confessions

sophos

βετεράνος♛  · 13 Ekim 2017 Cuma

  1. toplam giri 2474
  2. takipçi 65
  3. puan 71118

28 şubat 1997 mgk kararları

sophos
28 şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu'nun Necmettin Erbakan başkanlığındaki 54. hükümetin istifasına yol açan toplantısında alınan 18 maddeden oluşan kararlardır. islamcı şerefsizlerin kafasına inmiş bir demir yumruktur, 28 şubat, laikliğin güçlendirildiği yüce gündür.

sophos

sophos
(Sofos) Eski yunanca: bilge sözcüğünün ingilizce yazılışı.
Ve yeni kullanıcı adım (eskisi: removekebab), kısa, anlamlı ve akılda kalıcı.
Aslında "sofos" ama ingilizce yazılışı olan "sophos" daha güzel duruyor.

israil

sophos
Gerici yahudi temeline kurulduğu unutulmuş, seküler ve barışçıl gözüken devlet.
vaad edilmiş toprakları (promised lands) türkiye'nin bir kısmını da kapsar.
iyi yanları araplara/müslümanlara düşman olmalarıdır.

olimpos dağı

sophos
(Yunanca: Όλυμπος, Olympos) Yunanistan'ın en yüksek dağı (2919 m),
Yunan mitolojisinin 12 büyük tanrısının evi ve zeus'un meskeni.
Bu 12 büyük tanrıya, diğer ufak tanrılardan ayırmak için, "Olimpiyan" (Olympian) veya "Olimposlu tanrılar" da denir.

Olimpos'da sürekli olarak yaşayan ve her kaynakta Olimpiyan olarak geçen 10 tanrı vardır bunlar:
Zeus,
Hera,
Poseidon,
Ares,
Hermes,
Hephaistos,
Afrodit,
Apollon,
Athena,
Artemis'tir.
Bunların dışında, 12'lik Olimpiyan tanrılarından zaman zaman sayılan, zaman zamansa sayılmayan, ve sürekli olarak Olimpos'da bulunmayan 4 tanrı vardır:
Hades,
Demeter,
Dionysos,
Hestia.

çomar dili ve edebiyatı

sophos
''p,ç,t,k'', ''b,c,d,g''ye dönüştürülür, arapça sözcük kullanmaya özen gösterilir, soru ekleri bitişik yazılır, yazım yanlışı yapmaya dikkat edilir. mümkün olduğunca şapka işaretleri kullanılır.

örneğin: kes ulan fedöcü, vadan hayini kafir, selanikli camileri ahır yabmadımı adabudcu, kodumun veled-i zinası.

not: k yazılırken değil konuşurken g'ye dönüştürülür; örneğin, çomarca yazılış: amerikanın oyunları, okunuşu: amariganın oyunları

8 mart dünya emekçi kadınlar günü

sophos
Öncelikle kutlu olsun,
Bugün çalışan, emekçi kadınların günüdür, önemli bir tarihi vardır;

ABD'nin New York kentinde bir dokuma fabrikası... Çok ağır çalışma koşulları, çok uzun iş günleri ve buna karşın çok düşük ücretler. Koşulların her geçen gün daha da dayanılmaz hale gelmesi, kadın işçilerin artık tahammül sınırını zorlamaya başladı. Greve çıkma kararı alan kadınlar, taleplerini de açıkladılar: “Daha iyi koşullarda çalışmak, 10 saatlik iş günü, eşit işe, eşit ücret...” 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları talebiyle greve başladı. Bu sırada çıkan olaylar sırasında fabrika içinde şüpheli bir yangın başladı. 129 kadın işçi, yangında hayatını kaybetti... Takvimler 8 Mart 1857'yi gösteriyordu. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden marksist-leninist görüşe sahip Clara Zetkin , bu olayın ardından 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını öneri olarak sundu ve öneri oy çoğunluğuyla kabul edildi. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart 1911'de Almanya ve İsviçre'de anıldı. Anmaların 8 Mart olarak değiştirilmesine 1921'de Moskova'da düzenlenen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı'nda karar verildi. ABD'de de ise 1960'lı yıllarda anılmaya başlandı. Birleşmiş Milletler, 66 yıl sonra 8 Mart'ın 'Dünya Kadınlar Günü' olarak kabul etti. Dünyada 1910'larda, Türkiye'de ise ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlanmıştır.
Dünyada 1910'larda, Türkiye'de ise ilk kez 1921 yılında kutlanmaya başlanmıştır.


