confessions

the spook

Admin  · 26 Temmuz 2016 Salı

  1. toplam giri 2514
  2. takipçi 34
  3. puan 56065

hep sonradan

pencere
muhteşem bir ahmet kaya şarkısıdır. ne berbat insanlar tarafından coverlanıp söyleniyor bu eser son zamanlarda. kulaklarıma resmen insanlık suçu olarak okunuyor o emeksiz, yeteneksiz coverlar. bir tek aleyna tilki hanımefendinin coverlamadığı kaldı. keşke bu konuda bir sanatı koruma kurulu oluşturulsa.

yazarların başından geçen doğaüstü olaylar

pencere
bir zamanlar çok sevdiğim bir insan vardı. bu doğanın şartlarının çok üzerinde iyi bir insandı. ve uzun yıllar boyunca doğa üstü bir mutluluğu paylaşmıştık.
iki yıla yaklaşan ayrılığımızda, doğanın, evrenin yasalarının çok üzeri mutsuzluklarım oldu.

en az bunun kadar başıma gelen doğaüstü olay da, erkan oğur dinlemek. adamın yaptığı müziğin bu doğa yasalarıyla bir izahı olduğunu düşünmemekteyim.

tıka basa pastırma

pencere
bazen sadece bu şarkıdaki sözleri dakikalarca söyleyip rahatladığım oluyor. bir yandan son ses de kulaklıkla dinliyorum çok iyi geliyor.

yoklugunun nedeni alfasilindir canim
antibiyotikler ve saattler ne kadar dakiktirler
ıcmesem olmaz
yoklugunun tunelinden dort gun dort gece gectim
ruyalarimda yanimdaydin hep seni ictim
kac sehir gectim ama olmuyor

ahmet abi sen ne muhteşem bir insanmışsın diye geçiriyorum içimden,

ve ağlıyorum sesli sesli, hem de çok sesli!!!

Emre mor

jakoben
işte. spook'un da dediği gibi birileri öyle paralar kazanıyor ki, amcık gönlü için göt cebindeki cüzdanı silkip araba ısmarlayabiliyor. biz ise köpek gibi sabah sekiz akşam beş çalışıyoruz. bir de utanmadan bu çocuk gibi binlerce isme hayranlık besliyor imza kovalıyoruz. böyle düzeni sikeyim

ağlama bu günler elbet geçer babam

pencere
müzikkalite evrenimiz, büyük sanatçı ahmet kaya abimizin sürgündeyken bir konserde telinden, dilinden doğaçlama dökülmüş bir şarkısıdır. söylerken sesinde hem vatanı, hem gurbeti açık seçik görürsünüz. ahmet abi çok güçlü bir insandı. namuslu, onurlu yıkılmayan bir baba idolü. bir dağdı ahmet kaya. fakat işte bütün sanatçılar gibi çok da duygusal bir insandı. buradayken hiç bir düşman yenemedi onu, gurbet yendi. vatan hasretinden ölen bir insan ne kadar kötü olabilir?

bir süredir eski güzel günlerim kabus olup rüyalarıma giriyor. her etim ayrı ezilmiş, dokularından sökülmüş ve acemice dikilmiş hissediyorum sabahları. iyi ki ahmet kaya var ve güçlü bir abi olarak uyanır uyanmaz bu gücü zerk ediyor kulaklarımdan kalbime.
çok özledik...

ağlama bu dertler elbet biter babam...

afrin operasyonu

zehir
Bu Ülkenin Güvenliği Suriye ve Iraktan Başlar Az Buçuk Askeri Strateji Bilgisi Olan Cahiler Bile Bunu Anlamakta Zorlanmaz. Fırat Kalkanı Operasyonu da Afrin Operasyonu da Yerinde ve Tam Zamanında Yapılmış İki Operasyondur. Elbette Şehitlerimiz Oldu ve Olacak. Yeri Geldiğinde Her Birimiz Can Vermekte Terddüt Elmeyiz Elbette İçimizde 3-4 Kanı Bozuğu Saymıyorum. Hükumette Kim Olursa Olsun Bu Yönde Atacağı Tüm Adımları Sonuna Kadar Destekliyorum.

laik sözlük'ü canlandıralım kampanyası

her boka muhalefet
Yine askıda kalacak olan kampanya. Nedenleri çok basit. İlgisizlik, kampanyaya destek veren kişilerin 2. veya 3. günden yok olması başlı sebeplerdendir. Adminleri ve modları saymıyorum bile. Bu sözlüğün neredeyse aktif üyesinden çok admini, modu ve editörü var. Sayfaya yılda bir uğrayan ve onda da hiçbir şey yazmayan tipler. Gönül isterdi gelsinler bizzat onlar elini taşın altına koysun ama gel gör ki hepsi siktiri çekmiş durumda sözlüğe karşı.

