confessions

iron

Admin  · 11 Mayıs 2016 Çarşamba

  1. toplam giri 519
  2. takipçi 192
  3. puan 13361

yeni dünya düzeninin inşası

iron
2. Dünya Savaşı sonrası ekonomik üstünlüğü
elinde bulunduran ABD, kaçınılmaz olarak
kapitalist dünyanın geri kalanı üzerinde siyasal
ve askeri hegemonyasını da kurmak
istemekteydi. 1949'da ABD'nin yeryüzünde
toplam 56 ülkeye yayılmış 400 askeri üssü
bulunurken, bu ülkelerin sayısı 1966'ya
gelindiğinde 66'ya çıkmıştı.

ABD'nin siyasal ve askeri hegemonyasını
genişletme çabalarında en önemli faktör,
SSCB'nin de 2. Dünya Savaşı sonrası bir
süper güç kimliğiyle yükselmesi ve sömürge
karşıtı halklar için bir umut olmasıdır.
SSCB'nin, ABD'ye rakip olabilecek tek askeri
gücü oluşturacak şekilde, nükleer silahlarla
desteklenen güçlü bir askeri sanayi geliştirmesi de bir diğer faktördür.

Tüm bu faktörler ABD'nin SSCB'ye karşı Soğuk Savaş olarak bilinen saldırısını başlatmasına yol açtı.
1949'da Çin gibi devasa bir ülkenin, proleter türde olmasa da bir devrimle dünya kapitalist sisteminin dışına
çıkması, emperyalist hiyerarşinin patronu olan ABD'nin kaygılarını daha da arttırdı. Sonuç olarak 40 yıldan
uzun bir süre boyunca uluslararası sistem bu Soğuk Savaş düzeni içinde oldu. ABD ve SSCB iki süper güç
olarak bu düzenin tepesinde yer alıyordu. Dünya temelde iki ayrı düzeni temsil eden bu iki gücün nüfuz alanlarına bölünmüştü.
Soğuk Savaş döneminde düzen iki temele dayanıyordu: birincisi genel ekonomik yükseliş, ikincisi SSCB'nin varlığı

bretton woods anlaşması

iron
Uluslararası ticaretin yeniden başlaması ve dünya savaşları döneminin paramparça ettiği uluslararası para sisteminin (UPS) hızlı bir şekilde yeniden oluşturulması düşüncesi taşıyan konferanstır.
Bretton Woods uluslararası para idare sistemi, dünyanın önde gelen devletleri arasındaki ticari ve finansal işlemlerde uyulması gereken kuralları belirler. Bu sistem, dünya tarihinde ilk kez, bağımsız ulus-devletlerin kendi aralarında ortak bir parasal düzen üzerinde anlaşmaları sonucunda uygulamaya konulmuştur.
Uluslararası para sisteminin kurallarını belirleyen bu anlaşma, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) kurulmasına karar vermiştir. Bu kurumlar, 1946'da, yeterli sayıda ülke anlaşmayı imzalayınca faaliyete geçmiştir. Bu sistemin getirilmesini isteyen ABD'nin önerilerini ünlü ekonomist Keynes sunmuştur. Bu konferansta altına dönüştürülebilen tek para biriminin dolar olmasına, diğer para birimlerinin değerlerinin de dolara göre ayarlanmasına karar verilmiştir.

sosyal darwinizm

iron
Charles Darwin'in biyoloji ya da evrim
teorisini insan toplumlarının tarihsel gelişimine uygulayan
ve bu çerçeve içinde 'varoluş mücadelesi' ya da 'yaşama
savaşı' ve 'doğal ayıklanma' ya da 'en güçlünün ya da
koşullara en iyi bir biçimde uyum sağlayanın ayakta kalışı'
fikirleri çerçevesinde gelişmiş düşünce.

iletişim

iron
en yalın biçimiyle bir kaynak, ileti (mesaj) ve alıcı
sürecinden oluşur. Kaynak bir kişi ya da bir kurum olabilir
ve iletmek istediği mesajı hedeflediği alıcıya bir araç
vasıtasıyla ya da doğrudan (yüz yüze) iletir

