confessions

lux

büyücü  · 31 Ocak 2018 Çarşamba

  1. toplam giri 352
  2. takipçi 4
  3. puan 4459

ararat sözlük

frantz fanon
sunulan hiçbir yanlışın arkasında durmayan sözlük. şahsi fikrim bolşevik iktidarı isteyen sktrsin gitsin başka yerde kursun biz de kurtulalım. sbkp politikasını savunmamakla birlikte size sosyalizmi kurmakta başarılar diliyorum.hatta sesinizi daha gür çıkarın böyle sözlükte olmaz yasalar bazı şeylere müsade etmiyor.mudahaleye açık bir pozisyon yaratın ki soyunuzu kurutalım böyle kardeşlik türküleri ile olmuyor.
@şaumpyan sen de buraya layıksın demekki bize anlattığın kardeşlik türkülerinden dik baslililigindan eser göremedim.

kürtlerin bağımsızlık arzusunu algılayamayan yazar

romacumhurbaskani
Büyük ölçüde seri eksilenicem ama öncellikle Kürt değilim Pkk'lı hiç değilim ama bazı hususlar

1.Kürtler ile Türkler Uzun süre'dir bu topraklarda beraber yaşıyor
2.İki tarafından tariji kökeni uzun yıllardır asırlardır var yani kürtler dünden bugünden gelme değil
3.Kabul edin yada etmeyin Kürtlerin bir dili var.(bkz:Kürtçe) (Viki'den vb yerlerden araştırın biraz)

4. He tabikide bu dağda askere silah sıkarak olmaz gerçi pkk'nın kürtler ile alakası yok oda ayrı bir şey.

kime terörist denir sorunsalı

homosexual varus
Sözlük: Bir siyasi davayı kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunan kimse, yıldırmacı, tedhişçi.

Kelime kökeni: Fransızca terreur "1. büyük korku, dehşet, 2. korku ve yıldırmaya dayalı hükümet şekli" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince terror "titreme, korku" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Bu sözcük Latince terrere "titremek, korkmak" fiilinden +or sonekiyle türetilmiştir. ) Latince fiil Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *ters-os biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *tres- kökünden türetilmiştir.

doğu kısmından akp ye fazla oy çıkması sebebi

the
Türk milletine sorulduğunda"ırkçı mısınız?" diye. "hayır" derler. sonra gider "kürt" diyerek dalga geçerler. Kürtleri dışlarlar, cahil derler. Ne bu? Siz ırkçılığı ne sanıyorsunuz? Sadece siyahilere yapılanı mı ırkçılık sanıyorsunuz.
Bu ülkede türk olduğu kadar kürt, laz, çerkes, ermeni, ... de var. Bunu böyle kabullenin artık! Bu vatan hepimizin...

doğu kısmından akp ye fazla oy çıkması sebebi

deist imam
Son yıllardaki belediye seçimlerinde ezici hdp üstünlüğü olduğu gerçeği bu önermeyi yanlış kılıyor. Bu arada kafatasçı pislikler şunu bilsin ki bu ülkede bir türk kendi kimliğini belirtebiliyosa bir kürt de kendi kimliğini belirtir, bu ülkede türkçe şarkı söylenebiliyosa kürtçe şarkı da söylenebilir. Bu ülke türklerin olduğu kadar kürtlerin de vatanıdır. Anladınız mı lan bit yavrusu beyinsiz kafatascılar.

doğu kısmından akp ye fazla oy çıkması sebebi

Tanıtım
Köylerini yakmaları, kürtçe konuştuğu için öldürülmeleri, hergün jitem tarafından köylerde tek sıraya dizilip andımızıi istiklal marşını okutmalarıi diyarbakır ceza evinde oruçlulara dışkı yedirmeleri, kürt diye bir ırk yoktur demeleri, ben kürdüm diyeni bile katletmeler ve daha tonla or*spu çocukluğunu gören halkın eskiye nazaran çok daha rahat olmasından dolayıdır.

ermeni soykırımı

dehumanize
Ermeni Kırımı veya Ermeni Soykırımı (Ermenice: Հայոց ցեղասպանություն, Hayodz Dzeğasbanutün), Osmanlı hükûmetinin Ermeni tebaaya karşı gerçekleştirdiği etnik temizlik. Tehcir ve katliamlar sonucunda ölen Ermenilerin sayısının 800.000 ile 1,5 milyon arasında olduğu birçok tarihçi tarafından kabul edildi.Olayların başlangıç tarihi çoğunlukla 250 Ermeni aydının ve komite liderinin Osmanlı yöneticileri tarafından Kostantiniyye'den Ankara'ya sürüldüğü ve birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 ile ilişkilendirildi. Çeşitli kaynaklara göre Ermeni Kırımı, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü şartları altında Suriye Çölü'ne sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Askerlerin koruması eşliğinde yurtlarından sürülen Ermeniler, sürgün sırasında yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca çeşitli raporlara göre zaman zaman soygun, tecavüz ve katliamlara maruz kaldı.Dünya genelindeki Ermeni diasporası, genel anlamda Ermeni Kırımı'nın doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Raphael Lemkin, resmî otoritelerin sistematik ve kasıtlı katliamlarını tanımlamak için 1943'te ürettiği genocide yani soykırım sözcüğünü Ermeni katliamları için de kullandı. Yapılan katliamların Ermenileri ortadan kaldırmak için düzenli bir şekilde gerçekleştiğini öne süren bazı tarihçiler, ölümleri ilk modern soykırımlardan biri olarak kabul etti. Ermeni Kırımı ayrıca Holokost'tan sonra soykırım olarak tanımlanan katliamlar arasında üzerinde en çok araştırma yapılan ikinci katliam oldu.

