düşlediğim türkiye

mel
Bütün dogmaları çöpe atmış, tüm uyduruk İdeolojilerden kurtulmuş, İdeoloji olarak gerçekçiliği, bilimciliği, akılcılığı, kuşkuculuğu, özgürlükçülüğü, barışçılığı, adaleti, laikliği, üretimi, sürekli yeniliği ve değişimi, sağlık ve eğitim alanı haricinde denetlenen serbest piyasa sistemini benimsemiş; güzel İngilizceyi de güzel Türkçenin yanında resmi dil olarak kabul etmiş, ki bir gün bütün devletler buna yönelecek, yeni kuşak türk çocuklarını çok yönlü yetiştiren, sokakların serserilere ve insansı yaratıklara değil sanatsever ve yapan, bilimsever ve üreten, doğasever, eğlenen, el ele tutuşan çiftlere, her konuda ölçüyü bilen çağdaş, ahlaklı ve bilgili kişilere bırakıldığı bir türkiye
zehir
Yaygaracı Soysuzların Soyunun Tükendiği, Gençlerin Bilimsel araştırmalara Yönlendiği ve Yönlendirildiği, Suç Oranının Azaldığı, Gelir Dağılımının Daha Adil Olduğu Bir Türkiye vs vs
kelebebek
herkesin hayatına kimsenin karışmadığı ülke. swh tecavüz gibi huur çocuklarının affı olmadığı ve bu sayede de kimse kimseye yan gözle bakmaması. insanların birbirine saygılı olduğu, hayvanların mal insanlar tarafından acı çektirilmediği, hırsızlığın olmadığı, üretimin arttığı bir ülke.
homosexual varus
Nüfusu en fazla 30 milyon olan

Terörist sevici çav bella solcuları ve dişleri sigara çay yapmaktan sapsarı olmuş liseli ülkücülerinin olmadığı

göçmen ve mülteci kanunları avusturya tipi sert olan

Mümkünse zorla değil olayın aslını idrak ederek kafasındaki masaörtülerinden kurtulan kadınların yaşadığı

Sosyal devlet, Sanayi ülkesi. (Malesef yazdıklarımın tam tersine doğru ilerleyen bir "enayi" olmaya doğru gidiyor)

Ve tabi ki https://eksiup.com/d637d90b2913
anne boleyn
Bütün toplumun eğitim konusunda belirli yüksek bir seviyeye eriştiği, okuyan, sorgulayan, bilinçli bir toplumun yaratıldığı bir ülke. Yönetiminin tamamen özgür olduğu, herkesin her şeyi sorgulayabildiği ve eleştirebildiği yaşanacak ve nefes alınacak bir yer. Zaten toplumun hepsi bilinçli olursa eleştiriyi hakaret,iftira ile karıştırıp cahilliği tepelerine çıkarmazlar. O yüzden önce bilinçli bir toplum ondan sonra ise herkesin özgürce yaşadığı, her şeyi sorgulayabildiği bir türkiye hayal ediyorum.
Bilinçli bir toplum olduktan sonra eğitim sistemi çocukları aptal yerine koyamaz; devlet yüksek vergilerle ve fahiş fiyat artışlarıyla halkını sömüremez; en önemlisi de az maaşa çok saat çalışarak halk modern köleye dönüşmez. çünkü halk bunlara müsaade edemeyecek kadar bilinçli ve kendini geliştirmiştir. Toplumu cahilleştiren, aptal yerine koyan hiçbir yönetimi kabul etmez.
1