sosyal sorumluluk kavramı

iron
20.yy'ın ilk yıllarında ortaya atılmış olsa da, sosyal sorumluluk düşüncesinin modern bakış açısı, Howard R. Bowen'ın “İş Adamının Sosyal Sorumlulukları” adlı kitabı ile büyük ivme kazanmıştır. Bowen, kitabında, işletmelerin aldığı kararların sosyal etkilerini de göz önünde bulundurmalarını ileri sürmüştür. Ancak, sosyal sorumluluğun tanımı üzerinde tam bir uzlaşma yoktur. 439 yönetici üzerinde yapılan bir araştırmaya katılan yöneticilerin %69'u şu tanım üzerinde uzlaşmıştır; “Sosyal sorumluluk, işletmenin davranışlarının toplum üzerindeki etkilerinin ciddi olarak incelenmesidir” (Carroll, 1999, s.270).Kurumsal sosyal sorumluluğun günümüzdeki anlamdaki gelişiminin öncesinde kurumların birtakım sosyal sorumluluk çalışmalarından söz edildiği görülmektedir. Tarih öncesi dönemlerde Sümer tabletlerinde işçi haklarına, MÖ. 1800'lerde Hamurabi Kralı'nın Babil'de ticarette tarafların sorumluluklarına yer verilmiştir. Ayrıca MÖ. 4. yüzyılda Aristo'nun etik çalışması yaptığı ve iş etiği kavramından söz ettiği bilinmektedir. Milattan sonra ise özellikle Kur'an ve Tevrat gibi kutsal kitaplarda iş hayatına yönelik yükümlülüklerden söz edilmektedir. İslamiyet'teki zekât ve fitre gibi yardımların günümüzde de devam ettiği ve hayırseverlik uygulamaları ile iç içe geçtiği görülmektedir (Yamak, 2007; 10).Sosyal sorumluluk ile ilgili bütün kaygılar geçmişte yaşanan çeşitli olaylardan kaynaklanmaktadır. Sosyal sorumluluklar, 1800'lü yılların sonunda büyük işletmelerin sayılarının artmasıyla kavramsal olarak ortaya çıkmıştır. O dönemlerde, baskı ya da anlaşma ile verilen komisyonlar ve sabit fiyat anlaşmaları gibi anti-rekabet uygulamaları hükümetleri yasal reformlar yapmaya itmiştir (Bartol ve Martin, 1994, s.103).General Electric'in CEO'su Jack Welch, hayatını anlattığı kitabında, işletmelerin sorumluluğu konusuna da değinmiş ve sosyal sorumluluğu şöyle ifade etmiştir: “Toplumsal sorumluluk güçlü ve rekabetçi bir şirketle başlar. Sadece sağlıklı teşebbüsler, insanların ve toplumların yaşamlarını iyileştirip zenginleştirebilir. Bir şirket güçlü olduğu zaman, sadece vergi ödeyerek önemli hizmetlerin götürülmesini sağlamakla kalmaz. Güçlü kuruluşlar, çalışanına ve tesisine sürekli yatırım yapar.Diğer taraftan, zayıfve güçlüklerle mücadele halindeki şirketler, toplumun üzerinde yük gibidir. Ya hiç ya da çok az kar eder ve eğer varsa ödedikleri vergi de düşük olur. Üretim alanları ve personelin geliştirilmesi için çok az yatırım yaparlar. Onların her zaman gündeminde olan işçi çıkarma geleneği, çalışanlar üzerinde gelecek korkusu ve güvensizliğe yol açar ki bu da performanslarına yansır.” (www.referansgazetesi.com/archiv/2011/201/yon.html,2005,s.1).Sosyal sorumluluğu, örgütsel amaçlara öncelik tanıyan ve örgütü kendi başına bir unsur olarak kabul eden klasik örgüt kuramlarının üzerinde çok fazla durduğu bir anlayış olarak tanımlamak güçtür. Klasik liberal anlayışın etkisindeki örgüt kuramları, örgüt için iyi olan her uygulamanın toplum için de iyi olacağını, amacı kazanç elde etmek olan örgütlerin, toplumu ilgilendiren sorunlarla uğraşmaması gerektiğini öne sürmüşlerdir. Süreç içerisinde klasik liberalizme getirilen eleştirilerin etkisiyle bu anlayış değişmeye başlamış, örgüt ve çevresi bir bütünün ögeleri olarak kabul edilmiş ve bu ögeler arasındaki ilişkinin bazı ortak amaçlara katkı sağlayacak şekilde düzenlenmesi gerektiği görüşü ağırlık kazanmaya başlamıştır. Böyle bir görüşü geçerli kılacak sosyo-ekonomik koşulların ortaya çıkması, yani güç ilişkilerinin değişmesiyle birlikte, yöneten-yönetilen, üreten-tüketen, satan-satın alan ilişkilerinde sosyal sorumluluk anlayışının gözetilmeye başlandığı görülmektedir.Sosyal sorumluluk uygulamaları sonucunda işletmeler, doğrudan ya da dolaylı olarak ilişki içinde olduğu toplumun çeşitli öğelerinin güven ya da karlarını isteyerek ya da istemeyerek etkilemektedir. Özellikle 80'li yıllardan sonra rekabetin küresel bir