Osmanlı İmparatorluğu'nun ardıl devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, soykırım sözcüğünün Osmanlı yönetiminin son yıllarında gerçekleşen toplu katliamları tanımlamak için doğru terim olmadığını belirterek sözcüğü kullanmayı reddeder. Son yıllarda ülke, katliamların soykırım olarak tanınmasına yönelik çağrılarla tekrar karşı karşıya kaldı. Günümüz itibarıyla 29 ülke toplu katliamları resmen soykırım şeklinde tanımlar ve bu görüş çeşitli soykırım araştırmacıları tarafından da paylaşılır.

24 Nisan'da Dahiliye Nazırı Mehmed Talat Bey, Ermeni Komite merkezlerinin kapatılması, elebaşılarının tutuklanması ve her türlü belgelerine el konulması yönünde, 24 Nisan 1915 kararlarını alır. 24 Nisan hadisesi, İtilaf ordularının Çanakkale'ye çıkartma yapmaları beklentisi ve İstanbul'un düşman eline geçme tehdidi, Osmanlı sarayı ve hükümetini Eskişehir'e taşıma hazırlıklarının yapıldığı günlere denk gelecektir.

Tarihçi Yusuf Sarınay, Osmanlı belgelerinde “24 Nisan 1915 genelgesi üzerine İstanbul'da ilk etapta 235 Ermeni Komite mensubunun” tutuklanarak Çankırı ve Ayaş'a gönderildiğinin kaydedildiğini belirtmekedir. Sarınay, Ağustos 1916'ya kadar İstanbul'da tutuklanan “Ermeni komite mensuplarının” sayısının 290 civarına ulaştığı sonucuna varmıştır.[62] Diğer incelemelerde ise 24 Nisan 1915 gününü takip eden birkaç hafta veya ay içinde bunların sayısının 2.345'e ulaştığı öngörülmektedir. Bunların arasında siyasi militanların yanı sıra milletvekilleri, tanınmış yazar ve şairler, sanatçılar, din adamları ve işadamları da tutuklanır. Göç ettirilenlerin belirsiz bir önemli kısmı göç çerçevesinde ölür veya öldürülür.
soykırım kavramı

Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi'nin tanımlamasına göre: öldürmese bile bir millete veya ırka yöneltilen saldırılar soykırım sayılır ve katliam olsa bile bir millete veya ırka yöneltilmediği takdirde soykırım sayılmaz. Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi (9 Aralık 1948) 260 A-III BM Kararıdır. Jenosit (soykırım) kavramı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır. Raphael Lemkin, kavramı Yunanca “genos” (soy, kavim) ve Latince “cidus” (öldüren) kelimelerini bir araya getirerek oluşturmuştur. Ermeni Soykırımı tezi ve 11 Ağustos 1933'de Irak'ın kuzeyinde Duhok ve Musul illerinde yaşanan Süryanilere yönelik katliamı (Simele Katliamı) inceleyerek 'Crime of Barbarity' (Barbarlık suçları) adlı yazısını hazırlayan Lemkin, aynı yılda İspanya'nın başkenti Madrid'de toplanan Milletler Cemiyeti'nin Hukuk Konseyi'nde “Bir kişiyi öldüreni yargılamak mümkünken, bir milyon insanı ölüme göndereni yargılamak niçin mümkün olmuyor” sorusunu ortaya atarak uluslararası bir soykırım sözleşmesi çabası içine girdi. Soykırım sözcüğünü 1944 yılında Axis Rule in Occupied Europe (İşgal Altındaki Avrupa'da ittifak Güçlerinin İktidarı) adlı kitabında ilk olarak kullanan Raphael Lemkin. Lemkin, Ermeni meselesini 20. yüzyıla ait tipik bir soykırım örneği olarak tanımlıyordu.

Zamanın İçişleri Bakanı Mehmed Talat Bey'in 1915 yılı içinde Andonyan belgeleri diye bilinen ünlü “Talat Paşa telgraflarının” kopyalarını barındıran kitapta soykırımı planladığı öne sürülmüştür. Andonyan Belgelerinde Ermeni tehciri sırasında Ermenilerin imha edilmesini emreden 50 telgraf ve 2 mektup mevcut. Andonyan Belgeleri düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bundan dolayı hükümetin parmağı olduğunu kanıtlama iddiasındaki yayınların birçoğu savaş zamanındaki propagandanın damgasını taşımaktadır.

Teşkilât-ı Mahsusa nın sadece cephe ve cephe gerisi Ermeni güçlerin tavsiyesinin (Ermeni İsyanlarına karşı enformasyon toplama ve değerlendirme, toplanan enformasyonun operasyonel şekilde kullanılması ve örtülü faaliyette bulunma) yanında “Tehcir” edilen Ermeni sivil halka karşı planları olduğu ve bu planların “soykırım” tanımına girdiği ileri sürülmektedir.

