adnan oktar

her boka muhalefet
Hakkında 30 küsür suç duyurusu olan , tarikat hocası. Diğer tarikatlardan farkı sapıklıklarını gizli yapması değil , göstere göstere yapmasıdır. Kedicik adı altında kadınları seks kölesi gibi gösteren bir insan olup , hakkındaki suç duyurularında pedofilisinden tutun , resmi belgelerde sahteciliğe kadar zımbırtı olan kişi.

Tez zamanda tüm tarikat hocalarının başına gelmesine umduğum şey tutuklama kararı. Şeyhlerden , tarikatlardan , türbelerden medet uman insanlara da ders olur umarım bu olaylar.

işe giriş evrakları

prometheus
Bu evraklar içerisinde en çok can sıkan sağlık raporudur. Akciğer filmi ve kan tahlilinden ibaret rapor. Her ay iş değiştirmeye alıştığım için kan vere vere kollarım eroinman kolundan hallice. Gelecek sefer ayak bileğimden kan alacaklar

adnan oktar

altayhan
Vay hocam sen de mi kızağa çekildin? Sen de mi ihanete uğradın? Ya işte hitler'in sa liderini ortadan kaldırması misali, stalin'in tüm muhalif sovyet liderlerini hain ilan edip bertaraf etmesi gibi. Diktatörler böyledirler, satmadan yaşayamaz ölürler.

olağanüstü bir gece

harflervekibrit
stefan zweig üstadın olağanüstü bir kitabıdır. görüntüsü yine davetiye kıvamında olup okununca bir saatte bitirilecek bir kitaptır. Kitabın kahramanı, leb demeden çorum ayağına gelen tam bir zengin p*çidir. Ve tam da kimseye hesap vermeksizin parayı çıtır çıtır yiyecek yaşında anne babası ölür, büyük bir mirasa konar. Hayatta her şeyde doyuma ulaştığını, hiçbir duyguyu hissedemediğini ve yaşamanın hiçbir heyecan vermediğini fark eder. Evet tam bir şımarıktır. Bir gün, bir kadının kahkahasıyla hayatı değişir.
kitabı okurken içimde iğrenç bir romantizm taşıdığımdan mıdır nedir, bu adamı değiştiren "olağanüstü" şeyin bir kadının aşkı olacağını düşünmüştüm. Nitekim üstad, amok koşucusu ve bilinmeyen bir kadının mektubu'nda "aşk"ın iyice b*kunu çıkarmıştı. Ama değildi. Aşkı filan geçmişti artık o. İnsana ölüm dahi acı vermezken aşk oldukça kıytırık kalıyor. Kahramanın bir daha eski kendisi olmamasına sebep olan olağanüstü şey; birilerinin umrunda olmak, birilerine yardım edebilmek, birilerini mutlu edebilmek, birilerinin kendisine ihtiyaç duyması idi. Allah bizi de böyle sınasın, ne diyelim...

kitap genel olarak işte bu adamın anlam arayışını anlatıyor.

mockumentary

frantz fanon
sahte belgesellere denir.
mock + documentary sözcüklerinden çıkmadır.
bazı türleri baştan beri "sahteyim" diye bağırırken ve bunu gizlemezken, bazıları çok iyi taklit yapmaktadır.
tek pari dönemi, lozanın gizli maddeleri veya rte dönemi konulu ciddi görünümlü bi mockumentary çekip seçmen kitlesine itelemek çocuk oyuncağıdır. keşke de çekilse böyle bir şey.
gerçi a haber vb cıkan belgeseller zaten adeta bi mocumentary. ama youtube yorumlarında muhakkak "beyler inanmayın fake" diyen bir tip çıkacaktır, ki bu da teknolojinin bu türün nasıl ayağını kaydırdığını gösteriyor.

bunlar ilginizi çekebilir