confessions

kam

Bira  · 27 Mayıs 2017 Cumartesi

  1. toplam giri 126
  2. takipçi 8
  3. puan 1938

türkmenistan

kam
osmanlıda nüfus sayımında kadınlar sayılmıyordu bile😂 ahırlardaki hayvanlar sayılıyordu düşünün. Emoji osmanlıcı şeriatçı kadınlar için.( tabi acı bir durum)
2

somut olmayan kültürel miras

kam
Görünce sözlükte böyle bilinçli birinin olmasına tam sevinmiştim ki sadece kopyala yapıştır yaptığınızı görünce üzüldüm. Oradaki somutluk şudur, bir gelenek kuşaktan kuşağa aktarılarak devam ettirilir ve bunun aktarıcıları tamamen öldüklerinde o gelenek kaybolur. Mesela tehlikede olan türk dilleri üzerine bir sempozyumdaydım birkaç ay önce, bu diller somut olmayan kültürel mirastırlar, çünkü son birey öldüğünde bu kültürel değer ortadan kalkacaktır. Dünyada çok fazla kültürel değer var ve unesco'ya üye ülkelerin kendi komisyonları yılda 4 dosya sunabilirler, yani kendi ülkelerinden 1 yıl içerisinde en önemli 4 değer seçip sunabilirler ve bunlar incelenir incelenir ve unesco uygun gördüklerini bu listeye alır. Bu listeye şu gözle bakın, bunlar türkiyedeki değerlerdir evet ama bu listeye alındıkları zaman tüm dünyada yaşayan insanların hazinesi olarak bakılır bu değerlere. kültür turizmi açısından da bir ülkeye çok büyük getirileri vardır, sırf bu listedeki ürünleri görmek, tatmak için turistler gelir. Karagöz'ün yunanlılar üzerinde görülmesi sayesinde dünyanın parasını kazanmaktadırlar. Son yıllarda kahve de bizim lokum da bizim gibi iddiaları vardır, bunlar onların üzerinde olursa mesela çok büyük bir gelir elde ederler turizmden. Yemek olayında çok örnek var ama ritüeller, inançlar çok ilginçtirler, önemlidirler ver korunmaları gerekmetedir. Bu sebeple unesco üye ülkelerin kendi ülkelerinde "halkbilim" dersleri okutmalarını zorunlu kılmıştır. Bu bizim açımızdan çok güzel bir girişimdir çünkü adamlar zorunlu tutmasa biz ne kültürümüzü koruyacağız ne kültürün ne demek olduğunu bileceğiz. İlkokulda şu an seçmeli olarak 5-6-7 deydi sanırım halk kültürü dersi veriliyordu. Bu dersi halkbilim mezunları vermesi gerekirken ilahiyatçılar, sosyal bilgiler öğretmenleri vs. herkes veriyor ve niteliksiz bir girişim oluyor. Bence şeriatçı bir toplum yaratmak istedikleri için ülkemiz daha küçükten bu çocukları halk kültürü dersinde şeriatçı hocalarla zehirliyor, bu yanlıştan dönülmesi gerek diyeceğim ama bilinçli olarak yapılan bir şey. Herneyse bu olay burada kısaca anlatılacak bir olay değil, yüzeysel aktardım somut olmayan kültürel miras olayını. Esen kalın

atatürk vs che

kam
che de kendi halkı için uğraştı, senin bakış açın farklı olduğu için ve önyargılı olduğun için sağlıklı düşünemiyorsun. che zaten kendinin atatürk ile kıyaslanamayacağının bilincinde birisi, etkilendiği ve yoldaşı olan Fidel Castro da kendisi de büyük derecede atatürk hayranıdır. chenin yakalandığında çantasından nutuk çıkması internette dolaşır durur, bunun gerçekliği belli değil ancak castro'nun hayranlığı ve ülkesine diktirdiği tek heykelin atatürk heykeli olması bir gerçektir. hatta kendisine özenen türk gençlerine asıl devrimcinin atatürk olduğunu söylemiştir. sözleri şöyle "O'nun yaptıklarını ben başaramazdım. Asıl devrimci Atatürk'tür. Küba'da bu kadar büyük bir devrim yaptım ama Atatürk'ün Türkiye'de yaptıklarını başaramadım. Atatürk, harf devrimi gibi bir takım reformlar yaptı. Ben böyle bir düzen değişikliği yapamazdım." yine devam ederek şöyle diyor “Türkiye'deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki, sizin
oradaki Kürt Hareketi, Yankee'nin (ABD'nin) petrol bekçisi olmaz.”

bu arada osmanlı'nın atatürk ve milli mücadele'de yanında yer alan silah arkadaşları hakkında idam kararı verdiği, terörist ilan ettiğini biliyor musun ?