Uzun lafın kısası inşallah başarırsınız sözlüğü canlandırmayı. Bu uğurda size anca şans dilerim.

hepimizi sikecekleri gerçeği

jakoben
ülkeyi bu ruh hastalarından kurtardıktan sonra karşımıza geçip; ulan bu götü bokluların tümden mantıksız ve aklınıza hiç bir türlü yatmayan politik söylemlerinden mi korktunuz da pıs pıs oturdunuz? siz oturdukça insanlar öldü, çocuklar düzüldü,memleket soyuldu. daha bir tane bile adam öldürememişsiniz burada savunma vermeye kalkıyorsunuz, sizin memleket sevdanızı sikeceğiz şimdi. diyerek ipe göndermek eylemi ile noktalayacakları durumdur.şimdi dediğim mantıklı gelmeyebilir. ''en azından üzülüyorum aq bunu bile yapmayan milyonlar var diyebilirsiniz'',ama avunursunuz hatırlatmak isterim ki; ülkede yapılan her şey huku dışıdır. talan almış başını yürümüş, fakirler fakirleşmiş zenginler zenginleşmiş. adalet burjuvanın çıkarlarına göre dizayn edilmiş. halk görmezden gelinmiş, say say bitmezmişmiş-tir. fakat bir şey vardır ki ''onur'' bireyseldir. olaylarda her daim tam zıtlarını doğurur. yani bu kadar onursuzluk ve haysiyetsizlikten, tam bir aydınlık ve acımasız bir adalet doğabilir, kendinizden binlerce kilometre uzaklıkta sinsar vakfında sikilen çocuklar yüzünden '' o vakfa otomatik tüfekle neden saldırmadınız? o çocuklar sizin yurttaşlarınız değil miydi? '' gibi bir yargılama ile karşılaşabilirsiniz. çünkü suçun niteliği asla değişmez ve yapılanlar unutulmaz. hatırlananlar, yapanlar kadar sessiz kalanlardır.

muharrem ince

twitter
bakin secime daha 90 gün var ve pusmuş sadece kendi siyasi menfaatlerini düşünüp bir kösede bekliyor,Basarisizlik ve hata kolluyor.
secimden sonra yine bilmis bilmiş konuşacak
cik simdi konus eğer bir hata varsa.. madem kazanilacak yolu biliyorsun adaylarla birlikte yürü...
ama yok beyimiz pusup firsat kollasin.

sinan cemgil

jakoben
kim olduğunu yazmak istemiyorum.herkes zahmet etsin araştırsın diye annesi nazife cemgil'in ; "Bu oğlum Sinan... Bunlar da onun arkadaşları (Kadir ve Alpaslan), kardeşleri.... onlar da oğullarım... Bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. Başka bir istekleri yoktu. Her biri birer dehaydı. Her biri üstün zekalı birer güzel insandı. Dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. Birer milyoner olurlardı. Ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. Sizin sorunlarınızı omuzladılar. Size yalan söylüyorlar. Onlar eşkıya değildi." bu sözleri ve babası adnan cemgil'in ; "Ben varlıklı bir aileden geliyorum. Öğretmenim. Ekonomik durumum oldukça iyi. Oğlumu en iyi şekilde yetiştirdim. En iyi okullarda okuttum. Ülkenin en güzide üniversitesi Odtü'de okuyordu. Hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Ölmese yüksek mühendis çıkacak ve o da varlıklı bir hayat yaşayacaktı. Fakat o sizin iyiliğiniz için öldü. Bunu bilesiniz diye söylüyorum." sözlerini bırakıyorum.

