confessions

sophos

βετεράνος♛  · 13 Ekim 2017 Cuma

  1. toplam giri 1869
  2. takipçi 51
  3. puan 53756

milliyetçilik

jakoben
ilk olarak 1789 yılında fransa'da ortaya çıkmıştır.feodal düzende dünya ,bireyi dini üzerinden sınıflandırıyordu. fransızların kanını emen krallık din istismarında oldukça iyiydi.sömürü sokaklarda bile belli oluyordu.yerde açlıktan ve pislikten ölüm döşeğinde olan adamın yanından parfüm kokusu saça saça geçen soylu kadınlar çıplak gözle ortaya koyuyordu durumu.(bugün çok farklıymış gibi söyledim sanırım) fransızlar jean jacques rousseau'nun fikirleri altında birleştiler.tanrı sömürücülerin elinde olduğu için tanrı fikri zayıflıyordu.zayıflayan hastalıklı tanrıyı kesmek için ise halkı tek bir çatı altında buluşturdular.jakobenler sahneye çıktığında ''ben fransalıyım eğer sende fransalıysan gerisinin önemi yok.bizler eşit,özgür ve kardeşiz'' dediler.daha sonra zaten hepsinin götünü kestiler.burjuva devrimini böyle yapmış oldu.dini kullanan feodal beyler, krallar çöktü milliyetçiliği kullanan zengin aileler aldı sazı eline.en sonunda sovyetler çıktı tabi dünya tarihinde ilk defa herkesin boğazından eşit ekmek girdi.insanlığın geldiği son nokta onlardı.evet sistemleri aksıyordu aç burjuva amerika başta olmak üzere herkes amgargo uyguluyordu ama doksan sene dimdik ayakta kaldılar.iyi ki varmış sovyetler.
özgürlük mavi,eşitlik beyaz,kardeşlik kırmızı.

edit; ''uygarlık zembereği boşalmış bir halk yeniden özgür olamaz.
ey özgür uluslar, şu özdeyişi unutmayın: olmayan özgürlüğü sağlayabilirsiniz ama yitirdiğiniz özgürlüğü asla!'' j.j.rousseau

edit2 ; http://arsiv.ntv.com.tr/news/210841.asp kieslowskinin mavi,beyaz ,kırmızı film üçlemeleri sanat (kanser) filmleridir.tavsiye ederim ama fransa tarihine hakim olanlara.. anlaşılması zor filmlerdir. zaten linkteki açıklamadan içeriğini de öğrenebilirsiniz.

türkiye'de kadın olmak

altayhan
Gelenek ile modernite arasında sıkışıp kalmaktır. Tamam erkek olarak biz de bu ikilemi yaşıyoruz ama kadınlar bu durumu en üst seviyede yaşıyor.

Tüm ülkenin ahlaki geleceği sana yüklenmiştir. Ülkede gayrı-resmi olarak bir kadın profili(ya da profilleri) bile vardır. Hata kabul etmez bir cinsiyetin vardır. Tebessüm ile kahkaha arasında yaşarsın. Abartırsan or*spu, geri kalırsan soğuk nevale ve evde kalmış kız kurusu olursun.

Ben yazarken içim bir fena oldu be...

abdullah öcalan

tarihsel maddeci
doğu perinçek'in yetiştirdiği, önce nurcu, sonra türk sosyalisti, sonra maocu, sonra kürt milliyetçisi, en sonunda da post-marksist olan bir fırıldak.