8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını öneren Clara Zetkin (solda) Rosa Luxemburg ile.

tekalif-i milliye emirleri

sophos
Halkın sakarya meydan muharabesi öncesi orduya desteğini sağlayan,
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa'nın kanunla kendisine verilen yasama yetkisini kullanarak 7 Ağustos 1921'de
yayınladığı on maddeden oluşan "Ulusal Yükümlülük" Emirleridir;

1. Her ilçede bir tane Tekalif-i Milliye Komisyonu kurulacak.
2. Halk, elindeki silah ve cephaneyi 3 gün içinde orduya teslim edecek.
3. Her aile bir askeri giydirecek.
4. Yiyecek ve giyecek maddelerinin %40'ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
5. Ticaret adamlarının elindeki her türlü giyim eşyasının %40'ına el konacak ve bunların karşılığı daha sonra geri ödenecek.
6. Her türlü makineli aracın %40'ına el konacak.
7.Halkın elindeki binek hayvanlarının ve taşıt araçlarının %20'sine el konacak.
8. Sahipsiz bütün mallara el konacak.
9. Tüm demirci, dökümcü, nalbant, terzi ve marangoz gibi iş sahipleri ordunun emrinde çalışacak.
10. Halkın elindeki araçlar aylık 100 km. askeri ulaşım yapacaklar.

pandora'nın kutusu

sophos
Yunan mitolojisinde ''kadının kötülüğünü'' simgeleyen ünlü mit;

“Prometheus'a sinirlenen Zeus'un kalbi insanoğluna nefretle dolmuştu. Zeus ateşi insanlardan saklamıştı taki İapetus'un soylu oğlu çalıp insanlara verene değin... Ey İapetus'un oğlu, kurnaz, beni alt ettiğin ve ateşi çaldığın için mutlu musun? Bu senin ve insanoğlunun felaketi olacak dedi Zeus. İnsanlara ateşin karşılığı olarak bir kötülük vereceğim ki kendi yok oluşlarını mutlulukla kucaklayacaklar...

Öyle buyurdu tanrıların ve insanların babası kahkahalar atarak. İfestus onu toprak ve sudan yaptı, ses verdi, insan kuvveti verdi, yüzü tanrıçalara benzetildi. Atena ona el işlerini öğretti. Afrodit onu zerafetli kıldı. Argus'un katili Hermes ona edebsiz bir zihin ve hilekar bir doğa buyurdu. Kronos'un oğlu Zeus'un emirine uyan topal tanrı topraktan onu mütevazi bir yapıya büründürdü. Atena giydirdi onu...

Olimposlu tanrıların her birinden bir hediye alan, Pandora olarak adlandırıldı.

Hermes, tanrıların elçisi, Pandora'yı Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a hediye olarak sundu. Epimetheus, Prometheus tarafından daha önce Zeus'un yolladığı hediyeleri kabül etmemesi için uyarılmış olmasına rağmen, Pandora'yı kabül etti. Daha evvel hastalığın ve kötülüğün olmadığı bir dünyada yaşayan insanoğlu belasını bulmuştur. ..

Ve Kadın (Pandora) kutuyu (kavanozu) açtı. Salgınlar, hastalıklar ve kötülükler kutudan çıkıp insanoğlu arasına karışdı. Sadece umut Pandora'nın kutusunda kaldı. . .”
(Hesiodos'un İşler ve günler adlı epik şiirinde geçiyor oradan alıntıdır.)



