confessions

anne boleyn

Moderatör  · 29 Nisan 2017 Cumartesi

  1. toplam giri 920
  2. takipçi 146
  3. puan 16029

canan kaftancıoğlu

anne boleyn
Tutzhee adlı yazarın görüşlerine katılıyorum. Ben de Sakine Cansız ve ermeni soykırımıyla ilgili görüşlerini desteklemiyordum, antipati duyuyordum. Lakin bu seçim güvenimi kazandı. Kusursuz bir şekilde çalışarak, oylarımıza sahip çıkarak 31 Mart'ın zaferinde onun da emeği çok büyük. Kısaca eleştireceksek biz eleştirebiliriz, Akp'lilerin Canan Kaftancıoğlu'na tek bir söz söylemeye hakkı yok.

türkleşmeyin kavgası

anne boleyn
Videoyu izledim de utandım ya. “Türkiye'ye geldiğimi hissettirdiniz!” Doğru söylemiş. Amca da çıkmış kadını direkt ajan ilan etmiş, moda oldu herkesi ajan, dış güç, hain ilan etmek. Yalnız Türkiye'de Türkleşmeyin demek bir hakarettir. Neden mi? Türk olmak kötü bir şeymiş gibi lanse edip o olmayın anlamına geldiği için. çıkıp biri kürtleşmeyin tarzı söylemlerde bulununca yaygarayı koparan Tatlısu solcuları buna hakaret etmemiş diyor, objektifliğe davet ediyorum. Irk ayrımcılığına sonuna kadar karşı olanlar kadının söylemini alkışlıyor, pardon?Günümüz Türk milletinin yaşam biçimini zerre savunmam, savunmayacağım da lakin buradaki iki yüzlülüğünüzü atlamadan geçemedim. “Türklerin ne kadar çirkef olduğunu tarih biliyor” zaten diğer bütün milletler, çok düzgün yaşayıp etliye sütlüye karışmadan, karıştırılmadan hümanistçe yaşadılar. Sanki Sömürgecilik bakanlıkları kurulmadı bu dünyada yahut pkk denilen bir örgüt var olmadı bizim ülkemizde ya da filistin başka bir millet tarafından bombalanmıyor... sovyetler birliğinin gerek kendi halkına gerekse diğer himayesi altında bağımsızlık isteyen milletlere yaptıkları zulümleri hiç açmayayım isterseniz, ağlaşırız burada. her şeyi geçelim bizim ideolojimizde ırk diye bir şey yok argümanını savunurken nasıl olur da türkleri ötekileştirebiliyorsunuz? Sizden de bir cacık olmaz.
8

cemal süreya

anne boleyn
Heves edip şiir kitabını almamla hayal kırıklığına uğramam bir oldu... Yani şiirden belki çok anlamıyorumdur lakin Nazım hikmet'in bazı şiirlerini, Atsız'ın bir şiirini anlayıp seviyorum, okurken coşkuyla yahut hüzünle doluyorum. Gel gör ki Cemal Süreya'nın şiirlerinde bunu hissemedim. O da benim eksikliğim olsun..

Edit: Nazım hikmet ile Atsız ne alaka diyenlerinizi hissedebiliyorum swh. Mevzu sanatsa ideolojiyi pek önemsemem.

lux

anne boleyn
yazarımız canı sıkıldıkça eski entrylerimi bulup eksilemeyi çok sever. sanırım eşsiz bir tatmin olma duygusu yaşıyor. ne diyelim, birilerinin hobisi olmak da güzel. swh.

sedat peker

anne boleyn
pkk ne kadar terör örgütüyse sedat peker de bir o kadar teröristtir. ne yazık ki onu takip eden kitleler de şiddetten başka bir dilden anlamayan cahil güruh. böyleleri topluma nasıl kazandırılır, şiddetin bir çözüm olmadığını iletişim kurmanın yolları nasıl öğretilir hiç bilmiyorum. ne demiş atatürk: "en büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır."
1

laik sözlük

anne boleyn
benim gözbebeğim. tek kalsam da yine vazgeçmem. yani genellikle tek kalıyoruz, hatta haftalarca giremediğim oluyor ama ne demişler tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkanıdır. benim de kürkçü dükkanım burası. seni seviyorum eyy canım sözlük.

ideoloji karmaşası

anne boleyn
bunu uzun bir süre yaşadım. önceden bütün vücudumu yoğun bir milliyetçilik heyecanı sarmıştı, aylar önce ise okuduğum kitaplardan olsa gerek milliyetçiliğe boş bir gözle bakmaya başladım. Tabii buna şu anki Türk milletinin cehalet içindeki durumunu da katarsak şaşırtıcı olmasa gerek. Solcu görüşteki yazarların kitaplarını okumaya başlamam ile dünyaya, insanlara, kürtlere, filistinlilere, türklere bütün canlılara ve topluluklara karşı bakışım değişti. işte kitapların gücü denir buna. kürtlerle empati kurmaya başladım oturdum babama anlattım; derin devleti, jitemi, çektikleri çileleri... ben yahu ben! Ama gene de günümüz tipik genç solcuları gibi türkleri aşağılayıp kürtlere sahip çıkma gafletiyle yapmadım bunu asla da yapmam. asıl ayrıştırmak bu olur, onlar bunun ideolojileriyle çeliştiğinin pek farkında değil. bendeki bu bariz değişiklikten sonra oturdum düşündüm, benim ideolojim ney? hümanist desen değilim, olamam da. araplara kültürlerinden dolayı nefret duyuyorum(bak bunu aşamadım, aşamam da herhalde) komünist desen ucundan kıyısından bile geçmem. zira benim hedeflediğim özgürlük; komünizm ise baskı üzerine kurulu gibi. anarşizm desen, şu anki devletimizi desteklemiyorum lakin düzensiz bir toplum da çok ütopik geliyor ya da anarşizme dair biraz daha araştırma yapmam gerekiyor. her neyse benim istediğim özgürlük. evet sadece özgürlük istiyorum. Avrupa'nın özgürlüğü olabilir mesela. düşüncelerimizi açıkca söyleyebilelim, eğitimli bir toplum yetişsin istiyorum. sonuç olarak bu karmaşıklık sonucunda ideolojisiz bir insana dönüştüm. din de ideoloji de sahip olmak zorundaymışız gibi bize empoze edilen algılar. bence ideolojisiz olmak insana daha mantıklı bir bakış açısı kazandırıyor.

(kemalistliği ne yaptın be hatun derseniz, atatürk'ü kendimden çok seviyorum ama kendimi herhangi bir kalıba sokmuyorum. fikirlerini iliklerime kadar benimsiyorum lakin devletçilik, halkçılık, milliyetçilik günümüzün toplumuna ve düzenine baktığımızda içimde yaşatamayacağım ilkeler. devrimlerinin ülkemizde yeniden yeşerdiğini görmeyi ise dört gözle bekliyorum)
7
0 /