laik sözlük adminlerinin çalışmaması

zeybek
yazarımızın haklı bir isyanıdır. hem de çok haklı. en son yönetime giren ve galiba da mevcut adminlerle birlikte son admin olarak şunları söyleyeceğim;

yazarlık dönemlerimde mevcut girilerimi de örnek gösterebilirim niceliğin değil niteliğin savunucusu ve koruyucusu oldum. bu sözlüğün kurulma hikayesi açık ve net. imam hatipler kapatılsın grubundan ve gençlerin laiklik akımına sempatisi baz alınarak ki bana göre öyle, kurulmuş bir sözlük.

sosyal ağlarda hiçbir gruba üye değilim çünkü tüm yazarlar o gruplardan gelme ve birbirini tanıyor bu da orada formatsız bir şekilde goygoy yapmaya ve mizah diye tabir ettikleri leş muhabbete rahatça olanak sağlıyor. ayrıca sözlükle alakadar hiçbir girişim göremedim gruplarda. sözlük yazarlarımızın bir çoğu sözlük yazarlığından bihaber. yazmaya teşvik edici yapıcı yahut yıkıcı savlar üretilmiyor, bu da münazaraya mahal vermediği için beyin fırtınasına engel ve bu beyin fırtınası sözlüğe sirayet etmiyor. giriler iyi de olsa kötü olsa oylanmıyor. karşı fikir savunucuları ve trollerden sıkıldık diye sözlüğü ziyadesiyle terk eden yazar oluyor bu da burada rahatça at koşturamadığından dolayı olan bir durum.

nitelikli onlarca giri yazmama rağmen ve bunların çoğunu ilk defa başlık olarak açmama rağmen altları boş yani bilgi ve fikir sahibi olunmak istenmiyor yahut kendini bilgin sanan zamane gençleri iki üç muhalif taşlama yapınca kendini aydın sanıyor. bunun da etkisi sözlüğe uğramıyor.

yazarlar kişisel olarak başlık açarken yaratıcı olamıyor bu da gözlem yeteneğinin yeterli olmadığını gösteriyor. halbuki gözleme gerek yok kendi başına gelen ufak tefek estantaneler muazzam içeriklere dönüşebilir. sonra da gidip diğer sözlüklerden başlık taşınıyor yahut yazacak başlık bulamıyorum diye hayıflanıyor.

saymakla bitmez. bu iş interaktif bir sözlük işi sadece adminle modla olmaz, ha adminler sadece katalizör olurlar o kadar.

intihal yapan yazarlara hiç girmedim bile.

tütsü

sophos
her yerde satılan altıgen prizma kutularda olanlar hindistan'da üretiliyor, oradan çeşitli ülkelere satılıyor.

benim favorim vanilyalısı. kenevirli olanını bile yapmışlar ve gittigidiyor'da satılıyor galiba birilerinin gözünden kaçmış.

şunu da belirteyim tütsü dumanı sağlığa sigaradan daha zararlı. ben, yılda bir güzel kokuyor diye yakıyorum.

efsane fıkralar

anancı
Matematik dersinde kadın öğretmen öğrencilere sorar:
-Bir ağacın dalında 5 tane kuş var. Taş attım, iki tanesini vurdum. Geriye kaç kuş kalır?
Öğrencinin biri parmak kaldırır ve cevaplar:
- Hiç kuş kalmaz çünkü diğerleri korkudan uçup gider.
Öğretmen gülümser:
- Hayır. Doğru cevap üç olacaktı ama bakış açını sevdim.
Öğrenci duruma çok bozulur ama pek göstermez. Ders devam ederken tekrar parmak kaldırır:
- Bir soru da ben sorabilir miyim?
Öğretmen izin verir.
- Sokakta üç kadın dondurma yiyerek yürüyor. Biri dondurmasını yalıyor, diğeri ısırıyor, diğeri de emiyor. Kadınlardan hangisi evlidir?
Öğretmen şaşırır, kızarıp bozarır ama cevap da vermek zorundadır:
- Hmm... Şey... Yalayan?
Öğrenci yanıtlar:
-Hayır, parmağında alyans olan. Ama bakış açınızı sevdim

