confessions

removekebab

βετεράνος♛  · 13 Ekim 2017 Cuma

  1. toplam giri 700
  2. takipçi 32
  3. puan 19365

pandora'nın kutusu

removekebab
Yunan mitolojisinde ''kadının kötülüğünü'' simgeleyen ünlü mit;

“Prometheus'a sinirlenen Zeus'un kalbi insanoğluna nefretle dolmuştu. Zeus ateşi insanlardan saklamıştı taki İapetus'un soylu oğlu çalıp insanlara verene değin... Ey İapetus'un oğlu, kurnaz, beni alt ettiğin ve ateşi çaldığın için mutlu musun? Bu senin ve insanoğlunun felaketi olacak dedi Zeus. İnsanlara ateşin karşılığı olarak bir kötülük vereceğim ki kendi yok oluşlarını mutlulukla kucaklayacaklar...

Öyle buyurdu tanrıların ve insanların babası kahkahalar atarak. İfestus onu toprak ve sudan yaptı, ses verdi, insan kuvveti verdi, yüzü tanrıçalara benzetildi. Atena ona el işlerini öğretti. Afrodit onu zerafetli kıldı. Argus'un katili Hermes ona edebsiz bir zihin ve hilekar bir doğa buyurdu. Kronos'un oğlu Zeus'un emirine uyan topal tanrı topraktan onu mütevazi bir yapıya büründürdü. Atena giydirdi onu...

Olimposlu tanrıların her birinden bir hediye alan, Pandora olarak adlandırıldı.

Hermes, tanrıların elçisi, Pandora'yı Prometheus'un kardeşi Epimetheus'a hediye olarak sundu. Epimetheus, Prometheus tarafından daha önce Zeus'un yolladığı hediyeleri kabül etmemesi için uyarılmış olmasına rağmen, Pandora'yı kabül etti. Daha evvel hastalığın ve kötülüğün olmadığı bir dünyada yaşayan insanoğlu belasını bulmuştur. ..

Ve Kadın (Pandora) kutuyu (kavanozu) açtı. Salgınlar, hastalıklar ve kötülükler kutudan çıkıp insanoğlu arasına karışdı. Sadece umut Pandora'nın kutusunda kaldı. . .”
(Hesiodos'un İşler ve günler adlı epik şiirinde geçiyor oradan alıntıdır.)



Açıklaması:Titanlar savaşında yer almayan Titan Prometheus (insanlığın koruyucusu) Olimposlu tanrıların kralı Zeus'a meydan okuyup insanlığa ateşi vermiştir. Buna kızan Zeus Prometheus'tan ve İnsanlıktan intikam almak için Pandora'yı (ilk kadını) tanrılara yarattırmıştır. Pandora'ya içinde kötülüklerin ve umudun bulunduğu bir kavanoz (Pandora'nın kutusu) vermiştir. Pandora'ya bu kavanozu açmamasını emretmiştir. Öte yandan Pandora'yı meraklı kılarak kavanozun açılmasını sağlamıştır. Zeus Prometheus'un kardeşi Epimeheus'u kullanarak Pandora'nın insanlığa karışmasını sağlamıştır. Tanrılar tarafından verilen meraka yenik düşen Pandora da kutuyu açarak Zeus'un planını istemeden yerine getirmiştir. Böylece Zeus insanlıktan intikamını almıştır.



Farklı bir yorum: "Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı: Umut! O zamandan beri yanlışlıkla kutuyu ve içindeki umudu iyi şans olarak yorumladık; fakat Zeus'un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk. Umut, kötülüklerin en kötüsüdür; çünkü, işkenceyi uzatır."
("Nietzsche Ağladığında" İsimli Kitaptan Alıntıdır. Yazar: irvin Yalom [Psikoterapist, Yazar])

smrt fasizmu sloboda narodu

removekebab
Faşizme ölüm , halka özgürlük anlamına gelen bu slogan , naziler tarafından idam edilmeden önce bir yugoslav askeri tarafından söylenmiştir. Stjepan Stevo Filipovic iki kolunu havaya kaldırıp smrt fašizmu, sloboda narodu diyerek bağırmıştır. Sırbistan'ın Valjevo şehrinde heykeli vardır.

laik sözlük

removekebab
Son günlerde hayalet sözlüğe dönüştü iyice.
Ne yazarlar ne de adminler bakmıyor.
Reklam yapanlar, trolller vb. Çoğaldı.
Giri yazanlar yok denecek kadar az.
Sözlük geliştirilecek yeni yazarlar gelicek diyordunuz akp'nin vaatleri gibi oldu biraz.
Her şeye rağmen Sözlüğü kitlesinden dolayı ve çomarsız hava sahasından dolayı bırakamadım.

altar

removekebab
sunak, eski dinlerde, tapınaklarda veya tapınakların dışında (yakınında) tanrılara adanan kurbanların kesildiği yere verilen ad.