İttihat ve Terakki sözcülerinden Hüseyin Cahit (Yalçın)'a göre yurdun Ermenilerden arındırılması “müthiş ve memleket için zaruri olduğu sarahatle anlaşılan” bir karardır. 2 Ağustos 1914'te seferberlik günün gecesi, Kuşçubaşı Eşref'in “Anadolu'dan gayri Türk unsurların tasfiye” planı doğrultusunda İttihat ve Terakki Cemiyeti Merkez-i Umumi'de alınan karar ile Doğu Anadolu'da Teşkilat-ı Mahsusa birlikleri oluşturulmuştur. Celâl Bayar'ın Teşkilat-ı Mahsusa şefi Eşref Kuşçubaşı'ya atfen belirttiğine göre Mayıs-Ağustos 1914'te Harbiye Nezaretinde yapılan toplantıların başlıca konusu stratejik noktalarda kümelenmiş ve dış tesirlere bağlı gayrı Türk yığınlarının tasfiyesi idi.”

Teşkilat-ı Mahsusa hakkında araştırma yapan yazar Philipp Stoddard'a göre, Teşkilat-ı Mahsusa, Ermenilerin sınır dışı edilmesinde herhangi bir rol oynamamıştır. Soykırım inkar tezini başlatan kişi olarak tanınan Guenter Lewy Stoddard'la 2001 senesinde görüştüğünü ve Stoddard'ın hâlâ aynı sonucu savunduğunu bildiriyor. Lewy, soykırım tezinin savunucularından olan Vahakn Dadrian'ın, orijinal kaynakların imkân vermeyeceği varsayımlarda bulunduğunu bildiriyor.

Soykırımı tanımında insan kayıplarının hangi amaçla gerçekleştirildiğini içermektedir. 1915 olaylarının ardındaki hükümet politikasını kanıtlayacak belgelerin ortaya çıkarılması, soykırım tartışmalarının ana eksenini oluşturmuştur. Ayrıca Osmanlı arşivlerinde yer alan kayıtlara göre, 1906-1922 yılları arasında Anadolu'da ve Kafkaslar'da, 517.955 Müslüman Osmanlı vatandaşının öldüğü aktarılmıştır.

Taner Akçam, İnsan Hakları ve Ermeni Sorunu: İttihat ve Terakki'den Kurtuluş Savaşı'nda adlı eserinde Jenosit'in Türkçe karşılığı olarak kullanılan Soykırım kavramını tercih etmediğini açıklamaktadır. Bunun nedeni olarak Kırım kavramının sıradan bir katliamdan farklı olarak Ermenilere yapılanları tanımlamak için Anadolu'da yaygın olduğunu ve Soykırım kelimesinin Nazilerin Yahudilere yönelik ırkçılığa dayalı bir jenosit türünü çağrıştırması ve konuyla uğraşan tüm araştırmacıların Ermeni Kırımı'nın arkasındaki ana nedeninde ırkçılığın yatmadığı noktada hemfikir olduklarını göstermektedir. Ayrıca Kırım kavramını tercih etmesinin psikolojik boyutunun olduğunu da itiraf etmektedir.

Yakın yıllarda Ermeni Soykırım hakkındaki eserlerden biri de Ermeni asıllı Amerikalı tarihçi Vahakn Dadrian'ın The History of the Armenian Genocide (1995) adlı eseridir. Ermeni soykırımının resmî Osmanlı makamları tarafından değil, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne bağlı gizli bir örgüt olan Teşkilat-ı Mahsusa eliyle yürütüldüğü de iddia edilir.

Ayrıca Toynbee, 1967'de yayımlanan Acquaintances adlı eserinde “1915'te Türkiye'de işlenmiş olan soykırım üstüne çalışmalarım bana ilk günahın gerçekliğini gösterdi” diye yazmış, Vahakn Dadrian'a yazdığı 6 Aralık 1973 tarihli mektubunda “Ermeni Soykırımı büyük bir suçtur” demiştir.

alparslan türkeş

biz de sizi seviyoruz
Türkiye tarihinde ki en büyük yasal silahlı çetenin lideridir kendisi.Birçok sağcı-solcu gencin ölümüne zemin hazırlayan, olayları körükleyen ve toplumun bir kesiminin ideolojisine savaş açan kişidir aynı zamanda.

Abd'ye gönderilip askeri eğitim aldıktan sonra türkiye'de komünizm'e karşı çıkıp komünistleri katletmesi de çok manidar.

Kendisi ölmüştür; geriye katliamlar ve karanlık bir tarih bırakmıştır.

Kurucusu olduğu milliyetçi hareket partisi 7 haziran seçimlerinin ardından koalisyon teklifini reddedip akp'ye tek başına iktidarlığı sunmuş, oğlu tuğrul türkeş ise akp saflarına geçerek babasından öğrendiği değerleri bizlere göstermiştir.