efsane fıkralar

anancı
Temel TRT1'de bir yarışmaya katılır ve kazanır. Kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adı da "düz mantık"tır. Temel hediyeyi alırken sorar;
-Bu kitapta ne yazıyor?
-Okuyunca öğrenirsin...
-Ben onunla uğraşamam, anlat bakayım sen bana.
-Ok bak simdi; senin evinde akvaryum var mi mesela?
-Evet var...
-O zaman içinde su da vardır?
-Evet var...
-İçinde su varsa balık da vardır....
-Evet var...
-Balık varsa hayvanları da seviyorsundur sen?
-Evet....
-Hayvanları seviyorsan insanları da seversin herhalde?
-Evet...
-O zaman senin sevgilin de vardır?
-Evet var.
-Yaslı görünüyorsun o zaman sen evlisindir?
-Evet.
-E karın olduğuna göre de, homoseksüel değilsindir?
-Evet.
-Bak gördün mü…
temel çok etkilenir. Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken Dursun'u görür...
Dursun sorar;
-Temel o ne?
-Düz mantık kitabı!
-Nasıl bir şey bu anlat bakayım...
-Bak simdi; sizin evde akvaryum var mı?
-Yook!
-O zaman sen ibnesin....

arkadaşının olmaması

zeybek
(bkz:yalnızlık ömür boyu)

olması kadar kötü değil. şimdi benim çok arkadaşım var. haddinden fazla insan tanıyorum. onbinlerce olabilir abartmıyorum. hatta yaklaşık bin civarında insanla da aktif görüşüyorum ama yalnız olmaktan hiçbir faydası yok bu durumun.

senin yanında kim olursa olsun, ailen sevdiklerin hayatının insanı bile olsa yatağa yattıp gözlerini kapattığında tek başına kalırsın.

doğum gününü yalnız kutlamak

lexxpowder
Yalnız olduğumun her sene yüzüme çarpılmasına sebep olan dürümdür. Yine arayan soran, nasılsın diyen, gel iki tek atalım aq diyen, aklına gelipte bi mesaj atan ya da koluna giripte yanagına bi buse konduran sevgilimin olmaması her sene daha da ağır geliyor. Ben de günah geceleri haline getiriyorum doğum günlerimi. Tüm pislikleri yapıyorum. Parayı dert etmiyorum. Bizim de olsaydı yanımızda birileri biz de pasta üflerdik amma velakin yalnızız azizim. Yalnızlık zor.
1

liderler fox'ta

franz
fatih portakal'ın sunumu ile, fox tv'nin cumhurbaşkanı adaylarını ve diğer devlet yöneticilerini stüdyoya davet edip karşılıklı soru-cevap şeklinde sohbet edecekleri program.

bugün itibarı ile başladı. sanırım her çarşamba yayınlanacak.

ilk bölüm konuğu muharrem ince.

eğitim alanında çok güzel vaatleri var şu an. hiçbiri de para ile ilgili değil. içim içime sığmıyor inanın. öğretmen adamın aday olması bile bambaşka bir olaymış. tabii tarihimiz buna benzer bir kişi daha gördü. ona da başöğretmen dedik zaten.

omo

sophos
youtube'da bir video açınca sürekli reklamı çıkan deterjan markası.
alacağım varsa da almıyorum, aldırtmıyorum bıktım artık reklamlarından.

Garip isimler

milena
Elizan.
anlamı uzaktan gelen ezan sesiymiş.Sırf içinde ezan geçiyor diye koymuşlar... yazık günah çocuğa.
isim değeri taşımayan ve anlam ifade etmeyen kelimeleri insanlara isim olarak koymaktan vazgeçin lütfen!

online sözlük yazarının iki basamaklı sayıya ulaşması

zeybek
imkansız bir şey olmamakla birlikte sözlüğe pozitif katkı sağlamadığı da aşikar. ne bir başlık ne bir entari girimi söz konusu. zaten buralar çağıl çağıl çağlamıyor. beklemezsin mevcut durumda çağıldamasını. çünkü sabahtan akşama kadar feysbuktan bildirim geliyor sözlükle alakadar. sosyal ağlarda seviyor yazarlar burayı. trollük sik sok yorum peşinde.

abartmayın, yazın.

domuzlar körfezi çıkarması

sophos
1961 yılında John F. Kennedy yönetimindeki ABD'nin desteğini arkasına alan Kübalı karşı devrimcilerin, Fidel Castro rejimini yıkmak için gerçekleştirdikleri başarısız işgal girişimi.

