confessions

altayhan

Yazar  · 22 Ocak 2018 Pazartesi

  1. toplam giri 114
  2. takipçi 4
  3. puan 2003

kaşgarlı mahmut

altayhan
Kendisi türkçenin ilk sözlüğü olan "divanü lugatit-türk"ün yazarı ve karahanlı hanedanı şehzadesidir.

Bütün ailesine yapılan bir suikastten kurtulan genç mahmut, sarayı terk etmiş ve kimliğini gizleyerek orta asya'yı dolaşmıştır. Yirmi yıldan fazla süren seyahatinde topladığı bilgileri büyük eserinde toplamıştır.

1040-1042 yıllarında bağdat'a gelen mahmut, bu eseri burada tamamlamıştır. Eserini zamanın halifesine sunmuş ve beğenilerek medrese hocalığına atanmıştır.

Divanü lugatit-türk yani türk dilinin sözlüğü, türkçenin arapçadan üstün olduğunu ispatlamak ve araplara türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmış. Önsözünde böyle diyen kaşgarlı mahmut, araplara seslenerek der ki: türkler tarihte iki kez dünyaya hakim olacak. Türkçeyi öğrenin ki rahat edesiniz.

Mahmut, rivayetlere göre doksan yaşında memleketi Kaşgar'a dönebilmiştir. Mezarı bugün çin'deki uygur özerk bölgesinde, kaşgar'ın güneyindeki opal köyündedir.

http://www.tdk.gov.tr/?option=com_dlt&view=dlt&kategori1=turbe

türkiye cumhuriyeti arması

altayhan
Atatürk, devlet arması tasarlanmasını emretmiş, bunun üstüne pek çok tasarım konmuş önüne. Çoğunda bozkurt simgeleri, camiler, avrupai armalar var tabi. Atatürk bunları beğenmemiş ve kendi fikrini söylüyor: bir insan kafası, onun kafasından çıkan ışık demeti. Bu ışık demeti aklın, bilginin, bilimin ışığı olmalıdır. Onun kafasındaki arma hala yapılmış değil.

Bu anı ve daha pek çok bilgi afet inan'ın hatıralarında var. En son iş bankası yayınlarından çıktı kalın bir kitap olarak.

smyrna

altayhan
Okunuşu: simirna. İzmir'in antik çağdaki adıdır. Eski izmir, bugünkü bayraklı ile konak-kemeraltı arasındaki bölgede kurulmuş.

antik cağda da şairler ve yazarlar izmir'den övgüyle bahsederlermiş. O zamanlar da izmir için "güzel izmir" adı sık sık kullanılmış.

amaterasu

altayhan
Japonların ana tanrıçasıdır. Japon milli dini şinto'nun Güneş tanrıçası olarak bilinir ve imparator soyu ondan gelmiştir.

Amaterasu, kılıcını denize batırır. Çıkardığında suya düşen damlalar adacıklar oluşturur. İşte bu adalar japonya'yı ve japon adalarını meydana getirmiştir.

jimmu tenno

altayhan
Japonların oğuz kağan'ı da diyebiliriz. Tenno: imparator anlamına gelmektedir.

Jimmu tenno, efsanelere göre japon imparatorluk hanedanını kurmuştur. Kendisi tanrıların soyundan gelmektedir.

sirenler efsanesi

altayhan
Yine foça'nın yerel efsanelerinden biridir. Siren kayalıkları denen yerde, antik çağlarda deniz kızları (sirenler) yaşarmış. Bu sirenler hem sesiyle hem görüntüsüyle denizcileri etkilermiş.

Kayaların üstüne sereserpe yatan sirenler, söyledikleri şarkılarla denizcileri baştan çıkarırmış. Hipnoz olmuş kaptanlar da gemileri kayalıklara sürer, gemiyle beraber parçalanıp denize gömülürlermiş.

Efsaneyi çoğu insan, kayalarda güneşlenen akdeniz foklarına bağlar. Bu hayvanlar çıkardıkları seslerle kayalardaki akustiğin de yardımıyla denizcileri geçmişte etkilemiş olmalı.