hayatının ilk yıllarında "dini bütün" bir yobaz olarak yetişti. sonrasında doğu perinçek'in etkisiyle sosyalizmle tanıştı, tabii doğu perinçek ne kadar sosyalistse o kadar... doğu perinçek'in maoculuğun oportünist dönem teorilerini benimsemesi üzerine türkiye devrimci hareketinde "ilerleme" olarak yorumlanan, aslında tdh'den ana kopuş ile turist hareketlerin yayılmasını sağlayan fikirleri benimsemeye başlar. en sonunda da maocu metafiziğin kafası ile kürt sorununa kafa yormaya başlar ve bu soruna marksist-leninist bir çözüm sunmayı amaçlayan kürdistan işçi partisi'ni kurar. bundan önce de feodal bir adlandırma olan "apocular" olarak anılır çevreleri. bu yıllarda kürdistan'daki diğer sol partilere baskı uygulayarak, onların üst kadrolarına suikastler düzenleyerek bölgede tutunurlar.

amerika'nın çekiç güç uygulamasına kadar marksist-leninist çizgide, mao'nun ortaya koyduğu savaş stratejisi ile yol alan öcalan, sosyalist kampın dağılmasıyla, tam bir uzlaşmacı davranışta bulunarak, hareketin ulusal hareket olduğu bahanesi ile her türlü oportünizmi kendisine hak sayar. bunun sonucu olarak, kürt milliyetçiliğinden yararlanarak propaganda yapmaya başlarlar ve akıl babası yine aynıdır: doğu perinçek

son dönemleri ise öcalan'ın babasından olan kopuşudur. her post-modernci gibi o da marx'ı engels'i lenin'i aştığını ilan eder, anarşizmi öve öve bitiremez, post-modernizmin iğrenç hastalığı kimlik siysaetini teorik düzleme taşır. ancak o post-modernci cilayı kazıdığınız zaman, kendini bastıran bir ezilen milliyetçiliğinin izleri hala bulunmaktadır kendisinde.

ve türkiye halklarına bu fırıldakla masaya oturarak, kürt sorununa çözüm bulunması beklenir.

19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş türkiye kupası yarı final maçı

jakoben
mükemmel bir gündem harika bir bölünmedir.bir fenerbahçeli olarak zerre s*kimde olmayan kupa verimsiz futbol yüzünden takip etmediğim takım ile alakalı beşiktaşa kin duymama sebep olabiliyorlarsa burada algı vardır. a haberin karısını sikerken belimi sakatladığımın p*çi olan sunucu saksocuları iki tarafı da kin tutmaya yönelik yayın yapmıştır.ananızın amını çok kötü sikeceğiz.bu ülkenin insanları sikindirik aptal or*spu çocuklarının bir topun peşinden koşması yüzünden birbirileri ile düşman olmayacak kin tutmayacaklar.o or*spu çocuklarını türkiye ekranlarından sileceğiz.
1

19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş türkiye kupası yarı final maçı

abSolute
holiganlık da, fanatiklik de aptallıktır. Şu görüntülerden zevk alıp, nasıl a*ınıza koyduk ama? hayır ulan asıl biz koyduk! cümlelerini görmekten bıktım artık. Taraftar ve oyunculara 4'er 5'er maç ceza gelecektir. Ondan sonra ilk derbide devam edecektir. Çok uzak değil, galatasaray-beşiktaş maçında da aynı sonucu bekliyorum. Ne olacaktı ya? derbi maçı bu. demeyin boşuna. Her futbol maçında sokak kavgası izlemekten zevk almıyorum.

19 nisan 2018 fenerbahçe beşiktaş türkiye kupası yarı final maçı

scabies
Sabahtan demiştim zaten hakem mete kalkavan ve derbi maçı olaylar karışır diye. Hakemle alakası yok yada var bu asıl konu değil zaten. Durum şu ki her derbi maçında bu ülkenin kendi evlatları birbirine köpek muamelesi yapıyor. Ulan nasıl gözünüz kör olmuş sizin be? Belki de beraber iş yerinde çalıştığınız beraber okuduğunuz adamlara ne varsa atıyorsunuz. Futbolunuz da fanatikliğiniz de yere batsın azıcık insan olun insan.

İslami feminizm

altayhan
ibrahimî dinler ile temelde kadın haklarının alakası yok ki. Kadim pagan adetleri kadını toplumun merkezine koymuşken orta doğulu sami dinleri kadını günahlı, ayıplı yapmıştır.