nitelik kazanması, iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve toplumların çoğulcu bir yapıya kavuşması gibi yapısal dönüşümler yaşanmaya başlamıştır. Bu dönüşümlere bağlı olarak; bireysel talepler, örgütlenerek kamusal alana çıkma ve sosyal taleplere dönüşebilme olanağı elde etmişler, işletmelerin insanlar üzerindeki fonksiyonlarını arttırmıştır. Öte yandan, toplum artık 20 yıl öncekine oranla küreselleşmeyle birlikte çok daha heterojen bir yapıya dönüşmüştür.Sosyal sorumluluğun ilk savunucusu Oliver Shelton, “Yönetim Felsefesi” (The Philosopy of Management) adlı kitabında, “işletmenin yönetim prensipleri, toplumun sosyal faydası üzerinde odaklanmalıdır” diyerek, I. Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan bilimsel yönetimin daha az olan insani unsurlarını modernize etme gereğini öngörmüştür. O. C. Frell ve Geoffrey Hirt, başarılı kitapları “Business” ta sosyal sorumluluk kavramını şöyle açıklarlar; “Bir işletmenin toplum üzerindeki negatif etkilerini minimize etmek, pozitif etkilerini maksimize etmektir” deyip şunu ilave ederler; “bunlar aynı zamanda sosyal sorumluluk kavramının sonucu olarak, yapılan işlerin bedelidir”. Yukarıda belirtilen görüşle aynı kanıda olan Frederick, Post ve Davis, sosyal sorumluluk kavramını şu şekilde tanımlamaktadırlar; “İşletme ekonomik yararı gözetirken nasıl davranıyorsa, sosyal sorumluluğu da öyle mesleki bir zorunluluk olarak görmelidir.” Farmer ve Hogue'nin görüşlerinde ise, sosyalsorumluluk pragmatik bir bakışla ele alınır; “Birkaç dakika düşünen insan şunu kavrayabilir ki, her özel işletme sosyal sorumluluk kavramıyla ilgilidir ve bunu yerine getirmesi gerekmektedir. Toplum işletmenin geleneksel işlevi olan mal ve hizmet sunumu fonksiyonlarıyla beraber, ödedikleri paranın karşılığı olarak sosyal problemlerinin çözülmesini de ister” (Cavaliere ve Spradley, 1995, s.86).Başka bir tanımda ise sosyal sorumluluk, “Bir işletme için, istenilen ürün ve hizmetlerin minimum finansal ve sosyal faaliyetlerle, mümkün olduğu kadar eşit bir şekilde yayılmasında, maksimum faydayı sağlayan faaliyetler” (Farmer ve W. Hogue, 1985, s.4) olarak görülmektedir. Daha geniş bir tanımıyla sosyal sorumluluk, “Bir işletmenin ekonomik ve yasal koşullara, iş ahlakına, işletme içi ve çevresindeki kişi ve kurumların beklentilerine uygun bir çalışma stratejisi ve politikası gütmesi, insanları mutlu ve memnun etmesidir” (Eren, 2000, s.99).Pringle ve Thompson sosyal sorumluluk kavramını, (Pringle ve Thompson, 2000, s.3) “Bir işletme ya da markayla ilgili bir sosyal amaç veya soruna, karşılıklı fayda sağlamak üzere bağlayan stratejik bir konumlandırma ve pazarlama aracı” olarak tanımlamışlardır.İşletmeler açısından yükselen bir değer olan kurumsal sosyal sorumluluk bir logo olmanın ötesinde içsel ve dışsal bir takım dinamikleri bünyesinde barındırmaktadır. İçsel dinamikler, sosyal ve çevresel süreçleri içererek, bu bağlamda insan kaynakları yönetimini, iş yerinde sağlık ve güvenlik düzenlemelerini, değişim için adaptasyonu, doğal kaynakların ve çevrenin yönetimini içermektedir. Dışsal dinamikler ise, yerel kamuoyunun desteğini, iş ortakları, tedarikçiler ve müşterileri, uluslararası çalışma normlarını ve global çevresel faktörleri kapsamaktadır (Büyükuslu, 2005, ss.3-4).Griffin ise, çevre faktörünü baz alarak, sosyal sorumluluk kavramı; bir işletmenin faaliyette bulunduğu ortamı koruma ve geliştirme konusundaki yükümlülükleri olarak tanımlamaktadır. Doğal çevreyi koruma; müşterilerin tercihlerini dikkate alarak kaliteli ve güvenli ürünler sunma; işgörenlerin temel hak ve özgürlüklerine saygı gösterme, işletmeyi ortakların haklarını koruyacak ve yatırımları karlı kılacak bir şekilde yönetme, faaliyetlere ilişkin doğru bilgi sunma ve toplumun refah seviyesine katkıda bulunacak eğitim, sağlık ve sanat etkinliklerini destekleme gibi konular bu kavram kapsamında değerlendirilmekle birlikte, bu sorunları ortakların sermayelerini korumak ve geliştirmekle