hacerül esved

kam

aslında amdan başka bir şey değildir! am diyorum çünkü vajina ile aynı manadadır ve türkçedir. vajina demeyi tercih edip modern göründüklerini düşünenlere bir tepki olsun. (tabi küfürler sebebiyle olduğunun farkındayım)
birçok kültürde ella, shella, shiva, """"kıble"""", kibele gibi isimlerle tanınan ve sembolü hilal olan ay tanrıçası için yapılan tapınaklarda hep onun yumurtası veya amı bulunur. yukarıdaki resimde gördüğünüz de budur zaten.

dikkat ederseniz "R" a "H" "M"an ve "R" a "H" i "M" aynı kökten gelir. sürekli rahman ve rahim olan diye söylenir, bu kelime arapça/aramice/Süryanice de am, döl yatağı demektir.

ay atam miti

kam
Bu mit Memlükler döneminde Mısır'da yaşamış olan Türk tarihçisi Aybek üd Devâdârî tarafından kayda geçirilmiş bir Türk yaratılış mitidir arkadaşlar. Aybek üd Devâdârî'nin verdiği bilgilere göre bu efsaneyi halk dilinden yazıya aktaran ilk kişi Ulug Han Ata Bitikçi adlı eski bir Türk bilginidir.

Ulug Han Ata Bitigçi'nin içinde Ay-Atam Efsanesi'nin de yer aldığı bir kitabını ele geçiren Cebrail bin Bahteşyu adlı İranlı bir tarihçi, Ay-Atam efsanesini Türkçe'den Farsça'ya tercüme etmiştir. Bu farsça tercümeyi bulan Aybek üd Devâdârî efsaneyi olduğu gibi kendi kitabına aktarmıştır.

*bunu giren yazar olarak söylemeliyim ki mit sonradan değiştirilmiştir. Türklerin yaratılış mitleri anaerkil motiflerle doludur ve kadın tanrıça yaratma gücü vermeden erkek tanrı yaratamaz. ( Ak Ana ve Ülgen örnek) Tabiat ana, kayın+ana günümüzdeki kaynana vs. türk destanlarında ağaçlardan doğan insanlar, ölmek üzere olan birini ağacın emzirmesi gibi motifler sık sık karşılaştığımız bir durumdu. Altay yaratılış mitlerinde de ilk yaratılana zaten "kişi" denmiştir cinsiyet yoktur, oradan gelme olarak kişi kelimesi günümüzde de cinsiyet belirtmez. Tabi 19. yüzyılda derlenen mitler zamanla farklı dinlerden etkilenildiğini göstermektedir. başlığımızdaki mit bence diğer tüm türk yaratılış mitlerinden daha esidir çünkü yaratıcı etken olarak bir tanrı dahi yoktur ve insanı doğa yaratır. animist bir toplumdan da bu beklenirdi zaten. mit kısaca şöyle arkadaşlar

Çok çok eski çağlarda…

Çok yağmurlar yağdı. Gök delinmiş gibiydi. Dünya sele boğuldu, her yanı çamurlar kapladı. Çamurlar akan selle yuvarlanarak Kara Dağ'daki bir mağaraya doldular. Mağaranın içindeki kayalar yarıldı. Yarıkların kimileri insanı andırıyordu. Sürüklenen çamurlar bu insan biçimli yarıkları doldurdular.

Aradan çok zaman geçti….

Yarıklardaki balçıklar sular ile benzeşti, hâllodu. Güneş Saratan burcuna gedi ve havalar çok ısındı. Yarıklardaki balçık sular ile pişti. Yarıkların bulunduğu bu mağara tıpkı bir kadın gibiydi. İçi de insanlara can veren bir kadın karnı gibiydi. ( psikanalitik olarak incelenebilir, zaten her şey açık)

Dokuz ay durmadan yel esti….

Su, ateş, toprak ve yel, insana can vermak için birleştiler. Dokuz ay sonra bir insan çıktı ortaya. Adına Ay-Atam dediler. bugün ay ata/ dede denilmesinin sebebi.