Tarihsel ve teorik olarak feminizm en akıllıca deist ve agnostik olabilir. Yoksa sadece statükonun sınırladığı şekilde "kadınlar çiçektir"le yetinirsiniz ya da toplumun gazını alır evlere dağılırsınız.

furkan bölükbaşı

jakoben
hala daha atatürk ile ilgili laf ebeliği yapmaktadır.açıkça tahrik etmektedir.anasını analından siktirmek için halkı gazlamaktadır.o ananın suçu ne o.*** ç.*** diye hayıflanılamamaktadır da çünkü anası da belirli makamlara sakso çekmektedir.dua edilmelidir ki yaver gitsin iki ay sonraki hırsızlık operasyonu aksilik çıkmasın.yat kalk putuna yalvar amcık

iyi parti

frantz fanon
cocukları kandırır gibi "ak" benzeri "iyi" olumlaması, ampul yerine güneşi ve larcivert arka planıyla akp'nin larciverti olma emelinde bir partidir.

en az %7 en fazla %35 alır. tüm faşistleri dahi tam anlamıyla birleştiremediği için, kurucu kadrolar vasat olduğu için t*ayyiple bozuşan büyük sermayedarlar ve bürokratlar varsa onların desteğini almaları lazım, yine yurtdışından da tayyibi artık pek istemeyen abd ve ab kurumlarından destek almaları lazım. yoksa en fazla %10 falan alır. türk ve yabancı sermayenin tutumu belirleyici olacak, çok lobi kasarlarsa alır %35i. yoksa düzgün reklam yapamazlar en fazla mhp küskünkerini, şakirt abi küskünlerini, sağ kemalistleri toplar. şakirt abi küskünleri-onların aileleri-ve çetenin (yani fettulahci cikar networkunun) ve coğu ülkücülerin desteği ceptedir ama. ama ne fark eder dedik ya akp'nin larcivertidir.
1

jakoben

giyotin
Liberal ve gerici çevrelerce tepeden inmeci, dayatmacı, elitist vs olarak bilinse ve bu şekilde dillendirilse bile aslında fransız ihtilalinin ve laikliğin öncü kişilerine verilen isimdir... ilerleme tabandan değil bir grup aydın insanın çelişkileri görüp tabanı ilerletici güç olarak kullanması ve halka rağmen halk için ve halkın militan kesimiyle birlikte devrim yapması/irade koyması diyebiliriz... jakoben kelimesini hakaret olarak kullanan insanlar mevcuttur, hatta mustafa kemal atatürk'e jakoben diyerek hakaret ettiklerini sanmaktadırlar, halk için halka rağmen cumhuriyeti kurmak onlara göre "tepeden inme" yada "dayatma" olabilir bana göre "irade koyma" veya aydın sorumluluğu ve önderliğin aynı kadrolarda buluşmasıdır.

bir millet uyanıyor

franz
yönetmenliğini ertem eğilmez'in yaptığı, başrolünde kartal tibet, münir özkul, ihsan yüce, erol taş gibi oyuncuların oynadığı 1966 yapımı film.

Yunan işgaline karşı koyan 6 kişilik kuvay-i milliye birliğini konu alır.

Şu kısım tüyleri diken diken eder;



.
.
Türk milleti tarih boyunca büyük başbuğlar yetiştirmiştir.
Bekleyin, biri daha geliyor.
Bekleyin, mustafa kemal geliyor!
Bu milletin ümidi ondadır.
Şu an da, o bir şahikanın üstünden milletine haykırmakta ve şu parolayı vermektedir:

Ya istiklal, ya ölüm!!!