Açıklaması:Titanlar savaşında yer almayan Titan Prometheus (insanlığın koruyucusu) Olimposlu tanrıların kralı Zeus'a meydan okuyup insanlığa ateşi vermiştir. Buna kızan Zeus Prometheus'tan ve İnsanlıktan intikam almak için Pandora'yı (ilk kadını) tanrılara yarattırmıştır. Pandora'ya içinde kötülüklerin ve umudun bulunduğu bir kavanoz (Pandora'nın kutusu) vermiştir. Pandora'ya bu kavanozu açmamasını emretmiştir. Öte yandan Pandora'yı meraklı kılarak kavanozun açılmasını sağlamıştır. Zeus Prometheus'un kardeşi Epimeheus'u kullanarak Pandora'nın insanlığa karışmasını sağlamıştır. Tanrılar tarafından verilen meraka yenik düşen Pandora da kutuyu açarak Zeus'un planını istemeden yerine getirmiştir. Böylece Zeus insanlıktan intikamını almıştır.



Farklı bir yorum: "Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Umut! O zamandan beri yanlışlıkla kutuyu ve içindeki umudu iyi şans olarak yorumladık; fakat Zeus'un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Umut, kötülüklerin en kötüsüdür; çünkü, işkenceyi uzatır."
("Nietzsche Ağladığında" İsimli Kitaptan Alıntıdır. Yazar: irvin Yalom [Psikoterapist, Yazar])

laik sözlük

sophos
Son günlerde hayalet sözlüğe dönüştü iyice,
Ne yazarlar ne de adminler bakmıyor,
Reklam yapanlar, trolller vb. Çoğaldı.
Giri yazanlar yok denecek kadar az,
Sözlük geliştirilecek yeni yazarlar gelicek diyordunuz akp'nin vaatleri gibi oldu biraz.
Her şeye rağmen Sözlüğü kitlesinden dolayı ve çomarsız hava sahasından dolayı bırakamadım.

altar

sophos
sunak; eski dinlerde, tapınaklarda veya tapınakların dışında (yakınında) tanrılara adanan kurbanların kesildiği yere verilen ad.

Hristiyanlıkta altar, bir kilisede Evakaristiya/Rabbin Sofrası'nın icra edildiği sunak kısmına verilen isimdir.

şempanze

sophos
bir maymun türü, insanın yaşayan en yakın kuzeni, yaşayan canlılar arasından insana en çok benzeyeni.

vücudunuzdaki cm²'ye düşen kıl kökü sayısı insanlarda ve şempanzelerde
neredeyse birebir aynı ama bizde kıllar kalınlık bakımından körelmiş vaziyette bu nedenle dışardan bakıldığında daha kılsızmışız gibi gözüküyoruz.

yani evrimsel süreçte bizlerin klları seyrelmedi, inceldi.
ama her yerimizde de değil, türümüzün bazı yerlerinde kıllar hala bariz bir şekilde gözüküyor.
ayrıca vücudun her yerindeki kıllar tek bir grup halinde değişmiyor yani kafamızdaki de kıl kolumuzdaki de ama bunların uzama miktarı ve kalınlığı farklı miktarlarda.

sağ ve sol kavramlarının kökeni

sophos
İnsanların politik görüşlerine göre sağcı ve solcu diye ayrılmasının kökeni 1789 Fransız İhtilali'yle fransa'da başlıyor.
Devrimden sonra açılan Fransız Ulusal Meclisi'nin (assemblée nationale) ilk oturumunda Başkan'ın Sağ tarafındaki koltuklarda Kralı destekleyenler (meşruti monarşi yanlıları); Sol tarafındaki koltuklarda ise Devrim taraftarları oturuyordu.