Adını, çıkarmanın yapıldığı körfez olan domuzlar körfezi'nden (ispanyolca: Bahía de Cochinos) almıştır.
Fidel Castro ve arkadaşlarının 1959 yılında Batista yönetimini devirerek iktidara gelmelerinden sonra, ABD başkanı Dwight D. Eisenhower Küba'ya karşı şiddetli bir ekonomik boykot başlatmıştı. Bunun üzerine Küba politik ve ekonomik olarak Sovyetler Birliği'ne yaklaştı. ABD, bu durum karşısında Orta Amerika'daki güvenliğinin tehlikeye düştüğü korkusuna kapıldı.

Ocak 1961'de Küba ile ABD arasındaki diplomatik ilişkiler koptu. Amerikan Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) daha bir yıl öncesinden Küba'ya yapılacak bir çıkarmanın çalışmalarına başlamış ve bu amaçla ABD'de yaşayan yeni rejim karşıtı Kübalıları askeri eğitime tabi tutmuştu. ABD'nin Eisenhower'den sonraki başkanı John F. Kennedy, çıkarma planını onayladı.

17 Nisan 1961'de Amerikan silahlarıyla donatılmış ve CIA yönetimindeki yaklaşık 1300 karşıdevrimci Kübalı, Küba'nın güney sahillerindeki Bahía de Cochinos'a (Domuzlar Körfezi) çıkarma yaptı. CIA, isyancıların karşı devrim yapmasını değil, Havana'da kargaşa çıkmasını ve o kargaşa sırasında Castro'nun suikastla öldürülmesini planlıyordu. Bu şekilde isyancıların hükümeti ele geçirdiği süsü verilip, bu hayalet hükümet hemen ABD tarafından tanınacak ve ABD ordusu "yardım etmek" maksadıyla devrilecek hükümeti tamamen ezecekti.

Ancak çıkarmayı gerçekleştiren güçler, Kübalıların beklenmedik bir direnişliyle karşılaştı. İki gün süren bir çatışmadan sonra teslim olmak zorunda kaldılar ve 1000'den fazla karşıdevrimci esir alındı. Esirler yargılanıp vatana ihanetten 30'ar yıl hapis cezasına çarptırıldılar. Daha sonra ABD ile yapılan görüşmeler neticesinde mahkûmlar, 53 milyon dolarlık ilaç ve gıda karşılığında ABD'ye iade edildiler.

Yaşanan bu gelişmeler, ABD'nin uluslararası kamuoyunda prestij kaybına yol açtı. Kennedy, çıkarmanın başarıyla sonuçlanması için gereken hazırlığı yapmamakla suçlandı ve CIA Başkanı görevinden alındı. Sovyetler Birliği sert bir şekilde olayı protesto etti ve gerekirse müdahale edeceğini duyurdu. Diğer yandan Fidel Castro'nun ünü ve popülaritesi hem ülkede, hem de tüm dünyada artmış oldu.
kaynak: http://marksist.org/icerik/Tarihte-Bugun/4404/17-Nisan-1961-Domuzlar-Korfezi-Cikarmasi,-Castronun-zaferiyle-sonuclandi

şempanzelerin ve maymunların taş çağına girmiş olması

romacumhurbaskani
Taş Çağı'nı, erken insansı ve insanların yaşadığı bir dönem olarak görüyoruz. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalara göre bu çağı tek yaşayan insanlar değil.

Arkeologlar batı Afrika yağmur ormanlarında Brezilya ormanlarında ve Tayland sahillerinde dikkate değer taş aletler keşfetti. Bunları ilgi çekici yapan işçilikleri ya da çok eski olmaları değil. Hatta dikkatli bakılmazsa bir alet olduğu bile anlaşılamayabilir. Tarihleri de en fazla Mısır piramitleri kadar geriye gidiyor.

Bu aletleri özel yapan, onların insanlar tarafından değil, şempanze, kapuçin ve makaklar tarafından yapılmış olması. Aletlerin ortaya çıkarıldığı alanlar, “primat arkeolojisi” adında yeni bir dalın temelini oluşturuyor.

Aletlerin kendisi oldukça kaba. Bir maymun yaptığı taş çekiç, bir insan türünün yaptığı el baltasına hiç bir şekilde yaklaşamaz. Fakat önemli olan bu aletlerin gelişmişliği ya da sofistikeliği değil.

Bu aletler, primatların rutin olarak taş alet teknolojisinden faydalandığı bir kültür oluşturduğunu kanıtlıyor. Yani primatlar, Taş Çağı'na girdi.