Hristiyanlıkta altar,bir kilisede Evakaristiya/Rabbin Sofrası'nın icra edildiği sunak kısmına verilen isimdir.

sağ ve sol kavramlarının kökeni

removekebab
İnsanların politik görüşlerine göre sağcı ve solcu diye ayrılmasının kökeni 1789 Fransız İhtilali'yle fransa'da başlıyor.
Devrimden sonra açılan Fransız Ulusal Meclisi'nin (assemblée nationale) ilk oturumunda Başkan'ın Sağ tarafındaki koltuklarda Kralı destekleyenler (meşruti monarşi yanlıları); Sol tarafındaki koltuklarda ise Devrim taraftarları oturuyordu.

1791 yılında Ulusal Meclisin yerini Yasama Meclisi aldığında da tartışmalar ve ayrım devam etti.
Sağ kanatta: Kralı ve meşruti monarşiyi savunanlar;
Sol kanatta: Krala güvenmeyen, özgürlük ve eşitlik gibi idealleri savunan "yenilikçiler" ve bazı "radikaller" bulunuyordu.
Ortada ise: bir tarafı bulunmayan; kendilerini devrime bağlı hisseden ancak sağ kanattan gelen bazı teklifleri de destekleyen "Ilımlılar" vardı.

hoşgörü paradoksu

removekebab
ing. paradox of tolerance (tolerasyon paradoksu) karl popper tarafından 1945 yılında tanımlanmıştır. doğrudur ve aslında paradoks değildir.

çağımızdaki liberal demokrasilerinin tanımlayıcı özelliğinden biri olan tolerans, Latince - tolerare kelimesinden türemiştir. Tolerans basit olarak, katlanma ve tahammül etme anlamlarına gelmektedir.

sınırsız tolerans (hoşgörü) , zorunlu olarak sonunda, hoşgörünün kendisinin ortadan kalkmasına yol açar. can alıcı soru şudur : hoşgörüsüz insanlara da hoşgörü gösterilmeli midir?

cevap: eğer hoşgörüsüz olanlara da hoşgörü gösterirsek, hoşgörülü olan bir toplumu hoşgörülü olmayanların saldırısına karşı savunmaya hazır olmazsak, hoşgörülülerin ve hoşgörünün kendisi ortadan kalkacaktır.

tolerans liberalizmin sorunlarından biridir.

2

17 mart 1991 sscb referandumu

removekebab
"sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği'ni muhafaza etmeyi gerekli sayıyor musunuz?" sorusuna sovyetlerin %76,4 evet çıkmasıyla sonuçlanan referandumdur. en çok evet oyunun türki cumhuriyetlerden çıkması da sürekli türki cumhuriyetlerde rus zulmü propagandalarına tokattır.

"tüm sscb'de kayıtlı seçmen sayısına göre referanduma katılım oranı % 80 gibi yüksek bir oranda gerçekleşti. bunlardan 113 milyon küsur oy, yani % 76,4 yukarıdaki soruya evet dedi, % 21,7 hayır oyu verdi, % 1,9'un oyu da geçersiz sayıldı. referandumun kısmen yapılabildiği cumhuriyetleri hariç tutarsak katılım % 75,2 ve evet oyları da % 71,3 oranında idi. yani kayıtlı seçmenin % 53.6'sı evet oyu vermişti. böylece her halükarda geçerli oyların üçte ikisinden fazlası ve kayıtlı seçmenin de mutlak çoğunluğu birlikten yana oy kullanmış oldu. oyların cumhuriyetlere göre dağılımı ise şöyleydi:

en yüksek oranda evet oyu türki halkların çoğunlukta olduğu cumhuriyetler ve özerk cumhuriyetlerde verildi. evet oyları kazakistan'da % 94, özbekistan ve azerbaycan'da % 93, kırgızistan'da % 96, türkmenistan'da % 97 oranında idi. rusya federasyonu içindeki özerk cumhuriyetlerden tataristan'da bu oran % 87, başkurdistan'da % 85 oldu. yine nüfusu önemli miktarda türki halk içeren dağıstan'da evet oyları % 82 oranında idi. evet oylarının tüm rusya ortalamasının % 71 olduğu dikkate alınırsa türki halkların ortalamanın çok üstünde evet oyu verdikleri görülmektedir. işte bu sonuç bizim yerli faşistlerimizin suratına indirilmiş ağır bir tokattır; çünkü bizim faşistler yıllarca sscb'de “dış türkler”in rus ve komünist “zulmü” altında inledikleri yalanını yaydılar. oysa gerçekte bu halklar sscb'ye ruslardan ve ukraynalılardan daha yüksek oranda sahip çıktılar. en düşük katılım oranı ve en düşük evet oyu ise moskova ve leningrad'ta (şimdiki st. petersburg) görüldü. örneğin moskova'da katılım oranı % 67,9, evet oylarının oranı % 50,02 oldu. leningrad'ta ise bu oranlar sırasıyla % 64,9 ve % 50,5 şeklinde oldu."