1791 yılında Ulusal Meclisin yerini Yasama Meclisi aldığında da tartışmalar ve ayrım devam etti.
Sağ kanatta: Kralı ve meşruti monarşiyi savunanlar;
Sol kanatta: Krala güvenmeyen, özgürlük ve eşitlik gibi idealleri savunan "yenilikçiler" ve bazı "radikaller" bulunuyordu.
Ortada ise: bir tarafı bulunmayan; kendilerini devrime bağlı hisseden ancak sağ kanattan gelen bazı teklifleri de destekleyen "Ilımlılar" vardı.

zultanit

sophos
Aldığı ışığın tersini yansıtan dolayısıyla ışığa göre renk değiştiren saydam değerli taş.
Türkiye'de Muğla-Milas'ta çıkartılıyor.

İşlenip içindeki titanyum miktarı arttırılıyor böylece renk skalası ve belirginliği artıp fiyatı cevherinden değersizleşiyor.

arapça

sophos
kulağa iğrenç gelen, türkçemize zararlı olan ve çok fazla kelime sokan dil.

Hami-Sami Dilleri Ailesi'nin Sami koluna mensup bir dildir. islam'ın kutsal kitabı Kuran, Arapça dilindedir. Günümüzde 60 ülkede konuşulan Arapça, dünya genelinde en çok konuşulan 5. dildir. sağdan sola doğru yazılır.

rembet

sophos
1923 Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi Yunanistan'a gönderilen Türkiyeli Rumlardır. Ne Türkler tarafından Türk ne de Yunanlılar tarafından Yunan olarak kabul görmezler.
Yoksul gettolarda yasayan Anadolu Rumlarının arasından çıkan , esrar tekkelerinde bir araya gelip esrar içip şarkı söyleyen, yoksulluklarını ve acılarını dile getiren insanlardır.

Rembetlerin bu tekkelerde yaptıkları şarkılar daha sonra rebetiko diye adlandırılmıştır.

Efe'den cok kabadayıdırlar, hepsi esrar kullanır bellerinde bıçak taşır, polisten sürekli kaçarlar, şarkılarında polisle dalga geçip kanunsuzluğu överler. Dünyamıza rebetiko gibi bir müziği armağan etmiş sonra da kaybolmuşlardır.

kişisel menkıbe

sophos
Paulo coelho'nun Simyacı kitabında geçen yol gösterici tanımlaması. İnsanın kendi kaderinin öznesi olması, kaderini iyileştirmek için çabalaması, onun peşinden gitmesi. İngilizcesinde; personal legend.

"gerçekten arzu ettiğimiz bir şeyin gerçekleşmesi için tüm evren işbirliği yapar"

" simyacı bir kavkı alıp kulağına dayamasını istedi ondan. bunu çocukken birçok kez denemişti. kavkıyı kulağına dayayınca deniz sesi duydu.

- deniz her zaman bu kavkının içindedir, çünkü bu, onun kişisel menkıbesi'dir. ve çöl tekrar dalgalarla kucaklaşıncaya kadar da onu asla tekrar etmeyecektir."

mihail kalaşnikov

sophos
1947 yılında AK-47'yi geliştirdi (ismi “Avtomat Kalashnikova model 1947” diye biliniyor) . Kalashnikov (Kalaşnikof) olarak da bilinir. İlk deneme sürümü “AK-46” olan Kalaşnikof'un, daha sonra “AK-74” gibi daha üst sürümleri de kullanıldı.
“Bir silah icat edeceğime bir tarım makinesi icat etmek isterdim” diyen Mihail Kalaşnikov, “Fakat ben bu silahı ülkemi Nazi işgalcilerinden korumak için icat ettim. Bu silahın özgürlük ile eşanlamlı olmasından gurur duyuyorum.” demeyi de ihmal etmiyor. Stalin nişanı ve “Sosyalizm Kahramanı” ödülü almıştır.
Ortodoks Kilisesi Patriği Kiril'e hitaben yazdığı mektupta Kalaşnikof, 'hayatı boyunca vicdan azabı' çektiği soruya yanıt aramış. Kalaşnikov, Patrik Kiril'e 'düşman bile olsalar, icat ettiğim silahla insanların ölümünde sorumluluğum olduğunu düşünmek ruhumda kaygılar ve kuşkular yarattı' diye dert yanmış.