17 nisan köy enstitülerinin kuruluş yıldönümü

harflervekibrit
Köy enstitüleri İsmail hakkı tonguç ve hasan ali yücel önderliğinde 1940 yılında kurulan emsalsiz ve ulusal eğitim kurumlarıdır. Yine bu şekil bir eğitim devrimi olmadıkça bu ülkenin işi zordur. "Eğitimli" insanlar olarak "cehalet"e karşı topyekûn savaşmıyoruz, o zaman bu insanlar bunu yapmış işte. Biz ancak çomar diye bok atmayı biliyoruz maalesef. "En büyük savaş, cehalete karşı yapılan savaştır." diyen lider, ne haklısın, ne haklısın yine...
(bkz:köy enstitüsü)

kostas sloukas

jakoben
fenerbahçe doğuş'un yunanlı basketbol yarı tanrısı.güzel maçlardan sonra ben conk bayırından aşağıya balonlu naylona sarılmış kaçak yetmişlikleri yuvarlarken o aşağıdan kırılmayanları ayıklayıp atıyor sandala, tutuyoruz paros adasının yolunu. rakı,balık ve kurtuluş savaşı muhabbeti yapıyoruz.tabi kötü maçların sonunda ne nikolaos trikupisini bırakıyorum ne anasını orası ayrı.bir günde bizim fesli o.*** ç.***nu çağırmayı düşünüyorum.takılsın bizle.bakalım.

büyüdükçe özlenen şeyler

iron
fanti, misket, atari, sokakta top oynamak, ağaçlardan erik çalmak, arkadaşlarla kaçıp denize gitmek, 2000 li yılların başlarında ki tv dizileri ulan dünyanın en güzel yıllarıi çocukluğuma, en or*spu çocugu yılları ise gençliğime denk gelmiş.

kapitalizm ve şizofreni arasındaki bağ

jakoben
şudur;
Psikanaliz de Kapitalizm de bunalımların sistemidir. Bunalımlar sayesinde yaşarlar.
Luc-rece'in demiş olduğu gibi,
«İktidarların hastalıklı kişilere ihtiyaçları vardır ki, bunlar hastalıklarını sağlıklı kişilere geçirebilsinler» söylemi Kapitalizm için de Psikanaliz için de geçerlidir. Yani Kapitalizm bunalımları ve çelişkileri sonucu yıkılacaktır tezi burada bir duvara toslar (kâr yüzdelerinin düşüş eğilimi).
Asla kimse çelişkiden ölmedi.
Kapitalizm çelişkilerinden yıkılmaz, tersine çelişki ve bunalımları sayesinde kendini yeniler ve aşar. Bunalımlar sayesinde yaşamını sürdürür. Tıpkı psikanalizin de bunalımlı insanlara gereksinimi olması gibidir bu.

Gilles Deleuze - Felix Guattari / Kapitalizm ve Şizofreni

kibar olmak

altayhan
Kibarlık, ancak maddiyatça ve özellikle zihince eş değerde olunan insanlara karşı yapılabilir. Bunun aksi olursa kibar insan ya güçsüz ve ezik görünecektir ya da silik ve korkak olarak algılanacaktır. Unutmayalım ki insanlar bunu dillendirmez, hatta düşünmezler bile. Ama içten içe geliştirdikleri bir içgüdüyle (ya da savunma mekanizması diyebiliriz buna) böyle olması gerektiğine kanaat getirir ve inanırlar.

insanlarla sağlıklı bir ilişki kurmak istiyorsanız, her daim onlara vurabileceğinizi ama iyi yürekliliğinizden ötürü vurmadığızı hissettirin. iyi niyet ve de kibarlık, insanlara bir lütufmuş gibi sunulduğunda değer kazanıyor. Yoksa salt iyi niyet, sizi ancak insanların gözünde zayıf halka konumuna düşürür.

