#sanat

hilekarlar

caravaggio
Barok resminin büyük ustası Michalengello Merisi De Caravaggio'nun 1600 dolaylarında yaptığı ve Kardinal Del Monte'nin gönlüne girmesine vesile olan yapıttır.
https://caravaggio.kimbellart.org/exhibit/cardsharps-fortunetellers/cardsharps

Döneminin sanat imparatoru olan Del Monte kilisenin de en etkili isimlerinden biridir. Caravaggio ise henüz yeni yetmedir, sanatçıların hayatta kalabilmelerinin tek yolu kilise ile iyi geçinmek, onlardan bir iş kapmaktır.

Tesadüfen Del Monte eseri görmüş, tekniğinden konusuna hayran kalmıştır. Eserde masum bir gencin iki hilekar tarafından kandırılış anı resmedilmiştir. Hilekarlar dan biri arkadaşına işaret vermektedir. Diğer hilekar ise beline sakladığı kağıda hamle yapmaktadır. Yoksul halkın simgesi olan sinek, sessizce hilenin içerisine dahil olmak üzeredir.
Eser öylesine çarpıcıdır ki aslında kurban ile hilekar aynı model olduğu anlaşılamamaktadır. Caravaggio aynı modeli hem önden hem arkadan resmederek iki farklı kişi yaratmıştır.

Bu esere bakan herkes bu hileye de ortak olmaktadır. Kandırılmadığımız günlerde buluşalım efendim.

o mahrum beste çalar müjgan'la ben ağlaşırız

caravaggio
Atilla İlhan'ın Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan için yazdığı şiirin en bilinen dizeleridir.

Ancak Müjgan, eski Türkçe'de kirpik anlamına gelmektedir ve Cumhuriyet gazetesinin yöneticisiyken her bir sayısının biriktirilip değerli kılındığı mahrum Atilla İlhan'da bu anlamda şiiri yazmıştır.

Bizler ise Müjgan'ı bir kadın olarak düşünürüz.
Ne büyük yanlışlıktır...
Anlam ve kavram şaşırtır aksi taktirde ..

boynuzlu musa

caravaggio
Rönesans yontu sanatının büyük ustası Michelangello'nun çeviri hatasından kaynaklı Musa peygamberi boynuzlu yontması olayıdır.

Eski ahitin İbranice'den Latince'ye çevirme sürecinde 'qaran' kelimesi hem boynuzlu hemde ışıldamak anlamına gelmektedir.
Kilisenin emrettiğini yapmak zorunda olan sanatçı adı geçen bölümü aynen tasvir edince ortaya Boynuzlu Musa çıkmıştır..


Çeviri yapanlar ahiti ışıldayan değil de boynuzlu olarak çevirmişlerdir:

''Ve Musa daha sonra Sina Dağı'ndan iki antlaşma tabletiyle indi. Lord ile konuştuğu için yüzünün “boynuzlu” olduğunu bilmiyordu. Ve Harun ve İsrail'in çocukları Musa'nın boynuzlu suratını görünce, yanına yaklaşmaya korktular (Mısırdan Çıkış 34:29-30)[/quote]''



Bir rivayete göre Michelangello eseri bitirdiğinde heykeli ile konuşmaya çalışmıştır. Benden ne istiyorsun Musa ? Diye sormuştur.
Yanıt alamayınca elindeki balyozu heykeline fırlatmış heykelin sol ayak baş parmağını kırmıştır. Parmağı onarması gerekecektir..

puberty

caravaggio
Norveçli Dışavurumcu ressam Edvard Munch'un otuzlu yaşlarında girdiği depresyon sonucunda resmettiği eser.
dört yaşında annesini 11 yaşında ablasını veremden kaybeden munch ömrü boyunca depresyon ve çeşitli psikolojik sorunlarla mücadele vermişti.
Otuzlu yaşlarında hayat kadınları ile yaşadığı başarısız ilişkiler ve dönemin toplumunun erkeğe yüklediği imaj altında ezildiğini düşünmekteydi. Başarısız bir erkek olarak herhangi sorumluluğu bir ilişkiyi yürütemeyeceğine inancı tamdı. Öyle ki kendisini ergen bir kız çocuğu olarak betimlemiştir.



st anthony'nin baştan çıkışı

caravaggio
İspanyol Sürrealist ressam Salvador Dali'nin en alegorik eserlerinden biridir. Din ve sistem eleştirisini dolaylı yoldan yaptığından, çokça tartışmaya ve sansüre uğramış bir eserdir.

Eserin niteliği ve sırlarının anlaşılması için ikonografik okumasını yapmak gerekmektedir.
Eserde Padovalı keşiş Antonionun inzivaya çekilip, dünyevi zevklerden uzaklaşması ele alınmaktadır.
Ancak Dali burada bir azizin üzerinden ağır din eleştirisi yapmaktadır.
Önde şaha kalkan at arzuların şahlanmasını simgelemektedir.
Hemen arkasından gelen filin sırtında baştan çıkarıcı kadın figürü bulunmaktadır.
Daha arkalarda ise Roma'da bulunan bir kilisenin görüntüsü ve içinden adeta fışkıran kadın bedenleri göze çarpmaktadır. Ve tüm bunlar incecik bacakların üzerinde taşınmaktadır.