Aleyna tilki

altayhan
Japonya'ya, kore'ye, batıya bakıyorum da müzik piyasaları hep genç. Memleketin artık her alanda gençleşmesi lazım. Aleyna özelinde demiyorum bunu, her alanda artık genç insanların söz sahibi olması lazım. Bıktık artık 60 yaşındaki insanların yeni dünyamızda söz sahibi olmasından. Gençler kendi dünyalarında artık söz sahibi olabilmeli.

kara taş efsanesi

altayhan
Foça'nın yerel efsanelerinden biridir. Efsaneye göre foça'nın neresinde olduğu bilinmeyen bir kara taş vardır. Bilmeden bu taşa basan İnsanlar, foçalı olurlar ve oraya yerleşerek ömür boyu orada yaşarlar.

Güzel ilçeye her gelen, dolaşırken dua eder, kara taşa şans eseri basalım da burada kalalım diye.

afrasyap

altayhan
İskit(saka) hükümdarı alper tunga'nın şehname'de geçen adı. Şehname, iranlı yazar firdevsi tarafından yazılmış ve gazneli sultanı mahmut'a sunulmuştur.

Afrasyap'ın destanda, iranlılar tarafından bir ziyafette zehirlenerek öldürüldüğü anlatılmaktadır.

Afrasyap'ın gerçek adı olan Alper tunga ismini ise biz, kaşgarlı mahmut'un divanü lugatit türk adlı eserinden öğreniyoruz. Ayrıca bu eserde alper tunga sagusunun da metni ilk kez yazılmıştır.

mankurt

altayhan
Cengiz aytmatov'un "gün olur asra bedel" romanında geçen bir tabirdir. Özünü kaybetmiş, düşmanına kul köle olmuş anlamlarında kullanılmış.

Romandaki hikayeye göre, yakalanan esir düşman askerlerinin kafalarına deve derisi geçirilir ve sımsıkı bağlanır. Askerler bu şekilde günlerce sıcağın altında bekletilir. Hayatta kalanlar, deve derisinin sıcaktan büzülmesi ve küçülmesiyle beyin hasarı yaşar ve benliklerini yitirir, delirirler. Onlara efendilik yapan kimse sadece o kişiye itaat ederler. Hatta kendi anne babalarını bile unutur, efendileri emrederse öldürürler.

kast sistemi

altayhan
Belgeselde izlemiştim. Paryalar, ciddi işlerde çalışamadıkları için tarlalardaki ve depolardaki fareleri, böcekleri avlıyorlar. İnsanlar bu hizmete para ödemiyor. Paryalar ailecek bu avladıkları fare, böcek, yılan gibi hayvanları yiyerek yaşıyordu. Bugün bile kırsal bölgelerde bu şekilde yaşayan milyonlarca insan varmış.

corpse paint

altayhan
Türkçesi: ölü makyajı ya da ceset makyajı.

Black metal müzik türünü icra edenlerin, yüzlerini boyamasıyla ortaya çıkan akım. Genel olarak ölü yüzünü andıran mat tonlar kullanıldığı için bu tabir kullanılmış.

İlk ortaya çıkışı, mayhem grubunun üyesi dead'in bu şekilde yüzünü boyaması ve sahnede arzıendam etmesi olarak bilinir. 80'lerin ortasında ortaya çıkan makyaj biçimi, black metal müziğin 90'larda yükselişiyle bu türü yapanlarca iyice benimsenmiştir.

islamofobi

altayhan
1900'lere kadar avrupa'da genel olarak türklere karşı bir korku, tiksinti, düşmanlık duyguları vardı. Arap ve kuzey afrika ülkelerinin müslüman halkları var oldukları ülkelerde palazlandıkça ve yeni insanlar da göç etmeye başlayınca bu korku ve düşmanlık tüm müslümanlara yöneldi.

Bugün müslüman topluluklar bile başka bir müslüman çoğunluğun yaşadığı ülkeleri değil de avrupa, kanada, abd gibi batı ülkelerine kaçmayı kurtuluş olarak görüyorsa müslümanım diyenin bir oturup düşünmesi lazım.

İslamofobinin daha eski tarihçesi kudüs ve suriye yahudileri ile başlar, endülüs ispanyolları ile devam eder. Aslında tüm dinler diğer dinlere fobik olarak yaklaşır. Tarih bunu gösteriyor.
2 /

bunlar ilginizi çekebilir