confessions

harflervekibrit

Şarap  · 9 Temmuz 2017 Pazar

  1. toplam giri 401
  2. takipçi 11
  3. puan 6741

garip tesadüfler

harflervekibrit
yakın arkadaşım ve sevgilisi -sevgilisi ile de o zaman tanışıyorum- başka bir şehirden bize misafir gelmişti, gayri ihtiyari o zamanki sevgilim ve onun bir ev arkadaşı ile de tanıştılar. Bir içme ortamında sevgilisi ile kriz halinde bulunan sevgilimin ev arkadaşı, biz de yanındayken önce telefonda hatuna sövüp saydıktan sonra bir o kadar da arkasından sövüp saymıştı. Akabinde konuşurken konuşurken söz konusu sövüp sayılan hatun benim arkadaşımın sevgilisinin kuzeni çıktıydı. Sonra işte seyreyle çümbüşü...

garip tesadüfler

harflervekibrit
Önsözleri genellikle okumam kitabı beğenirsem okurum. Geçen yaz önsözlerle hunharca dalga geçen oğuz atay'ın eylembilim'ini okumuştum. ardından "oğuzcuğum" diye başlayan cevat çapan'ın yazdığı mektup şeklinde önsözü okuduktan sonra bilge karasu'nun troya'da ölüm vardı'sını aldım elime ve kapağını açtığımda "cevat çapan'a" diye bir ithaf ifadesi gördüm. Adam hem oğuz atay'a oğuzcuğum, diye başlayan -hem de önsöz- yazacak kadar yakın hem de bilge karasu kendisine kitabını ithaf etmiş. Çevirmen imiş kendisi. Güzel bir insan olmalı cevat çapan...

bilge karasu

harflervekibrit
bir Türkçe işçisi, felsefe öğretmeni, öykücü, şair, yazar. Bana göre 50'li yılların edebi kalitesinin ve eski türkiye'nin temsilcisi. Kendisi lisedeki felsefe öğretmenimin hacettepe'de felsefe hocası imiş. Adının bilge ve erkek olduğunu ilk ondan duydum. Felsefe hocam ondan okuduğunda onu anlamıyormuşum, sanırım bilge karasu'yu anlayacak edebi yetkinliğe yeni yeni erişiyorum. Şimdiye kadar bu yazarın üç kitabını okudum, her yaz biri: kılavuz, troya'da ölüm vardı ve bu yaz, uzun sürmüş bir günün akşamı. Özellikle duyulara hitap eden betimlemeleri alıp öykü neredeyse, sözcükler nereye kadar götürebilirse oraya götürüyor insanı; gördürüyor, tattırıyor, dokundurtuyor...
Tarifsiz, sadece ince bir histen ibaret olan bazı şeyler var ki bu adam bunları tarif ediyor. Zor anlatılan şeyleri, oğuz atay gibi kolaylıkla değil zorlukla, zorlukla anlatıyor. Güzelliği belki de burada. Dilin güzelliğinden insan bitiremiyor değil, bitirmiyor o kitabı. Müthiş bir rayihayı çiğnemek ama yutmamak gibi bilge karasu'yu okumak. Ana dilinden okumanın çok büyük bir şans olduğunu düşündüğüm yazarlardan biri.

olağanüstü bir gece

harflervekibrit
stefan zweig üstadın olağanüstü bir kitabıdır. görüntüsü yine davetiye kıvamında olup okununca bir saatte bitirilecek bir kitaptır. Kitabın kahramanı, leb demeden çorum ayağına gelen tam bir zengin p*çidir. Ve tam da kimseye hesap vermeksizin parayı çıtır çıtır yiyecek yaşında anne babası ölür, büyük bir mirasa konar. Hayatta her şeyde doyuma ulaştığını, hiçbir duyguyu hissedemediğini ve yaşamanın hiçbir heyecan vermediğini fark eder. Evet tam bir şımarıktır. Bir gün, bir kadının kahkahasıyla hayatı değişir.
kitabı okurken içimde iğrenç bir romantizm taşıdığımdan mıdır nedir, bu adamı değiştiren "olağanüstü" şeyin bir kadının aşkı olacağını düşünmüştüm. Nitekim üstad, amok koşucusu ve bilinmeyen bir kadının mektubu'nda "aşk"ın iyice b*kunu çıkarmıştı. Ama değildi. Aşkı filan geçmişti artık o. İnsana ölüm dahi acı vermezken aşk oldukça kıytırık kalıyor. Kahramanın bir daha eski kendisi olmamasına sebep olan olağanüstü şey; birilerinin umrunda olmak, birilerine yardım edebilmek, birilerini mutlu edebilmek, birilerinin kendisine ihtiyaç duyması idi. Allah bizi de böyle sınasın, ne diyelim...

