2010 yaz ayı

jakoben
yaşım on dokuz,ruhum kadar bedenimde kadına aç. deli çılgın ya masturbasyon yapıyorum ya da arkadaşlarıma hava olsun diye eve gelen giden kızın hesabını.gittik aile ile tatile bir kız var. o da benim gibi guns'n roses,skid row gibi gruplar dinliyor ve o zamanlarda bu gibi şeyler çok mühim ve resmen kaynaşma bahanesi.tanıştık.sonra farkettik ki daha önce çok küçükken tanışmışız. belirli dönemlerde tatile gittiğimiz bir yerdi bu yer.annesiyle de tanıştık. geceleri kumsalda bu grupları dinleyip dans ediyoruz.arada ateş yakıyoruz fakat yakamadığımız gecelerde oluyor.beceriksizlikten.saçlar tabi uzun tam bir yandan yemiş sebastian bach'ım.
bir gece ; zifiri karanlık kumsalın üzerine kurulmuş bir panel yemekhane görevi görüyor.onunda tepesine çatı yapmışlar ve oraya geniş yastıklar koymuşlar.komiler geceden tabak, çatal, bıçakları hazırlıyorlardı.sonra gitti herkes.en yakınımızdaki ses yüz metre ötedeki başka bir otelin gece kulübünden geliyor ve tüm sahili kuşatıyor. tepesine çıktık.uzandık.deniz, zifiri karanlık, iki çift dudak.iş ilerliyor. kilotlardan içeri girip tuzlu kalmış cinsel organlara temas eden eller.birden bir büyük bir ışık. gök taşı ve kocaman. bunu bizim bulunduğumuz beş yüz metre kare alanda bizden başka kimsenin görmediğine eminiz ve bu durumun özelliğinden konuşmaya başlarken belki saygıdan birazda meraktan (bence sadece benim dalgınlığımdan) ellerimiz ve dudaklarımız ayrılıyor. dünya'nın yörüngesine yanarak giren ve hayatımda ilk defa gördüğüm kocaman bir meteor.ne anlam ifade ediyor bilemiyorum fakat özel geliyor.kaldığımız yerden devam ederken çok geçmeden bir ışık daha. bu sefer söndüğünde arkasında bir surat beliriyor.''neler oluyor burada? sizi şikayet edeceğim'' deyip dönüp yürümeye başlıyor. çaresizce koşuyorum arkasından.tüm durum aleyhime işliyor. duracağı yok.adam görevli gece bekçisi.bu durum ona böyle bir sorumluluk yüklemişçesine başı dik ve beni kale almadan ilerliyor.zar zor gözüm yaşlar halinde ikna ediyorum.üstünlük duygusu ve şefkat kaplıyor o kıskanç yüzünü.bir daha olmasın evlat diyor.gencim ve güzelim.kızda güzel.belli hayatı boyunca yaşamamış böyle bir anı.bırak bekçi olmayı oranın işletmeci müdürü bile olsa zoruna gidecek gibi.moralim bozuluyor.unutamıyorum o gece yaşadığım baskı ve stresi.orada geçirdiğimiz geri kalan günlerde hiç yakınlaşamadan ayrılıyoruz oradan. bir daha da birbirimizi bulamadık.. şuan ise yine moralim bozuluyor.aptallığıma.cumhuriyet kazanımının birey olarak bana yarattığı imkanları bilmediğime ve o irticacıya yalvardığıma.özellikle de şartlar aleyhime diye düşünmüş olmama gülüyorum şuan.evet zifiri karanlık sahilde müzik sesinden başka bir şey yok ve tam alt tarafımızdaki yemekhanede istemediğim kadar bıçak.ne aleyh ama..değer miydi jako ağlamana?ne olurdu saplasaydın iki tane karnına?
1

bunlar ilginizi çekebilir