(bkz: Kontrgerilla)

yine ban yedik aq

jakoben
şu sıralar online oyun gibi girip vakit geçirdiğim (bkz:altay sözlük) den 2. kez şutlanmamın içimde yankılanma biçimi olan söz asdasda. fakat bu sefer türkçülüğün götçülük olduğuna dair net tanı koyabilmemi sağlayan bir hadise olmuştur. baya kıl oldum. otuz gün ceza vermişler. yani bu ceza değil siktir git oluyor. çokta sikimde aq pkk sevicileri. pkk hakkında olumsuz entry girmenin bile yasak olduğu saçma yer halini almış. acunay diye bir şey var ki uzak durun aq. 15 yaşında ergen bir kız kafasına göre bir şeyleri silip duruyor. ve acımasız bir pkk'lı. nerede kürtçü, nerede türkçü alayının dibine kibrit suyu. böyleydi herhalde. dibineydi dimi ? özetle cehaletleri yüzünden bir yargıda bulundular, aptallıkları ortaya çıkınca ''pardon,kafamız basmadı'' demek zor geldi (çünkü onlar türk ve türkler asla eğilmez asdasd) beni şutladılar.cahilsen anlamıyorsan susçan abi. komik yani. kıl oldum aq daha da davoşa gelmem
8

türkler

sophos
moğollardan kaçtıktan sonra arap virüsü islamı kapıp kültürünün çoğunu kaybeden sonra başkasının yurduna -anadolu- yerleşip başkalarını yurdundan kovan ve bununla övünen, arap kelimeleriyle (vatan - şehit - hilal) marş yazan, bu da yetmezmiş gibi islamiyet öncesi türk tarihini sahiplenip kendi tekeline alan ve kendine ''türk'' diyen, geninde türk geninden başka genlerin lüks çerez gibi karıştığı komedi ''türk'' milleti.

tanzim satış noktaları

alisahelns
3 liraya patates almak için 2 kilometre kuyrukta bekleyip röportajda allah t*ayyip erdoğandan razı olsun diyebilecek kadar salakların olduğunu göstermiş yeni zımbırtı. ulan dünya'nın en güzel coğrafyası en stratejik konuma sahip bu ülkenin geldiği duruma bak. bu ülke'nin en kurak yeri hakkaride bile 100 çeşit sebze meyve yetiştiğini gözlerimle gördüm. yılın 12 ay'ı dağlarında kar bulunan van'da bile kuru ağacı diksen meyve veriyor ama gel gör ki 2 kilo soğan alabilenin mutlu olduğu bir ülke. kusura bakmayın ama hala bu ülke de akp mhp koalisyonu kazanıyorsa dünyanın en aptal millleti bu millettir.

emir

emir
Sanıldığının aksine kürt olamayan, 2-3 milletin karışık bir melezi olan, sadece gerçekleri konuştuğu için amipler tarafından sürekli eksilenen, faşist nasyonalist türklere ağır ithamda bulunan, harika, muhteşem, zeki bir yazar. (bkz:ben)
11

emir

frantz fanon
antifaşist yazar.

kürt gerçeğini tartışmaya açıyor, resmi ideolojiyi sorguluyor. iyi bir iş yapıyor. kaba olması sıkıntı ama junior goebellslerimizin hakkı emirdir, dehumanizedir, böyle insanlardır. moderasyon kozmopolit, enternasyonalist davransa, junior goebellslerimize evrensel dünyada hakkettiğini verse kendisi de sakinleşir. ama moderasyonun kendisi "pkk'yi destekliyor" diye kürt köylüsünü suçlayacak zihniyettedir. önce 90 yıllık inkar ve imha siyasetinizi, daha dün kürtlerin illerini yaktığı yıktığı devleti suçlayın.

kürtlerin bağımsızlık arzusunu algılayamayan yazar

atticus finch
nasıl bağımsızlık isterler ya.. hem de türkiye gibi ileri demokrasinin yılmaz temsilcisi, eşitliğin ve adaletin memleketi, sömürüsüz, savaşsız, sınıfsız bir devletten öyle mi? orada duracaksın!

ne gibi bir zararı olmuş bu devletin size barbar kürtler? partileriniz mi kapatıldı? parti yöneticileriniz hapislere mi atıldı? yaşadığınız yerler senelerce ohale mi alındı? sokaklarda cesetleriniz mi bekletildi? evinize panzerle mi girildi? çocuklarınız sırf kürt oldukları için beyaz toroslarla sokaklardan mı kaçırıldı? hiç böyle şeyler olmadı, yani ben 20 senedir her gün düzenli olarak sözcü ve hürriyet okuyorum ama hiç böyle bir şeye rastlamadım!

sırf savaşmış olmak için savaşıyor kürtler, böyle obsesif kompulsif bir halk işte. yılmaz özdil okusunlar biraz, alt alta yazılmış 4-5 sözcüklü üç cümleyle hayatın anlamını açıklıyor adam.