iyi parti

removekebab

Seçmenin çoğunluğu resimdeki gibi olan , NATO ve Amerikan yanlısı , logosu ve adı çok saçma ve basit , başkanı Akşener de önce oy almak için anıtkabire sonra kafasını kapatıp türbeye giden biri , biraz mhp den biraz akp den çok az da belki chp den oy almak için kurulan ideoloji karmaşası olan bir parti.
5

mihail kalaşnikov

removekebab
1947 yılında AK-47'yi geliştirdi (ismi “Avtomat Kalashnikova model 1947” diye biliniyor) . Kalashnikov (Kalaşnikof) olarak da bilinir. İlk deneme sürümü “AK-46” olan Kalaşnikof'un, daha sonra “AK-74” gibi daha üst sürümleri de kullanıldı.
“Bir silah icat edeceğime bir tarım makinesi icat etmek isterdim” diyen Mihail Kalaşnikov, “Fakat ben bu silahı ülkemi Nazi işgalcilerinden korumak için icat ettim. Bu silahın özgürlük ile eşanlamlı olmasından gurur duyuyorum.” demeyi de ihmal etmiyor. Stalin nişanı ve “Sosyalizm Kahramanı” ödülü almıştır.
Ortodoks Kilisesi Patriği Kiril'e hitaben yazdığı mektupta Kalaşnikof, 'hayatı boyunca vicdan azabı' çektiği soruya yanıt aramış. Kalaşnikov, Patrik Kiril'e 'düşman bile olsalar, icat ettiğim silahla insanların ölümünde sorumluluğum olduğunu düşünmek ruhumda kaygılar ve kuşkular yarattı' diye dert yanmış.

rembet

removekebab
1923 Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi Yunanistan'a gönderilen Türkiyeli Rumlardır. Ne Türkler tarafından Türk ne de Yunanlılar tarafından Yunan olarak kabul görmezler.
Yoksul gettolarda yasayan Anadolu Rumlarının arasından çıkan , esrar tekkelerinde bir araya gelip esrar içip şarkı söyleyen, yoksulluklarını ve acılarını dile getiren insanlardır.

Rembetlerin bu tekkelerde yaptıkları şarkılar daha sonra (bkz:rebetiko) diye adlandırılmıştır.

Efe'den cok kabadayıdırlar, hepsi esrar kullanır bellerinde bıçak taşır, polisten sürekli kaçarlar, şarkılarında polisle dalga geçip kanunsuzluğu överler. Dünyamıza rebetiko gibi bir müziği armağan etmiş sonra da kaybolmuşlardır.

kişisel menkıbe

removekebab
Paulo coelho'nun Simyacı kitabında geçen yol gösterici tanımlaması. İnsanın kendi kaderinin öznesi olması, kaderini iyileştirmek için çabalaması, onun peşinden gitmesi. İngilizcesinde; personal legend.

"gerçekten arzu ettiğimiz bir şeyin gerçekleşmesi için tüm evren işbirliği yapar"

" simyacı bir kavkı alıp kulağına dayamasını istedi ondan. bunu çocukken birçok kez denemişti. kavkıyı kulağına dayayınca deniz sesi duydu.

- deniz her zaman bu kavkının içindedir, çünkü bu, onun kişisel menkıbesi'dir. ve çöl tekrar dalgalarla kucaklaşıncaya kadar da onu asla tekrar etmeyecektir."

georges politzer

removekebab
Savaş esnasında Nazilerin Fransayı işgal etmesi hadisesinde nazilere karşı görev alan Politzer, daha sonra dünyanın en önemli fizikçilerinden biri ve Politzerin de dostu olan Paul Langevinin Naziler tarafından tutuklanması sonrasında kurtarma çalışmalarında aktif rol oynamıştır. Politzer, dostunun Nazilerden kurtarılması için bir kampanya başlatmıştır. Bir yandan da söz konusu savaşın faşist boyutlarını anlatan “Özgür Üniversite” adında bir yayın başlatmıştır. Üniversitede gerici grupların baskısı altında bulunan Politzer, 1942 yılında faşist kişiler tarafından tutuklanmış ve Nazilere teslim edilmiştir. Karısı da tutuklanan Politzer, aynı yıl kurşuna dizilerek öldürülmüştür.