Kırılgan bacaklar sonun çokta uzakta olmadığını simgelemektedir. Ve en öndeki anthony çarmıh ile buna meydan okumaya çalışmaktadır.

ayla

i am groot
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın (bkz:oscar) için En İyi Yabancı Film dalındaki adayı.
Kore Savaşı'nda yaşanan gerçek bir hikayeyi konu alıyor. 1950 yılında savaşta yer alan Süleyman Astsubay savaş meydanında küçük bir kız bulur. 5 yaşındaki bu Koreli kız yetimdir ve nereye gideceğini bilmemektedir. Astsubay kızı yanına alır ve Ayla ismini verir. Kısa sürede baba-kız gibi olurlar. Ancak 15 ay sonunda birliğin Türkiye'ye geri dönme kararı çıkar. Ayla'yı bırakıp dönmek istemeyen Süleyman Astsubay her yolu denese de Kore kanunlarını aşamaz. Küçük kızı geride bırakmak zorunda kalan Süleyman ve yetimlere uygulanan sisteme dahil olarak yetimhaneye verilecek olan Ayla son vedalarında tekrar bir araya gelmeye söz verirler...
Yönetmeni can ulkay olan bu filme başarılar diliyorum. Hele hele (bkz:cumali ceber) vakasından sonra böyle emek harcanmış, başarılı yapımları görmek cidden insanı çok mutlu ediyor.

altın portakal film festivalinin kaldırılması

i am groot
sinemamızın özellikle komedi filmlerindeki başarısızlığı dillere destanken artık sanat filmlerinin de iyice değersizleştirileceğinin müjdecisidir. Üzülüyorum ya, çok güzel yönetmenler bir o kadar yetenekli oyuncular varken saçma sapan küfürlü filmler gişe rekoru kırıyor ve salonların 3/4'ünde gösteriliyor. Asıl komik olansa herkesin bu filmleri yapanlara "gişesi bol olsun" mesajları vermesi. Film dediğimiz şey sadece para mı? Sanat filmi olsun ya da olmasın, bu işi yapan insanların kafasında sadece "para" olması doğru mu? Bence kesinlikle değil.

romantizm

caravaggio
Erken Modernizm olarak bilinen 1900 öncesi son sanat akımıdır.
Sanılanın aksine romantizm yalnızca arzu ve aşkı konu almamaktadır.
Doğanın insan ruhundaki duygulanımlarını ve arzularını konu almaktadır.

Fransa'da Eugene Delacroix özgürlük arzusunu;


İspanya'da Francesco Goya katliamdan kaynaklı korku ve başkaldırıyı;


Almanya da Casper David Friedrich zirvedeki yalnızlığı


İngiltere de John Constable doğadaki karmaşık duygulanımları konu almıştır


Yukarıdaki her bir sanatçının ve eserlerinin ayrı ayrı hikayeleri vardır. Bir daha ki başlığa artık.

lombak

caravaggio
2001 yılında yayın hayatına başlayan ülkemizin gelmiş geçmiş en iyi mizah dergilerindendir.

Leman dergisinden ayrılan Bahadır baruter ve Fatih Solmaz ile kurulup
Kenan Yarar, Ersin Karabulut, Umut Sarıkaya, Yiğit Özgür gibi çizerleri bünyesine katmıştı.
Lombak dergisi
Penguen
Uykusuz
Kemik
Fermuar gibi pek çok haftalık ve aylık mizah dergilerinde babasıdır. Zamanla Lombak dergisinden ayrılan çizerler bu dergileri kurmuşlardır.

ivan aivazovsky

caravaggio
Ermeni asıllı Rus Romantizm ekolü ressamıdır.

Bana sorarsanız sıradışı resimlerin, sıradışı fırtınalı ressamıdır. Türkiye'yi çok sevmiş pek çok istanbul resimleri üretmiştir.
Türk resim koleksiyonun kalitesine katkıları eşsizdir.





Eserlerinde boğulmamak olanaksızdır. Osmanlı koleksiyonu dahilinde istanbul'da bazı müzelerde var olması mutluluk verici.

taksim cumhuriyet anıtı

caravaggio
Simgesel olarak önemli iki detaya sahiptir.
Uluslar arası yarışmayı kazanıp gelen Canonica'nın atölyesine gidip çalışmaya destek vermesi için bir de Türk heykel tıraşlar arasında yarışma açılır. Bu yarışmayı kazanan 21 yaşındaki sabiha Ziya'dır.
Ancak bekar başı açık bir kızın sanat öğrenmeye yurt dışına gönderilmesine sıcak bakmayan bazı mebus üyeleri sorun yaratmaktadır.

Tüm masrafları karşılanarak gönderilir.
Ana kaidenin doğu'ya bakan tarafında şu portre vardır;


Kaidenin batıya bakan cephesinde ise aynı yüz batıya bakmaktadır.


