yılmaz güney

islamik devrimci
Türk sinema oyuncusu, yönetmen, senarist ve yazar.

Babası Siverekli Zaza, annesi ise Vartolu bir Kürt olan Yılmaz Güney, Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.

pekerus
“Biz hep gurbet türküleri söylemek istemiyoruz. Dağlarımız, ovalarımız, ırmaklarımız bizi bekliyor… Bir köle olarak yaşamaktansa bir özgürlük savaşçısı olarak ölmeyi tercih ederim”
Yılmaz Güney
biradelisi
Sinema oyuncusu, senarist ve yazar. İlk dönem popüler filmlerinden sonra italyan yeni gerçekçiliğinden etkilenerek muhteşem filmler ortaya çıkarmış ve muhteşem oyuncu performansı sergilemiştir. Umut filmi bu anlamda -fikrimce- en iyi filmidir.
mel
Hakim Katili Yılmaz Güney. Kürt ırkçısı ve faşisti olan katil bir sinema oyuncusuydu. 13 Eylül 1974'te Yumurtalık'ta gencecik bir hakimi yani Sefa Mutlu^yu katletmiştir. Olay sonrası 19 yıl haPiS cezasına çarptırıldı. 5 yıl Isparta'da yattıktan sonra 1 günlük izninde Fransa'ya kaçtı. Türk vatandaşlığından çıkartıldıktan bir yıl sonra 1984'te geberdi.
deist imam
Mahirleri evinde saklayan devrimci oyuncu. İyi bir devrimci ve iyi bir oyuncu. Bir şeyleri iyi yapmış ki 2018 yılında bile bazılarını kudurtabiliyo.
codex cumanicus
Türkiye cumhuriyetinin yasa kutsalını mevkisiyle taşıyan bir hakimi katletmiş eski yazar ve sinema oyuncusudur. Esasen bir kanun kaçağıdır, nedendir bilinmez Türkiyede özellikle de sol kesimin kürtçü fraksiyonu tarafından Allahlaştırılmış bir seksenli yıllar figürüdür.

Gelgelelim oynadığı Seyithan ve fatma giriğe eşlik ettiği Yarın son gün adlı filmler takdire şayandır.
mel
Kürt ırkçısı ve katil bir sinema oyuncusu. Kürtçü ve Türkiye düşmanı olduğu için iç düşmanlar tarafından doğal olarak kahramanlaştırılmıştır. Kendisi bir hakimi öldürmüştür. Katilden, sanatçı çıkmaz ey efendiler! Yılmaz Güney, eğer ülkücü olsaydı ve yine katil olsaydı, sol kesimin ABD fahişesi Kürtçü kesimi bu adama sabah akşam, “katil ülkücü” diyecekti. Sosyalistlere göre katil kendilerinden olunca sorun olmaz. Örneğin katil Stalin. Katil Hitler'den daha fazla insan katletmiştir sırf sosyalizm uğruna. Ama sosyalistler bunu dillendirmez bile. Ah sizi gidi sahtekarlar! Ha bir de faşist Stalin, ikinci dünya savaşında kapitalist diye aşağıladıkları ABD, İngiltere ve Fransa ile ortaktı değil mi?!
frantz fanon
"(...)ne insanlar ne de devrimler çıplak / mutlak idelerin yeryüzündeki somut görüntüleridir; hiçbir zaman da olmayacaklar! Karısını döven devrimciler, üçkağıtçılık yapan demokratlar, "Ne dediğini bilmeyen" adamlar hep oldu ve olacak...
(...)
Rasyonalist ayartmaların pençesinde bihaber kıvrananlar, aynı zamanda kafalarında bir sanatçı profili de çizerler... Bu profile katil olmak girmez, giremez... Çağdaş anlayışa katilliğin sığması mümkün değildir...

Türkiye'de yaygın olan hastalığın semptomları Yılmaz Güney'in “katil” olması tartışmalarında da hayat bulmuştu. Zaten, Yılmaz Güney'in politik temelli sanatsal başarısına tahammül edememiş aydınlanmacılar hep varolmuştur... Yılmaz Güney'e ilişkin son tartışmada sadece söz konusu durum bir kez daha gündeme geldi... Ancak, ilginçtir, Yılmaz Güney'i savunan aydınlanmacılar da onun mükemmel kişiliğini ispatlamaya çalıştılar. Sol'a daha yakın olan ya da kendini sol'da tanımlayan birçok çevre, Yılmaz Güney'i ahlaki olarak aklama yarışına girdi. Onun pürüpak kişiliğini ispatlamaya çalıştılar. Yani, Yılmaz Güney'e yöneltilen ve aslında onun sanatsal başarısının kaynağını politikadan almasına tahammül edememekten kaynaklanan tepkilerin sahibi aydınlamacılara karşı, solun aydınlanmacıları, aynı sistematiğin içinde kalarak, aynı mantıkla cevap vermeye çalıştılar. Aynı hatayı bir başka cepheden varettiler.

Oysa, Yılmaz Güney, bizim tarafta olan ama aynı zamanda karikatür niteliğinde olmayan sanat ürünleri yaratmayı başaran bir kişilik olarak halkın kalbindeki yerini aldı. Minibüsçülerin aynalarını süsledi. Aydınlanmacı saplantıları olmayanlar için, önemli olan Yılmaz Güney'in ne tarafta olduğudur...O kadar..."

"bir acayip adam: ahmet kaya" yazısından alıntıdır.