Son anlarında onu kurşuna dizen Nazi askerlerine "Aptallar, ben sizin kurtuluşunuz için ölüyorum" diyecek kadar da cesur bir aydındır!

jb

removekebab
(justerini & brooks)
üzerinde "a blend of the purest old scotch whiskies" yazan %43 (hacmen) alkol içeren Harika iskoç viskisi.
j&b markası ilk defa 1749 yılında italyan giacomo justerini tarafından kurulmuştur.

rebetiko

removekebab
(bkz:rembet)lerin müziğidir
Yirminci yüzyılın başından itibaren, Yunanlıların yaşadığı yerleşim merkezlerinde İstanbul'da, İzmir'de ve Yunanistan'da çeşitli formlarda varolmuş olan “rembetiko”, ya da çoğul haliyle “rembetika”, Yunan kent kültüründe isyancıların, sığınmacıların, uyuşturucu kullananların, sosyal normlara meydan okuyanların oluşturduğu bir altkültürün müziği olarak başlamış.

Rembetiko şarkıları çoğunlukla yasak aşkları, uyuşturucu bağımlılığını, polis operasyonlarını, ölümleri, kavgaları, yeraltı dünyasını, hapishaneleri ve vatan özlemini anlatır. Şarkılar argo bir dille yazılır. Şarkılarda belirgin biçimde “anne” figürü de yer alır.

davud yıldızı

removekebab
Davud'un Yıldızı veya İbranice adıyla Davud'un Kalkanı (מָגֵן דָּוִד veya מגן דוד: Magen David) ismini Antik İsrail'in kralı Davud'dan alır. Genel olarak Museviliğin bir sembolü olarak kullanılır. Ayrıca peygamber Süleyman'ın mührüdür. Farklı anlamları vardır. İsrail bayrağında yer alır. İç içe geçmiş 2 üçgen ve 6 köşeli bir yıldızdır. Kusursuz bir semboldür.

tarihte ilk olarak kimler tarafından kullanıldığı bilinmemekteyse de, bronz çağına (m.ö. 3200 – 1200) dayanan bir geçmişi olduğu düşünülür.
israil'de bugün, bu motifin en eski arkeolojik kalıntısına bet-el yöresindeki m.ö. 10 ila 20 yıllarına ait bir yapıda rastlanmıştır. aynı motif kineret gölü kıyısında, 2. yüzyıldan kalan kfar-nahum sinagogu'ndaki oyma kalıntılarında görülebilir.

6.yüzyıl italya ve ispanyası'nda bu yıldızın, “david” adlı kişilerin mezar taşlarına kazıtılmış olduğu görünür. ilginç bir örnek de 17.yüzyıl almanyası'ndaki david gans adlı bir rabi'nin mezar taşıdır. rabi gans'ın mezar taşında bir david yıldızının üzerine yerleştirilmiş bir kaz resmi görülmektedir. “gans” sözcüğü, almanca “kaz” demektir. böylece yıldız rabinin adını, kaz resmi de soyadını simgelemektedir.

3

varşova paktı

removekebab
Polonya'nın Varşova şehrinde (başkentinde) o zamanki ''Doğu Bloku'' nu oluşturan bazı devletler tarafından imzalanmıştır; Arnavutluk, Romanya, Çekoslovakya, Sovyetler Birliği, Macaristan, Polonya, Demokratik Almanya Cumhuriyeti. NATO'ya karşı kurulmuştur. Batı devletlerinin 1949'da Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı'na (NATO) katılmalarıyla birlikte Doğu Ülkeleri Sovyetler Birliğinin önderlik yaptığı Varşova paktına üye oldular.

Demokratik Almanya Cumhuriyeti, Ekim 1990'da Federal Almanya'ya dahil olmasıyla Varşova Paktı'ndan da ayrıldı. Varşova Paktı'nın geri kalan üyeleri 31 Mart 1991 askeri yapıyı sona erdirdiler. 1 Temmuz 1991'de de paktın sona erdirilmesine karar verildi. Varşova Paktı'nın eski üyeleri – Rusya hariç- daha sonra birer birer NATO üyesi oldular. 1999'da Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan, 2004 yılında da Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya ve Baltık ülkeleri NATO'ya kabul edildi.

komünistler bu ülkenin tümörüdür

removekebab
Bugünkü bazı komünistlere bakmak yerine yorum yapmadan önce Das Kapital , Komünist Manifesto ve Sosyalizm'in ABC'sini okumanızı , kürtler konusunda kürt milliyetçiliği yapanlara değil ulusların kendi kaderini tayin hakkına (lenin)
-marksist-leninist düşünce-bakmanızı öneririm.

Proletarya diktatörlüğünü yanlış anlıyor çoğunuz hemen ''diktatör'' kelimesi geçtiği için, tek parti olması demokrasinin azalacağı anlamına gelmez bugünkü devlet egemen sınıfın yani kapitalistlerin devletidir , kapitalist partileri seçmek ile olacaklar değişmiyor. daha önce ütopyacı sosyalistler zengin ve üretim araçlarına sahip sınıf ile çalışıp sosyalizmi getirmeye kalkmış başarısız olmuş , Marks ve Engels işçi sınıfının örgütlenmesiyle olabileceği kanısına varmıştır. Ezilen sınıfın diktatörlüğü yalnızca para babası kapitalistlere kötü gelir. Egemen sınıfın iktidarından iyidir.