Ancak bu mit zamanla değiştirilmiş devam ettirilmiş ve kadına olumsuz anlam yüklenmiş, aynı hadiseler tekrar yaşanıyor ve bu sefer kadın oluşuyor ama bir ayrıntı var güneş farklı açıyla vuruyor toprak tam pişmiyor onun için kadın oluyor gibi bir ifade var. Bu türk dünya görüşüne uymamaktadır, diğer yaratılış mitlerine de uymamaktadır, zaten bu 2. yaratılan kadına da Ayva dendi diyor mit. arapça bir kelime.

burjuvanın en büyük silahı

kam
din, iman, milliyetçilik, bozkurt, atatürk vs. diyeceğim ancak çağımızda bunlar sadece büyük bir silahın şarjöründeki mermilerdir. tabii ki hepsi çok büyük silah niteliğindedir ancak bence en büyük silah medyadır. Bunlarla insanları sömürmek için bir propaganda yapabilirsiniz ancak medya olmadan geniş kitlelere ulaştıramazsınız, hem medya yoktan bir değer yaratabilir. aslı astarı olmayan bir olay anlatın cübbeli sakallı takkeli mübarek birinin hikayesini sürekli televizyonlarda verin 2 gün sonra bu kişinin gerçekte var olmadığını kimse kabul etmeyecektir. diriliş adlı yozlaştırma projesinin de yaptığı bu tarz bir şey.

kürt olduğum için dışlanıyorum

kam
kürt olduğum için ne lan anlında kürt mü yazıyor burada milleti trollüyon, bu topraklarda hangi milletten olursa olsun saf bir halk yok. Yok efenim mooğol atığı falan nasıl laflar, sen bunları yazmaya girerken kafadan faşistsin zaten. Şuna bak sözde devrimci falan, ulan deniz gezmiş, hüseyin inan, yusuf aslan, mahir vs. bunlar senin bacağına sıçarlardı görselerdi eğer.

safiye inci

kam
Normalde o kadar hakaret eden ve heykel yıkan şeriatçı ceza almamasına rağmen bu kansızın aldığına dair haberler yapıldı ancak insanların aklında yine de soru işaretleri var tabi. Bu diğer hakaret eden hainlerden daha çok tepki aldığı için biraz senaryo yazdılar sanırım tutuklama vs.

neo kayılar ve neo kayıcılık diriliş filmi eleştiri

kam


Yazının sonuna gelmiştim ki birçok yerde konu dallanıp budaklanmış o yüzden başa bu notu ekledim, yazı uzun ama çok değerli bilgiler var. Buyrun...
içinde bulunduğumuz dönemin hastalıklı bilinçlerini tanımlamak için böyle bir kavram oluşturmak istedim. Son zamanlarda ortaya çıkan diriliş filmi ile virüs gibi yayılan mankurtlar ( ne olduğunu araştırın ) zaten harap olmuş kültürümüzün içine etmektedir. Yapılan film yeni nesile şeriat ve cihatçılık aşılayıp çağın gerisine götürmekte. Zaten gerisinde olduğumuzu da biliyoruz. Filmden birkaç saçmalıktan bahsetmek istiyorum, sosyal hayatta sürekli karşıma çıkıp duruyor.

1 ) Öncelikle Bamsı Beyrek ve Banu Çiçek meselesi
Bamsı Beyrek nereden baksanız Oğuz Kağan'a yakın bir kahramandır ve eşi banu çiçektir. Dede korkut boylarında ( boy = hikaye ) banu çiçek bamsı beyreğin eşidir. Bamsı beyrek düşman zindanında 16 yıl hapis kalır ve eşi banu çiçek 16 yıl boyunca onu bekler. Bamsı Beyrek Prof. M. Fuat Köprülü'nün '' Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar '' dediği eserde milli bir kahramandır. Anadolu'da başlıca bir hikaye olarak Bey Böyrek Hikayesi diye de bilinir. Ama filmde gerizekalı, oturmasını kalkmasını bilmeyen, kaba, cahil bir karakterdir ve eşi Banu çiçek de bir başkasının eşidir. Ayrıca bu bamsı beyrek'in hayatı yunan odessa destanında milli kahraman odysseus'un hayatıyla aynıdır, özellikle eşinden ayrı kalması yurduna dönmesi eşiyle kavuşmak için yaptığı işler vs. Yunanlar bukaraktere taparcasına sahip çıkarken bizim bundan sonra neo kayılar diyeceğimiz mankurtlar kendi milli kahramanlarını yerin dibine sokmaktadırlar.

2 ) filmde eski inanca hakaret putperet vs. gibi yakıştırmalar yaparak şeriatçılık, ümmetçilik pompalanmakta, filmde türkler ( günümüzde neo kayılar ) milli kültürlerine düşman edilmektedir. Şamanlar / kamlar / ozanlar insanlığın ilk üstatları, filozofları, müzisyenleri, doktorlarıdırlar ve her zaman insanlığın yararına işler yapmaktadırlar. Sonradan farklı türler çıksa da türk şamanlığı böyledir ve kara büyü yoktur. Ak şaman kara şaman olayı sonradan ortaya çıkmıştır ve kara şaman şudur. Türklerde kötülük yeraltından iyilik göklerden gelir. bir kişi hastalandığı zaman yeraltındaki erlik han'a dua eden ona kurban kesen şaman aranır. ak şamanlar ülgen'e dua eder bolluk bereket için, kara şamanlar kötü şamanlar değildir hastalıklar uzak dursun diye erlik han'a kurban keser ve hastalıklı hayvanları kurban eder. bir hastanın hastalıktan kurtulması için kara şaman erlık han'a dua eder kara şaman olayı budur. Filmde arap dünyasından çıkmış üfürükçü büyücülerin yaptıkları işler türk kamlarına/ şamanlarına aitmiş gibi gösterilip zaten cahil olan neo kayılar tamamen mankurt yapılmaktadır.
türk şamanlığında bu tarz adam öldürme ayırma vs gibi büyüler yoktur bunlar islam coğrafyasından yayılmıştır !