Sabiha yapacağını yapmıştır...

zdzislaw beksinski

caravaggio
2005 yılında yaşama veda etmiş polonyalı ölümün ve çürümenin sanatçısı olarak bilinen ressam ve fotoğrafçı.


Resimleriyle paralellik gösteren sancılı bir hayat yaşamıştır.
Karısı Zofia genç yaşında hastalanmış ve aylar süren ızdırabının sonucunda kollarında ölmüştür.

Oğlu Tomasz ise intihar etmiş ve oda kollarında can vermiştir.
Yalnız bir yaşam süren Beksinski kendisinden para isteyen 17 yaşında bir çocuk tarafından defalarca bıçaklanarak yaşama veda etmiştir.


Eserleri ürkütücü ve insanı saran niteliktedir.


zor bir hayat sürmüş ve ölümünden sonra eserleri tanınmaya başlamıştır.

camille claudel

caravaggio
1864 Fransa doğumlu, trajik bir hayat yaşamış kadın heykeltıraştır.

Düşünene Adam heykelinin yaratıcısı çağdaş heykelin önemli öncüsü Rodin'in yanında genç yaşta çıraklık yapmıştır.
Heykel ve yontu sanatında üstün bir yetenek gösterdiğinden kendisiyle arasında epey yaş farkı bulunmasına rağmen Rodin'in de kalbini çalmıştır.

Ancak genç Claudel'in dehası büyük usta Rodin'i bile gölgede bırakmaya başlamıştır. Bu sırada Rodin'den olan çocuğu doğumu sırasında kaybetmiş, annesi tarafından reddedilmiştir. Rodin ise kendisini en büyük rakibi olarak görmeye başlamıştır.

Fransa'da bir akıl hastanesine kendi rızası dışında yatırılmış, 30 yıl boyunca tek bir yontu yapamadan, en yaratıcı çağında sanatından mahrum bırakılmıştır.
hastanede Öldüğünde yapayalnızdır.
(Kendisinin yerine tarihe geçmesin diye Rodin'in komplosu ile akıl hastanesine yatırıldığına inanarak yaşamış, ancak kimseyi ikna edememiştir)

ankaradaki atatürk ve alman askerleri anıtı

caravaggio
Ankaralılar onu Zafer(Ulus) anıtı olarak bilmektedir.

Sanat tarihinde ki en büyük hatalardan biridir ve muazzam bir hikayenin de sahibidir.

Atatürk'e hayran bir heykel tıraş; Heinrich Krippel
Viyana doğumlu Krippel 9 yıl boyunca ülkemizde simge haline gelen pek çok anıtın sanatçısıdır.


Bu kez kendisinden iki mehmetçik ile atatürkün yer aldığı bir Zafer anıtı istenmektedir.
Taksim anıtı ile Zafer anıtının aynı yıl açılışı yapılacaktır (1926)

Uzunca bir çalışmanın sonucunda açılış günü gelir çatar. Heykel çalışmasını yöneten meclis üyeleri açılıştan bir gün önce büyük bir hata fark ederler. Orada atatürk'ün yanında duranların kıyafetleri, cephaneleri, silahlarının mehmetçik ile hiç bir ilgisi yoktur ve kafalarında alman miğferi vardır.


Krippel'in hatasını gazi paşanın fark etmemesi için dua ederler.

Atatürk meclis üyeleri bakanlar ve halk açılış günü için oradadır.

Üzeri örtülü heykelin açılışını gazi paşa yapar ve heykeli görünce sessizliğini bozmaz. İnsanlar bir şeylerin yolunda gitmediğini, atatürk'ün tepkisizliğinden fark etmişlerdir.

Ömrü cephede geçmiş bir maraşal yer mi dersiniz ?
Yemedi ve arkasını dönüp Krippeli çağırttı.
Kabalığa sinmiş sessizce gelir ve Krippel'in titreyen ellerini sıkıca tutar ve şöyle söyler;

- ''Sizi tebrik ederim bay Krippel. Askerimi her zaman görmek istediğim, çağdaş ve uygar teçhizatlarla yansıttınız. Onlara yakışan da budur...''


rhytm 10

caravaggio
Sırp asıllı performans ve happening sanatının öncüsü Marina Abramovic'in 1973 yılında gerçekleştirdiği performansının adıdır.

Abramovic bu performansında küçükten büyüğe sıralanmış 20 bıçak kullanmıştır.


Pasif el olan sol elini yere koymuş, hırçın olan sağ eli ile parmaklarının arasında gidip gelerek, artan ritmde bıçağı saplamaya başlamıştır.


Giderek büyük bıçaklara geçtiğinde bu sefer çok daha hızlı ritmde bıçakları parmakları arasında gezdirmiş ve artan ritmden dolayı bıçakların çoğu eline ve parmaklarına isabet etmiştir.

Kadın erkek ilişkileri ve toplumdaki artan şiddet arzusuna karşı bir eleştiri niteliğindeki performansı 1960 sonrası sanat akımlarında kırılmalara yol açmıştır.

0 /

bunlar ilginizi çekebilir