Komünistler bu ülkede emperyalizme gerçekten karşı çıkan (sözde değil) tek gruptur. Tatlı su komünistlerini ve cihangir solcularını saymayın onlar yüzünden küçük görülüyor komünistler. Ayrıca onların yaptığı gibi komünizm düşüncesini kabul etmeyince insanları küçük görmek değildir maalesef bu düşünce , öyle yapanlar var , sizde aynısını komünistlere/sosyalistlere yapmayın. Bahsettiğim kitapları okuyun aynı zamanda diğer ideolojilerinkilerinide, öğrendikten sonra isterseniz kapitalist olun çoğunluğunuz okumadan yorum yapıyorsunuz yapmayın lütfen.
7

feodalizm

removekebab
Diğer adı feodalite, Türkçesi derebeylik olan iktisadi ve sosyal düzen.
Değerler sistemini hemen hemen tek başına Hristiyanlık temsil ediyor , kilise bu temsilcilikte aracı rolünde.
Aynı zamanda siyasi, hukuksal, iktisadi ve sosyal bir rejim olan feodalizmde ''devlet birliği'' yoktu. Ülkeler birçok beyliklere ayrılmış halde bulunuyordu. Feodalizmin siyasi açıdan en büyük özelliği devlet iktidarının parçalanmış olması ve halkın, -Fransa'da Capet Hanedanı'nın iktidarının başlarında olduğu gibi- doğrudan doğruya devletin değil , toprakların sahibi olan senyörlerin (derebeylerin) uyruğu durumunda olmalarıdır.

Kölelikten farklı bir durum olan ''bir kişiye uyrukluk'' , barbar istilasının yarattığı güvensizlik yüzünden çok çabuk yayılmış ve genelleşmiş. Koşullar, kendilerine bir senyör seçmek zorunda bırakmıştır bütün insanları. Bu dönemde toplumda himaye ilişkilerinin artmasını normal bir olay olarak kabul etmek gerekir. Böylece, üretim tekniğinin gelişmesi sonucunda gevşeyen kölelik bağı dış olayların da etkisiyle, feodal rejimin kurulmasına yol açmıştır.

Feodalizmde sosyal sınıflar; dövüşen soylular , dua eden rahipler ve çalışan köylüler ile serflerdir (derebeylik düzeninde toprakla birlikte alınıp satılabilen köle).
Toprakların sahipleri: soylular yani senyörler ve kilise
Burjuva sınıfı ortaya çıkmıştır.

Uygarlık Tarihi - Server Tanilli'den

burjuva

removekebab
Kapitalist orta sınıftır. İdari ve dinsel merkezler ya da tahkim edilmiş (güçlendirilmiş) yer olan kentlerde meta üretiminin (piyasa için üretim) ve böylece ticaretin gelişmesine koşut olarak, ticaretin ve zanaatın gelişmesi sonunda kentlerde yeni bir sınıf ortaya çıkacaktır. Burjuva sınıfıdır bu. Burjuva zenginliğini toprağa değil, ilkel bir durumda olan meta üretimine ve toprağa dayandırmakta. Gelecekte toplumun sosyal yapısını değiştirecek olan sınıf -üretim tekniğinin gelişmesi sonucunda- yeni üretim araçlarını elinde toplayacak olan bu burjuva sınıfı olacaktır.
(bkz:bourgeoisie) (bkz:burjuvazi)

kara sevda

removekebab
Başrollerini Burak Özçivit, Neslihan Atagül ve Kaan Urgancıoğlu'nın paylaştığı, Dünya çapında izlenen star tv dizisi. Uluslararası Seul Drama Ödülleri'nden 'Jüri Özel Ödülü' ve bugün itibariyle Uluslarası Emmy Ödülü alan ilk Türk dizisi.

aforoz

removekebab
Katolik kilisesinde; Bir kimse kendisini inanan toplumdan ayıran bir harekete, özellikle sözlü ya da eylemli başvurduğunda ya da örneğin inananlar arasında karmaşa yaratıp kargaşaya sebep olduğunda farklı bir şey söylediğinde, yasal bir bildiri aracılığıyla durumun aydınlatılması Kilise için bir zorunluluktur. Aforoz edilmiş kimse, halen, vaftize karşılık görülen bir karaktere sahip bir Hıristiyan ya da Katolik olarak görülür.
Aforoz edilmiş kimseler papazlığa ait makamlarda; okuyucu, rahip ya da papaz yardımcısı olarak ayinlere katılmaktan, Kutsal Komünyon'a iştirak etmekten ve diğer ayinlerden menedilirler. Lakin elbette bu, aforoz edilmiş kimselerin bu toplantılara pasif olarak da katılamayacağı anlamına gelmemektedir. Diğer hak ve imtiyazları iptal edilir, dini bir ofis ya da makama malik olamamak gibi.
Aslında bu yolla aforoz edilmiş kimse kilise ile ilişkide kalması için teşvik edilmiş olur, çünkü asıl amaç onların pişman olup kilise yapısı içerisinde aktif rol almaya yönlendirmektir.