Unutmayalım ki insan toplumu denen bu kalabalığın, ormandaki besin zincirini oluşturan hayvanlardan temelde bir farkı yoktur.

kibar olmak

jakoben
bu düzende intihara benzer. eşşek gibi çalışmanın yaşamın en büyük şartı olduğu,ikili ilişkilerin temelinde maddiyata dayandırıldığı,işin-okulun hiyerarşi belirtisi olduğu kapitalist toplumlarda bu duruma ayak uyduramayan veya zoraki ayak uyduran kişiler ezmenin tatminkar verisi ve ezilmenin kaçınılmaz iç hesaplaşması döngüsünde daire çizer dururlar.yine devrim yeniden devrim.bu tür meselelerin hepsi toplumsal.açıkça toplumsal.çözümde toplumsal.devrimsel

savaş çıkarsa olacaklar

harflervekibrit
Emperyalizm, çıkarlarını mantığa büründürmeyi iyi bilir. Yüronun 5 lira olduğu ülkemizde ne istiyorlarsa onu yaparlar: destek mi istiyor, alır, üs mü istiyor, kullanır. Bu ekonomik şartlarda başımızda mustafa kemal gibi bir lider olması lazımdır ki ezilenin yanında ve karakterli bir duruş sergileyebilelim. O da şu durumda imkansız gibi. Onların köpeğiyiz, ne isterlerse onu yapacağız. Savaş hep acıyı getirdi, yine acı getirecek, yenene veya yenilene.

güçlü türkiye

altayhan
Birkaç müteahhit zenginleşiyor, şirketler cirolarını artırıyor, para baronları keyif ediyor... tabi halkın bu paradan zırnık almadığına emin olabilirsiniz. Yani şerefsiz muktedirler, bazılarının ceplerinin şişmesini tüm ülkenin zenginleşmesi olarak gösteriyor.

Ülkelerin zenginliği şirket cirolarıyla değil, sokaktaki vatandaşın cebindeki paranın miktarıyla ölçülür.

güçlü türkiye

scabies
Kimin gücü neyin gücü dedirten başlık. İroni var elbette bu da aşikar ancak bu başlık dahi sinirimi bozmaya yetiyor. Halkı cahil olmuş , alım gücü azalmış hiç mühim değil. Devlet büyüsün , güç gösterisi yapsın bu yetiyor bize. Halk da itiraz etmeye , baş kaldırmaya iyi bakmıyor. Vatan hainliği olarak bakılıyor. Çok eksik var çok. Eğitimden tut turizmine ulaşımından tut kültürüne kadar. İnsanın içini acıtıyor hala ''güçlü'' türkiye oyunu.
1

dear basketball

deist imam
Kobe bryant'ın basketbolu bıraktığını açıklayan ve aynı zamanda animasyon film haline getirilip kobe'ye oscar kazandıran yazısı.

Sevgili Basketbol,

Babamın çoraplarını kıvırıp top yaptığım
Andan itibaren
Ve hayali şutlarla
Maçı kazandıran basketleri attığımda
Great Western Forum'da*
Tek bir şeyin gerçek olduğunu biliyordum:
Sana aşık olmuştum.

Öyle derin bir aşktı ki sana her şeyimi verdim-
Aklımdan, vücuduma
Tabiatımdan ruhuma.

Sana delice aşık
6 yaşında bir çocukken
Tünelin bitişini asla göremedim.
Sadece kendimi,
Tünellerden kaçarken görüyordum

O yüzden koştum.
Sahanın bir ucundan bir ucuna,
Her topun ardından.
Benden mücadele istedin
Ben yüreğimi verdim
Çünkü her zaman daha fazlası geldi geri

Tere ve acıya rağmen oynadım
Mücadele beni çağırdığı için değil
SEN çağırdığın için
Her şeyi SENİN için yaptım
Çünkü bu
Biri senin bana yaptığın gibi bu kadar yaşıyor hissettirdiğinde
Yapacağın şeydir.

Sen 6 yaşında bir çocuğun Laker hayalini gerçekleştirdin
Ve bu yüzden seni her zaman seveceğim.
Ama seni bu kadar saplantıyla sevemeyeceğim daha fazla.
Bu sezon benim verebileceğim son şey.
Kalbim yaralanmalara dayanabilir,
Aklım eziyeti kaldırabilir
Ancak vücudum elveda demenin zamanı geldiğini biliyor.