kitap genel olarak işte bu adamın anlam arayışını anlatıyor.

turan dursun

harflervekibrit
Ateist eski müftü, büyük bir aydındır. İnsanlara hakikati anlatmayı görev bilmiş ve bu yüzden katledilmiştir. "din bu" adlı kitabıyla islam'ı bitirmiştir. En azından kafamdaki islam'ı. Bugün, memleketin şu halinde ismini bir sokakta görünce içimde şaşkınlıkla mutluluk kol kola girdi adeta. Saygıyla anıyorum üstadı.

arkadaşlar bunu çok kişinin öğrenmesini elbette istemiyorum ama söylemeden geçemeyeceğim: çanakkale çok güzel şehir.
1

11 temmuz 2018

harflervekibrit
Bugün devlet opera ve balesi'nin ve devlet tiyatrolarının yönetim ve ödeneği cumhurbaşkanlığına bağlandı.
Odtü öğrencileri tutuklandı.
Soma holding sahibi beraat etti.
Adnan oktar tutuklandı ve mal varlığına el kondu.
Tren kazasıyla ilgili halen kaç kişi ve kimlerin öldüğü belirsiz, bir sorumlu veya istifa yok.
Bilin bakalım yüce milletim bunlardan hangisini konuşuyor...

tayland'ta mağarada mahsur kalan çocuklar

harflervekibrit
24 Haziran'da okul gezisi sebebiyle girdikleri mağarada sel sularının yükselmesiyle mahsur kalmış çocuklardır. 12 çocuk ve antrenörleri, 9 gün sonra sağ salim bulunmuştur. kurtarma çalışmaları sırasında bir dalgıç oksijensiz kalıp ölmüş. dalgıçların çamurlu suda kimi dalıp kimi yürüyerek 6 saatte ancak ulaştığı yerden çocukların salimen çıkarılması için profesyonel bir heyet oluşturulmuş. Şimdiye kadar 4 çocuk kurtarılmış, 2 ila 4 gün içinde diğerlerinin de çıkarılması planlanmış.
Bu çocukların akıbetinden saat saat haberdar olabilmemize karşın, Tekirdağ'daki tren kazasında kaç kişinin ve kimlerin öldüğünden, kazanın nereden kaynaklandığından haberdar olamıyoruz. Çünkü eğer bir yetkili ihmali filan söz konusuysa haysiyet gereği istifa filan etmek gerekebilir Allah muhafaza!

perseid meteor yağmuru

harflervekibrit
Ağustos başında başlayacak olan Perseid Meteor Yağmuru'nun en yoğun günleri bu sene de 11-12-13 Ağustos'ta olacakmış. Geçen sene sokak lambası kıvamında bir dolunaya denk gelen yıldız yağmuru, bu sene yeniaya denk geliyor ey ahali! (bunu ilk duyduğumda sevincimden üç kere zıpladım.)
hani yıldızlar yanıp sönerken
hani bir yıldız kayar da insan
hani bir telaş duyar ya birden
işte öyle bir şey!

bendeniz bir göğe bakma durağında şişenin dibini bulmak niyetindeyim, size de benzer telaşlar diliyorum.

demokrasi

harflervekibrit
Bu başlıkta İsmail Hakkı Tonguç'un (bkz:köy enstitüleri) bu söyleminin bir kısmı yazılmış ama idam isteği ile de alakalı gördüğümden tekrar yazmak istedim: “Demokrasinin iki çeşidi vardır: Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı...
Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir. İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu, oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz de demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha...”
0 /

bunlar ilginizi çekebilir