Ortodoks kilisesinde ; Pişmanlık sürecinin bir parçası olarak da kabul edilebilir. Aforoz genellikle topluluğa ait üyeyi ıslah etmek amacı ile yapılır. Ortodoks Kilisesi bir soyutlama metoduna sahiptir ama bu sade, ciddi ve anathema diye nitelenen, pişman olamayan dini sapkınlar için geçerli olan bir yaptırımdır. Bu koşulda bile, birey kilise tarafından aşağılanmış, lanetlenmiş değildir, bilakis kendi haline bırakılmıştır. Ciddi ve anathema diye nitelenen, pişman olamayan dini sapkınlar için geçerli olan bir yaptırımdır. Bu koşulda bile, birey kilise tarafından aşağılanmış, lanetlenmiş değildir, bilakis kendi haline bırakılmıştır.

Afaroz bir nevi ban gibi ama ,itaatin yenilenmesi ile (bkz:Yeniden Dönüş Ayini) afaroz kaldırılabilir.

Lutheran , Anglikan ve Protestanlar aforozu kullanmazlar.

Kitap önerileri

removekebab
-----Roman-----
Suç ve Ceza - Dostoyevski
Simyacı - Paulo Coelho
Yabancı - Albert Camus
Dava - Franz Kafka
Özgürlük - Maksim Gorki

----Felsefe----
Sophie'nin Dünyası (Felsefeyi basitçe içinde anlatan roman)
Böyle Buyurdu Zerdüşt - Friedrich Nietzsche
Devlet - Platon
Felsefeye Giriş - Ahmet Cevizci
Sosyalizmin ABC'si - Leo Huberman

----Tarih----
Uygarlık Tarihi - Server Tanilli (Kısa ve öz akımlar ve tarih hakkında harika bir eser)
(bkz:kitap önerisi)

şehitlik kavramı

removekebab
Şehitlik islami bir kavramdır ve kuranda geçer. allah için ölene şehit denir, vatan için ölene değil ,vatan için ölmenin kutsal sayılması eski türklerden geliyor , ölen askerlere şehit denmesi yanlış , şehitlik kavramını yanlış kullanıyorsunuz. Şehitlik ile ilgili kurandaki ayetler; 2/154; 3/169

2/154 allah yolunda ölenlere "ölüler" demeyin. Hayır,onlar diridirler. Ancak siz bunu bilemezsiniz.

3/169 allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler; rableri katında allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

Ölen askerlerimizin şehit sayılması için "allah yolunda" ölmeleri gerekir, onlar vatan veya vatanı yönetenlerin politikaları için ölüyor, şeriat için değil,
(bkz:şehit)

Nikola tesla

removekebab
Sırp bilim adamı, altermatif akımın mucidi, Tesla bobinini yapan, ampulün ve radyonun temelleri atan adam, sermaye sıkıntısı olmasaydı bugün hayatımız çok değişebilirdi , Sırbistan'da icatlarının olduğu müzesi var

laterna

removekebab
Kolu çevrilerek çalınan, sandık biçiminde bir tür org.
rus edebiyatı ürünü romanlarda sokaklarda geze geze bunu çalan bir çocuk mutlaka bulunur.
İsmi italyancadan (lanterna) türkçeye geçmiştir.

mustafa fehmi kubilay

removekebab
adı mustafa fehmi kubilay. baba adı hüseyin, ana adı zeynep.
giritli bir ailenin çocuğu. 1906 doğumlu. bir öğretmen, o bir cumhuriyet öğretmeni. Öğretmenlik eğitimini tamamladıktan sonra olayların başladığı 1930 Aralık ayında Menemen'de yedek subay sıfatıyla askerlik yapıyordu, o sırada 24 yaşındaydı.

yedek subaylığını yaptığı sırada çıkan ayaklanmayı bastırmakla görevlendirilmişti.
23 aralık 1930'da cumhuriyet tarihine menemen veya kubilay olayı olarak geçen gerici-şeriatçı ayaklanmasında 24 yaşında başı kesilerek katledildi.
(bkz:menemen olayı)
anısına menemen'de bir anıt ve bursa öğretmen okulunda bir büst yapılmıştır.

pençik

removekebab
Farsçada penc beş demektir. yek ise bir. penc-i yek ise beşte birdir. bunu kısaltarak pençik şeklinde okuruz. osmanlı devleti'nde hristiyan savaş esirleri pençik sistemine göre beşte bir oranında devletin olurdu bunlar türk-islam kültürüyle yetiştirilir ve asker yapılırdı. buna pençik denirdi.