Büyük Maymunlarda Alet Kullanımı
Önceki yıllarda biyologlar insanların yaygın olarak alet kullanan tek tür olduğunu düşünüyordu.

Günümüzde memeli, kuş, balık hatta böcek gibi canlıların hayatını kolaylaştırmak için alet kullandığını biliyoruz. Primatlar da alet kullanıyor. Fakat bir kural olarak primatlar, taşlardan alet yaratmıyor.

Oxford Üniversitesi'nden Primat Arkeolojisi (Primarch) projesi lideri Michael Haslam “Orang-tanlar, bonobolar ve gorillaların bitkilerden yapılan aletler kullandığı görüldü, fakar hiç bir zaman taş alet kullanımına rastlanılmadı” diyor. Haslam'a göre, büyük maymunların taş aletleri neden kullanmadığı bir gizem.

Fakat bunun nedeni, hayatlarının çoğunu ağaçlar içinde ve çevresinde geçiren bir tür için taşların kolayca bulunamaması olabilir. Haslam, bitkilerin ise primat ortamlarında her yerde bulunabildiğini söylüyor.

Buna göre, özellikle zeki bir büyük maymun, taş alet kullanmaya başlasa bile, çevrede bu geleneğin grubun diğer üyelerine (ve sonra gelecek nesillere) geçirilmesine yetecek kadar taş bulunmuyor.Primat Arkeolojisi
Fakat batı Afrika'daki şempanzeler, kabuklu yemişleri açmak için kullandıkları taş alet teknolojisini, birçok nesile aktarmayı başarmış gibi gözülüyor. Bu 2007'de yayınlanan bir makaleyle gözler önüne serildi.

Normal arkeolojideki, insan davranışlarını geride bıraktıkları kalıntılardan tanıyabileceğimiz prensibini primatlara uygulayan Christophe Boesch önderliğindeki “primat arkeologları”, böylece şempanze aletlerini incelemeye başladı.

Primat arkeologları, Fildişi Sahilleri'ndeki yağmur ormanlarında, orman zemininde bir alanı 1 metre derinliğe kadar kazdı. Bu kazı, taş aletler bakımından çok zengin olan 4,300 yıl öncesine kadar giden bir tabaka ortaya çıkardı.

Batı Afrika Şempanzeleri 4,300 Yıldır Alet Kullanıyor
Bu taş aletlerin bir kısmı sadece insanların sahip olduğu bir kesinlik ve hassasiyetle yapılmıştı. Başka diğer aletlerde ise, günümüzde o bölgedeki şempanzelerin de yaptığı gibi, kabuk kırmak ve vurma aleti olarak kullanmak gibi çok daha kaba şekilde kullanıldıklarına dair izler bulundu.

Boesch ve meslektaşları daha önce bu bölgede, modern şempanze taş alet külltürünü araştırmıştı. Bu araştırma şempanzelerin kendine özgü bir alet seçme ve kullanma yöntemi olduğunu gösterdi.Örneğin şempanzeler sıklıkla, kasıtlı olarak 1 kg ve 9 kg arasında büyük ve ağır taş çekiçler kullanmayı tercih ederken, insanlar 1 kg veya daha hafif taşlar kullanmayı tercih ediyor.

Şempanzeler ayrıca, insanların yemediği bazı kabuklu yemişleri açmak için de taş alet kullanıyor. Kazılarda bulunan taş aletlerde, bu yemişlerden gelen nişasta kalıntıları bulundu.

Bu bulgular birlikte ele alınınca, şempanzelerin Fildişi Sahili yağmur ormanlarında 4,300 yıldır taş alet kullandığı sonucu ortaya çıkıyor.

Boesch, Şempanze Taş Çağı'nın en azından 4,300 yıl önce, hatta belki de daha erken başladığını söylüyor. Fakat “daha erken dönemleri inceleyebileceğimiz toprak tabakalarını nerede bulacağınızı kestirmek çok zor” diyor Boesch.Şempanze-İnsan Ortak Atası mı Alet Kullanmaya Başladı?
Şempanzeler insanın yaşayan en yakın akrabası. Onların da bizim gibi taş alet kullanabiliyor olması, insan ve şempanzenin ortak atasının taş alet teknolojisini geliştiren ilk canlı olduğunu akla getirebilir.