iyi parti

sophos

Seçmenin çoğunluğu resimdeki gibi olan , NATO ve Amerikan yanlısı , logosu ve adı çok saçma ve basit bir parti , başkanı Akşener de önce oy almak için anıtkabire sonra kafasını kapatıp türbeye giden biri , biraz mhp den biraz akp den çok az da belki chp den oy almak için kurulan ideoloji karmaşası olan bir parti.
5

17 mart 1991 sscb referandumu

sophos
"sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'ni muhafaza etmeyi gerekli sayıyor musunuz?" sorusuna sovyetlerin %76,4 evet çıkmasıyla sonuçlanan referandumdur. en çok evet oyunun türki cumhuriyetlerden çıkması da sürekli türki cumhuriyetlerde rus zulmü propagandalarına tokattır.

"tüm sscb'de kayıtlı seçmen sayısına göre referanduma katılım oranı % 80 gibi yüksek bir oranda gerçekleşti. bunlardan 113 milyon küsur oy, yani % 76,4 yukarıdaki soruya evet dedi, % 21,7 hayır oyu verdi, % 1,9'un oyu da geçersiz sayıldı. referandumun kısmen yapılabildiği cumhuriyetleri hariç tutarsak katılım % 75,2 ve evet oyları da % 71,3 oranında idi. yani kayıtlı seçmenin % 53.6'sı evet oyu vermişti. böylece her halükarda geçerli oyların üçte ikisinden fazlası ve kayıtlı seçmenin de mutlak çoğunluğu birlikten yana oy kullanmış oldu. oyların cumhuriyetlere göre dağılımı ise şöyleydi:

en yüksek oranda evet oyu türki halkların çoğunlukta olduğu cumhuriyetler ve özerk cumhuriyetlerde verildi. evet oyları kazakistan'da % 94, özbekistan ve azerbaycan'da % 93, kırgızistan'da % 96, türkmenistan'da % 97 oranında idi. rusya federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerden tataristan'da bu oran % 87, başkurdistan'da % 85 oldu. yine nüfusu önemli miktarda türki halk içeren dağıstan'da evet oyları % 82 oranında idi. evet oylarının tüm rusya ortalamasının % 71 olduğu dikkate alınırsa türki halkların ortalamanın çok üstünde evet oyu verdikleri görülmektedir. işte bu sonuç bizim yerli faşistlerimizin suratına indirilmiş ağır bir tokattır; çünkü bizim faşistler yıllarca sscb'de “dış türkler”in rus ve komünist “zulmü” altında inledikleri yalanını yaydılar. oysa gerçekte bu halklar sscb'ye ruslardan ve ukraynalılardan daha yüksek oranda sahip çıktılar. en düşük katılım oranı ve en düşük evet oyu ise moskova ve leningrad'ta (şimdiki st. petersburg) görüldü. örneğin moskova'da katılım oranı % 67,9, evet oylarının oranı % 50,02 oldu. leningrad'ta ise bu oranlar sırasıyla % 64,9 ve % 50,5 şeklinde oldu."

polonya

sophos
resmi adıyla: polonya cumhuriyeti
Doğu Avrupa'nın en geniş ve en kalabalık ülkesi.
Osmanlı zamanında Lehistan olarak adlandırılmıştır.
Doğusunda Rusya, güneyinde Çekya, Batısında Almanya ve kuzeyinde Baltık Denizi yer alır.
ünlü astronom kopernik'in memleketidir.
resmi dili lehçedir. başkenti varşova'dır, diğer güzel şehri ise krakow'dur.
telefon kodu: 48'dir.
halkının büyük çoğunluğu katoliktir.
kızları çok güzeldir.
fazla bilinmese de votka üreten ve rusya'dan sonra en çok votka tüketen ülkedir.

empresyonizm

sophos
İzlenimcilik; 19. yüzyıl'da Fransa'da ortaya çıkan ve bütün sanat dallarını etkileyen, özellikle doğadaki dış unsurların kişinin kendi içerisinde birtakım izlenim, duygusal iz bırakmasını savunan sanat ve edebiyat akımı.

Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı, çevreyi olduğu gibi değil, dış unsurların görünüşünü değiştirmeden, kendi izlenimleri yardımıyla olmasını tasarladıkları bir biçimde yansıtmaya çalışmışlardır.

İzlenimcilere göre sanatçı doğrudan doğruya gerçeği değil, gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri esas almalı, gerçekçiliği ve nesnelliği ikinci plana atarak, kişisel yorumu ön plana çıkarmalıdır.

İzlenimcilikte, yorumlar ve izlenimler, sanatçıdan sanatçıya değiştiği ve her sanatçı eserinde kendinde oluşan duyguyu ve izlenimi anlatacağı için, meydana getirilen edebi eser, yazarın veya şairin kişiliğine dair izler taşır.

Empresyonizm'in Resimdeki Temsilcileri:
Auguste Renoir, Claude Monet, Van Gogh, Cezanne ve Sisley

Empresyonizm'in Edebiyattaki Temsilcileri:
Rainer Maria Rilke, Arthur Rimbaud, Paul Verlaine ve James Joyce

Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:
Ahmet Haşim ve Cenap Şahabettin

birleşik krallık

sophos
Ülkemizde ingiltere olarak bilinen, britanya adası ve irlanda adası'nın kuzeyindeki sömürgeci devlet.

Tam adı olan ''Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı''nın (İngilizce: United Kingdom of Great Britain and Northern Ireland) kısaltılmış halidir (united kingdom).

İngiltere, Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda ile krallığa ait küçük adalardan oluşur.

Dili: ingilizce
Başkenti: londra
Para birimi: ingiliz sterlini
Telefon kodu: 44

zafer takı

sophos
Eski Roma'da zafer kazanan komutan ve imparatorlar adına inşa edilen, üzeri kemerle örtülü bir ya da üç gözlü geçitlere sahip olan yapı.

Fransa'daki napolyon tarafından rus imparatorluğu'na karşı zaferin temsili olarak yaptırılmıştır.

toga

sophos
roma imparatorluğu vatandaşı erkekler tarafından giyilen, bol, Oval biçimdeki uzun kumaştan yapılmış, çok kat yerine sahip ve omuzları kaplayan Antik Roma'nın en karakteristik giysisi.

Bir tünik (iç çamaşırı) üzerine giyiliyormuş. Çoğunlukla üst sınıflardan olanlar giyermiş.
Romalılara Etrüsklerden gelmiş bu giysi.

Romalılarda Kadınların giydiği giysi: stola

gavrilo princip

sophos
(25 Temmuz 1894 - 28 Nisan 1918)
sırpça ''gavrilo printsip'' şeklinde telaffuz ediliyor.
28 Haziran 1914'te Saraybosna'yı ziyarete gelen Avusturya-Macaristan İmparatorluğu veliahtı Arşidük Franz Ferdinand'ı öldürerek, I. Dünya Savaşı'nın başlamasını tetikleyen Sırp kahramanı.

Gavrilo Princip, Sırpça'da Prensip Müjdecisi anlamına gelmektedir.

yaptığı suikast, I. Dünya Savaşı'nın gerçek nedeni olmamasına rağmen, bir kıvılcım olmuş ve savaşı tetiklemiştir.

Mahkemeye çıkarılan üç şahıstan Princip ve bir arkadaşı o zamanki Avusturya-Macaristan İmparatorluk Yasalarına göre 20 yaşından küçük oldukları için idam cezası almaktan kurtuldular, 23 yaşında olan bir arkadaşları ise İdam edildi.
Aslında Ferdinand Habsburg Ailesi`nin onaylamadığı bir evlilik yapmış olduğundan hiçbir zaman Avusturya-Macaristan tahtına oturamıyacaktı ve olayında bu kadar büyümesine gerek yoktu.
Fakat Avusturya Sırbistan`a savaş ilan ederek 1.Dünya Savaşı`nı başlattı. Princip'te savaşın son günlerine doğru bugünkü Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'daki ünlü bir hapishane olan Theresienstadt`daki hücresinde Tüberküloz (Verem) hastalığından yaşamını yitirdi.

