu?
-evet ben yaptım komutanım
-neden yaptın?
-arkadaşlarım görsünler diye komutanım
-ne zaman yaptın?
-dün gece nöbette cigaramın ateşiyle yaptım komutanım
-kaç senedir hat sanatıyla uğraşıyosun sen?
-yedi senedir bu sanatı yaparım komutanım
-nerelisin sen?
-istanbulluyum komutanım

"Yüzbaşıyı çağır bana" diyor. Geliyor yüzbaşı. "Bunun sivillerini verin istanbula yollayın, memleketine" diyor. Macit "komutanım ben buraya savaşmaya geldim" diyor. Mustafa kemal "hadi git evladım sen, memleketin sanatçıya ihtiyacı var, öleceksek biz ölürüz" diyor.

İşte şehit olan bir sanatçıdan nerelere gelebiliyor konu.

50 soloda yavuz çetin'i anlamak

jitemci
istisna olabilir elbette ama burada ki kitlenin yavuz çetin dinleyeceğini hiç sanmıyorum. onlar böyle şeylere gelemez. bu arada yavuz çetin'e laf atan hasan cihat örter'e an itibariyle düşmanlık beslemeye başladım.
amına koyduğumun ayyaşı içip içip video atıyor youtube'a.
1

kemalizmin öldü mü sorunsalı

jitemci
Ata'nın partisin de şuan 'mustafa kemal'in askerleri değil, yoldaşlarıyız.' diyen rezil bir kadın var.
parti tüzüğünde sol parti sıfatı var. parti de ulusalcı yok!
gençlik kolları chp'nin astırdığı 3 serserinin peşinde devrimcilik oynuyor.

günümüz insanları atatürkçülük ve kemalizm'i ikiye ayırıp kemalizmi e-kaka diyip
içini boşaltıp sahte atatürkçülük oynuyor.

ata'nın gayet sert duruş gösterdiği bir çok şey şuan özgürlük adı altında herkesin kırmızı çizgisi olmuş. atatürküyüm diyenler bile bunları şuan savunuyor. (en acısı bu)

türk

altayhan
Dünyanın en kadim milletlerinden biridir. Mö. 200'lerde milli oluşum sürecini tamamlamış görünmektedir. Ki bu bugünkü pek çok modern ulus için hayal bile edilemezdir.

Yahudiler'le beraber dünyaya en fazla yayılmış millet biziz. Onlardan farkımız, yahudiler her yerde sürgünken bizler gittiğimiz yere fethedenler sıfatıyla girmişiz.

Atı evcilleştirdiği kabul edilen türkler(Ki tarihsel kesinliği yoktur), at koşum takımını, pantolonu, yakalı ceket stilini, yoğurdu, demire çifte şu verme tekniğini avrupa'ya ve bütün dünyaya yaymışlardır.

Şu da bir gerçektir ki dünyada en çok nefret edilen ama tarihçiler ve dil bilimciler tarafından da en çok hayranlık duyulan milletler arasındadır türkler.

pintipanda

her boka muhalefet
Dehşetül vahşet bir yayıncı. Etliğe sütlüğe bulaşmaz , entrika ona uzaktır. Belki de işini layıkıyla yapan tek adamdır. ÖYle gelen geçen de bu adama sallayamaz , ağırlığı vardır bu adamın. On numara bir insan olmakla beraber on numara da yayıncıdır. Şöyle 2-3 şey atayım :






2

yazarların garip alışkanlıkları

her boka muhalefet
Bir yere giderken yolda kafamda farklı dünyalar yaratırım. Bazen bir ortaçağ senaryosu yazar bazen de 2.dunya savaşında yaşanan olayları kurgular farklı şekilde yorumlarım. Hayal gücüm bunla da sınırlı kalmaz. Aynı şekilde milâttan önceyi de hayal eder , hikâyeler yazarım. Karakter tasvirlerimi uzun tutar , onlara ruh ve fizik dışında bir geçmiş ve aile de veririm.

bunlar ilginizi çekebilir