Ve bunda bir sorun yok.
Seni bırakmaya hazırım
Böylece ikimiz de birlikte geçireceğimiz son zamanların tadını çıkarabiliriz.
İyisiyle kötüsüyle.
Birbirimize
Verebileceğimiz her şeyi verdik.

Ve ikimiz de biliyoruz ki, sonrasında ne yaparsam yapayım
Ben hep o çocuk olacağım
Çoraplardan top yapan
Köşede bir çöp kovası
Maçın bitimine 5 saniye
Top benim ellerimde
5.. 4.. 3.. 2.. 1.

Seni her zaman seveceğim,

Kobe”

kobe bryant

deist imam
İlkokulda bir çocuk vardı gece kalkıp kobe bryant seyreden. Kobe 81 attığında bir tarihe tanıklık ettiğinin farkında olmadan oyunu seyreden bir çocuk. O kaybedilen boston serisiyle kahrolan bir çocuk. 1 yıl sonra yine bir çocuk vardı gecenin bir köründe kalkıp kobe seyreden. Bu sefer orlando'yu yenmişti kobe ve şampiyondu. Sonra biraz daha zaman geçti, çocuk artık büyüdü ergen bir liseli oldu ama artık gece kalkıp farklı maçları da seyrediyordu ama bir tek kobe oynadığında heyecanlanıyordu. Çocuk büyümeye devam etti. 2013te kobe "bu sezon kötüyüz fakat playofflara kalınca kimseden korkumuz olmayacak" dediğinde heyecan duymuştu fakat kobe bryant aşil tendonunu kopardı o laftan bir kaç gün sonra. Çocuk artık gençti, kobe'nin dönüşünü bekledi, hem de çok bekledi. Onsuz lakers maçlarını izlerken kahroldu. Bilgisayar oyunlarında sürekli oynadığı adamın dönüşünü bekledi genç. Kobe döndü ama eskisi gibi değildi artık. Genç de zaten artık dili söylemeye varmasa da içten içe "bırakacak galiba" demeye başlamıştı. O lanet 15-16 sezonu geldiğinde genç bir kez daha kahroldu. Her saniyesine tanıklık ettiği bir kariyer bitiyordu. Kobe emekli olacağını açıklamıştı. Ve tarihler 13 nisan 2016yı 14 nisana bağlayan geceye geldiğinde genç yine kalktı maç izlemeye. Ama bu seferki farklıydı. Çünkü idolü son maçına çıkıyordu. Maça çok kötü başlamıştı kobe. 5te 0 gelince genç üzüldü. Efsanenin vedası böyle olmamalıydı çünkü. Aynı anda aynı şeyleri kobe bryant da düşünmüş olacak ki birden bire açıldı. Yavaş yavaş takımını maça döndürdü ve karar verdi, son maçını kazanacaktı. Arka arkaya attı skoru eşitledi, sonra takımını öne geçirdi. Son serbest atışları için çizgiye geldiğinde 58 sayısı vardı 2de2 attı 60a ulaştı. Efsane son maçında 60 sayı atmıştı ve genç bu sefer tarihe tanıklık ettiğinin farkındaydı. Ve 4.5 saniye kala efsane oyundan çıkıyordu, bir dönem sona eriyordu ve genç de ağlıyordu bütün lakers taraftarları gibi. Kobe çıktı maç sonunda yaptı konuşmasını ve son lafını söyledi "mamba out". İşte kobe "mamba out" dediğinden beri genç yeni basketbol oyunu almadı kobe yok diye. Bir daha aynı heyecanla nba izlemedi. Lakers maçlarında hep kahroldu.

"Anlatılan sizin hikayenizdir" demiş marx. İşte bu da benim hikayem. Yani kısaca özetlemek gerekirse mamba out.

bunlar ilginizi çekebilir