sınırlandıranların yanı sıra, daha da genişletenler söz konusudur (Griffin, 1990, ss.814-821).Necla Zarakol ise, AB ülkelerinin sosyal sorumluluk konusuna bakışını şöyle ifade eder (Zarakol, 2004, s.8): “Tüketiciler, çevre, sosyal ve kültürel haklar konusunda çok duyarlıdır. Hükümetler ve AB parlamentosu tüketicinin duyarlılıklarını dikkate alır. Yakın zamanda da AB içindeki işletmelerin faaliyet raporları, mali bilançoları ile birlikte sosyal sorumluluk çalışmaları ile yarattıkları katma değeri de ölçmek yasal bir zorunluluk haline gelecektir”.Yukarıda açıklanan sosyal sorumluluk tanımlarından çıkarılacak ortak unsurları daha geniş bir şekilde Nemli şöyle sıralamaktadır; (Nemli, 2000, s.75) İşletmelerin kar elde etmek için mal ve hizmet üretmenin ötesinde sorumlulukları vardır. Bu sorumlulukların kapsamında;İşletmelerin ortayaçıkmasına katkıda bulunan sosyal problemlerin çözümüne katkıda bulunmak da vardır.İşletmeler sadece hisse sahiplerine karşı değil, sosyal paydaşlar kavramıyla ifade edildiği gibi, daha geniş bir gruba karşı sorumludurlar.İşletmeler sadece ekonomik değerlere odaklanmamakta, daha geniş anlamda insani değerlere hizmet etmektedirler.Tüm bu açıklamalarla birlikte, pek çok tanımı yapılan sosyal sorumluluk, “Kuruluşların karar vermeden önce, kamu üzerinde yapacağı etkinin etraflı biçimde düşünülmesi” olarak özetlenmektedir (Peltekoğlu, 2001, s.42).1980'li yıllarda kurumsal sosyal sorumluluk çalışmalarında bir durağanlık görülmesine karşın kavram kurumsallaşmış ve kurumların uygulamalarına yerleşmiştir. Bu dönemde Freeman'ın geliştirdiği paydaş kuramında, önceleri stratejik planlama ve yönetimde paydaşların etkisinden söz edilirken daha sonra bu paydaşların katılımının da eklendiği görülmektedir.1990'lara gelindiğinde kurumsal sosyal sorumluluk için pek çok uluslararası oluşumun ortaya çıktığını görmekteyiz:Business Ethics Quarterly dergisinin yayınlanmaya başladı (1991).International Association for Business and Society-Uluslararası İşletme ve Toplum Kuruluşu faaliyete geçti. Coalitation For Environmentally Responsible Economic-CERES (1997) ve en önemli ikigirişimi: 1. GRI (Global Reporting Initative) 2. INCR (Investor Network on Climate Risk)Birleşmiş Milletler Çevre ve Gelişme Konferansı UNCED kapsamında benimsenen Rio Bildirgesi (1992).Birleşmiş Milletler Kopenhag Bildirgesi (1995).Uluslararası Toplumsal Yükümlülük Girişimi'nin geliştirdiği SA8000 standartları (1997).Görüldüğü gibi, sosyal sorumluluk kavramı üzerine böyle farklı tanımlamaların mevcut olması, farklı kişiler için farklı anlamlar ifade etmesi sosyal beklentilerin rolünün oldukça önemli olduğu gerçeğini vurgulamaktadır. Diğer önemli bir nokta ise, toplumun beklentilerinin dikkate alınması gerekliliğinin paylaşılmasıdır. Başka bir ifadeyle, işletmelerin sosyal sorumluluk anlayışında genel olarak iki nokta önem taşır; birincisi, sosyal sorumluluk anlayışı bir zorunluluk değil, bir gönüllülük olarak değerlendirilmelidir. İkincisi; sosyal sorumluluk, işletmenin sahip ve ortaklarının dışında sosyal çevre, ekolojik çevre, tüketiciler, çalışanlar, vb faktörleri de içine almalıdır. Ayrıca, sosyal sorumluluk uygulamaları bir işletmeyi ya da markayı sosyal yardım amaçlı uzun vadeli bir etkinlik programına teşvik etmekte, böylelikle markanın 'alanı'nı güçlendirerek, reklâm ve iletişim vasıtasıyla tüketicinin işletme ya da markayı algılayışında aktif bir unsur olmaktadır. Sosyal sorumluluk bu değerlerin bir kısmını kapsamakla birlikte, iyi bir ticari itibar ve rekabette avantaj sağlama stratejisidir. Dolayısıyla bir işletme ekonomik pazarda tüketicilerinin gözünde iyi bir üne sahipse, bu ona maddi çıktıolarak geri dönecektir. Ayrıca, sosyal sorumluluk değerlerin tanıtımında önemli rol oynamaktadır; itibar kazanma ve toplum ve çevre politikalarının şekillendirilmesinde ana kaynak rolünü üstlenmektedir. Sosyal sorumluluk işletmenin sadece ne söylediği değil, aynı zamanda ne yaptığının göstergesidir.