Osmanlı hükümdarı i. Murad döneminde uygulanmıştır. ii. Murat (1421 - 1451) döneminde Devşirme Kanunu çıktıktan sonra pençik sistemi terkedildi.

nil nehri

removekebab
Dünya'nın en uzun akarsuyu ve en uzun nehri.
Nil Nehri, “Nil” sözcüğü (Arapça: an-nīl) Yunanca “nehir yatağı” anlamına gelen Neilos sözcüğünden gelmektedir. Antik Mısır Dili'nde, nehir iteru diye adlandırılmıştır. İteru, “büyük nehir” anlamına gelir. Dünyanın en uzun nehridir. Batıdan Victoria gölüne dökülen Kagera Nehri Nil'in başlangıcıdır. Nil'in en uzak kaynağından başlayarak uzunluğu 6688 km'dir. Nil, Victoria gölünden çıktıktan sonra Bahr-ül-Gazal adını alır. Doğu'dan gelen Bahr-ül-Arap koluyla birleşince Beyaz Nil adını alarak kuzeye doğru akmasına devam eder. Hartum'da, Mavi Nil ile birleştikten sonra Nil adını alır. Mısır'ı kuzeye doğru baştan başa geçen Nil, Dimyat yakınlarında çok geniş bir delta yaparak Akdeniz'e dökülür. Nil üzerindeki Asvan barajı dünyanın en büyük barajlarından biridir. Havzası Afrika kıtasının onda birini kaplar.

iran olayları

removekebab
iran'da Protestocular rejim karşıtı gösteriler yapmak için sokağa indi.
gezi olaylarına benziyor; ne kadar ayrıca amerika vb. emperyalist ülkeler iran'ı bölmek istese de bu emperyalist devletlerden bağımsız filizlenmiş laik bir ayaklanma olup desteklenmelidir.
ayaklanmanın temeli laiklik ve ekonomik kötüye gidişe karşı durmaktır.
iran yavaş yavaş uyanıyor, islamdan kurtulmanın yollarını arıyor.

görüntüde başörtüsünü çıkartıp sallayan bir genç kız var.
7

homo erectus

removekebab
anlamı ereksiyon'dan geliyor, evet bildiğimiz ereksiyon. kalkmak, dikilmek anlamında, yani kalkmış olan insan, dik insan anlamına geliyor. homo sapiens türünün atası kabul ediliyor.
insan artık maymun gibi 4 ayağının üstünde değil, iki ayağının üstüne kalktı. bu kalkış günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl öncesine denk geliyor, yani yaklaşık 2 milyon yıldır yürüyoruz dünyada.

anka kuşu

removekebab
(diğer adıyla zümrüd-ü anka) türkçede pers mitolojisindeki simurg kuşunun ismidir.

efsaneye göre, yeniden dirilişin, ölümsüzlüğün ve bilgeliğin sembolü olarak kabul edilen, ölümsüz ve her şeyi bilen kuştur, göz yaşları şifalıdır.

efsaneler:
Anka Kuşu,ölümünün yaklaştığını hissetmeye başladığı an kendisine kuru dallardan bir yuva inşa etmeye başlar ve bunu ne olduğu bilinmeyen bir zamkla sıvar.

daha sonra yuvanın içinde ölümünü bekler ve şu şekilde bekler; güneş ışınlarının kuru dalları yakarak yuva içinde ölmeyi.Yanarak ölür ve efsaneye göre küllerinden doğar.

Anka Kuşu rivayete göre bilgi ağacının dallarında yaşar ve her şeyi o bilirmiş. Kuşlar dünyasında ters giden her şeye Anka'nın çözüm bulacağına inanılırmış. Bir an gelir Anka ortalıkta görünmez olur,diğer kuşlar onu aramak için yola koyulurlar. Ona ulaşmak zorludur hatta o Kaf Dağının tepesindedir oraya varmak için de zorlu vadiler ve tepeler aşmak gerekir.

Anka kuşu yanarak ölür ve küllerinden yeniden doğar, Bir başka rivayette Simurg olarak anılır. Bu hikâyede, kuşların hükümdarı olan Simurg'u bulup ondan yardım istemek için dünyanın tüm kuşları toplanır. Kaf Dağı'nın tepesinde olduğu söylenen Simurg'u bulma yolculuğunda, kuşların büyük bir bölümü yolu tamamlayamaz yahut vazgeçer. Geriye kalan 30 kuş aradıkları yuvaya ulaştıklarında öğrenirler ki Simurg '30 kuş' demekmiş. Aradıkları meğerse kendileriymiş. Simurg, Kerkes, Anka Kuşu ya da İngilizcedeki karşılığıyla Phoenix tir.



bandiera rossa

removekebab
İtalyanca, Kızıl bayrak anlamına gelen italyan sosyalist marşı. ayrıca Avanti Popolo olarak da bilinir.