Mahir çayan

keskeadminolsam
türkiye devriminin öncüsüdür. Politikleştirlmiş askeri savaş strajisi ve öncü savaş teorileri bir sürü siyasetcinin incelerken hayran olduğu konudur TKHP-C KURUCUSUDUR. deniz gezmişlerin idamının engellemek amacı ile 3 ingiliz teknisyenini tokat'ın niksar ilçesine kaçırmış ve askerin teslim ol anonsuna ateş ile karşılık vermiş kahramandır.



yoldaş mahir yaşıyor thkp-c savaşıyor!

ibrahim kaypakkaya

alisahelns
2003 yılının yaz aylarında bir grup yolcu, Malatya'nın köylerinden
arabayla geçerken, yol kenarında bulunan kayısılardan bir miktar almak
isterler. Kendilerine yetecek kadar kayısı toplar ve tarla sahibi köylüye
ücretini vermek isterler. Bu sırada yolculardan birisi köylüye:
“Amca sen İbrahim Kaypakkaya diye birisini tanır mısın?” diye sorar.
Böyle bir soru karşısında afallayan, bir o kadar da kaygılanan köylü
duraksar.
Yolcu sözüne devam eder:
“Biz onun yoldaşlarıyız!”
Bunu duyan köylünün yüzünde, içten içe duyduğu memnuniyetin
ifadesi olarak bir tebessüm belirir ve sözünü sakınmaz:
“Koyun o paranızı cebinize, ben Kaypakkaya'nın yoldaşlarından para
almam!”
Aradan geçen 30 yıla rağmen Malatya köylüleri onu unutmuyorlar.
İbrahim Kaypakkaya, mücadele pratiği içerisinde belli bir süre faaliyet
sürdürdüğü Malatya'nın köylüleri üzerinde derin bir iz bırakmıştır. Hiç
kuşkusuz ki bu tanınmanın bir nedeni de yoldaşlarının Onun görüşlerini
rehber edinip, bu bölgede faaliyetlerini devam ettirmeleridir. Bu tanınma ve
sahiplenmede; İbrahim Kaypakkaya'nın, elinizdeki kitapta ortaya koyduğu
görüşleri, ileriye sürdüğü tezler, Türkiye devrimci hareketinde pek çok
tabuyu yerle bir eden bilimsel analizleri belirleyicidir. TC faşizmi karşında
ilkelerinden ve görüşlerinden ödün vermeyerek işkencehanelerde katledilen
Kaypakkaya'nın bilimsel tezler doğrultusunda geliştirdiği sınıf analizine
dayanan görüşleri, Onun Türkiye işçi sınıfı ve emekçi halkı tarafından
sahiplenilmesini de beraberinde getirmiştir.
Ve hiç şüphesiz ki bugün, onun kurucusu olduğu Proletarya Partisi'nin
siyasal hattına ruh veren, İbrahim Kaypakkaya'nın temel teorik görüşleridir.
Bu görüşler kandır, ateştir ve çarpan koca bir yürektir. Ülkemizde yaşanan
siyasal süreç, bu görüşlerin lehine tanıklığını sürdürüyor. Bu siyasal hattaki
derin öz ve zengin siyasal hazine kavranmadan bu görüşlerin hakkını
vermek olası değildir.
Marksizm-Leninizm-Maoizmin evrenselliğini Türkiye gerçeği ile
tutarlıca kaynaştırabilen Kaypakkaya, uluslararası özelliklerle ulusalı
harmanlamada örnek bir tutum göstermiştir. Mustafa Suphi sonrası tek
komünist önderdir Kaypakkaya; biricik Marksist-Leninist-Maoist görüştür
Kaypakkaya'nın görüşleri. Öyle ki, onlarca yıllık çöl sessizliğini, zifiri
karanlığı bozup, ortaya koyduğu görüşlerle, kendi alanının Olimpuslu
Jupiteri olmuştur.
İleriye sürdüğü tezlerin anlam ve önemi; komünist önder Mustafa
Suphi'nin Kemalistlerce katledilmesi ve onun ardından Türkiye Komünist
Partisi'ni ele geçiren Ş. Hüsnü revizyonistiyle birlikte, 1970'lere kadar
süren, yaklaşık 50 yıllık suskunluğun, devrim adına piyasaya sürülen, her
türden revizyonist düşüncenin, Kemalizm kuyrukçuluğunun, sosyal
şovenizmin, Türk hakim sınıflarının peşine takılmanın, sınıf hareketini
pasifize etmenin ve modern revizyonizmin ortaya çıkmasıyla birlikte, işçi
sınıfı hareketini bu burjuva teorinin peşine takma anlayışlarının var olduğu
bir ortamda ileriye sürüldüğü bilindiğinde daha bir anlaşılır. Örneğin
bugünden bakıldığında, Kemalizm ya da Kürt Sorunu meselesinde, devletin
niteliği konusunda belli bir bilinç seviyesine erişilmiştir. Bu hiç kuşkusuz ki
toplumsal pratiğin bir tezahürüdür. Ancak buna rağmen halen bu konularda
yanlış anlayışlar olduğunu da bilmek gerekiyor. Bu konuların tartışılmasının
deyim yerindeyse birer “tabu” olduğu koşullarda, ileriye sürdüğü tezlerin
önemi ve değeri, bugünden bakıldığında daha bir anlaşılırdır. Çünkü ileriye
sürdüğü tezlerin doğruluğu, toplumsal pratik tarafından defalarca
kanıtlanmaktan geri durmamıştır ve halen de durmamaktadır.
İşte bugün, Proletarya Partisi'nin kendisine temel aldığı bu görüşler;
ülkenin yapısını ve devletin niteliğini doğru biçimde tahlil eden; devrimin
karakteri, yolu, hedefleri, dostları ve düşmanları sorununa net bir şekilde
açıklık getiren; Kemalizmin ipliğini pazara çıkarıp teşhir direğine mıhlayan;
ulusal sorun, özelde Kürt ulusal sorununu o ana dek hiç kimsenin
ulaşamadığı bir uzak görüşlülükle doğru bir şekilde çözümleyen
Kaypakkaya'nın görüşleridir. Elinizdeki kitap bu görüşlerin birinci elden
ifade edilmesidir.