Fakat Haslam bunun pek mümkün olmadığını söylüyor. Eğer öyle olsaydı, bütün şempanzelerin taş alet kullanmasını bekleerdik. Fakat sadece, batı Afrika'daki az sayıda şempanze topluluğunda bu kullanımı görüyoruz.

Batı Afrika şempanzelerinin, orta ve doğu Afrika şempanzlerinden ayrıldıktan sonra böyle bir taş alet teknolojisi geliştirdiklerini düşünmek daha matıklı oluyor. Haslam, bu ayrımın 50,000 ila 1 milyon yıl önce gerçekleştiğini söylüyor.

Bu nedenle batı Afrika şempanzelerinin Taş Çağı, insan taş çağından tamamen ayrı görünüyor Maymunlarda Alet Kullanımı
Birkaç yüzyıldır Brezilya'daki sakallı kapuçin maymunlarının (Sapajus libidinosus) taş alet kullandığına dair raporlar biliniyor. 2004'teki bir araştırma da bunu kanıtladı. Tayland'daki uzun-kuyruklu makak maymunları da 2015'teki bir araştırmaya göre taş alet kullanıyor.

Bu iki tür de primatların evrim ağacında, insanların yakınında bir yerde bulunmuyor.

Haslam “Kapuçinler, bizden 35 milyon yıllık evrimle ayrılmış olan Yeni Dünya maymunlarıdır. Makaklar bile bizden yaklaşık 25 milyon yıl önce ayrıldı” diyor. Yani taş çağına giren primatlar evrim ağacında o kadar dağınık duruyor ki, taş alet teknolojisini birbirlerinden bağımsız olarak keşfetmiş olmaları gerekir. Haslam “Aynı davranışın çoklu olarak keşfedildiğini görüyoruz” diyor.

Haslam şu anda, Boesch'in Fildişi Sahili'nde şempanze arkeolojisinde kullandığı teknikleri, makak ve kapuçinlerde alet kullanımını araştırmak için kullanıyor. Primarch projesi kapsamındaki araştırma henüz yayımlanmadı. Haslam “Şimdiye kadar, taş alet kullanan primatların faaliyet alanlarında, gömülmüş taş aletler ortaya çıkardık” diyor.Kapuçinler, taş aletlerini kabuk kırmak için, ve bir de yumru-kök yiyeceklere erişmek için kazma amaçlı kullanıyor. Haslam “Biri ne zaman sakallı kapuçinleri doğal ortamlarında gözlemlese, taş alet kullanımını görmüştür. Bu tür, insanlar dışında her yerde her zaman taş alet kullanan tek tür olabilir” diyor.

Onlardan farklı olarak, makaklar adalarda yaşıyor, ve taşlarını deniz kabuklularını kırıp açmak için kullanıyor.

Her iki tür maymun da bu geleneği nesilden nesile aktarmış gözüküyor. Buna göre insanlar dışında en az üç tür primatta, taş alet kullanımının derin bir tarihi var. Şempanze ve maymun taş aletleri ne kadar ilkel görünse de, bizim atalarımızın kullandıkları da uzun zaman önce bunlardan çok farklı değildi.nsanların Yaptığı İlk Taş Aletler
Mayıs 2015'te Kenya'da çalışan arkeologlar, insanların yaptığı ilk taş aletler üzerine sonuçlarını yayınladı. Lomekwian adı verilen bu aletler 3.3 milyon yıllıktı. Keşfi yapan ekibe göre, bu aletler taş alet kullanan şempanze ve maymunların kullandığı tekniklere benzer teknikler kullanılarak yapılmıştı.

Buna göre taş alet kullamam primatları incelemek, erken insan davranışlarının doğası hakkında da bize fikir verebilir. Fakat erken insanlar şempanze ve maymunlardan oldukça farklı olduğu için sonuç çıkarmak o kadar kolay olmayacaktır.

Lomekwian taş aletlerinden yaklaşık 700,000 yıl sonra insan teknolojisi daha ilerledi. Önce küçük parçalar çıkarılarak daha keskin bir uç yaratılan taş aletlerin de dahil olduğu Oldowan teknolojisi, 1 milyon yıl sona da özenle şekillendirilmiş kesme ucuna sahip Aşölyen el baltaları ortaya çıkmaya başladı.

