mondros mütarekesi

the spook
I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan mütarekename (bırakışma belgesi). Osmanlı İmparatorluğu adına Bahriye Nazırı Rauf Bey tarafından, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Bu antlaşma ile beraber Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermiştir.

hindistan - pakistan savaşı

the
1971'de yaşanan Hindistan - Pakistan Savaşı, Bangladeş Bağımsızlık Savaşı ile (Pakistan İç Savaşı olarak da bilinir) ilintilidir. Bangladeş Bağımsızlık Savaşı, baskın olan Batı Pakistanlılar ile Doğu Pakistanlılar arasında yaşanmıştır. Savaşın çıkış sebebi Doğu Pakistan Awami Birliği'nin, Doğu Pakistan'da 169 sandalyeden 167 tanesini kazanması ve 313 sandalyeli Pakistan Meclisi'nde çoğunluğu elde etmesidir. Savaşın tam tarihleri üzerine tartışmalar sürmekteyse de, Hindistan'ın batı sınırındaki silahlı mücadele 3 Kasım 1971'den 16 Kasım 1971'e kadar sürmüştür. Bu mücadele Hint ve Bangladeş orduları tarafından Hindistan - Pakistan Savaşı olarak adlandırılmıştır. Savaş, Pakistan Ordusu'nun 2 hafta içinde mağlup olmasıyla sona ermiştir.
13 gün sürmüştür.


(http://derintarihimiz.blogcu.com)

the

deist imam
Artık hakkaten yeter dediğim yazar. Her gün akşam saatlerinde açtığı başlıklarla devasa bir başlık çöplüğü oluşturmak istediğini düşünüyorum

her ulus içerisinden bir mustafa kemal çıksın ister

mr nobody
Gelin itiraf edin, en küçük etnik unsurlar bile içlerinden bir Mustafa Kemal çıksın istemiyor mu, O'na ve ideallerine düşman olanlar bile.
Şu açıktır ki, "içerisinden Mustafa Kemal çıkaran bir ulus olmak" artık yavan ve eskitilmiş bir söylemdir lakin içerisinden Mustafa Kemal çıkarabilemeyen yarısı kadar liderlerin aşkla yüceltilmesine tanık olunca "fark yaratmak" sözünü anlayabiliyorum.
Dini, mezhepsel, etnik ve sair grupların isteği fark yaratabilen bir liderdir. Bir ucu Mustafa Kemal'in kişiliğine değdikçe bu gruplar tarafından sevilen liderlerin sıklığı bizi şaşırtmamalı.
Uzattım lafı, kısaca, bu bir "dur şurada tek partili dönem otoriteryanlığına dair birkaç kelam edeyim de ele avuca sığmayan özgürlükçü yanlarımı okşayışımı izlettireyim" yazısı olabilirdi ama tarihsel veriyi bağlamından koparacak ve o kopmuş haliyle başka bir alanda tahrif edilmeye müsait oluşunu umursamayacak kadar lüks mahallelerde özgürlükçülük oynayamıyorum.