Suikastin hikayesi:
Gavrilo Princip Avusturyalıları Bosna Hersek`ten çıkarmayı amaçlayan Mlada Bosna (``Genç Bosna``) adlı bir örgüte mensuptu.

Bütün bu gelişmeler neticesinde Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinand hem Bosnalı Sırplara hem de Sırbistan`a karşı bir gövde gösterisinde bulunmak amacıyla Saraybosna`yı ziyaret etmeye karar verdi.

Gavrilo Princip ve içlerinde Mehmet Basiç adlı Müslüman bir Boşnak gencinin de bulunduğu 4 kişiden oluşan bir grup Arşidük`e Saraybosna ziyareti sırasında suikast gerçekleştirmeye karar verdiler.
Suikasti gerçekleştirecek kişiler yakalandıkları takdirde örgüt ve arkadaşları hakkında bilgi vermemek için yanlarında taşıdıkları siyanürü içerek intihar edeceklerdi.

Franz Ferdinand`a karşı ilk suikast girişimi Gavrilo Princip değil de diğer bir arkadaşı tarafından el bombası ile gerçekleştirildi. Arşidük ve eşi arabalarının çok yakınında patlayan el bombasından yara almadan kurtulabildiler ve böylelikle ilk suikast girişimi başarısızlıkla sonuçlandı.

Suikasti gerçekleştiren kişi yakalanmamak için yanında taşıdığı siyanürü içererek kendisini hemen yakınındaki nehre attı, ancak içtiği siyanür bozulmuş ve nehrin yüksekliği 10 cm kadar olduğundan, ölmemiş ve baygın bir halde Avusturya askerleri tarafından yakalandı.

Olay yerinin hemen yakınında bulunan Gavrilo Princip ve arkadaşları telaşa kapıldılar ve bulundukları yerden hızla uzaklaşarak ormana doğru kaçtılar.

Bu gelişmeler olurken suikast girişiminden burnu bile kanamadan kurtulabilmeyi başaran Arşidük ve eşi arabalarıyla Saraybosna`da kalacakları yere geldiler.
Arşidük birkaç saat önce suikast girişimine uğramasına ve devlet görevlilerinin tüm uyarılarına rağmen eşiyle birlikte şehir turuna çıkmaya karar verdi.

Bu sırada Gavrilo Princip`te karnını doyurmak amacıyla ormandan ayrılarak şehir merkezinde bir restoranta geldi.
yemeğini yeyip restoranttan ayrıldığı sırada, yürürken tam karşısına Arşidük ve eşinin bulunduğu araba çıktı, Princip hemen silahına davranarak Arşidük`ü vurdu, Ferdinand`ın vücudundan çıkan kurşun karısına saplandı. Veliaht ve hamile eşi olay yerinde öldüler. Princip suikastin hemen ardından kaçmaya çalışırken çevredekiler tarafından yakalandı.

ceviz ağacı

sophos
bir nazım hikmet şiiri;

nazım hikmet, gülhane parkı'nda ceviz ağacının altında kız arkadaşıyla buluşmak için randevulaşmıştır: Kız arkadaşını beklerken birden polis gelir ve polise görünmemek için ceviz ağacına çıkar, ağaçta kendini kamufle eder. beklediği kız da o an gelir bakar bakar ama onu bulamaz.
arandığı için ne ağaçtan ne inebilir ne de seslenebilir.
Polis gitmek bilmemektedir kız da bekler ama boşa...
usta şairimiz şiiri bu duygularıyla yazmıştır.


Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.
Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.
Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.
Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.


Ayrıca Cem Karaca şarkısını yapmıştır bu şiirin.

bunlar ilginizi çekebilir