hüseyin nihal atsız

gece
Hasta bir adam. Ruh hali ve düşmanlığı onun sevgisiz büyüdüğünü açıkça göstermektedir. Hani insana insan olarak bakmak varken yok şu bilmem gürcü, yok şu Türk vs demek ne manyakça birşey ??. Keşke bir ırk testi yapsaymista o nefret ettiği ırklardan hangilerinin bı parçası olduğunu öğrenseymis. DNA ile yapılan ırk testlerinde şimdiye kadar hiç saf ırk çıkmamıştır her birimiz en az 3,4 ırk ile renklenmişizdir. Yani kalkıp arkasından ırkçı cahil ve herkese düşman gözüyle bakan bir gençlik bırakan hasta bir adamı örnek almanin saçmalığın düşünün. Aha nihal atsiz bu işte bilimkurgu ve fantastik roman yazaymis keşke
2

çomar kitle sahibi olmak

the spook
İlk adımına facebook veya instagram hesabı açarak başlanacak olan sıfattır. Hesap ismi önerileri verecektim ama siz az çok tahmin edebiliyorsunuz zaten, belki de aklınıza bile gelmiştir. Yine de öneri isterseniz, din ile ilgili bir çağrışım yaparsanız daha başarılı olursunuz. Sonraki adım olarak translate'i açıyoruz, türkçe ve arapçayı seçip random yazmaya başlıyoruz, oluşan arapça kelimeleri kopyalayıp hesaplarımızda paylaşıyoruz (Gönderi açıklamasına amin yazmayı unutmayın). Bir kaç çomara ulaşmayı başarırsanız, onlar sayfanızı kitlesine yayacaktır. Eğer ulaşamadıysanız bir önerim daha olacak. Hikaye atıp, bu sayfayı İslam birliği, Muhammed (sav) aşkı için Allah'ın mümin kulu, peygamberinizin önde gelecek ümmetleri olabilmek için beğenin yazacaksınız. Hesabınız gizli olmadığı için hikayeniz bulunduğunuz bölgede keşfet bölümünde gözükecektir zaten (hashtag ve peygamberlere etiket atmayı unutmayın). Böyle böyle sabırlı bir şekilde büyüdükten sonra sıra ülkücü arkadaşlara ulaşmaya gelecek. Paylaşacağınız bir gönderide, Allah'ım chpli olmayan bütün askerlerimizi koru, Bana bir Türk verin bütün dünyaya cihad ilan edeyim (-Hz. Muhammed) tarzı açıklamalar yazmanız yeterli olacaktır. Her cuma dua paylaşıp, her 10 gönderiden 1'inde bozkurt resmi atmayı ihmal etmeyiniz. Böylelikle kitleniz sağlama alınmış olacaktır. Son aşama olarak da sayfa çoğunluğunun önder olarak kabul ettiği kişileri belirleyip (rte, türkeş, yazıcıoğlu vb.) onların resmini koyarak, tamamen kıçınızdan uydurduğunuz röportaj tipi yazılar paylaşacaksınız. Bu şekilde kitlenizi istediğiniz tarafa yönlendirip, istediğiniz kişilere kin beslemesini sağlayabilirsiniz. Denendi, onaylandı, başarılı olundu.

ırkçılık

düzadam
siyahi insanların zamanında çok çektiği bir hastalık. bunun renkten ziyade kökene göre yapılan ırkçılığıda coğrafyamızda son derece gündemdedir.
anadolu gibi çok el değiştirmiş olan topraklarda yapılması ayrı gülünçtür komiktir.
bir söylem var ''hayatında hiçbir s*kime yaramayan adam tarihiyle övünür'' tam bu adamlar için bire bir sözdür. ırkının üstün olduğunu savunur niye diye sorsan kazandığı savaşlardan bahseder kardeşim başka ırkların tarihini okudunmu desen hayır der.
birde gen testi muhabbeti çıktı şimdi adamlar ırkçılığı bile ticarete döküyor abi.

