Recep tayyip erdoğan

baran anlattı
Başladığında aklında tek bir amaç vardı: şeriat. Seçimi kazandıktan sonra ılımlı ayağına yattı, laikliği Atatürkçülüğü savunduğunu söyledi. Devlet kurumlarını özelleştirdi, arazileri şirketleri yabancılara sattı, ılımlı tutumuyla yabancı sermayeyi ülkemize çekti. Ülke ekonomik olarak büyümeye başladı. Devletin bütün kesimlerini ele geçirdikten sonra gerçek yüzü ortaya çıktı. Artık amacı şeriat değildi. Koltuk hırsı, rant, krallık hoşuna gitti. Binlerce yeni şirket kuruldu binlerce dolar milyarderi türedi. Bütün parayı ülke kalkınması yerine inşaat rantına, oğullarının gemilciklerine yatırdı. Bir yandan da köprüler, yollar, hastaneler yaparak insanların gözünü boyadı. Bilgisayar kavramı dahi olmayan Türk halkına yıllar sonra teknolojiyi kendi keşfetmiş gibi hastane, eczane, banka kuyruklarını öne sürerek eskiden nasıl yaşadığımızdan bahsetti. Krallık sevdası o kadar çoğaldı ki kendine bir saray yaptırdı. Önüne gelen herkesi darmaduman etmeye başladı. Buna kol kola bu yola girdiği fettullah hocası, melih gökçek'i dahil. Şimdi sistemi çökmeye başladı. Bu seçimi de kazanacak ama sonrakinden kendinin de umudu yok. Götürebildiği kadar götürmeye, sömürebildiği kadar sömürmeye çalışıyor. Modernleşmeye çalışan Türkiye'yi yıllarca geriye götürdün bre vicdansız, elbet bir gün yok olup gideceksin. Peki biz ne yapalım? Orta doğu ülkesine çevirdiğin, yabancı sermayenin korkup kaçtığı, 21 yüzyılda darbe denen şeyin yaşandığı, yılllarca ohalin devam ettiği bu orta doğu ülkesindeki gençler ne yapsın? Umutlarımızı, geleceğimizi, Atatürk'ün emanet ettiği gençleri aydınları harcadın, çaldın, yedin, yedirdin, hakkı olana hakkını vermedin, kayırdın. Gerçekten inanıyor musun öbür dünyaya ya da cennete gideceğine? Ben inanmıyorum, hepimizin ahı üzerinde.
bu başlıktaki tüm girileri gör

bunlar ilginizi çekebilir