Peki atalarımız çok uzun zaman önce böyle gelişmiş taş aletler yaparken, şempanze ve maymunlar neden Lomekwian benzeri bir teknolojiden ileri gidemedi? İnsan Elinin Farklılığı?
İnsan elindeki evrimsel gelişmelerin, aletleri daha ince bir şekilde manipule etmemize yardımcı olduğu düşünülebilir. Fakat Temmuz 2015'te yayınlanan bir araştırma, insane linin son bir milyon yılda, şempanzelerin elinden daha az değiştiğini ortaya koydu.

Araştırmayı yapan Almécija “İnsan ve şempanzenin atasının el uzunluğu oranları, insana, şempanzeye olduğundan daha yakındı (fakat eşit değildi)” diyor. “Parmak uzunluğu oranları açısından insanlar şempanzelerden daha ilkel” diyor.

Şempanze ve maymunların daha geride kalmasının nedeni elleri değilse, sorun büyük ihtimalle beyinlerinde, diyor Almécija.

İnsan Beyni Yemek Pişirme Sayesinde Büyümüş Olabilir
Harvard Üniversitesi'nden Alexandra Rosati “Taş alet yapma becerisinin, fazladan bilişsel yetenekler gerektirmesi olası görünüyor. Sadece neyin yararlı bir alet olacağını bilmek değil, aynı zamanda onu yaratmak…” diyor.Şempanzelerin Pişmiş Yiyecek Tercihleri
Fakat eğer Wrangham haklıysa, Rosati ve Felix Warneken taradından yapılan bir araştırma, büyük bir önem kazanıyor. Şempanzeler ateşi kontrol etmeyi öğrenmemiş olabilir, fakat 2015te yapılan bu araştırmaya göre, pişmiş yiyecekleri, pişmemiş yiyeceklere tercih edecek zekaya sahipler.Yaptıkları bir dizi deneyde, Rosati ve Warneken şempanzeleri bir çeşit “fırın”la tanıştırdı. Şempanzeler yiyecekleri belli bir kaba koyduklarında, bu yiyecek daha sonra onlara pişmiş olarak geri dönüyordu. Şempanzeler patates parçalarını, yiyeceği çiğ olarak geri getiren bir kap yerine bu “fırın” kabına koymayı daha çok tercih etti.

Dahası, şempanzelere patates parçalarıyla birlikte tahta parçaları da verilmişti, ve bu tahta parçalarını “fırın” kabına koymakla da uğraşmadılar. Bu da, “fırın”ın sadece yenilebilecek şeyleri pişirdiğini anlamış olduklarını düşündürüyor.

Şempanzeler, uzak bir yerde bulunan çiğ yiyecekleri, pişirmek için “fırın”a getirmeye bile hazırdı. Bu durum, atalarımıızn milyonlarca yıl önce yiyecekleri ateş başına taşımaya başlamasını da yansıtıyor olmalı.

Peki Şempanzeler Beyinlerini ve Teknolojilerini Geliştirebilecek Mi?
Doğal olarak, şempanzeler ateşi kontrol etmeyi öğrenene kadar – eğer öğrenebilirlerse- , pişmiş et beğenilerinden faydalanamayacaklar. Fakat Rosati ve Warneken'in çalışması, atalarımızın daha gelişmiş beyinlere ve taş alet teknolojisine sahip olmasına izin veren beyin bağlantılarının şempanzelerde de olduğunu düşündürüyor.

Haslam, şempanze, makak ve kapuçin'lerin henüz teknolojik becerilerinin sınırlarına ulaşmadığının olası olduğunu söylüyor. Fakat Taş Çağı teknolojilerini geliştirmeye fırsatları olup olmayacağı belli değil.

Haslam “Avlanmayla ve yaşadıkları alanları yok ederek, nüfuslarını önemli ölçüde azaltıyoruz. Küçük topluluklar, gelişmiş teknolojileri büyük topluluklar kadar iyi yayamaz ve devam ettiremez” diyor.

Yani şempanzeler ve maymunlar çok daha gelişmiş taş aletlr yapma kapasitesine sahip olsa da, bunu başarmaya hiçbir zaman fırsat bulamayabilirler. Bunun nedeni de, başka bir grup primatın taş alet üretiminde çok ustalaşmış olması olacaktır.

Dipnot :bunlar 100 yıla kalmaz Arapları yakalarlar .