abd'nin suriye'nin kuzeyinde kuracağı güvenli bölge

laiksozluk
dün itibariyle detayları daha da belirginleşmiş bölgedir. abd nin bu bölgeye için planı şu şekilde.
1) WSJ, ABD'nin Suriye'de kurmak istediği güvenli bölge planının çerçevesini üst düzey yetkililere dayandırarak duyurdu. ABD, Batılı ülkelerden bir koalisyon oluşturmayı planlıyor ve söz konusu tampon bölgeyi de bu koalisyonun korumasını istiyor.
2- ABD, Kürtler ile Türkiye arasındaki çatışmayı önlemek amacıyla planlanan güvenli bölgenin Fransa, İngiltere ve Avustralya tarafından kurulmasını planlıyor. Buna göre ABD, kendi askerlerini çekip bu ülkelerin bölgeye yerleşmesi karşılığında askeri yardım önerdi.
3- Askerlerini çekecek olan ABD, bölgeye yerleştirmek istediği Koalisyon gücüne istihbarat, gözetim ve keşif desteği vermeyi önerdi. ABD'nin ihtiyaç duyulması halinde Irak'ta yeniden Suriye'ye geçecek bir 'hızlı reaksiyon gücü' bulundurma sözü verdiği de belirtiliyor.

milliyetçilik

gece
ilkel ve saplantilidir, cunku tarihsel olarak ve kavramsal sekilde milliyetcilik kendi milletinin baska milletlerin haklarindan fazla hakka sahip oldugunu ve bunlari gasp etmeye hakki bulundugunu savunmadir.

paranoyaktir, cunku "turkun turkten baska dostu yoktur".

eziktir, cunku mutlak suret ile hep bir kiyas milliyete ve gruba karsi durulmaktadir

league of legends

alisahelns
Fetöcü sevgilim yüzünden başladığım oyun. Akali mainledik hero değişti, ezreal mainledik hero değişti, varus mainledik yine hero değişti artık tamamen bi hero oynamaya korkak oldum değişecekler diye. Ayrıca Her boka muhalef arkadaşın dediği gibi tamamen şans artık dakika 5 te 10 kere ölen adamlar geliyor takımına sen allah gibi oynasan bile karşında 10 kill almış zed gelip r atıp kaçıyor dünyanın en iyi oyuncusuda olsan sen adama karşılık veremeden ölüyorsun. Ayrıca şu sokuk oyunda tanklar sinir bozucu garen bi kara balta bi ölü adamın zırhı çıkıyor sen adama 10 tane vursada hasar yemiyor o sana 1 tane koyuyor can yarıya iniyor. Oyun dengesiz.
4

Meral akşener

alisahelns
%50 t*ayyip erdoğan %50 devlet bahçelidir. Sığ milliyetçilik ile orta yolcu dincilik söylemleri tiksindirir. Değil türkiye'ye lider mahalleye muhtar olacak kadar birikime sahip değildir. MHP den ayrılma nedenleri tamamen makam mevki bulamadıkları içindir akp mhp ittifakı ile hiç bir alakası yoktur şayet aynı teklif iyi partiye gelse akp'nin kucağına atlar. Sağ siyasetin doğası bu.
5

kürtler hiç olmasaydı

moskovakurdu
Ne yazık ki bunu açan kafatasçı bir ırkçı sadece kendini düşünen bencil. Ben de üzülüyorum doğuda askerlerimiz şehit düşerken. Bu yaşanan olayların tek sorumlusu vardır. Bu başlığı açan kafatasçı ırkçılardır. Başka açıklaması olmaz.
4

ideoloji karmaşası

anne boleyn
bunu uzun bir süre yaşadım. önceden bütün vücudumu yoğun bir milliyetçilik heyecanı sarmıştı, aylar önce ise okuduğum kitaplardan olsa gerek milliyetçiliğe boş bir gözle bakmaya başladım. Tabii buna şu anki Türk milletinin cehalet içindeki durumunu da katarsak şaşırtıcı olmasa gerek. Solcu görüşteki yazarların kitaplarını okumaya başlamam ile dünyaya, insanlara, kürtlere, filistinlilere, türklere bütün canlılara ve topluluklara karşı bakışım değişti. işte kitapların gücü denir buna. kürtlerle empati kurmaya başladım oturdum babama anlattım; derin devleti, jitemi, çektikleri çileleri... ben yahu ben! Ama gene de günümüz tipik genç solcuları gibi türkleri aşağılayıp kürtlere sahip çıkma gafletiyle yapmadım bunu asla da yapmam. asıl ayrıştırmak bu olur, onlar bunun ideolojileriyle çeliştiğinin pek farkında değil. bendeki bu bariz değişiklikten sonra oturdum düşündüm, ulan benim ideolojim ne? şimdi neyiz? mooduna bağladım tabii. hümanist desen değilim, olamam da. araplara kültürlerinden dolayı nefret duyuyorum(bak bunu aşamadım, aşamam da herhalde) komünist desen ucundan kıyısından bile geçmem. zira benim hedeflediğim özgürlük; komünizm ise baskı üzerine kurulu gibi. anarşizm desen, şu anki devletimizi desteklemiyorum lakin düzensiz bir toplum da çok ütopik geliyor ya da anarşizme dair biraz daha araştırma yapmam gerekiyor. her neyse benim istediğim özgürlük. evet sadece özgürlük istiyorum. Avrupa'nın özgürlüğü olabilir mesela. düşüncelerimizi açıkca söyleyebilelim, eğitimli bir toplum yetişsin istiyorum. sonuç olarak bu karmaşıklık sonucunda ideolojisiz bir insana dönüştüm. din de ideoloji de sahip olmak zorundaymışız gibi bize empoze edilen algılar. bence ideolojisiz olmak insana daha mantıklı bir bakış açısı kazandırıyor.