kurumsal sosyal sorumluluk

iron
literatüre yeni girmiş bir kavram olmamasına rağmen, konuya verilen önem ve ilgi oldukça yenidir. Son yıllarda iş dünyasında ortaya çıkan skandalların (Enron, WorldCom, Parmalat, Qwest, ImClone ve diğerleri) gündeme taşınmasıyla tüketicilerin işletmelere, liderlere ve ekonomiye olan güvenleri sarsılmış, sonuç olarak da “iş ahlakı” ve “kurumsal yönetim” (corporate governance) konularına olan ilginin artmasına, “kurumsal sosyal sorumluluk” kavramının ön plana çıkmasına neden oluşturmuştur. Diğer yandan muhtelif uluslararası organizasyonlar (Birleşmiş Milletler, OECD, ILO, Avrupa Birliği) liderliğinde insan haklarına, çevreye, çalışan işgücüne yönelik korumacı yaklaşımlar ve bu konuda geliştirilen standartlar işletmelerin kurumsal sosyal sorumluluk konusunda daha ihtiyatlı davranmaları gerekliliğini ortaya koymuştur.

en iyi film izleme siteleri

iron
Genel de reklama boğulmuş sitenin neresine dokunsan karşına filmlerle alakasız pop-up reklamları çıkartan sitelerden sıkılanlar için yazarların sevdiği film sitelerinin tavsiyesini yapacağı başlık. Benim için en iyi film siteleri sıralamasında ilk hdfilmcehennemi.com ardından fullhdfilmizlesene.org gelir.
Alternatif diğer film izleme siteleri ise.
- jetfilmizle.biz
-hdfilmevreni.co
gibi film siteleri gelmektedir.
1

laik sözlük duyuru

iron
Merhaba sevgili yazarlar. Bir süredir sözlükteki kasvetli havanın ve aktifliğin azaldığının hepimiz farkındayız bunun nedeni son 2 aydır alımları 2, 3 kere kısa süreli açtık, hiç reklam yapmadık ve sözlükle pek ilgilenemedik. Fakat sözlüğün yenilenmesine çok kısa bir zaman kaldı. Mevcut sözlük temamıza yeni özellikler eklenecek, radyo yayınımız ve reklam çalışmalarımız başlayacaktır. Uzun zamandır planladığımız bir çok şeyi çok yakında bitirmiş olacağız reklam ve tanıtımlar için bir süredir havuz oluşturuyorduk şimdi sözlüğü duyurmanın zamanı geldi. 10, 15 günlük bir süreçten sonra aramıza hem yeni yazarlar katılmaya başlayacak hem de çeşitli nedenlerden dolayı artık giriş yapmayan eski yazarların gelmesi için çalışma yapacağız. Merak ettiğiniz her şey ve sözlükle alakalı sorunlar için bana [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz. Son olarak sözlüğe gerçekten emek veren ve yazalar tarafından sevilen isimlerin de olduğu bir liste ile yönetim yenilenmesine gidilecektir. esen kalın.
3

türkçe altyazılı porno

iron
google analytics ile sözlüğün hit durumuna bakıyorum günde 2bin insan türkçe alt yazılı porno izle, türkçe altyazılı porno vb kelimeler ile sözlüğe giriyor bu başlığın açılmış olması günde 2k porno arayan adamı siteye sokuyor.
2
0 /

bunlar ilginizi çekebilir