3 ) Türk - Moğol ilişkisine pek girmek istemiyorum ancak birkaç cümlem olacak. günümüz neo kayıları müslüman oldukları için moğollara düşman olmuşlardır. tarihte o dönemde yaşamış oğuzlar da aynı şeyi yapmışlardır. araplar islam yayacaz diye türkistan ( orta asya ) coğrafyasına saldırmışlardır. asıl amaç ipek yolu vs. ele geçirmektir. burada çok katliamlar yapmışlar, tecavüzler gerçekleştirmişler ve oradaki kadınları günümüzde ışidin yaptığı gibi köle olarak satmak için getirmişlerdir. tabiki bu kadar güçlü değiller ancak birkaç saldırıları savuşturulunca ittifaklar toplayıp tekrarlamışlar ve arkalarına islamın halifeliğin gücünü alarak bunu başarmışlar. tabii ki isteyerek müslüman olanlar da kıyıda köşede vardır. Bu olayların intikamını sürekli moğollar dile getirmişlerdir. bu meseleyi unutmayan moğollarda Cengiz han gibi bir yiğit doğana kadar pek bir faliyet olmamış ancak ondan sonra bu soykırımların intikamı alınmaya başlamıştır. intikam almak için saldırdığı arapların koruyuculuğunu yine türkler yapmaktadır. türkler duygusal davranım araplarla aynı dine mensup oldukları için onların saflarında yer alıp moğollarla savaşmış ve çok feci sonuçlar almışlardır.
Ha şu açıdan da bakılabilir, mogollar saldırıp türkleri bu tarafa sürmese selçuklu da kurulmaz, osmanlı da olmaz Türkiye de kurulmazdı. kendi soyuna yapılan soykırımın intikamını alan moğollara düşman kafir diye bakan mankurtlaşmıştır.
Cengiz ve torunları bu intikamı devam ettirmişlerdir. mesela hülagü han diye bir torunu vardır. Halife mutasım '' türk katli vaciptir '' gibi fetvalar yayınlayıp cihatlar düzenlerken hülagü onu uyarmıştır ancak o '' ben allahın halifesiyim '' diye artistlik yapmıştır. bedelini hülagü han bağdat'ı yerle bir etmekle ödetmiştir ve bu saldırının sonunda halifeyi atlarla ezerek öldürmüştür. Ama şu da vardır ki hülagü han'ın veziri Reşîdüddîn Fazlullah müslümandır ve günümüzdeki birçok masal, destan gibi verileri o derlemiştir. düşünün bugün o bozkurtun çocuğu emzirme inanışı bile bu eserlerden alınmaktadır. şimdi neo kayılar bu kaynaklardan beslenip kurttan geldik oğuz kağan vs diyecekler ve moğolları ötekileştirip onlar türk değil biz türküz hem onlar kafir düşman diyeceklerdir. Filme gelcek olursak eletirilecek çok şey var ancak konu zaten uzadı, şu cümlelerle bitirmek istiyorum.

Ayrıca bu yukarıda bahsettiğimiz filmde türk kadını evinde oturup avutulmaktadır. bakın türk kadını at binip savaşıyor falan. evet gerçekten öyleydi ama bugün kim yapabiliyor o filmdekileri ?

* kadınlar hakları ellerinden alınırken evde film başında kafalarındaki ütopyada afyonlanmış vaziyette yaşıyorlar. aynı şekilde erkekler de öyle. bir süre sonra bunu izleyenler gerçeklik algılarını yitiriyorlar. Börk takıp, eşeğe binip, eline döner bıçağı aldıktan sonra '' emredin israili alıp yatsıyı orada kılalım hülooğ '' diyen hastalıklı bilinçlere dönüyorlar. pardon bilinçsizler.

kısacası bu filmin türk kültürüyle hiçbir ilgisi yoktur aksine bunu izleyenler kültürlerine düşman edilmek için hipnoz edilirler. okuduğunuz için teşekkürler
bundan sonra neo kayılar kavramı yaşar umarım
0 /