İlk yazıldığı zamanki metnin dışında çeşitli sosyalist ya da komünist partiyle özdeşleşen birçok farklı versiyonu vardır. Son iki satır "Evviva il comunismo e la libertà" Benito Mussolini'nin yükselişinden sonra metne eklenmiş, orijinal metindeki başlangıç "Compagni avanti alla riscossa" da sonradan "Avanti o popolo, alla riscossa" olarak değiştirilmiştir.
Ayrıca şarkının sonundaki "comunismo" sözü de özellikle son yorumlamalarda "socialismo" olarak değiştirilmiştir.İlk yazıldığı zamanki metnin dışında çeşitli sosyalist ya da komünist partiyle özdeşleşen birçok farklı versiyonu vardır. Son iki satır "Evviva il comunismo e la libertà" Benito Mussolini'nin yükselişinden sonra metne eklenmiş, orijinal metindeki başlangıç "Compagni avanti alla riscossa" da sonradan "Avanti o popolo, alla riscossa" olarak değiştirilmiştir. Ayrıca şarkının sonundaki "comunismo" sözü de özellikle son yorumlamalarda "socialismo" olarak değiştirilmiştir.


Orijinal sözleri:
Avanti o popolo, alla riscossa
Bandiera rossa, bandiera rossa
Avanti o popolo, alla riscossa
Bandiera rossa trionferà.

Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Evviva il socialismo e la libertà!

Degli sfruttati l'immensa schiera
La pura innalzi, rossa bandiera
O proletari, alla riscossa
Bandiera rossa trionferà.

Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Il frutto del lavoro a chi lavora andrà.

Dai campi al mare, alla miniera
All'officina, chi soffre e spera
Sia pronto è l'ora della riscossa
Bandiera rossa trionferà.

Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Soltanto il socialismo è vera libertà.

Non più nemici, non più frontiere
Sono i confini rosse bandiere
O socialisti, alla riscossa
Bandiera rossa trionferà.

Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Nel solo socialismo è pace e libertà.

Falange audace cosciente e fiera
Dispiega al sole rossa bandiera
Lavoratori alla riscossa
Bandiera rossa trionferà.

Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Bandiera rossa la trionferà
Evviva il comunismo e la libertà!

hasta siempre

removekebab
okunuşu "asta siempre" , anlamı " sonsuza dek" olan,
che guevara'nın anısına yazılmış, buena vista social club tarafından bestelenmiş, sözü ve müziği carlos puebla'ya ait olan, ispanyolca şarkı.


sözleri:
hasta sıempre
aprendimos a quererte
desde la historica altura
donde el sol de tu bravura
le puso cerco a la muerte
aqui se queda la clara
la entraniable transparencia
de tu querida presencia
comandante che guevara
tu mano glorioso y fuerte
sobre la historia dispara
cuando todo santa clara
se despierta para verte
aqui se queda la clara
la entraniable transparencia
de tu querida presencia
comandante che guevara
vienes quemando la brisa
con soles de primavera
para plantar la bandera
con la luz de tu sonrisa
aqui se queda la clara
la entraniable transparencia
de tu querida presencia
comandante che guevara
tu amor revolucionario
te conduce a nueva empresa
donde esperan la firmeza
de tu brazo libertario
aqui se queda la clara
la entraniable transparencia
de tu querida presencia
comandante che guevara
seguiremos adelante
como junto a ti segimos
y con fidel te decimos
hasta siempre, comandante
aqui se queda la clara
la entraniable transparencia
de tu querida presencia
comandante che guevara


türkçesi:
sonsuza kadar
biz seni sevmeyi
tarihin yükseklerinden öğrendik
cesaretinin güneşi
ölümü kuşattığında (pusu kurduğunda)
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara
şanlı ve güçlü elin
tarihe ateş açar
bütün santa clara (halkı)
seni görmek için uyandığında
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara
rüzgarı yakarak gelirsin
bahar güneşleriyle...
gülüşünün ışığıyla
bayrağı dikmek için
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara
devrimci aşkın
seni yeni bir davaya götürüyor
ki orada senin kurtarıcı kolunun
gücünü (sıkılığını) bekliyorlar
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara
biz mücadelemize devam edeceğiz
tıpkı sen yanımızdayken olduğu gibi
ve fidel'le sana diyoruz ki
sonsuza kadar, komutan
(ispanyolca kelime oyunu: 'fidel' hem fidel castro'yu kastediyor hem de 'sadakatle' anlamına geliyor burada)
işte burada (duruyor)
tatlı varlığının
kalbe sıcaklık veren saydamlığı
kumandan che guevara

bunlar ilginizi çekebilir