(kemalistliği ne yaptın be hatun derseniz, atatürk'ü kendimden çok seviyorum ama kendimi herhangi bir kalıba sokmuyorum. fikirlerini iliklerime kadar benimsiyorum lakin devletçilik, halkçılık, milliyetçilik günümüzün toplumuna ve düzenine baktığımızda içimde yaşatamayacağım ilkeler. devrimlerinin ülkemizde yeniden yeşerdiğini görmeyi ise dört gözle bekliyorum)
3

9 ağustos sözlükteki ırkçı saldırı

dehumanize
Bu sözlükte ermenilere köpek diyen, ulu orta, başlıkta, yorumda küfürler edenler banlanmıyor, ben neden banlanayım a delikanlım?
Ben asla türklere hakaret etmedim, etmiyorum. Savaşlardan öte insanlığa konuşulmaya değer bir şey vermemiş olmalarını konuşmam bir hakaret değil, bu gerçeğin zoruna gidenleri yüzünden yapılan hedef gösterme algısıdır.
Türkler olmasa bence güzel olurdu diyorum, sebebini de söylüyorum. Sen türklerin olmamalarının insanlık için kayıp olduğunu düşünüyorsan başka giri gir, anlat neden bilelim...
Ama bunu yapmayıp, direk bana saldırman, yazdıklarımda kanırtırcasına bir haklılık yattığını kanıtlıyor.
Uzakta oyna, alırım aklını
5

dehumanize

alisahelns
sözlüğün en donanımlı büyük bilgi birikimine sahip sivri dilli yazarı. aynı zaman da ya ölünce bitmiyorsa adında muhteşem kurgusu olan kitabın yazarı. odtü felsefe mezunu, avrupa yazarlar derneği üyesi ve dahası. kendisi ile bira içme şansını yakalamıştım zaten sözlüğe gelmesi de benim kişisel davetim ile gerçekleşmişti. 3, 4 saatlik muhabbet boyunca hayranlıkla dinledim kendisi (çok çabuk sıkılan biriyimdir). kendisi norveçte yaşamaktadır biran önce taburcu olursa karşılıklı rakı içeceğiz. swh
6

berkin elvan'a küfür eden türkçüler

deist imam
Adı üstünde, türkçüler. Maraş katliamini,sivas katliamini,uludere katliamini savunan güruhtan berkine küfür etmemesini beklemek en hafif tabirle saflıktır. Adamlar insanlık namına kötü olan ne varsa savunuyo, sonra da kendi şehitlerine saygi bekliyo. Ben şu ana kadar her hangi bir devrimcinin firat cakirogluna kufur ettigini isitmedim, ama con sayida turkcunun berkine kufur ettigine sahit oldum

Edit: bazi istisnalar varmis bu durumla ilgili. Gerek bu entrynin altinda gerekse de mesajla bana kirgin olduklarini hissettim. Onlar bu yaziyi ustune alinmasin.onlari kastederek bir sey soylemedim. Benim kastettiklerim vicdani taslasmis insanlar.
4

berkin elvan'a küfür eden türkçüler

kimyamiz ataturk
Ciddi anlamda Türkçü olup olmadıklarını sorgulaması gereken güruh. Bu kadar şerefsiz bir insan topluluğu yoktur. Sevmeyebilirsin, anlarım, ama takıntlı bir şekilde bu çocuğa sürekli küfür eden bir güruh var...

Bu güruh kendisine Türkçü der ve utanmadan bir de Atatürk resimleri koyar... Ama gel gör ki yıllardan beri ölüp gitmiş 14 yaşında bir çocukla uğraşıp dururlar. Nasıl bir manyaklık, nasıl bir hasta ruhtur bu?

14 yaşında çocuk diyorum...

Bu şerefsizler, ülkenin anasını ağlatmış, ülkeyi FETO'ya ve PKK'ya karşı savunmasız bırakmış, ekonomiyi batırmış, bütün dünyayla kavgalı, halkı kutuplaştırmış, Türklüğünü ayaklar altına alıp cumhuriyeti yıkmaya çalışan kişilere, yanlış politikalarla binlerce asker ve polisimizin şehit olmasına neden olmuş, TSK'yı neredeyse bitirmiş kişilere tek bir laf edemezler..

Çünkü onlara laf etseler anında kodesi boylarlar.. O yüzden güçleri yıllar önce ölmüş ve kimseye bir zararı olmayan bir çocuğa yeter...

Aşağılık insanların en tipik özelliği kendini savunmayacak durumdaki insanlara karşı kabadaylık yapmaktır.. Ama karşılarında güçlü biri olduğu an kuzu kesilirler...

Bu herifler yeryüzünde görebileceğiniz en gerizekalı ve beyinsiz aşağılık insanlar sürüsüdür...

PC başında aptal aptal sayfalarda paylaşım yapıp AKP'ye karşı sözde muhalefet ederken, AKP'ye karşı mücadele ederken hayatını kaybetmiş bir çocuğa laf eden AKP köpekleridir bunlar..

Çomar diyorsunuz ya? İşte çomarın hası bunlardır...